Amerika
ABD’de nüfus düşüşü beklenenden erken başlayabilir
American Enterprise Institute (AEI) ve Brookings Enstitüsü analistleri, ABD nüfusunun resmi tahminlerden çok daha erken bir tarihte, 2026 yılı itibarıyla azalmaya başlayabileceğini öngörüyor. Bloomberg’in derlediği verilere göre, doğum oranlarındaki düşüş ve Trump yönetiminin sıkılaştırdığı göç politikaları, ülkenin demografik yapısında 1918’den bu yana görülmemiş bir daralmaya işaret ediyor.
Bloomberg’in American Enterprise Institute (AEI) ve Brookings Enstitüsü analistlerine dayandırdığı habere göre, Amerika Birleşik Devletleri demografik tarihinde bir dönüm noktasına yaklaşıyor.
ABD Nüfus Sayımı Bürosu (Census Bureau), daha önceki projeksiyonlarında nüfus artışının 2080 yılına kadar durmayacağını ve azalmanın ancak 22. yüzyılın başlarında gerçekleşeceğini tahmin etmişti.
Fakat bağımsız uzmanlar, bu sürecin çok daha hızlı ilerlediğini ve azalmanın 2026 yılında başlayabileceğini belirtiyor.
Demografi uzmanlarına göre, ABD’de nüfus sayımlarının başladığı 1790 yılından bu yana, 1918 yılındaki İspanyol Gribi salgını ve Birinci Dünya Savaşı dönemi hariç tutulduğunda, nüfus miktarında herhangi bir düşüş kaydedilmedi.
Nüfus Sayımı Bürosu verilerine göre, 1 Temmuz 2025 itibarıyla ABD’de 341 milyon 800 bin kişi ikamet ediyordu. Büronun anlık sayacına göre mevcut nüfus 342 milyon 300 bin seviyesinde bulunuyor.
2024 yılında ülke nüfusu 3 milyon 200 bin kişi artarak yüzde 1 oranında büyüme kaydetti. Buna karşılık, 2021 yılında yüzde 0,2 ile tarihin en düşük artış oranı kayıtlara geçmişti.
Doğal nüfus artışı (doğum ve ölüm sayıları arasındaki fark) verileri incelendiğinde, 2017 yılında yaklaşık 1 milyon 100 bin olan artışın, 2000-2010 döneminde 1 milyon 600 bin ile 1 milyon 900 bin aralığında seyrettiği görülüyor.
Uzmanlar, ABD’nin tarihsel olarak işgücü göçü sayesinde nüfusunu artırdığını, ancak mevcut dinamiklerin değiştiğini vurguluyor.
“Yönetimin politikaları düşüşü hızlandırabilir”
Analistler, doğum oranlarındaki düşüş ve yaşlanan nüfus kaynaklı ölüm artışlarının, artık net göç (gelen ve giden göçmen farkı) ile telafi edilemediğine dikkat çekiyor.
Özellikle Başkan Donald Trump yönetiminin göç politikalarını sıkılaştırmasıyla birlikte, ülke nüfusunun bu yıl içinde 400 binden fazla azalabileceği uyarısında bulunuluyor.
Bloomberg, nüfus azalmasının ekonomi üzerindeki doğrudan etkilerine değinerek Çin örneğini işaret ediyor. Çin’de 2025 yılında, Komünist Parti’nin iktidara geldiği 1949 yılından bu yana en düşük doğum oranı kaydedildi.
Benzer şekilde, nüfusu 2010 yılında 128 milyon ile zirve yapan Japonya’da yaşanan demografik küçülme, ekonomik büyüme üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor.
Avrupa’daki demografik bozulma da ekonomik durgunluğun nedenlerinden biri olarak gösteriliyor.
Beyaz Saray: “Yerel işgücü potansiyeline odaklanıyoruz”
Konuyla ilgili Bloomberg’e açıklama yapan Beyaz Saray Sözcüsü Abigail Jackson, yönetimin bakış açısını aktardı. Jackson, “ABD’de işgücümüzü genişletebilecek nitelikli personel ve uzman açığı bulunmuyor” diye konuştu.
Jackson, yönetimin istihdam yaratma programının, göçmen yasalarının uygulanmasıyla eş zamanlı olarak, “kullanılmayan yerel potansiyeli” harekete geçirme taahhüdünü yansıttığını kaydetti.
Yönetim, göç kısıtlamalarını yerel ücretlerin artırılması ve konut maliyetlerinin düşürülmesi hedefleriyle gerekçelendiriyor.
Doğal artışın sona ermesi bekleniyor
Son nüfus sayımı verileri, 1 Temmuz 2025’e kadar olan bir yıllık dönemde nüfusun sadece yüzde 0,5 oranında (1,8 milyon kişi) arttığını ortaya koydu.
Bu oran, pandeminin başlangıcından bu yana kaydedilen en düşük seviye olarak dikkat çekiyor.
Büyümedeki yavaşlamanın temel nedeni olarak, Temmuz 2024’te yıllık 2 milyon 700 bin ile zirve yapan net göçün, 1 milyon 300 bin seviyesine gerilemesi gösteriliyor.
Aynı dönemde doğum sayısı ölüm sayısını 519 bin adet geçti, ancak bu fark giderek kapanıyor.
Kongre Bütçe Ofisi (CBO) projeksiyonlarına göre, doğal nüfus artışının 2030 yılına kadar tamamen sıfırlanması ve ABD’nin nüfus artışı için tamamen göçe bağımlı hale gelmesi bekleniyor.