Bizi Takip Edin

Amerika

ABD’nin tekne saldırıları küresel kokain ticaretini durduramadı

Yayınlanma

ABD ordusunun uyuşturucu kaçakçılığında kullanıldığı şüphesiyle teknelere düzenlediği saldırılara rağmen küresel kokain ticareti büyümeye devam ediyor. Son 13 ayda 70’ten fazla teknenin imha edildiği operasyonlarda yaklaşık 240 kişi hayatını kaybederken Kolombiya’daki yıllık kokain üretimi 3 bin 300 tonu aştı.

ABD’nin uyuşturucu kaçakçılığında kullanıldığı şüphesiyle teknelere düzenlediği hava saldırıları, küresel kokain ticaretindeki artışı durduramadı.

The Wall Street Journal’ın (WSJ) haberine göre, kaçakçılar sevkiyat güzergahlarını ve taşıma yöntemlerini değiştirirken Kolombiya’daki kokain üretimi tarihin en yüksek düzeyine ulaştı.

ABD ve Avrupa’da kokainin fiyatı düşerken uyuşturucuya erişim kolaylaştı. Arz fazlası nedeniyle piyasaya sürülen kokainin saflık oranı da yüksek seyretmeye devam ediyor.

ABD ordusu son 13 ayda uyuşturucu taşıdığından şüphelenilen 70’ten fazla tekneyi imha etti. Saldırılarda yaklaşık 240 mürettebat hayatını kaybetti. ABD’li yetkililere göre operasyonlar sonucunda suç örgütleri 1,5 milyar dolar değerinde kokain kaybetti.

ABD Başkanı Donald Trump, deniz yoluyla ülkeye ulaşan uyuşturucu miktarının yüzde 97 azaldığını öne sürdü.

Trump, “Geriye kalan yüzde 3’ün kim olduğunu anlamaya çalışıyoruz çünkü bunlar yeryüzündeki en cesur insanlar” dedi.

Kolombiya’da kokain üretimi rekor düzeye ulaştı

Uzmanlar ise dünya kokain üretiminin yaklaşık yüzde 70’ini karşılayan Kolombiya’dan büyük miktarlarda uyuşturucu sevkiyatının sürdüğüne dikkat çekiyor.

Bogota’daki Rosario Üniversitesi’nde uyuşturucu ticaretini araştıran eski polis müfettişi Erwin Norsa, “Tekneler gidip gelmeye devam ediyor. Pasifik Okyanusu uçsuz bucaksız” ifadelerini kullandı.

Birleşmiş Milletler (BM) araştırmacılarının verilerine göre Kolombiya’daki kokain üretimi daha önce görülmemiş düzeye yükseldi. Yasa dışı laboratuvarlarda yılda 3 bin 300 tondan fazla kokain üretilirken ülkedeki silahlı grupların mensup sayısı son dört yılda neredeyse iki katına çıkarak 28 bine ulaştı.

Kaçakçılar yeni güzergahlara ve taşıma yöntemlerine yöneldi

WSJ’nin haberine göre kaçakçılar, ABD’nin hava saldırılarından kaçınmak amacıyla sürat tekneleri yerine kuru yük gemileri, konteyner gemileri, balıkçı tekneleri ve denizaltıya benzeyen araçlar kullanmaya başladı.

Uyuşturucu sevkiyatları büyük limanlardan küçük limanlara kaydırılırken Atlantik Okyanusu’na ulaşmak için Amazon bölgesinin nehir ağı da kullanılmaya başlandı. Guyana ve Surinam yeni aktarma merkezlerine dönüşürken Venezuela uyuşturucu sevkiyatının başlıca çıkış noktalarından biri olmayı sürdürüyor.

Kokain fiyatları düşerken saflık oranı yüksek seyrediyor

Küresel piyasadaki arz fazlası kokain fiyatlarında belirgin düşüşe yol açtı. Miami’de daha önce kilogram başına 22 bin ila 25 bin dolar arasında değişen toptan kokain fiyatı, yaz aylarında yaklaşık 16 bin 500 dolara geriledi.

