Avrupa

Alman askeri tedariklerinde Rheinmetall gerilimi tırmanıyor

Yayınlanma

Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, Rheinmetall gibi büyük üreticilerin ülkenin 500 milyar avroluk savunma bütçesinden orantısız bir şekilde yararlanacağına dair endişelerin artmasıyla askeri alımları daha sıkı denetime tabi tutmaya başladı.

Konuya yakın beş kişinin Financial Times’a (FT) aktardığına göre, Merz ve maliye bakanı Lars Klingbeil, savunma bakanlığı ve tedarik kararlarının daha sıkı denetlenmesini istiyor.

İkili, borçla finanse edilen yüz milyarlarca avroluk harcamaların, Leopard 2 tankı için mühimmat, zırhlı araçlar ve bileşenler üreten Rheinmetall gibi anaakım gruplara fayda sağlamakla kalmayıp, insansız sistemler ve yapay zeka ve kuantum teknolojisi için askeri uygulamalara odaklanan startup’lara da ulaşmasını sağlamak istiyor.

Hükümet içinden bir kaynak, savunma bakanlığının zırhlı araçlar ve savaş uçakları gibi konvansiyonel silahlara “çok büyük miktarda para harcadığı” konusunda endişelerini dile getirdi.

Bu kaynak şöyle devam etti:

“Ar-Ge kısmını artırmalarını ve ihale süreçlerinde daha şeffaf olmalarını istiyoruz. Bu paranın tüm ekonomiye maksimum etki sağlayacak şekilde verimli bir şekilde harcanmasını sağlamak istiyoruz.”

Bir diğeri ise, “Mümkün olduğunca yeni teknolojilere ve sivil uygulamalara odaklanmasını istiyoruz,” dedi.

Merz geçen hafta CDU etkinliğinde, “Birçok önemli yenilik büyük şirketlerden değil, genç, son derece uzmanlaşmış şirketlerden geliyor,” demişti.

Alman hükümetine “Rheinmetall’i kayırıyorsunuz” eleştirisi

Maliye Bakanlığı, savunma bakanlığı yetkililerinden şimdiye kadar Ar-Ge’ye ne kadar para harcandığını gösteren verileri sunmalarını istedi.

Merz, geçen yıl ülke çapında yapılan seçimleri kazandıktan sonra, Almanya’nın kıtanın en güçlü konvansiyonel ordusunu kuracağına söz vererek, askeri harcamaları ülkenin sıkı borçlanma kurallarından muaf tutmuştu.

Bu hamle, hükümetin 2026 ile 2029 sonu arasında, Ukrayna’ya askeri destek de dahil olmak üzere, savunmaya 550 milyar avro harcama taahhüdünde bulunmasını sağladı.

Almanya, dünyanın en büyük savunma harcamaları yapan ülkeler sıralamasında ABD, Çin ve Rusya’nın ardından dördüncü sıraya yükseldi.

Ukrayna savaşının başladığı 2022’de Almanya yedinci sıradaydı.

Askeri yetkililer, son dört yılda, ordunun “bu gece savaşmaya” hazır olmasını sağlamak için, kapasite açıklarını mümkün olduğunca çabuk doldurmaya öncelik verdiler ve bunları tedarik edebilecek herkesten mevcut ürünleri seçtiler.

Amerikan nükleer savaş başlıklarını taşıyabilen ABD F-35 savaş uçakları, İsrail Arrow 3 hava savunma sistemi, ağır yük Chinook helikopterleri, çok sayıda tank ve zırhlı araç ile yüz binlerce mermi sipariş ettiler.

Eleştirenler, aralık ayında askerler için koruyucu ekipmanların yanı sıra banyo havluları ve terlikler de satın almak üzere yapılan 21 milyar avroluk çok yıllık anlaşma gibi bazı siparişlerin, fiyat enflasyonunu teşvik etme riski taşıdığını ve durgun Alman ekonomisini canlandırmaya pek katkısı olmayacağını düşünüyor.

