Rusya
ABD, Türkiye’yi Rusya ile enerji ticaretini kesmeye zorluyor
ABD yönetimi, Türkiye’nin Rusya’dan petrol ve doğalgaz ithalatını azaltması veya tamamen durdurması yönündeki diplomatik baskısını artırıyor. Ankara ise yüksek enflasyon ve enerji güvenliği gerekçeleriyle, ihtiyacının yarısını karşılayan Rus kaynaklarından vazgeçmeye mesafeli yaklaşıyor.
ABD yönetimi, Türkiye’nin Rusya’dan petrol ve doğalgaz alımını azaltması veya tamamen durdurması yönündeki baskısını artırıyor.
Rusya’nın Ankara Büyükelçiliği, İzvestiya gazetesine yaptığı açıklamada, Washington’ın müttefiklerini Moskova ile enerji işbirliğini sonlandırmaya zorladığını belirtti.
Verilere göre Rusya, Türkiye’nin petrol ithalatının yüzde 47’sini, doğalgaz ihtiyacının ise yaklaşık yüzde 50’sini karşılıyor.
Washington yönetiminden NATO üyelerine yaptırım baskısı
ABD tarafı, Ankara’ya enerji işbirliğini kısıtlama çağrılarını sıklaştırdı. Rus diplomatik kaynaklarına göre, 11 Kasım’da Washington’da gerçekleşen görüşmede ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Türkiye dahil tüm NATO ülkelerinden Rus enerji kaynaklarını tamamen terk etmelerini istedi.
Rusya Büyükelçiliği, “Batı’da kendi iradesini dayatma yaklaşımı yaygın olduğu için Türkiye üzerindeki baskı kaçınılmaz olarak artıyor” dedi.
Diplomatlar, bu girişimleri “haksız rekabet” olarak nitelendirdi ve Moskova ile Ankara’nın Akkuyu Nükleer Güç Santrali dahil geniş bir yelpazede temas halinde olduğunu vurguladı.
Ankara Gazprom ile indirim pazarlığını sürdürüyor
ABD’nin resmi tutumu, enerji gelirlerinin Moskova’nın askeri operasyonlarını finanse ettiği tezine dayanıyor. Fakat süreçte ekonomik faktörler de rol oynuyor.
Washington, Türkiye’ye yılda yaklaşık 5 milyon ton (6,8 milyar metreküp) sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) sağlıyor ve pazar payını yüzde 10 seviyesinde tutuyor.
ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA) verilerine göre Amerikan gazının bin metreküp fiyatı 270 dolara kadar çıkıyor.
Buna karşılık Ankara, Gazprom’dan yüzde 25’in üzerinde bir indirim talep ediyor ve bin metreküp doğalgaz için yaklaşık 230 dolarlık bir fiyat hedefliyor.
Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Rusya’nın güvenilir bir tedarikçi olduğunu yineledi. Bayraktar, “Rusya’dan 1980’lerden beri gaz alıyoruz. İhtiyacımızın yüzde 40-50’sini karşılıyorlar. Endişe edilecek bir durum yok, ithalata devam ediyoruz” diye konuştu.
Rafinerilerde rota değişimi ve kağıt üzerinde kesintiler
Geçen ay yürürlüğe giren yeni yaptırımların ardından Türkiye’deki STAR ve Tüpraş rafinerileri, Irak ve Kazakistan’dan ham petrol alımlarını artırmaya başladı.
Bu ay Türkiye’nin günlük 77 bin ila 129 bin varil arasında değişen dört parti petrol alması bekleniyor.
Eylül ve ekim aylarında STAR rafinerisinin günlük 210 bin varillik kapasitesinin neredeyse tamamı Rus petrolüne ayrılmıştı.
İzvestiya‘ya konuşan ekonomist Vasiliy Koltaşov, olası kesintilerin “gerçekten ziyade nominal” olacağını savundu. Batı’nın Hindistan gibi diğer alıcılara da benzer baskılar uyguladığını hatırlatan Koltaşov, “Hindistan örneğinde olduğu gibi, Ankara da kağıt üzerinde yüzde 20’lik bir kesinti açıklayabilir ancak pratikte ticaret devam eder. Türk yöneticiler için mesele sempati değil, kazan-kazan ilkesidir” değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye’nin Rusya ile ticari ilişkilerinde enerji dışındaki başlıklar da belirleyici oluyor.
Ekim ayı itibarıyla yüzde 35 seviyesinde seyreden enflasyon ve gıda fiyatlarındaki artış riski, Ankara’nın manevra alanını daraltıyor.
Vasiliy Koltaşov, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Batı baskısına boyun eğmesi durumunda iç siyasette zorlanacağını belirterek, “Ankara, Batı’nın çıkarları doğrultusunda yeni bir tahıl anlaşması önerebilir ancak kendi ekonomisine doğrudan zarar verecek şekilde Rus enerjisinden vazgeçmeyecektir” diye ekledi.