Amerika
ABD’de Cumhuriyetçiler Macaristan seçimi sonrası bölündü
Macaristan’da Başbakan Viktor Orbán’ın seçim yenilgisi, ABD Senatosu’ndaki Cumhuriyetçiler arasında Avrupa’ya yaklaşım ve dış politika öncelikleri üzerinden belirgin bir ayrışmayı açığa çıkardı. Başkan Donald Trump yönetimi seçim öncesinde Orbán’a açık destek verirken, bazı Cumhuriyetçi senatörler yeni Başbakan Péter Magyar’ın zaferini memnuniyetle karşıladı.
Macaristan Başbakanı Viktor Orbán’ın seçimde ağır yenilgi alması, ABD’de Cumhuriyetçi Parti içinde uzun süredir var olan görüş ayrılıklarını görünür hale getirdi.
Parti içinde bir kesim Avrupa’da Orbán sonrası döneme uyum arayışını öne çıkarırken, diğer kesim Trump’a yakınlığıyla bilinen sağ popülist liderin sahneden çekilmesini kayıp olarak değerlendirdi.
Trump yönetimi, pazar günü yapılan seçim öncesinde Orbán’a desteğini açık biçimde ortaya koydu. Başkan Yardımcısı JD Vance, son aşamada Budapeşte’ye giderek Orbán lehine seçim kampanyasına katıldı ve bu ziyareti, sağ çizgideki müttefike destek amacıyla yapılan son hamle olarak konumlandırdı.
Ancak bu girişim, Orbán ve milliyetçi popülist Fidesz Partisi’nin art arda beşinci dönemini kazanmasına yetmedi. Orbán, seçimi merkez sağ çizgideki Tisza Partisi’nin lideri Péter Magyar karşısında kaybettiğini pazar günü kabul etti.
Ortaya çıkan sonuç, Trump ve popülist tabanı açısından darbe olarak değerlendirilirken, NATO’nun güçlendirilmesini savunan Avrupa liderleri ve demokrasi yanlısı müttefikler açısından olumlu karşılandı.
Senato’da seçim sonuçları, başkanın yakın müttefikleri arasında dahi farklı tepkilere yol açtı. Florida Senatörü Rick Scott, Trump’ın çizgisinden ayrılarak Magyar’ın zaferini kutladı ve iki ülke ilişkilerinde yeni sayfa açılabileceğini ifade etti.
Scott, sosyal medya platformu X’te yaptığı paylaşımda, “Macaristan’ın yeni başbakanı Péter Magyar’ı tebrik ediyorum. Macar halkı Putin’i reddederek ve ABD ile Avrupa’daki Batılı müttefiklerinin yanında durarak özgürlüğü tercih etti” dedi.
Scott, “Bu gelişme ABD ile Macaristan ilişkilerinde yeni bir dönemin başlangıcı. Amerika ve Macaristan birlikte güçlü, müreffeh ve özgür bir gelecek inşa edebilir” ifadesini kullandı.
Kuzey Carolina Senatörü Thom Tillis de Magyar’ı tebrik eden isimler arasında yer aldı. Görev süresi sonunda Senato’dan ayrılacak olan ve zaman zaman başkanla farklı tutumlar alan Tillis, “Bu sonuç, demokrasinin ve NATO’nun, önceki yönetimin otokrasi ve Putin’e verdiği destek karşısında üstün geldiğini gösteriyor” dedi.
Tillis, Senato NATO Gözlem Grubu eş başkanı sıfatıyla, “Ortak değerlerimizi ilerletmek, Avrupa’da güvenlik ve refahı artırmak ve Putin’in saldırganlığına karşı birlikte çalışmak için iş birliğini sürdürmeyi bekliyorum” ifadelerini kullandı.
Cumhuriyetçi Parti’nin kıdemli isimlerinden, uzun süre Senato liderliği yapan Mitch McConnell ise daha sert bir tutum benimsedi.
McConnell, ABD’li siyasetçilerin Macaristan’daki seçim sürecine müdahil olmasını eleştirdi ve Orbán’ın Moskova’ya bağlılığının, ayrıca Çin ve İran ile kurduğu ilişkilerin Amerikan değerleriyle örtüşmediğini belirtti.
McConnell, pazartesi günü yayımlanan yazısında, “Kentucky’den bakıldığında, Amerikan sağının bir bölümünün küçük bir Orta Avrupa ülkesindeki parlamento seçimlerinin sonucuna ABD nüfuzunu bağlamasını anlamak güç” değerlendirmesinde bulundu.
McConnell, “Macaristan’ın ABD açısından önemi, iç sosyal politikalarından ziyade uluslararası alandaki eylemlerinin Amerika’nın stratejik çıkarlarıyla uyumuna bağlı” dedi.
ABD’de muhafazakar çevrelerin Orbán yönetimiyle uzun süredir kurduğu ilişkiler dikkat çekiyor. Muhafazakar Siyasi Eylem Konferansı’nın Macaristan’da birçok etkinlik düzenlediği biliniyor. Yeni başbakan Magyar, bu etkinliklerin ABD merkezli siyasi gruba vergi gelirleri üzerinden destek sağladığını dile getirdi.
Başkan Yardımcısı Vance, Orbán’ın yenilgisi nedeniyle “üzgün” olduğunu ifade etti. Vance, buna rağmen seçim kampanyasına katılırken Orbán’ın kaybetme ihtimalinin yüksek olduğunu bildiğini söyledi.
Cumhuriyetçi senatörler arasında yönetim çizgisini destekleyen isimler de yer aldı. Utah Senatörü Mike Lee, seçim sonrasında X platformunda “Viktor Orbán’a ABD’de sığınma teklif edilmeli mi?” ifadesini kullandı.
Florida merkezli Cumhuriyetçi stratejist Ford O’Connell ise parti içinde derin bir bölünme olduğu değerlendirmesini sınırlı buldu.
O’Connell, The Hill’e verdiği mülakatta, Scott gibi isimlerin meseleye dış politika perspektifinden yaklaştığını, Trump çizgisine yakın kesimin ise Orbán’ın iç politikadaki uygulamalarını referans aldığını söyledi.
Dış politika uzmanı ve Dış İlişkiler Konseyi kıdemli üyesi Stephen Sestanovich de seçim sonucunun büyüklüğüne dikkat çekti. Sestanovich, bu ölçekte bir zafer kazanan yeni başbakanı reddetmenin siyasi açıdan zor olduğunu ifade etti.
Sestanovich, “Macar seçmenlerin üçte ikisinin otoriter bir yönetimden çıkma yönündeki tercihine karşı durmak iyi bir görüntü vermez” dedi.
Ayrıca Sestanovich, “En azından temel demokratik reflekslere sahip olan herkesin bu sonucu desteklemesi ve olumlu karşılaması gerekir” değerlendirmesinde bulundu.