Avrupa

AfD’li Siegmund, silahlanmaya destek verdi

Yayınlanma

Saksonya-Anhalt’ın bir sonraki başbakanı olması beklenen AfD’li Ulrich Siegmund, “tersine göç” sürecinde kullanılacağı için Almanya’nın silahlanmasına karşı olmadıklarını söyledi.

Konu, özellikle Saksonya-Anhalt’ın Sangerhausen kentindeki bir fabrikayla ilgili. İsrailli savunma şirketi Elbit, burada üretim tesisleri kurmak istiyor fakat plana karşı protestolar bir süredir devam ediyor.

Şirket, diğer ürünlerin yanı sıra Hermes savaş insansız hava aracını, obüsleri ve roketatarları üretiyor. 

CDU’lu Belediye Başkanı Torsten Schweiger’e göre, Sangerhausen’da ne insansız hava araçları ne de mühimmat üretilecek.

BSW, eyaletin İsrail için bir savunma sanayii merkezi haline gelmesine karşı olduğunu açıklamıştı.

Parti grubu toplantısının ardından düzenlenen basın toplantısında, Siegmund’a önerilen yatırım projesi hakkında doğrudan soru soruldu.

Siegmund şu cevabı verdi:

“Tutumumuz çok net. Askeri teçhizat üretimini genel olarak kınamıyoruz çünkü gelecekteki göçmenleri ülkelerine iade etme ve sınır dışı etme kampanyaları sırasında doğal olarak uygun araçlara ihtiyacımız olacak. Bu durum iç güvenlik, kendi istikrarımız ve ulusal savunma için de geçerli. Bu tür şeylerin gökten düşmediğinin farkındayız.”

Siegmund, Almanların kendi paraları ile yabancı ülkelerdeki savaşlara askeri teçhizat gönderilmesi ile bu savundukları uygulama arasında bir fark olduğunu da savundu.

BSW: Saksonya-Anhalt, İsrail savaş sanayisinin merkezi olmamalı

AfD henüz nihai kararını vermedi

Siegmund, AfD’nin Sangerhausen’daki durumu takip ettiğini ve yerel siyasi temsilcilerle temas halinde olduğunu açıkladı.

Aynı zamanda, olası bir fabrika yerinin ekonomik yönlerinin de göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti. Parti ayrıca Sangerhausen’da neyin hangi koşullarda üretildiğini yakından incelemeyi planlıyor.

Siegmund, “Şunu yakından incelemek istiyoruz: Orada ne üretiliyor ve hangi koşullarda? Ve bunun sonucunda yabancı ülkelerin çatışmalarına karışma riskiyle karşı karşıya kalır mıyız? Eğer öyleyse, bu duruma büyük bir şüpheyle bakıyoruz,” diye konuştu.

Siegmund, seçim kampanyası sırasında vatandaşlarla yaptığı görüşmelere de değindi. Sangerhausen’daki yerel halk da dahil olmak üzere pek çok kişi, AfD’nin tutumunu olumlu karşıladı.

Fakat partisi, potansiyel tesis konusunda henüz nihai bir karara varmadı. AfD’li, “Fakat henüz geçerli bir karar alınmadı çünkü elimizde hala tüm bilgiler yok,” dedi.

“Tersine göç” ve “iç güvenlik” gerekçesiyle militarizasyona yeşil ışık

Siegmund’un “tersine göç” için silahlara ihtiyaç olduğu yönündeki açıklaması dikkat çekti. Bu terim, göç geçmişi olan kişilerin sınır dışı edilmesini ifade ediyor ve Avusturyalı sağcı aktivist Martin Sellner tarafından ortaya atılmıştı. Son birkaç yıldır AfD de bu terimi benimsedi.

Yıllar önce, Thüringen AfD Başkanı Björn Höcke, geri gönderme işlemleri bağlamında “ölçülü zulüm”den bahsetmişti.

