Amerika
ABD’nin dev kentlerinde çocuk nüfusu son on yılda hızla eridi
ABD Nüfus Sayım Bürosunun 2015-2024 dönemi verilerini inceleyen The Wall Street Journal, ülke genelinde rekor seviyeye gerileyen doğum oranlarıyla birlikte özellikle büyük kentlerdeki çocuk nüfusunun hızla azaldığını bildirdi. Toplam nüfusu artan metropollerde dahi çocuk sayısının düştüğü kaydedilirken, yaşam maliyetlerindeki yükseliş ve değişen çalışma imkanlarının aileleri kent dışına yönlendirdiği belirtildi.
ABD genelinde rekor seviyelere gerileyen doğum oranlarının gölgesinde, özellikle büyük kentlerde yaşayan çocuk sayısında belirgin bir düşüş kaydediliyor.
The Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin ABD Nüfus Sayım Bürosunun 2015-2024 yıllarını kapsayan verileri üzerinde yaptığı analiz, ülkenin dev metropollerinde çocuk nüfusunun hızla eridiğini ortaya koydu.
“Amerika’nın En Büyük Şehirleri Hızla Çocuk Kaybediyor” başlıklı haberde, toplam nüfusu büyüme gösteren kentlerin dahi çocuk nüfusunu muhafaza etmekte zorlandığı bildirildi.
Son on yıllık zaman diliminde ülkedeki büyük şehirlerde ikamet eden 18 yaş altı çocuk sayısı yüzde 6 oranında geriledi.
Aynı dönemde ülke genelindeki 18 yaş altı çocuk nüfusundaki düşüş yüzde 1 seviyesinde kaldı. Beş yaş altı çocuk grubunda ise tablonun daha belirginleştiği görüldü; büyük kentlerdeki beş yaş altı çocuk sayısı yüzde 15 azalırken, bu oran ABD genelinde yüzde 7 olarak kaydedildi.
Gazete, nüfusu 500 binin üzerinde bulunan 38 ABD kentinin yaklaşık üçte ikisinde çocuk nüfusunun azaldığı bilgisini paylaştı.
San Jose ve New York başı çekiyor
Hanehalkı medyan gelirinin ülke ortalamasının yaklaşık iki katı seviyesinde seyrettiği California eyaletine bağlı San Jose kentinde, beş yaş altı çocuk sayısı son on yılda yüzde 34 oranında düştü. Bu veri, San Jose’yi dev şehirler arasında beş yaş altı çocuk nüfusu en fazla gerileyen merkez konumuna getirdi.
Yaşam maliyetlerinin yüksekliğiyle tanınan New York’ta ise çocuk nüfusu son on yılda yüzde 8 azaldı. New York Ekonomik Kalkınma Şirketi Baş Ekonomisti Melissa Pumphrey, 2000 yılından bu yana kentin 30 ila 54 yaş aralığında bulunan, evli ya da en az bir çocuk sahibi 80 bin haneyi kaybettiğini açıkladı.
Pumphrey, yaşanan gerilemeyi orta gelir grubuna mensup ailelerin kentten taşınmasına bağladı. Aynı zaman diliminde şehirde yalnız yaşayan bireylerden veya 18 yaşından küçük çocuğu bulunmayan ailelerden oluşan hanelerin sayısı ise 670 bin arttı.
New York’ta ebeveynlerin iki yaşındaki bir çocuğun bakım masraflarını karşılayabilmesi için yıllık 334 bin dolar kazanması gerekiyor.
Emlak ve kiralama platformu StreetEasy verilerine dayandırılan habere göre, kentte üç veya daha fazla odalı dairelerin medyan kira bedeli aylık 5 bin 495 dolar seviyesinde bulunuyor.
Göreceli olarak daha erişilebilir yaşam maliyetlerine sahip kentlerde de benzer eğilimler gözlendi. New Mexico eyaletindeki Albuquerque’te çocuk nüfusu yüzde 15, Milwaukee’de ise yüzde 11 oranında geriledi.
Albuquerque’te kaydedilen düşüşün, kentin verdiğinden daha az göç almasından ve doğum oranlarındaki azalmadan kaynaklandığı aktarıldı. Şehir nüfusunun ana gövdesini oluşturan Bernalillo bölgesinde son on yılda dünyaya gelen bebek sayısı yüzde 20 azaldı.
Pandemi ve değişen doğum dinamikleri
Çocuklu ailelerin kentlerden ayrılma sürecinin 2017 yılında başladığı, Kovid-19 pandemisi esnasında yaygınlaşan uzaktan çalışma imkanlarıyla birlikte hız kazandığı ifade edildi.
Düşünce kuruluşu Institute for Progress araştırmacısı Connor O’Brien, salgının insanları yaşam tarzlarını yeniden değerlendirmeye yönelttiğini belirterek “Ailelerin taşınmak için daha fazla seçeneği oluştu ve bu imkanları kullandılar” değerlendirmesinde bulundu.
Süreçteki bir diğer ana faktör ise genel doğum oranlarındaki gerileme olarak öne çıkıyor. Son on yılda doğum oranları ülke çapında yüzde 9 düştü. Bu durumun temel sebebi olarak genç kadınların ergenlik döneminde veya 20’li yaşlarında daha az çocuk sahibi tercihinde bulunması gösterildi.
Ülke genelinde, kent nüfuslarının önemli bir bölümünü oluşturan Latin Amerika kökenli kadınlar arasındaki doğum oranlarının daha da hızlı gerilediği kaydedildi.
O’Brien, 2010-2024 yılları arasında büyük şehir bölgelerindeki doğum oranlarının yüzde 18 azaldığını, bunun tüm bölge tipleri arasındaki en yüksek düşüş oranı olduğunu ifade etti.
Nüfusu 500 binin üzerindeki 38 ABD kentinden yalnızca 13’ünde çocuk sayısı artış gösterdi. Bu kentlerin önemli bir bölümü, orta sınıf aileler için konut imkanlarının daha erişilebilir olduğu Güneş Kuşağı (Sun Belt) olarak adlandırılan güney eyaletlerinde yer alıyor. Söz konusu şehirlerde çocuk nüfusu son on yılda yüzde 7 artarken, toplam nüfus yüzde 12 büyüdü.
Ocak ayında Bloomberg tarafından geçilen bir haberde, ABD Nüfus Sayım Bürosunun resmi öngörülerinin aksine ülkenin 2026 yılı gibi yakın bir tarihte ilk kez nüfus azalması riskiyle karşı karşıya kalabileceği duyurulmuştu.
Nüfus Sayım Bürosunun mevcut tahminlerinde, ülke nüfusunun 2080 yılına kadar büyümesini durduracağı, 22. yüzyılın başlarında ise küçülmeye başlayacağı öngörülüyordu.
ABD Kongre Bütçe Ofisi ise geçen yıl hazırladığı raporda, sekiz yıl içerisinde ölüm oranlarının doğumları geride bırakacağını ve nüfus artışının yalnızca göç vasıtasıyla sağlanabileceğini belirterek 2033 yılı itibarıyla nüfusun azalmaya başlayacağı tahmininde bulunmuştu.