Diplomasi
ABD ve Çin ticaret ateşkesine devam kararı aldı
ABD ve Çin yetkilileri, küresel büyümeyi tehdit eden ve dünyanın en büyük iki ekonomisi arasında tırmanan ticaret savaşını yatıştırmak amacıyla Stockholm’de iki gün süren ve her iki tarafın da yapıcı olarak nitelendirdiği görüşmelerin ardından, 90 günlük gümrük vergisi ateşkesinin uzatılması konusunda anlaşmaya vardılar.
Önemli bir ilerleme kaydedilmedi ve ABD yetkilileri, 12 Ağustos’ta sona erecek ticaret ateşkesinin uzatılıp uzatılmayacağına veya gümrük vergilerinin üç haneli rakamlara çıkıp çıkmayacağına karar vermenin Başkan Donald Trump’a ait olduğunu söylediler. Ancak ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump’ın uzatmayı reddedeceğine dair beklentileri yatıştırdı.
Bessent, toplantıların ardından gazetecilere “Toplantılar çok yapıcı geçti. Sadece henüz onay vermedik” dedi.
Avrupa Birliği ile ticaret anlaşması imzaladığı İskoçya’dan Washington’a dönen Trump, Bessent’in kendisine Çin görüşmeleri hakkında bilgi verdiğini söyledi.
Trump, Air Force One uçağında gazetecilere “Toplantıdan çok memnun, dün olduğundan daha iyi hissediyor” dedi.
Aylarca ticaret ortaklarına yüksek gümrük vergileri uygulamakla tehdit eden Trump, AB, Japonya, Endonezya ve diğer ülkelerle ticaret anlaşmaları imzaladı, ancak Çin’in güçlü ekonomisi ve küresel nadir toprak akışları üzerindeki kontrolü bu görüşmeleri özellikle karmaşık hale getiriyor.
Mayıs ayında her iki taraf da, ikili ticaret ambargosuna varacak olan üç haneli gümrük vergileri uygulamaktan vazgeçti. Ancak bir anlaşma sağlanamazsa, küresel tedarik zincirleri ve finans piyasaları yeniden çalkantıya girebilir.
Bessent, gazetecilere, her ikisi de Washington’a döndükten sonra çarşamba günü Trump ile görüşmeyi beklediğini ve uzatma konusunda son sözün başkana ait olacağını söyledi.
ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer, 90 günlük bir uzatmanın da seçenekler arasında olduğunu ekledi.
“Olumlu bir raporla geri dönmek için kesinlikle yapıcı görüşmeler yaptık. Ancak uzatma kararı ona ait” dedi. Greer, Stockholm’un merkezindeki İsveç başbakanlığı ofisi Rosenbad’da yapılan görüşmelerin ardından konuştu.
TRUMP, YIL SONUNA KADAR
Xİ İLE GÖRÜŞMEYİ PLANLIYOR
Bessent, yaklaşık 90 gün içinde ABD ve Çin yetkilileri arasında bir başka toplantı olacağını ve Cenevre ve Londra’da yapılan önceki görüşmelerin ardından Çin’in nadir toprak elementleri akışına ilişkin anlaşmaların daha da netleştiğini söyledi.
“Kişisel düzeyde iyi bir etkileşim ve karşılıklı saygı oluştu. Onların gündemini çok daha iyi anladığımızı düşünüyorum” dedi.
Risklerin altını çizen Uluslararası Para Fonu (IMF) salı günü küresel büyüme tahminini yükseltti, ancak gümrük vergilerinde olası bir artışın önemli bir risk olduğunu belirtti.
Çin’in baş ticaret müzakerecisi Li Chenggang, her iki tarafın da istikrarlı ve sağlam bir ekonomik ve ticari ilişkinin sürdürülmesinin önemini tam olarak anladığını söyledi.
Li, “Çin ve ABD ekonomi ve ticaret ekipleri aktif iletişimi sürdürecek, ekonomi ve ticaret konularında zamanında görüş alışverişinde bulunacak ve ikili ekonomi ve ticaret ilişkilerinin istikrarlı ve sağlıklı bir şekilde gelişmesini teşvik etmeye devam edecek” dedi.
Görüşmeler, Trump’ın yıl içinde Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile bir görüşme yapmasının önünü açabilir, ancak ABD’li yetkililer konunun görüşülmediğini söyledi. Air Force One uçağında Trump, ayrıntılara girmeden, yıl sonundan önce Xi ile görüşeceğini düşündüğünü söyledi.
Stockholm toplantılarında ABD ve Çin ekonomileri hakkında da uzun bir tartışma yapıldı. Greer ve Bessent, Çin’in devlet öncülüğünde, ihracata dayalı bir üretim ekonomisinden, ABD’nin ihracatına yardımcı olacak artan tüketici talebiyle beslenen bir ekonomiye geçmesi gerektiğini vurguladı.
Çin’in devlet haber ajansı Xinhua’nın toplantılarla ilgili açıklamasında, “Çin ve ABD arasındaki işbirliği her iki tarafa da fayda sağlayacak, ancak iki ülke arasında bir çatışma olması halinde her iki taraf da zarar görecektir” denildi. “Çin ve ABD arasındaki istikrarlı, sağlıklı ve sürdürülebilir ekonomik ve ticari ilişkiler, sadece her iki ülkenin kendi kalkınma hedeflerine ulaşmasına değil, aynı zamanda dünya ekonomisinin kalkınmasına ve istikrarına da katkı sağlayacaktır” ifadeleri kullanıldı.
AB İLE GÖRÜŞMELER
Analistler, askeri donanımdan araba silecek motorlarına kadar her alanda kullanılan nadir toprak elementleri ve mıknatıslar konusunda küresel pazardaki hakimiyetini kullanarak baskı uygulayabileceğini belirtiyor.
Hamburg Commercial Bank baş ekonomisti Cyrus de la Rubia, Reuters’a verdiği demeçte, AB’nin aksine Çin’in güvenlik bağları konusunda ABD’ye bağımlı olmadığını ve ticaret görüşmelerinin birkaç ay daha sürmesine izin verebileceğini söyledi.
“Çin, nisan ayında gözlemlenen geçici tırmanışta açıkça görüldüğü gibi, güçlü müzakere pozisyonunun farkında” dedi.
“Ancak Avrupa’nın üzerinde her zaman ABD’nin güvenlik garantisini geri çekme tehdidi var ve bu yüzden AB, Çin gibi durumu tırmandırmadı.”
Trump, pazar günü Avrupa Birliği ile ABD’ye ihraç edilen çoğu AB malına %15 gümrük vergisi uygulanmasını öngören anlaşmayı tamamladı.
Fransa anlaşmayı “teslimiyet” olarak nitelendirirken, Avrupa’nın en büyük ekonomisi Almanya “önemli” zararlara uyarısında bulundu.