AfD’li siyasetçiler Kay Gottschalk ve Lena Kotré, Mayıs ayı sonunda Portekiz’de düzenlenen uluslararası “Tersine Göç Zirvesi”ne katıldılar.

Orada “Kimlik” hareketinden Martin Sellner, “Avrupa’nın etnokültürel sürekliliğini” güvence altına almayı, Avrupa’ya yönelik her türlü yasal veya yasadışı göçü durdurmayı ve “milyonlarca” Batılı olmayan göçmeni kıtadan uzaklaştırmayı hedeflediklerini dile getirmişti.

Hollandalı aktivist Eva Vlaardingerbroek, Sellner ile birlikte çekilen bir videoda “Kimse içeri giremez, milyonlar ise dışarı atılır” demişti.

Kotré ve Gottschalk, röportajlarda milyonlarca insanın toplu olarak sınır dışı edilmesini konut piyasası, eğitim sistemi ve toplum için her derde deva bir çözüm olarak sundular.

Federal Şansölye Friedrich Merz çarşamba günü AfD’yi, “tersine göç” kavramının “ten rengi ve kökenine göre etnik temizlik”ten başka bir şey olmadığı gerekçesiyle eleştirdi.

Koçbaşı olarak AfD

Wagenknecht’ten “tersine göç” eleştirisi

Öte yandan oybirliği ile Saksonya-Anhalt’ta AfD ile görüşme kararı alan BSW, “kırmızı çizgilerini” de kamuoyuna duyurdu.

Partinin kurucusu Sahra Wagenknecht, AfD’ye karşı, özellikle de “tersine göç” konusunda kırmızı çizgileri olduğunu söyledi.

Wagenknecht, RTL ve ntv’ye verdiği röportajda, “Bu konuda güçlü muhalefetimizi hissedecekler. İnsanların endişelenmesi, korkması bence korkunç bir şey,” dedi.

“Topluma iyi entegre olmuş vatandaşların” bundan etkilenmesinin kabul edilemez olduğunu söyleyen BSW lideri, “Ve biz de buna boyun eğmeyeceğiz,” ifadelerini kullandı ve şöyle devam etti:

“Eğer AfD, ülkemize gelen, burada çalışan, topluma iyi entegre olmuş, vergilerini ödeyen ve çocukları burada büyüyen insanları korkutmak konusunda gerçekten ciddiyse; onlara ‘Siz buraya ait değilsiniz’ demek ya da ‘Sizi kovmak istiyoruz’ mesajını vermek istiyorsa [buna engel olacağız].”

AfD’nin seçim programında eşcinselliğin “cinsel sapkınlık” ile eşdeğer tutulmasına ilişkin olarak Wagenknecht, “Elbette, her insanın istediği gibi yaşayıp sevebileceğine ve burada eşitlik olduğuna, yasal eşitlik de dahil olmak üzere, inanıyoruz. Bunu sorgulayan kimse günümüzde yaşamıyor,” cevabını verdi.

Wagenknecht: AfD ile koalisyon kurmak hata olur

BSW, Siegmund’un başbakanlığını desteklemiyor

Wagenknecht, BSW’nin Saksonya-Anhalt’ta AfD adayı Ulrich Siegmund’u eyalet başbakanı olarak seçecekleri iddiasını da reddetti ve “Ne istediğimizi her zaman çok net bir şekilde ortaya koyduk,” dedi.

Wagenknecht, Siegmund’un “ne zaman eyalet başbakanı olmak istediği, ne zaman istemediği konusunda tamamen çelişkili açıklamalar yaptığını” savundu.

Wagenknecht, “Aslında kendisinin de bunun o kadar da iyi bir fikir olmayabileceğini düşündüğü hissine kapılıyorsunuz,” dedi.

BSW kurucusu, herkesin üzerinde anlaşabileceği ve “bu ülkeyi biraz daha bir araya getirebilecek” “parti sınırları ötesinde saygı duyulan bir isim” çağrısında bulundu.

Çok Okunanlar

Exit mobile version