Avrupa’nın bazı kentlerinde ise kilogram fiyatı 45 bin dolardan 16 bin dolara kadar düştü. WSJ’ye göre ABD ve Avrupa piyasalarındaki kokainin saflık oranı son derece yüksek seyrediyor ve kimi zaman yüzde 98’e ulaşıyor.

ABD’nin uyuşturucu taşıdığından şüphelenilen teknelere yönelik saldırılarının ülkeye kokain sevkiyatını azaltmadığını The Washington Post (WP) gazetesi de daha önce gündeme getirmişti. Gazete, ABD Uyuşturucuyla Mücadele Dairesinin (DEA) analizine dayanarak saldırıların ne uyuşturucu arzını ne de fiyatları etkilediğini aktarmıştı.

Pentagon operasyonun amacını uyuşturucu terörüyle mücadele olarak açıkladı

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, uyuşturucu teröristleriyle mücadele amacıyla başlatılan “Güney Mızrağı” operasyonunu duyururken harekatın ABD Güney Komutanlığı ve müşterek görev gücünün yönetiminde yürütüleceğini açıklamıştı.

Hegseth, operasyonun ABD’yi korumayı, “uyuşturucu teröristlerini” etkisiz hale getirmeyi ve uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele etmeyi amaçladığını belirtmişti. Batı Yarımküre’yi ABD’nin sorumluluk alanı olarak nitelendiren Hegseth, ülkesinin bu bölgeyi korumakta kararlı olduğunu da söylemişti.

Amerika

OpenAI çalışanı gizli kayıt girişimi suçlamasıyla tutuklandı

Yayınlanma

ABD’de OpenAI yönetiminin görüşmelerini gizlice kaydetmeye çalışmakla suçlanan Suudi Arabistan vatandaşı mühendis Abdulrahman Alfosan tutuklandı. Şirketin toplantı salonunda gizli kayıt cihazı tespit edilirken 35 yaşındaki şüphelinin beş yıla kadar hapis ve 250 bin dolara kadar para cezası alabileceği açıklandı.

ABD’de yapay zeka şirketi OpenAI’ın üst düzey yöneticilerinin görüşmelerini gizlice kaydetmeye çalıştığı iddia edilen şirket çalışanı tutuklandı.

Temmuz 2025’ten bu yana OpenAI’da mühendis olarak çalışan 35 yaşındaki Suudi Arabistan vatandaşı Abdulrahman Alfosan, şirket yönetiminin görüşmelerini kayda almakla suçlanıyor.

ABD Adalet Bakanlığı Halkla İlişkiler Dairesinin açıklamasına göre, eylül ayının sonlarında şirketin ofisindeki toplantı salonunda, televizyonun arkasına gizlenmiş ses kayıt cihazı tespit edildi.

Soruşturma kapsamında Alfosan’ın şirket içindeki bazı alanlara izinsiz girdiği, kayıt cihazını yapılandırmak ve verileri şifrelemek için sohbet botlarından yararlandığı belirlendi. Şüphelinin üzerinde daha sonra ikinci kayıt cihazı ele geçirildi.

Alfosan, suçlu bulunması halinde beş yıla kadar hapis ve 250 bin dolara kadar para cezasıyla karşı karşıya kalabilir.

ABD makamları, olayı ulusal güvenliğe yönelik tehdit olarak nitelendirdi. Yetkililer, Amerikan teknolojik yeniliklerinin endüstriyel casusluğa karşı korunmasının önemine dikkat çekti.

OpenAI, bilgi hırsızlığına ilişkin kanıt tespit edilmediğini açıkladı

OpenAI da sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, ofislerinden birinde gelişmiş kayıt cihazı tespit edildiğini doğruladı.

