Bizi Takip Edin

Amerika

ABD’de çocuklarını öldüren annenin davasında jüri uzlaşamadı

Yayınlanma

ABD’nin Massachusetts eyaletinde üç küçük çocuğunu öldürmekle suçlanan Lindsay Clancy’nin davasında jüri üyeleri, 28 saati aşkın müzakereye rağmen oybirliğine varamadı. Yargıç William Sullivan, kilitlenmeyi aşmak amacıyla jüriye özel bir hukuki talimat vererek müzakereleri sürdürmelerini istedi.

ABD’nin Massachusetts eyaletinde üç küçük çocuğunu öldürmekle suçlanan 36 yaşındaki Lindsay Clancy’nin davasına bakan yargıç, jürinin sanığın cezai ehliyeti konusunda oybirliğiyle bir karara varamaması üzerine çarşamba günü müzakerelere ara vererek üyeleri yeniden evlerine gönderdi.

Jüri üyeleri, çarşamba günü duruşma salonundan ayrılmadan önce 28 saati aşkın süredir müzakere yürütmesine rağmen kilitlenmiş durumdaydı.

Clancy, Massachusetts eyaletinin Duxbury kentinde bulunan aile evinin bodrum katında 5 yaşındaki Cora, 3 yaşındaki Dawson ve 8 aylık Callan’ın Ocak 2023’te gerçekleşen ölümleriyle bağlantılı olarak üç ayrı birinci derece cinayet suçlamasıyla yargılanıyor.

The Hill gazetesinin haberine göre Plymouth Üst Mahkemesi Yargıcı William Sullivan, tıkanıklığı aşmak amacıyla halk arasında “dinamit talimatı” olarak anılan ve hukuken “Tuey-Rodriguez talimatı” biçiminde bilinen yönlendirmeyi jüriye iletti.

Jüri üyelerinin müzakerelere perşembe günü devam etmesi öngörülüyor.

Yargıç Sullivan, çarşamba günü erken saatlerde jüriye metni okurken şu ifadeleri kullandı: “Bununla birlikte, birlikte müzakere ederken birbirinizin görüşlerine gereken saygıyı göstermeli ve birbirinizin argümanlarını açık fikirle dinlemelisiniz.”

Sullivan, yönlendirmesine şöyle devam etti: “Dolayısıyla, bir görüş ayrılığı olduğunda beraat yönünde oy kullanan jüri üyeleri, en az kendileri kadar dürüst, zeki olan, aynı delilleri gerçeğe ulaşma yönünde eşit bir arzu ve aynı niyetle dinleyen ve jüri üyesi olarak aynı yemini eden diğer kişilerin zihninde hiçbir etki yaratmıyorsa, kendi zihinlerindeki şüphenin makul olup olmadığını değerlendirmelidir.”

Sullivan jüriyi yeniden müzakerelere dönmeye teşvik etmeden önce, “Diğer taraftan, mahkumiyet yönünde oy kullanan jüri üyeleri, jürinin diğer üyeleri tarafından paylaşılmayan bir hükmün doğruluğundan makul ölçüde şüphe duyup duymayacaklarını ve diğer jüri üyelerini ikna etmekte yetersiz kalan delillerin ağırlığına veya yeterliliğine güvensizlik duyup duymamaları gerektiğini ciddi şekilde kendilerine sormalıdır” dedi.

Söz konusu talimat, Massachusetts Yüksek Yargı Mahkemesinin yargıçlara jüriyi müzakereye devam ettirme konusunda yasal yetki tanıdığı 1973 tarihli “Commonwealth v. Rodriguez” davasına dayanıyor.

Massachusetts’teki yargıçlar, bir jürinin karara varamadığı durumlarda çıkmazı aşmaya dönük son bir girişim olarak Tuey-Rodriguez talimatına başvuruyor.

Çocuklarının ölümünün ardından intihar girişiminde bulunan Clancy, bu olay sonucunda felç kaldı. Sanığın ilk duruşması, hastane yatağındayken Zoom üzerinden yapılmıştı.

Eski bir doğum ve kadın hastalıkları hemşiresi olan Clancy’nin avukatları, müvekkillerinin çocuklarını boğmadan önce doğum sonrası psikoz rahatsızlığı yaşadığını belirtti.

Clancy bu eylemi reddetmezken, savunma makamı söz konusu ruhsal durumun kendisini bu eylemlerden ötürü cezai olarak sorumsuz kıldığını savunuyor.

