Avrupa
Alman ekonomisi toparlanamıyor
Zayıf ihracat ve sanayi verileri, enerji fiyatlarındaki son artışın yarattığı şoktan önce bile, Alman ekonomisinin yıllardır süren durgunluktan çıkma sürecine şüphe düşürüyor.
FT’nin aktardığına göre ING’nin küresel makroekonomi başkanı Carsten Brzeski, ocak ayı ticaret verilerinin ihracatta aylık %2,3, ithalatta ise %5,9 düşüşe işaret etmesinin ardından yaptığı açıklamada, “Almanya ekonomisinin tamamı yeni yıla çok zayıf bir başlangıç yaptı,” dedi.
Beklenenden daha büyük düşüşler, Almanya istatistik ofisinin, ülkenin en önemli sektörlerinden imalat sektörünün üretiminin ocak ayında üst üste ikinci ay düşüş kaydettiğini açıklamasının ertesi günü geldi.
Veriler, İran savaşının tetiklediği petrol ve gaz fiyatlarındaki son artışın yarattığı şoku hesaba katmıyor ve Avrupa’nın en büyük ekonomisinin 2026’da toparlanıp toparlanamayacağı konusunda soru işaretleri yaratıyor.
Brzeski, müşterilerine gönderdiği notta, “Almanya’nın büyüme beklentilerine ilişkin iyimserliğimiz darbe aldı,” diye yazdı ve ülkenin imalatçılarının ABD’nin gümrük vergileri ve Çinli rakiplerinin sert rekabetinden etkilendiğini ekledi.
Sipariş alımı, dalgalı yüksek tutarlı siparişlerdeki düşüş nedeniyle ocak ayında yüzde 11 geriledi. Goldman Sachs ekonomistleri, “Sektördeki düşüş çok geniş tabanlıydı,” dedi.
Ocak ayında ithalatta yaşanan keskin düşüş, Almanya’nın ticaret fazlasının yüzde 21 artarak 21 milyar avroya ulaşmasına rağmen, iç ekonomideki temel zayıflıklara işaret ediyor olabilir.
Pantheon Macroeconomics’in Avro Bölgesi baş ekonomisti Claus Vistesen, “İthalatın düşmesi, bu yılki GSYİH büyümesine yukarı yönlü bir risk oluşturuyor,” diye yazdı.
İktisatçılar, Şansölye Friedrich Merz’in milyarlarca avroluk yatırım paketinin, Almanya’nın yıllarca süren resesyonun ardından bu yıl nihayet daha yüksek büyümeye dönmesine yardımcı olacağını umuyorlardı.
2025 yılında, ülkenin GSYİH’si 2022’den bu yana ilk kez yukarı yönlüydü ve %0,2’lik bir büyüme elde etti.
2025’in son üç ayında GSYİH’nin bir önceki çeyreğe göre %0,3 büyümesi ile beklentilerin üzerinde bir performans sergilendi ve bu durum, bu yıl büyümenin %1’e çıkabileceği yönündeki iyimserliği artırdı.
Almanya’nın yakından izlenen Ifo iş ortamı endeksi şubat ayında beklenenden biraz daha fazla yükseldi, fakat ZEW göstergesinin yansıttığı yatırımcı morali beklenmedik bir şekilde düştü.
Son enerji fiyat şokunun ardından faiz oranlarının yükselme olasılığı, başka bir engel oluşturabilir.
Estonya Merkez Bankası Başkanı Madis Müller salı günü yaptığı açıklamada, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) politika faizlerinde “bir sonraki değişiklik”in “artış” olmasının daha muhtemel olduğunu söyledi.
Fakat Litvanya’nın Vilnius kentinde düzenlenen bir etkinlikte, politika yapıcıların aceleci davranmamaları gerektiğini de vurguladı.
ECB, 19 Mart’ta borçlanma maliyetlerini belirleyecek.
Öte yandan BNP Paribas ekonomistleri, Almanya’nın artan kamu harcamalarının ülkeyi iktisadi durgunluktan çıkaracağını savunuyor.
BNP ekonomisti Paul Hollingsworth salı günü FT’ye verdiği demeçte, “Yılın genelindeki büyüme görünümü konusunda iyimser olmaya devam etsek de, son veriler toparlanma sürecinin doğrusal olmayabileceğini hatırlatıyor. Orta Doğu’daki çatışmalardan kaynaklanan enerji fiyatlarındaki yeni artışlar da aşağı yönlü risklerin bir başka kaynağı,” dedi.