Şirketin açıklamasında, “Ofislerimizden birinde gizlenmiş gelişmiş kayıt cihazı tespit ettik. Modellerimizi kullanarak cihazı ve kaynağını belirledik. Böylece cihazın birkaç gün önce belirli bir çalışan tarafından yerleştirildiğini ortaya çıkardık” ifadeleri kullanıldı.

OpenAI, mevcut aşamada Alfosan’ın herhangi bir bilgiyi çaldığına işaret eden kanıta rastlanmadığını da vurguladı.

Anthropic’in yapay zeka modeli polise yanlış ihbarda bulundu

Öte yandan 10 Ekim’de, yapay zeka şirketi Anthropic’in geliştirdiği modelin ABD’nin Philadelphia kentinde polise yanlış bilgi gönderdiği bildirilmişti.

Yapay zeka modeli, henüz aydınlatılamayan cinayetle ilgili olası tanığa ilişkin gerçeği yansıtmayan bilgileri Philadelphia Polis Teşkilatının internet sitesindeki çevrim içi form aracılığıyla iletti.

Ancak mesaj, istenmeyen posta klasörüne düştüğü için incelenmek üzere Suçlara Operasyonel Müdahale Merkezine aktarılmadı.

Okumaya Devam Et

Amerika

Anthropic uyardı: Cihazlara yayılan “dijital küf” dönemi başlayabilir

Yayınlanma

Anthropic araştırmacıları, insan müdahalesine gerek duymadan akıllı cihazlara yayılan ve “dijital küf” olarak tanımlanan yapay zeka modellerinin aylar içinde ortaya çıkabileceğini belirledi. Uzmanlar, tam özerk bir virüs henüz görülmese de mevcut gelişim hızının 2026 yılı sonuna kadar bu riski gerçeğe dönüştürebileceğini öngörüyor.

Yapay zeka modellerinin insan müdahalesine ihtiyaç duymadan cihazlar arasında kendi kendine yayılabileceği ve “dijital küf” olarak adlandırılan dönemin başlamasına aylar kalmış olabilir.

Anthropic bünyesinde çalışan araştırmacılar William Zhou ve Daniel Freeman tarafından hazırlanan ve şirketin internet sitesinde yayımlanan araştırma, internete bağlı cihazlara sızarak kendi kopyalarını çalıştıran ve yayılmayı sürdüren yapay zeka tehdidini ortaya koydu.

Araştırmaya göre, geleneksel zararlı yazılımların aksine farklı cihazlara uyum sağlama potansiyeli taşıyan bu tür sistemler, güçlü veri merkezlerine ihtiyaç duymadan gerekli hesaplamaları akıllı televizyonlar, ev aletleri ve televizyon alıcıları gibi tüketici elektroniği ürünleri arasında paylaştırabilir.

Sistemi yavaşça büyüyerek yeni alanları saran bir küfe benzeten araştırmacılar, yapay zekanın birkaç gün içinde yeni kopyalar üretebileceğini ve merkezi bir yönetim noktası taşımadığı için ağın durdurulmasının son derece güç olacağını bildirdi.

Yapay zeka modelleri ucuz donanımlarla test edildi

Anthropic uzmanları yürüttükleri deney kapsamında, her biri yaklaşık 55 dolar değerinde olan 15 ucuz Android televizyon alıcısı üzerinde bir yapay zeka modelini çalıştırdı.

Cihazlar hesaplamaları ortaklaşa yürütürken modelin çalışma hızının düşük kaldığı kaydedildi.

Araştırmacılar ayrıca, sekiz sanal cihazdan oluşan yalıtılmış bir ağda yapay zekanın yayılma kabiliyetini sınadı.

Deneyde kullanılan GLM-5.2 modeli yeni cihazları kendi kendine tespit etti, gerekli dosyaları bu birimlere aktardı ve başka bir yapay zeka modelini çalıştırmayı başardı. Model, gerçekleştirilen beş testin dördünde sekiz cihazın tamamına, bir testte ise yedi cihaza ulaştı.