Dokuz kadın ve üç erkekten oluşan jürinin, Yargıç Sullivan’ın davanın hükümsüz kaldığını ilan etmesi durumunda görevine son verilecek. Bu durum, Clancy’nin durumunu belirlemek üzere yeni bir jürinin kurulmasının önünü açacak.

Jürinin uzlaşamaması ihtimali, Massachusetts’te yüksek profilli bir başka cinayet davasının hemen ardından gündeme geldi.

Boston Polis memuru olan erkek arkadaşı John O’Keefe’in 2022’deki ölümüyle bağlantılı olarak suçlanan Karen Read’in ilk yargılaması Temmuz 2024’te hükümsüzlükle sonuçlanmış, ancak Read Haziran 2025’teki ikinci yargılamada suçsuz bulunmuştu.

Clancy, akıl sağlığı gerekçesine dayanarak suçsuz olduğunu savundu.

Massachusetts yasaları, eylemlerinin yanlış olduğunu ya da hukuka uygun düşmediğini idrak etmelerini engelleyen bir “akıl hastalığı veya kusuru” bulunan sanıkların suçsuz bulunmasına olanak tanıyor.

The Boston Globe’un aktardığına göre, Clancy beraat etmesi halinde bir eyalet psikiyatri hastanesine sevk edilecek ve toplum içinde güvenli bir şekilde yaşayıp yaşayamayacağının tespiti amacıyla düzenli aralıklarla kontrolden geçirilecek.

Amerika

Mamdani, NYPD şefi Tisch’in arkasında durdu

Yayınlanma

New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani, NYPD Komiseri Jessica Tisch’in görevden alınması yönündeki çağrıları reddetti.

Manhattan’da bir Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) ajanı tarafından bir erkeğin vurulmasının ardından protestocuların polisle çatışmasından birkaç gün sonra, Amerika Demokratik Sosyalistleri (DSA) ve belediye başkanının bizzat desteklediği iki aday da dahil olmak üzere birçok solcu ses, polis şefinin görevden alınmasını talep etti.

Fakat Mamdani, Queens’te meydana gelen ve bu olayla ilgisi olmayan bir olayın ardından talepleri reddetti.

“Jessica Tisch polis komiseri ve bunu değiştirmeye niyetim yok,” diyen belediye başkanı bir muhabire verdiği demeçte, hem kendi liderliği hem de selefi Belediye Başkanı Eric Adams döneminde Tisch’in başarılarını övdü:

“Jessica Tisch’i polis komiseri olarak atama kararını almamın nedeni, NYPD’nin üst kademelerindeki yolsuzluğu kökünden söküp, aynı zamanda şehrimiz genelinde suç oranını düşürme konusundaki başarılarıydı.”

Kısa bir süre sonra belediye başkanı ve Tisch, ölen polis memurlarını anmak amacıyla düzenlenen bir etkinliğe birlikte katıldılar.

Bu etkinlikte belediye başkanı, onunla birlikte yer alma fırsatını “bir ayrıcalık” olarak nitelendirdi.

Bu tür söylemler, Mamdani’nin siyasi müttefiklerinin son günlerde komiseri hedef alan öfkeli tepkilerinden çok uzak.

Belediye başkanının desteğiyle Haziran ayında yapılan ön seçimlerde Temsilci Adriano Espaillat’ı mağlup eden Demokrat Kongre adayı Darializa Avila Chevalier, komiseri X üzerinden protestoları kontrol altına alarak New York’un sığınak şehir politikalarının “ruhunu ihlal etmekle” suçladı ve “Komiser Tisch istifa etmelidir” talebinde bulundu.

Bu yaz Mamdani’nin desteğiyle büyük bir başarı elde eden bir başka solcu aday olan Demokrat Meclis adayı Illapa Sairitupac ise, X hesabında “Tisch’i kovun” yazısını paylaştı.

Bu isimlerin her ikisi de DSA üyesi. Bu ulusal örgütün cumartesi günü attığı tweet’te, “Belediye Başkanı Zohran Mamdani’den NYPD Komiseri Jessica Tisch’i kovmasını talep ediyoruz,” denildi.

Mamdani’nin uzun süredir üyesi olduğu ve yönetimi ile yakın bağları bulunan DSA’nın New York Şubesi de komiserin, “federal göçmenlik uygulamalarıyla polisin suç ortaklığı” olarak görülen duruma son vermediği sürece “görevden alınması gerektiğini” belirtti.

