Diplomasi

ABD’nin Çin tarifeleri tedarik zincirini ve küresel ticareti vurdu

Yayınlanma

Beyaz Saray Ticaret ve İmalat Politikası Ofisi Direktörü Peter Navarro liderliğinde hazırlanan yeni rapor, ABD Başkanı Donald Trump’ın küresel ticaret yaklaşımındaki kargaşayı yeniden ortaya koydu. Kanada, Meksika ve Japonya dahil 40’ı aşkın ülkenin Çin’in ABD gümrük vergilerini aşmasına aracılık etmekle suçlandığı raporda, Washington’ın vergi kaybının yıllık 19 milyar ila 26 milyar dolar olduğu öne sürüldü.

Beyaz Saray Ticaret ve İmalat Politikası Ofisi Direktörü Peter Navarro başkanlığında hazırlanan “Büyük Transit Yükleme Sahtekarlığı” başlıklı rapor, ABD Başkanı Donald Trump’ın küresel ticarete yönelik yaklaşımındaki kafa karışıklığını bir kez daha gözler önüne serdi.

İngiliz The Economist dergisi, tedarik zincirlerini yeniden düzenleyerek menşe ülkeyi değiştirmenin ve vergileri düşürmenin, ürün etiketini sahte biçimde değiştirmekten farklı olduğunu ve dolandırıcılık sayılamayacağını vurguladı.

Beyaz Saray yayımladığı raporda aralarında Kanada, Meksika ve Japonya’nın da bulunduğu 40’tan fazla ülkeyi, ticareti daha düşük tarifeli ülkelere yönlendirerek Çin’in Amerikan gümrük vergilerini aşmasına yardım etmekle suçladı.

Washington yönetimi, Pekin’in üçüncü ülkeleri küçük çaplı işleme, yeniden etiketleme, yeniden paketleme veya diğer önemsiz değişiklikler için kullandığını, böylelikle ürünlerin Çin menşeli olmadığı izlenimi yaratarak yüksek vergileri atlattığını savundu.

Beyaz Saray’ın iddialarına göre Çin ile devlet destekli üreticiler ve ticaret şirketleri; ucuz iş gücüne, zayıf gümrük denetimine, serbest ekonomik bölgelere veya Amerikan pazarına doğrudan erişime sahip ülkelere yöneldi.

Trump yönetimi, gümrük vergilerinin bu yöntemlerle aşılması nedeniyle ABD’nin her yıl 19 milyar dolar ila 26 milyar dolar arasında kayba uğradığını hesaplıyor.

Trump’ın 2018 yılında Çin mallarına yönelik ilk tarife dalgasını başlatmasının ardından serbest ticaret savunucuları, Çin ile dünyanın geri kalanı arasındaki tarife farkının olumsuz sonuçlar doğuracağı yönünde uyarılarda bulunmuştu.

Uzmanlar, bu farkın hem yasal hem de yasa dışı yollarla vergiden kaçınmak için güçlü bir teşvik yaratacağını ve ekonomik büyümeyi baskılayacağını dile getirmişti.

Ancak bu uyarılar Cumhuriyetçi lideri durdurmadı. Çin ile dünyanın geri kalanı arasındaki ortalama tarife farkı 2018 başında 0,9 yüzdelik puan iken geçen yıl 29 puana yükseldi.

Çin’in ABD ithalatındaki payı yüzde 21’den yüzde 9’a gerilerken, diğer ülkelerden yapılan sevkiyatlar keskin biçimde arttı.

Vietnam, Malezya ve Meksika gibi ülkelerde Çin’den yapılan ithalat ile ABD’ye yapılan ihracat eşzamanlı olarak artış gösterdi.

Navarro, Çin mallarını üçüncü ülkeler üzerinden yönlendirerek gümrük vergilerini düşürme isteğini “büyük transit yükleme sahtekarlığının mali motoru” olarak nitelendiriyor.

Buna karşılık The Economist, basit bir etiket değişimiyle ürünün gerçek menşeini gizlemek sahtekarlık sayılsa da gümrük vergilerini düşürmek amacıyla tedarik zincirlerini dönüştürüp menşe ülkeyi değiştirmenin dolandırıcılık olmadığını belirtiyor.

Trump’ın ABD’ye yapılan belirli insansız hava aracı ithalatına yüzde 100 oranında gümrük vergisi getirdiği bir ortamda, menşe kuralları tartışması daha da önem kazanıyor.