Deney koşullarının basitleştirildiğine dikkati çeken araştırmacılar, cihazların bağlantı için kimlik doğrulaması istemediğini ve yayılma sürecinin daha güçlü bir model tarafından yönlendirildiğini açıkladı.

Bu nedenle elde edilen sonuçların, söz konusu yapay zeka virüsünün internet ortamında halihazırda kendi kendine yayılabileceği anlamına gelmediği, tam anlamıyla özerk bir yapay zeka virüsünün henüz ortaya çıkmadığı vurgulandı.

Küçük yapay zeka modellerinin mevcut hızla gelişmeyi sürdürmesi halinde, 2026 yılının sonuna kadar tüm süreci bağımsız şekilde yürütmeyi öğrenebileceği ve farklı cihazlarda kendini kopyalayabilen yapay zeka virüslerinin ortaya çıkışının bu tarihten sonra mümkün hale geleceği öngörülüyor.

Sektör temsilcileri ve bilim insanlarından art arda gelen uyarılar

Teknoloji dünyasının önde gelen isimleri de yapay zekanın getirdiği siber güvenlik risklerine işaret ediyor.

Microsoft’un kurucu ortağı Bill Gates 11 Ekim’de yaptığı açıklamada, siber saldırganların 2027 yılında geniş çaplı siber saldırılar, fidye operasyonları ve finansal piyasalarda aksamalar oluşturmak amacıyla yeni yapay zeka modellerinden yararlanabileceğini belirtti.

Gates, mevcut savunma mekanizmalarının bu tehditleri önlemede yetersiz kaldığını kaydetti.

Anthropic Üst Yöneticisi (CEO) Dario Amodei ise eylül ayında ileri düzey yapay zeka modellerinin geliştirilme sürecinin yavaşlatılması çağrısında bulundu.

Amodei, önümüzdeki 6 ila 12 ay içinde yapay zeka etmenlerinden oluşan bir sürünün sürekli faal kalan bir virüslü cihaz ağı kurabileceğini ve yüz milyarlarca dolarlık zarara yol açabileceğini ifade etti.

Bu görüşe OpenAI Üst Yöneticisi Sam Altman ile xAI yöneticisi Elon Musk da destek verdi.

Tıp dergisi The Lancet bünyesindeki komisyonda yer alan bilim insanları da 11 Ekim’de yapay zekanın barındırdığı tehlikelere dair uyarılarda bulundu.

Olası tehditler arasında teknolojinin biyolojik silah üretiminde kullanılması, kritik altyapı tesislerinin işleyişine müdahale edilmesi ve insanların yapay zeka üzerindeki kontrolü kaybetmesi gösterildi.

Bu senaryoların 2100 yılına kadar insanlığın yok olmasına yol açabileceğini dile getiren araştırmacılar, söz konusu tahminlerin yüksek oranda belirsizlik taşıdığının altını çizdi.

Okumaya Devam Et

Amerika

Bank of America’ya kara para ve yaptırım ihlali nedeniyle 1,2 milyar dolar ceza

Yayınlanma

ABD Hazine Bakanlığı, kara para aklama ve yaptırım kurallarını ihlal ettiği gerekçesiyle Bank of America’ya 1,21 milyar dolar para cezası verdi. Bankanın 5 milyar dolardan fazla şüpheli işlemi zamanında bildirmediği ve yaptırım altındaki müşterilere para transferi sağladığı açıklanırken İngiltere’de de Citibank’a Rusya yaptırımları nedeniyle 4,7 milyon sterlin ceza kesildi.

ABD Hazine Bakanlığı, kara para aklama ile mücadele mevzuatını ve yaptırım rejimini ihlal ettiği gerekçesiyle ülkenin en büyük finans kuruluşlarından Bank of America’ya toplam 1,21 milyar dolar para cezası kesti.