Mamdani ise pazartesi günü NYPD’nin güç kullanımı politikalarının gözden geçirileceğini duyurarak eleştirileri yatıştırmaya çalıştı.

Belediye başkanı ve komiser, protestolarla ilgilenen ve Mamdani’nin uzun süredir lağvetmeye söz verdiği Stratejik Müdahale Grubu (SRG) konusunda kamuoyu önünde fikir ayrılığına düştü.

Tisch birimin mevcut haliyle kalması gerektiğini savunuyor.

Mamdani, bu konuda komiserin kararını geçersiz kılmak için harekete geçmedi fakat SRG’den tutuklama yapmadan önce Belediye Binası’ndan doğrudan onay almasını şart koştu.

Geçtiğimiz hafta, “demokratik sosyalist” belediye başkanı ile onu iktidara taşıyan hareket arasında bugüne kadarki en belirgin ayrılık yaşandı.

Mamdani, geçen çarşamba günü 7 Ekim 2023 Aksa Tufanı operasyonunun kurbanlarını anmak için düzenlenen anma törenine katılması nedeniyle sol gruplardan yuhalamalara ve “hain” sloganlarına maruz kaldı.

Jessica Tisch, New York’un en önemli zenginlerinden James Tisch’in kızı. 

Okumaya Devam Et

Amerika

Cumhuriyetçiler için Temsilciler Meclisi artık “kaybedilmiş bir dava”

Yayınlanma

Kongre’deki bazı üst düzey Cumhuriyetçiler, ara seçimlerde Temsilciler Meclisi’ndeki kontrolü ellerinde tutmalarının muhtemelen imkânsız olduğu sonucuna vardı.

POLITICO’ya göre parti yöneticileri şu anda yenilginin boyutunu sınırlandırmaya ve partinin Senato’daki çoğunluğunu korumaya odaklanmış durumdadırlar.

Beş üst düzey Cumhuriyetçi milletvekili, POLITICO’ya Temsilciler Meclisi’nin fiilen kaybedildiğini söyledi.

Üst düzey bir Cumhuriyetçi Kongre üyesi, bu noktada partinin hedefinin “mümkün olduğunca çok sayıda Cumhuriyetçi koltuğu kurtarmak” olduğunu söyledi.

Bu kişiye göre, başkan bu konuda yardımcı olmuyor:

“Başkan Trump bu seçimi tamamen kendisiyle ilgili hale getirdi. Şimdi bu siyasi fırtınadan sağ çıkmamız gerekiyor.”

Kongre’deki ikinci bir Cumhuriyetçi üye, seçim kampanyası reklamlarının gidişatının ara seçimlerde hangi tarafın kontrolü elinde tuttuğunu açıkça ortaya koyduğunu söyledi.

Bu milletvekili, Demokratların yaklaşık 10 sandalye kazanacağını ve bunun Meclisi kontrol altına almak için fazlasıyla yeterli olacağını öngördü.

Bu kişi, Florida ve Teksas gibi yeniden seçim bölgeleri çizilen “kırmızı eyaletlerde” bile Cumhuriyetçi adayların “tırnaklarıyla tutunmaya çalıştıklarını” belirtti.

Cumhuriyetçiler, artık kazanılmayacağını düşündükleri birkaç çekişmeli Temsilciler Meclisi seçim bölgesinden çoktan çekildiler.

Bunlara Iowa’dan Temsilci Mariannette Miller-Meeks ve New Jersey’den Tom Kean Jr.’ın elinde bulunan bölgeler de dahil. Trump, bu bölgeleri iki yıl önce kazanmıştı.

Parti geçen hafta, emekliye ayrılan Temsilci Don Bacon’ın elinde bulunan Omaha merkezli bir seçim bölgesinden de vazgeçti.

Trump yönetimi yetkilileri ve diğer üst düzey Cumhuriyetçi parti yetkilileri, reklam bütçesini daha etkili olabilecek seçim yarışlarına kaydırmak amacıyla önümüzdeki günlerde daha fazla adayın listeden çıkarılabileceğini belirtiyor.

Cumhuriyetçi gruplar, bir zamanlar Demokratları koltuklarından etmek umuduyla girdikleri birçok yarıştan şimdiden vazgeçti.

Cumhuriyetçi Parti, Orta Batı’da aşırı baskı altında bulunuyor ve şu anda Iowa, Nebraska ve Kansas gibi bir zamanlar MAGA’ya sadık eyaletlerdeki Senato koltuklarını korumak için büyük harcamalar yapıyor.