Serbest ticaret anlaşmalarının büyük çoğunluğu menşe ülkenin belirlenmesine yönelik kurallar içeriyor. Singapur merkezli düşünce kuruluşu Hinrich Foundation’ın ticaret politikası uzmanı Deborah Elms, Trump’ın 2017’de çekildiği 12 ülkeli Trans-Pasifik Ortaklığı kapsamındaki menşe kurallarının müzakere edilmesinin neredeyse on yıl sürdüğünü ifade etti.

Navarro’nun aktardığı tahminlere göre, yasa dışı transit ticaret akışının yıllık hacmi 303 milyar dolara ulaşıyor ve bu tutar ABD’nin 2018’de Çin’den yaptığı toplam ithalatın yüzde 56’sına denk geliyor.

Goldman Sachs’ın tahminlerine göre ise 2023 yılında ABD’ye “yüzeysel yeniden ihracat” şeması dahilinde 40 milyar dolarlık Çin malı girdi. Ancak bu tahminler, söz konusu akışların yasa dışı nitelik taşıdığı yönünde bir hüküm içermiyor.

Navarro’nun hedefinde yalnızca doğrudan Çin ürünü olarak beyan edilmeyenler değil; Çin menşeli parçalar içeren, Pekin’in finansmanıyla bağlantılı olan, Çinli tedarikçi veya üreticilerle işbirliği yapan, üretimi Çin’de gerçekleşen ya da sevkiyat güzergahı Çin’den geçen mallar yer alıyor.

The Economist, Çin menşeli bileşenlere veya şirketlere yakın olmanın “Amerikan karşıtı bir sahtekarlığa” ortaklık kanıtı sayılması durumunda, ABD’nin doğrudan küresel ticaretin kendisine karşı savaş açmış olacağını yazdı.

Elms bu durumu “ticaretin, her şeyin basit bir transit yüklemeye indirgendiği biçimde yeniden yorumlanması” olarak tanımlıyor.

Navarro’nun raporunda, 43 ülkeyi kapsayan ve ABD’nin Çin dışındaki ithalatının yüzde 70’inden fazlasını sağlayan “gölge transit yükleme ağının işlevsel mimarisi” tarif ediliyor. Güneydoğu Asya’daki montaj hatlarından Birleşik Arap Emirlikleri ve Kanada’daki lojistik merkezlerine kadar uzanan bu iddia konusu yapı; lojistik rotaları, deniz limanlarını, kara koridorlarını, gümrük antrepolarını ve sevk irsaliyesi düzenleme sistemlerini kapsıyor.

The Economist, bunun küresel ticaret altyapısının tamamı anlamına geldiğini ve böyle bir yapıyı denetlemek için bir “panoptikon” gerekeceğini belirtti.

Haberde, aşırı bir önlem olarak Çin menşeli bileşenler için bir eşik belirlenip bu eşiği aşan tüm ithalatın yasaklanabileceği ya da vergilendirilebileceği ifade edildi.

Böyle bir durumda, Trump’ın transit noktalardan geçen mallara yönelik yüzde 40’lık gümrük vergilerinin, ihracatında aşırı Çin bileşeni bulunan ülkelere sert baskı kurmak için kullanılabileceği ancak bu tür adımların Amerikan halkı için fiyat artışlarına yol açacağı vurgulandı.

Ticaret savaşının zirveye çıktığı geçen yılın ilkbahar aylarında ABD’nin Çin mallarına uyguladığı gümrük vergileri yüzde 145’e, Çin’in ABD ürünlerine uyguladığı vergiler ise yüzde 125’e kadar yükselmişti.

Taraflar daha sonra karşılıklı anlaşmaya vararak Çin mallarının ithalatındaki vergiyi yüzde 30’a, Amerikan mallarının ithalatındaki vergiyi ise yüzde 10’a düşürdü.

Buna rağmen Trump, sonbaharda Çin’den yapılacak ithalata yüzde 100 ek gümrük vergisi koyma tehdidinde bulundu.

Çin Ticaret Bakanlığı ise tek taraflı tarife artışlarının hem uluslararası ticaret kurallarını hem de ABD iç hukukunu ihlal ettiğini, hiçbir tarafın çıkarına hizmet etmediğini açıkladı.

Bakanlık yetkilileri, Çin ile ABD arasındaki işbirliğinin her iki tarafa da kazandırdığını, çatışmanın ise herkese zarar verdiğini olguların defalarca kanıtladığını kaydetti.

Çok Okunanlar

Exit mobile version