Bakanlığın yayımladığı açıklamaya göre, banka şüpheli işlemleri zamanında bildirmemek, ulusal güvenlik riski taşıyan finansal hareketleri denetlememek ve yaptırım listesindeki müşterilere hizmet sunmakla suçlandı.

Ceza paketinin en büyük kalemlerini Hazine Bakanlığına bağlı birimlerin kararları oluşturdu.

Mali Suçları Araştırma Ağı (FinCEN), 5 milyar doları aşkın tutardaki şüpheli işlemi zamanında bildirmediği gerekçesiyle bankaya yaptırım uyguladı.

Söz konusu meblağın 1 milyar dolardan fazlasının Çin merkezli kara para aklama ağlarının faaliyetleri dahil olmak üzere doğrudan ulusal güvenlik riskleriyle bağlantılı olduğu kaydedildi.

FinCEN ile varılan uzlaşma kapsamında Bank of America, Banka Gizlilik Yasası’nı kasıtlı biçimde ihlal ettiğini kabul etti. Bankaya, şüpheli işlemleri kapsayan ek bir inceleme yürütme ve mali denetim sisteminin etkinliğini değerlendirme zorunluluğu getirildi.

Para Birimi Denetleme Ofisi (OCC) ise mali izleme sistemindeki yapısal eksiklikler nedeniyle bankaya 750 milyon dolar para cezası verdi.

OCC, bankanın trilyonlarca dolarlık para transferi üzerinde gereken denetimi sağlamadığını, ayrıca Aralık 2024’te tebliğ edilen resmi ihtara rağmen ihlalleri gidermediğini bildirdi.

Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC) de yaptırım kurallarına aykırı biçimde gerçekleştirilen milyonlarca dolarlık işlemlerle ilgili devreye girdi. OFAC, 475 ayrı olası yaptırım ihlali nedeniyle Bank of America ile 11,6 milyon dolarlık uzlaşma anlaşmasına vardı.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Bugün alınan kararlar, en büyük finansal kuruluşların bile yasaların üzerinde olmadığına dair net bir mesaj veriyor” ifadesini kullandı.

İngiltere’den Rusya yaptırımlarını delen bankalara para cezası

ABD’deki ceza kararının yanı sıra Avrupa merkezli finans çevrelerinde de benzer yaptırım denetimleri yürütülüyor.

İngiltere Maliye Bakanlığına bağlı Finansal Yaptırımları Uygulama Ofisi (OFSI), eylül ayında Citibank’ın Londra birimine (CBNA London) Rusya’ya yönelik yaptırımları ihlal ettiği gerekçesiyle 4,7 milyon sterlin ceza kesti.

İngiliz denetim otoritesinin tespitlerine göre banka, Rusya ile Ukrayna arasındaki silahlı çatışmanın başlamasının ardından Şubat-Kasım 2022 döneminde mal varlıklarının dondurulması kararını ve diğer kısıtlamaları aşarak toplam değeri yaklaşık 19,7 milyon sterlini bulan 970 ödeme gerçekleştirdi. H

ükümet, ihlallerin büyük kısmının yaptırım uygulanan şahısların mülkiyetinde ya da kontrolünde yer alan şirket hesaplarıyla bağlantılı olduğunu aktardı. Rusya ise Batılı ülkelerin uyguladığı yaptırımları yasa dışı olarak nitelendiriyor.

OFSI, ilkbahar döneminde de Rus çevrim içi film platformu Okko’ya para transferi yaptığı gerekçesiyle Alman Deutsche Bank’ın Londra şubesine 165 bin sterlin (221 bin dolar) ceza kesti.

Denetleyici kurum aynı dönemde benzer bir ihlalden dolayı Apple’ın Avrupa birimi Apple Distribution International’ı (ADI) 390 bin sterlin para cezasına çarptırdı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English