Amerika
ABD’de yapay zeka kaynaklı elektrik kesintisi uyarısı
ABD’nin en büyük elektrik dağıtım şirketi Exelon, yapay zeka sistemlerinin enerji şebekelerine getirdiği aşırı yük nedeniyle 2027 yılında elektrik kesintilerinin başlayabileceği uyarısında bulundu. Şirketin tepe yöneticisi Calvin Butler, artan talebi karşılamak amacıyla altyapı yatırımları için tarifeleri yükseltmek zorunda olduklarını açıkladı.
ABD’nin abone sayısı bakımından en büyük elektrik sağlayıcısı konumunda olan ve yaklaşık 11 milyon müşteriye hizmet veren Exelon şirketinin Üst Yöneticisi (CEO) Calvin Butler, yapay zeka sistemlerinin enerji şebekelerinde yarattığı olağanüstü yoğunluk nedeniyle 2027 yılı itibarıyla elektrik kesintilerinin yaşanabileceğini bildirdi.
Financial Times gazetesine açıklamalarda bulunan Butler, ülkenin kuzeydoğu ve orta batı kesimlerinde yer alan elektrik santrallerinin yetersizliği sebebiyle Amerikalı tüketicilerin önümüzdeki dönemde kesintilerle karşı karşıya kalabileceğini ifade etti.
Geçen kış mevsiminin en soğuk günlerinde yaklaşık 400 bin abonenin elektriğini sınırlandırmanın eşiğine geldiklerini kaydeden Butler, durumun giderek daha ciddi bir hal aldığını aktardı.
Danışmanlık firması ICF tarafından paylaşılan veriler, ABD genelindeki elektrik talebinin 2035 yılına kadar yüzde 39 oranında artacağına işaret ediyor.
Ülkenin kuzeydoğu ve orta batı eyaletlerinde faaliyet gösteren şebeke operatörü PJM ise gelecek on yıllık süreçte 60 gigavatlık bir üretim kapasitesi açığıyla karşı karşıya kalacağını öngörüyor.
Şirket, aralık ayında gerçekleştirilen son ihalede şimdiden 6,5 gigavatlık bir kapasite eksikliği yaşandığını duyurdu.
ABD Enerji Bilgi İdaresi (EIA) verilerine göre, ülkede elektrik fiyatları geçen yıldan bu yana yüzde 7 oranında artış gösterdi. Exelon şirketinin hizmet verdiği eyaletlerde ise bu artış oranları çok daha yüksek seviyelerde kaydedildi.
Elektrik tarifeleri New Jersey’de yüzde 17, Maryland’de yüzde 16 ve Pennsylvania’da yüzde 13 oranında yükseldi.
Exelon CEO’su Butler, devasa veri merkezlerine sahip olan teknoloji şirketlerinin, bu tesislerin inşası ve işletilmesi sürecinde karşılaşacakları toplumsal ve bürokratik direncin boyutunu tahmin edemediklerini ve hazırlıksız yakalandıklarını belirtti.
Butler ayrıca, yüksek yatırım maliyetleri nedeniyle enerji şirketlerinin haksız yere hedef tahtasına oturtulduğunu dile getirdi.
Nisan ayında Exelon bünyesinde faaliyet gösteren PECO firması, Pennsylvania Valisi Josh Shapiro’nun eleştirilerinin ardından, 2027 yılından itibaren geçerli olmak üzere elektrik ve doğalgaz faturalarına aylık ortalama 35 dolarlık artış öngören tarife talebini geri çekmek zorunda kalmıştı.
Vali Shapiro, şirketin 2025 yılı için açıkladığı 814 milyon dolarlık kâr miktarını aşırı yüksek olarak nitelendirmiş ve fiyat artışı girişimini ticari hırsla bağdaştırmıştı.
Tarife artışlarının gerekçesi
Vali Shapiro’nun eleştirilerine Financial Times aracılığıyla yanıt veren Butler, şu ifadeleri kullandı:
“Tarifeleri yükseltiyorum çünkü ekonomik büyüme istiyorsunuz. Tarife yapısını yeniden gözden geçirmeden bu büyümeyi sağlamam mümkün değil. Matematiksel açıdan bu yaklaşım yanlış, ticari açıdan rasyonel değil ve bu sistem bu şekilde çalışmaz.”
Bağımsız elektrik üreticilerinin yeni santraller inşa etmek için yeterli teşvike sahip olmadığını belirten Butler, bu yatırımların kendisini amorti etmesinin 10 ila 20 yıl arasında sürebildiğini ifade etti.
Dağıtım şirketlerinin ise altyapı projelerini finanse etmek amacıyla tüketiciler için sabit tarifeler belirleme avantajına sahip olduğunu kaydetti.
Butler, eyalet yönetimlerinin mevcut durumu henüz akut bir kriz olarak görmedikleri için elektrik açığının boyutunu hafife aldıklarını sözlerine ekledi.
Bloomberg’in yayımladığı analizlerde de yapay zeka odaklı veri merkezlerinin sayısındaki ve kapasitesindeki artışın, enerjiye yönelik benzeri görülmemiş bir talep doğurduğu ve bu durumun doğalgaza olan ilgiyi yeniden artırdığı aktarılıyor.
Alternatif varlık yönetim firması KKR & Co ortaklarından Brandon Freiman, enerji sektörüne yapılacak yatırımları, yapay zekanın geleceğine yönelik pozisyon almanın en somut yollarından biri olarak tanımlıyor.