Diğerleri ise, savaş alanında insansız hava araçlarının ön plana çıktığı Ukrayna’daki savaşın, insansız sistemlere ve diğer yeni teknolojilere yatırım yapma ihtiyacını ortaya koyduğunu belirtiyor.

Almanya Ekonomi Bakanı Katherina Reiche, uzun süredir bu harcamaların niteliği konusunda endişelerini dile getiriyor.

Geçen sonbaharda, savunma sanayi stratejisini denetlemek ve “ekonominin sivil sektörlerinde büyüme ve inovasyona ivme kazandırmak” için Airbus Başkanı René Obermann’ın da aralarında bulunduğu bir uzmanlar heyeti atamıştı.

Panel üyelerinden biri olan Kiel Enstitüsü Başkanı Moritz Schularick, 2022’den bu yana Alman savunma harcamalarının yüzde 95’inden fazlasının “geleneksel eski tedarik”e gittiğini tahmin ediyor.

Bir başka endişe kaynağı ise Almanya’nın bürokratik labirenti: Parlamento ve birçok bakanlık, savunma tedarikleri, savunma sanayi çalışanları için güvenlik kontrolleri, silah satışları için ihracat lisansları ve araştırma fonları ile ilgileniyor.

Merz’in endişesi, bu ayın başlarında Münih Güvenlik Konferansı’nda ortaya çıktı.

İki katılımcıya göre, Merz, Alman startup’ların temsilcilerinden, savunma bakanı Boris Pistorius ve silah tedarikinden sorumlu bakan Jens Plötner’in huzurunda endişelerini dile getirmelerini istedi.

Orada bulunan bir yönetici, şansölyenin “problem çözme modunda” olduğunu söyledi. Bir diğeri ise “Yavaş ama emin adımlarla bir değişim yaşanıyor,” dedi.

Orada bulunan üçüncü bir kişi ise Plötner’in daha fazla genç şirkete şans vermeyi ve bunu mümkün kılmak için yeni tür sözleşmeler hazırlamayı vaat ettiğini söyledi.

Savunma bakanlığı FT’ye, en önemli önceliğinin silahlı kuvvetleri mümkün olduğunca çabuk savaşa hazır hale getirmek olduğunu söyledi.

Bakanlık, “Önümüzdeki on yıllarda savaş uçakları, savaş gemileri veya zırhlı savaş araçları olmadan yapmamızı sağlayacak öngörülebilir bir gelişme yok,” dedi fakat inovasyonun “hayati öneme sahip” olduğunu da ekledi.

Startup’larla işbirliğini kolaylaştırmayı amaçlayan tedarik kurallarında yapılan son değişikliklere, bu ay Bavyera’da yeni bir silahlı kuvvetler inovasyon merkezinin açılmasına ve AI destekli keşif ve savaş ağlarının geliştirilmesi de dahil olmak üzere yenilikçi sistemler üzerinde devam eden çalışmalara işaret etti.

Bakanlık, savunma tedarik projelerinin karmaşık çok uluslu yapısı nedeniyle, yerleşik savunma müteahhitleri ile startup’lar arasındaki harcamaların dağılımını sunmanın mümkün olmadığını belirtti.

Ekonomi bakanlığı, startup’lar, KOBİ’ler ve yerleşik savunma sanayi aktörleri arasındaki işbirliğinin “hayati önemde” olduğunu söyledi:

“Ukrayna’daki çatışma, özellikle yapay zeka ve insansız hava araçlarının şimdiki ve gelecekteki savunma teknolojilerini belirleyen unsurlar olduğunu gösteriyor.”

Maliye bakanlığı, ordunun ihtiyaçlarını “risk sermayesi ve startup’lardaki dinamik gelişmeler” ile birleştirmenin çok önemli olduğunu belirtti.

Çok Okunanlar

Exit mobile version