Beyaz Saray ile sık sık çatışan Bacon, partisinin yaşadığı siyasi sıkıntılarda gizemli bir durum olmadığını söyledi.

Bacon, “Bu kararları veren bazı kişilerle konuştum: En büyük sorun, başkanın anket sonuçları ve olumsuz algısı,” dedi.

Beyaz Saray yetkilileri ise, Kongre’nin her iki meclisinde de yarışı sürdürdüklerini vurguluyor.

Beyaz Saray sözcüsü Liz Huston yaptığı açıklamada, Trump’ın “hem Temsilciler Meclisi’nde hem de Senato’da Cumhuriyetçi çoğunluğu korumaya kararlı” olduğunu belirtti.

Salı günü, zor durumda olan Cumhuriyetçi Senatör Dan Sullivan için Alaska’da seçim kampanyası yapmak üzere yola çıkan Trump, ara seçimler konusunda iyimser olduğunu dile getirdi fakat görevdeki başkanların genellikle ara seçim yıllarında partilerinin koltuk kaybettiğini kabul etti:

“Ama şu anda bir turne yapıyorum ve mitingler düzenliyorum. Cumhuriyetçi Parti’ye yönelik coşku seviyesi çok yükseldi.”

Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson ise daha da ileri giderek, Cumhuriyetçilerin kalesi sayılan Teksas’ta yaptığı bir seçim mitinginde, partisinin büyük bir yenilginin eşiğinde olduğunu gösteren “anketlerin yanlış olduğunu” kesin bir dille açıkladı.

Yine de taktiksel düzeyde, partinin kaynaklarını Temsilciler Meclisi’ni savunmaktan Senato’yu kurtarmaya kaydırma hamleleri yeterince açık.

Son günlerde, Temsilciler Meclisi Cumhuriyetçileri’nin en büyük süper PAC’ı (Siyasi Eylem Komitesi) olan Kongre Liderlik Fonu (CLF), Nebraska ve Iowa’daki kilit Temsilciler Meclisi adayları için reklamları iptal etti.

Üst meclise odaklanan bir Cumhuriyetçi grup olan Senato Liderlik Fonu (SLF) devreye girerek, Nebraska Senatörü Pete Ricketts ile Iowa’da Senato’ya aday olan Temsilci Ashley Hinson’ı desteklemek üzere reklam süresini CLF’den devraldı.

Cumhuriyetçi bir başka kaynağa göre  bunlar, Temsilciler Meclisi’ni elinde tutacak bir partinin hamleleri değil.

POLITICO’ya yaptıkları açıklamalarda hem CLF hem de Ulusal Cumhuriyetçi Kongre Komitesi (NRCC), Temsilciler Meclisi’nin kontrolü için verilen mücadeleden vazgeçme niyetinde olmadıklarını belirtti.

NRCC sözcüsü Mike Marinella, seçim bölgelerinin “tek tek” kazanıldığını ve Cumhuriyetçi Parti’nin “kazanmak için gerekli mali güce ve sahadaki organizasyona” sahip olduğunu söyledi.

CLF Başkanı Chris Winkelman, grubunun ulusal düzeyde etkiyi en üst düzeye çıkarmak için fonları yeniden dağıtmaya devam edeceğini söyledi.

Winkelman hedefin, “en savunmasız Demokratlar üzerinde baskı kurmak ve 218 sandalyeye ulaşma yolunu korumak” olduğunu belirtti.

Sekiz yıl önce Trump’ın ilk ara seçimlerinde çekişmeli seçim bölgesindeki koltuğunu kaybeden Floridalı Cumhuriyetçi eski Temsilci Carlos Curbelo, eski meslektaşlarının seçimin nereye doğru gittiği konusunda net bir görüşe sahip olduklarını söyledi.

Curbelo, “Ortam, beklenebileceği kadar zorlu. Cumhuriyetçilerin Temsilciler Meclisi’ndeki çoğunluğu koruyabileceğine inandığını özel olarak belirten kimse yok; en azından son haftalarda,” dedi.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD’de federal yargı, Beyaz Saray’ın medya yasağını durdurdu

Yayınlanma

ABD’de federal mahkeme, Başkan Trump’ın CNN, Politico ve MS NOW kuruluşlarına yönelik Beyaz Saray basın yasağını engelleyen tedbir kararını uzattı. Kararda, yönetiminin ulusal güvenlik savunması kanıt yetersizliği nedeniyle reddedildi ve daimi kart iptalinin anayasal hak ihlali oluşturduğu vurgulandı.

