Rusya

AB’nin Rus petrolünden vazgeçme maliyeti 2025’te 24 milyar doları buldu

Yayınlanma

Avrupa Birliği, Rus enerji kaynaklarından uzaklaşma stratejisinin bir sonucu olarak 2025 yılında petrol ithalatı için fazladan 26 milyar dolar ödeme yaptı. Eurostat verilerine dayanan hesaplamalar, yaptırımların yürürlüğe girmesinden bu yana bloğun toplam kaybının 334,4 milyar dolara ulaştığını gösteriyor.

Avrupa Birliği, Rus enerji kaynaklarından vazgeçmesinin ardından 2025 yılında petrol ithalatı için 26 milyar dolardan fazla ödeme yaptı.

RIA Novosti’nin Eurostat verilerine dayanarak yaptığı hesaplamalara göre, blok 2025 sonu itibarıyla daha düşük hacimlerde ham petrol satın almasına rağmen, yüksek ithalat fiyatları nedeniyle 22,7 milyar avro tutarında kâr kaybına uğradı.

İthalat hacmi düşerken fiyatlar yükseliyor

AB, Moskova’ya yönelik yaptırımlar kapsamında Aralık 2022’de Rus ham petrolünün deniz yoluyla sevkiyatını, Şubat 2023’te ise petrol ürünlerini yasaklamıştı.

Bu kısıtlamalar küresel enerji piyasalarında oynaklığı tetiklerken Avrupalı alıcılar için fiyatların yükselmesine yol açtı.

Verilere göre, yaptırımların uygulanmadığı 2021 yılında AB varil başına ortalama 67,50 dolar öderken, bu rakam 2025 yılında ortalama 75,50 dolara yükseldi.

Aynı dönemde ithalat hacimleri geriledi. AB, 2024’te 3,5 milyar ve 2021’de 3,4 milyar varil olan petrol ithalatını 2025’te 3,3 milyar varile düşürdü.

Hacimdeki bu düşüşe rağmen toplam ithalat maliyeti artış gösterdi. Yaptırımlardan önce AB, daha yüksek hacimlerde yaklaşık 230 milyar dolar değerinde petrol ithal ediyordu.

2025 yılında ise petrol ithalat maliyetleri 215,2 milyar dolara çıktı. Hesaplamalar, AB’nin 2022-2024 yılları arasında petrol ithalatı için toplam 307,5 milyar dolar fazla ödeme yaptığını ortaya koyuyor.

2025 rakamlarıyla birlikte, Rusya karşıtı yaptırımların uygulanmasından bu yana toplam kayıp 334,4 milyar dolara ulaştı.

Aralık 2025’te AB Enerji Komiseri Dan Jorgensen, Avrupa Komisyonu’nun 2026 başında tüm Rus petrol ithalatını tamamen yasaklayacak bir yasa teklifi sunacağını duyurdu.

Bu hamle, Brüksel’in Rus enerji arzından kopuşu daha da resmileştirme niyetinde olduğuna işaret ediyor.

Rus petrolünden kopuşun etkileri

Avrupa kısa vadede önemli bir ekonomik darbe alsa da bazı analizlerin öngördüğü felaket niteliğindeki sanayi çöküşünden kaçınmayı başardı.

2022-2023 yıllarında Rus petrol ve gazına uygulanan yasağın hemen ardından patlak veren enerji krizi, toptan elektrik ve gaz fiyatlarını fırlatarak enflasyonu rekor seviyelere taşıdı.

Hükümetler, hanehalklarını ve işletmeleri bu şoktan korumak için sübvansiyonlara milyarlarca dolar harcadı.

Buna karşın ABD, Norveç ve Ortadoğu’dan yapılan arz çeşitlendirmesi, Avrupa’nın Rusya ile olan ticaret dengesini devasa bir açıktan fazlaya dönüştürdü.

Fakat Avrupa sanayisini besleyen ucuz Rus gazı dönemi sona erdi. Avrupa sanayisi artık yapısal olarak daha yüksek enerji maliyetleriyle karşı karşıya kalıyor ve bu durum ABD ile Çin karşısındaki uzun vadeli rekabet gücünü zayıflatabilir.

Avrupa doğrudan ithalatı kesti ancak piyasa etkisi sürüyor

Avrupa’da enerji fiyatları, yaptırımları takip eden ilk iki yıl boyunca yüksek oynaklık göstererek genel ekonomik belirsizliğe katkıda bulundu.

Enerji maliyetleri artık kriz seviyelerinde olmasa da 2022 öncesine göre yüksek seyretmeye devam ediyor.

AB’nin, 2027 yılına kadar sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) dahil olmak üzere geri kalan Rus enerjisini de aşamalı olarak devreden çıkarma çabaları fiyatları yukarı çekmeyi sürdürüyor.

AB’nin Rus ham petrolüne yönelik doğrudan deniz yoluyla ithalat yasağına rağmen, Rus enerjisinin çeşitli dolaylı kanallar aracılığıyla Avrupa pazarlarına ulaşmaya devam ettiğini not etmek gerekiyor.

Rusya; Hindistan ve Türkiye gibi ülkelere genellikle indirimli oranlarla ham petrol satmış, bu petrol buralarda dizel veya jet yakıtına dönüştürülerek Avrupa’ya ihraç edilmişti. Bu ürünler yasal olarak Hint veya Türk yakıtı olarak etiketlense de nihai ürün esasen Rus ham petrolünden elde ediliyor.

Denize kıyısı olmayan Macaristan, Slovakya ve Çekya’ya Drujba boru hattı üzerinden Rus petrolü almaya devam etmeleri için muafiyet tanındı; özellikle Macaristan savaşın başlamasından bu yana Rusya’ya olan bağımlılığını artırdı.

Rus LNG’si de başta İspanya, Fransa ve Belçika olmak üzere AB pazarlarına akmaya devam ediyor; bu konuda tam yasağın 2027’de yürürlüğe girmesi bekleniyor.

Ayrıca Moskova’nın, Batı’nın fiyat tavanlarını ve yaptırımlarını aşmak için sigortasız ve eski tankerlerden oluşan “gölge filo” kullandığı ve Avrupa tedarik zincirlerini dolaylı yoldan etkileyebilecek şekilde küresel pazarları beslediği belirtiliyor.

Bu arka kapı kanalları, Avrupa’nın Rus enerjisinden doğrudan ithalatını önemli ölçüde azaltmasına rağmen Moskova’nın petrolünün Avrupa pazarları ve fiyatları üzerindeki etkisinin dolaylı olarak sürdüğü anlamına geliyor.

Çok Okunanlar

Exit mobile version