Rusya
AB’nin 20. yaptırım paketinde deniz taşımacılığı detayı
Avrupa Birliği’nin Rusya’ya yönelik 20. yaptırım paketinde Rus petrolüne tam deniz taşımacılığı yasağı getirmemesinin gerekçeleri açıklandı. Avrupa Parlamentosu Milletvekili Fernand Kartheiser, kararın arkasında ekonomik riskler ve uluslararası ortaklarla ilişkilerin korunması isteğinin yattığını belirtti.
Avrupa Birliği’nin (AB) Rusya’ya yönelik 20. yaptırım paketinde Rus petrolünün deniz yoluyla taşınmasına yönelik tam yasak getirmekten kaçındığı bildirildi.
Lüksemburglu Avrupa Parlamentosu (AP) Milletvekili Fernand Kartheiser, söz konusu geri adımın ekonomik durum ve ortaklarla çatışma riskinden kaynaklandığını belirtti.
RIA Novosti’nin aktardığına göre Kartheiser, Hürmüz Boğazı’ndaki ablaka dahil olmak üzere mevcut uluslararası ortamın sadece enerji kaynaklarında değil, gübre ve helyum gibi stratejik ürünlerin tedarikinde de zorluklara yol açtığını kaydetti.
Milletvekili, Avrupa ekonomisinin bu ürünlerdeki kıtlığı veya önemli fiyat artışlarını kaldırmakta zorlandığını ifade ederek, durumun daha fazla ağırlaştırılmaması gerektiğini dile getirdi.
Kartheiser, bazı AB üye ülkelerine ait gemilerin ve nakliye şirketlerinin petrol transitinde yer aldığını hatırlattı. AP Milletvekili, kısıtlamaların faaliyetlerini olumsuz etkileyebileceği gerekçesiyle bu aktörlerin tedbirlere karşı çıkabileceğine işaret etti.
Ayrıca Kartheiser, Brüksel’in birçok geminin bayrağını taşıdığı kilit uluslararası ortaklarla ilişkileri bozmaktan çekinmiş olabileceğini belirtti.
Avrupa Birliği, Rusya’ya yönelik 20. yaptırım paketini 23 Nisan tarihinde uygulamaya koydu. Başlangıçta hazırlanan taslak; Rus petrolüyle bağlantılı denizcilik hizmetlerine tam yasak getirilmesini, tankerlere yönelik kısıtlamaları, gemi bakım hizmetlerini ve değeri 360 milyon avroyu aşan kimyasal, kauçuk ve amonyak ihracatına yönelik engelleri öngörüyordu.
Ancak Reuters tarafından daha önce aktarılan bilgilere göre, AB ülkeleri Rus petrolünün deniz taşımacılığına yönelik tam yasak konusunda uzlaşma sağlayamadı.
Daimi temsilcilerin yasağı “prensipte” kabul ettikleri, fakat uygulamanın hayata geçirilmesine ilişkin kararı G7 ülkeleriyle yapılacak daha kapsamlı koordinasyona kadar erteledikleri kaydedildi.