ABD’de bir federal mahkeme, Donald Trump yönetiminin CNN, Politico ve MS NOW basın kuruluşlarına yönelik Beyaz Saray yasağını geçici tedbir kararıyla uzattı.

Kararda, söz konusu kuruluşların Beyaz Saray daimi basın kartlarının (hard badge) iptal edilmesinin anayasal hakları ihlal ettiği değerlendirmesine yer verildi.

Trump tarafından göreve atanan ABD Bölge Yargıcı Timothy Kelly, gece geç saatlerde yayımladığı ihtiyati tedbir kararında, açılan dava devam ettiği müddetçe mevcut durumun korunması gerektiğini kaydetti.

Yargıç Kelly, Beyaz Saray’a erişimi engellenen üç yayın kuruluşunun, Trump yönetiminin “bakış açısı ayrımcılığı” ve “misilleme” yaptığı yönündeki iddialarında haklı çıkma ihtimalinin yüksek olduğunu belirtti.

Daha önce verdiği geçici uzaklaştırma kararına da atıfta bulunan Kelly, kuruluşlara yeterli adil yargılanma ve usul hakkının tanınmadığını yineledi.

Kelly karar metninde, “Başkan Trump’ın davacıları Beyaz Saray basın alanına erişimden men etme gerekçesinin, bu kurumların kendisine ve yönetimine yönelik haberlerini genellikle hatalı ve taraflı bulması olduğu anlaşılıyor” tespitini yaptı.

Yargıç ayrıca, “En yalın ifadeyle bu durum, hukuka aykırı bir görüş ayrımcılığıdır” değerlendirmesinde bulundu.

Yargıç Kelly: “Ulusal güvenlik gerekçesi kanıtlanamadı”

Üç medya kuruluşu, geçen ay Beyaz Saray yerleşkesine girişlerinin engellenmesinin ardından yönetime dava açmıştı.

Kuruluşların avukatları, erişim kısıtlamasının Trump aleyhindeki haberleri cezalandırma amacıyla planlandığını savundu.

Avukatlar bu görüşe dayanak olarak, Trump’ın kararı tek tek haberlere değil, genel olumsuz yayın çizgisine dayandırdığı yönündeki ifadelerini mahkemeye delil sundu.

ABD Adalet Bakanlığı ise basın kısıtlamasının ulusal güvenlik gerekçeleriyle alındığını öne sürdü. Yönetim ayrıca isimsiz kaynak kullanımını eleştirerek medya kuruluşlarını “yalan haber” yapmakla suçladı.

Buna karşılık Yargıç Kelly, ulusal güvenliğin karardaki temel etken olduğu savını kabul etmedi.

Kelly, dosyada Başkan Trump’ın daimi basın kartlarını en baştan itibaren ulusal güvenlik gerekçesiyle iptal ettiğine veya bu kararın gerekçesi olarak doğrudan ulusal güvenliği gösterdiğine dair hiçbir kanıtın yer almadığını kaydetti.

Kelly, salı günkü kararının “Başkan Trump’ın medyadaki haberlerin doğruluğu ve adilliği konusundaki endişelerinin temelsiz olduğu” ya da hükümetin “gizli bilgilerin hukuka aykırı şekilde ifşa edilmesi durumunda ulusal güvenliği koruma amacıyla adım atamayacağı” şeklinde yorumlanmaması gerektiği uyarısını da yaptı.

Basın havuzu boykotuna teftiş adımı

Kuruluşların avukatı Ted Boutrous yaptığı açıklamada, “Bu yasağın müvekkillerimize, Birinci Değişiklik’e ve bir bütün olarak kamuoyuna verdiği zarar çok derin. Mahkeme, öngörülebilir bir gelecekte Beyaz Saray’ın özgür basına yönelik bu anayasaya aykırı yasağını uygulamasını engelleyerek doğru bir adım attı” ifadelerini kullandı.

Bu karar, Trump yönetiminin CNN, Politico ve MS NOW’ın erişimini derhal eski haline getirmesini hükme bağlayan geçici tedbirin ardından Yargıç Kelly’nin aynı dosyada verdiği ikinci karar oldu.

Yargının adımı, Trump ile basın kuruluşları arasındaki gerilimin arttığı bir dönemde açıklandı.

Adalet Bakanlığı, yasak kararının ardından Beyaz Saray basın havuzu yayınlarını geçici olarak durduran beş büyük televizyon kanalı hakkında hafta sonu antitröst incelemesi başlatıldığını duyurdu.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English