Avrupa

Almanya, Avrupa’nın savunması konusunda daha fazla sorumluluk üstlenecek

Yayınlanma

Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, savaş sonrası Alman tarihindeki ilk askeri stratejisini açıklarken, ülkesinin NATO bünyesinde “daha fazla sorumluluk üstlendiğini” belirtti.

Pistorius, Avrupa’nın en güçlü konvansiyonel ordusu olma taahhüdünün bir parçası olarak, asker sayısını ve askeri hazırlığı artırmak için “hızla” çalışacaklarını söyledi.

Bakan, “Hedefimiz açık: Bundeswehr’in [Alman Silahlı Kuvvetleri] operasyonel hazırlığını hızla güçlendirmeye devam edeceğiz,” dedi.

“Avrupa’ya Karşı Sorumluluk” başlıklı 35 sayfalık yeni askeri strateji, Ukrayna savaşı sonrasında Berlin’in savunma ve güvenlik yaklaşımındaki köklü değişimin bir parçası.

Almanya, 2022’den bu yana askeri harcamalarını önemli ölçüde artırdı. Ayrıca, Başkan Donald Trump’ın geçen yıl göreve geldikten sonra ABD’nin Kiev’e verdiği desteği önemli ölçüde azaltmasının ardından, Ukrayna’nın en büyük silah tedarikçisi haline geldi.

Berlin daha önce savunma beyaz kitapları yayınlamış olsa da, II. Dünya Savaşı’nın dehşetinden sonra uzun yıllar boyunca militarist veya milliyetçi olarak görülmekten kaçınmaya çalışmış ve NATO ittifakı içinde hareket etmeye odaklanmıştı.

Yeni belge, Rusya’yı Almanya ve Avrupa-Atlantik bölgesinde “özgürlük ve güvenlik için en büyük acil tehdit” olarak tanımlıyor ve Moskova’nın NATO üye devletlerine yönelik bir saldırı hazırlığında olduğu uyarısında bulunuyor.

Belgede, AB’nin en büyük ekonomisi olan Almanya’nın müttefikleri ve toplumlarını güvence altına almak, Rusya’ya karşı caydırıcılık sağlamak ve NATO’yu savunmak konusunda “özel bir sorumluluk” taşıdığı belirtiliyor.

Strateji, Trump yönetimindeki ABD’nin bir NATO müttefiki olarak güvenilirliğine dair artan şüpheler hakkında herhangi bir tartışmadan kaçınıyor.

Pistorius, Almanya’nın “elbette” bu tür senaryoları düşündüğünü söyledi ve ekledi:

“Fakat bu tür stratejilerin amacı, bunları kamuoyunda spekülasyon konusu yaparsak tamamen zedelenir.”

Bakan, belgenin büyük bir kısmının gizli tutulduğunu da ekledi, çünkü “aksi takdirde Vladimir Putin’i de posta listemize ekleyebiliriz”.

Strateji, ABD’yi NATO için hem siyasi hem de askeri açıdan “vazgeçilmez” olarak tanımlarken, ABD’nin “stratejik olarak giderek Batı Yarımküre ve Hint-Pasifik’e yöneldiğini” kabul ediyor ve Avrupalı müttefiklerden daha fazla katkı talep ediyor.

Strateji, Alman silahlı kuvvetlerinin ittifak içinde giderek daha bağımsız bir şekilde konuşlandırılabilmesi gerektiğini belirtiyor.

Belge, istihbarat ve keşif yetenekleri ile Rusya topraklarının derinliklerine vurabilecek uzun menzilli hassas silahlar dahil olmak üzere, Avrupa’daki önemli askeri eksikliklerin giderilmesi gerektiğini vurguluyor.

Belge, askeri, sivil ve iktisadi hedefler arasındaki “sınırların giderek bulanıklaşması”, hibrit savaşın artan kullanımı ve otonom silahlar ile yapay zekanın yükselişi ile birlikte savaşın değişen doğasını ele alıyor.

Hızlı veri toplama ve analizinde üstünlük sağlamak için yeni ve yenilikçi teknolojilerin hızla benimsenmesinin önemini vurguluyor.

Alman silahlı kuvvetlerinin büyüklüğünün, bugünkü yaklaşık 185.000 profesyonel askerden yaklaşık 260.000 kişilik bir hedefe doğru önemli ölçüde artırılması gerektiğini vurguluyor.

Yetkililer ayrıca aktif yedek asker sayısını iki katından fazla artırarak yaklaşık 200.000’e çıkarmak istiyor.

Sosyal Demokrat Pistorius, Alman ordusunun yeniden yapılandırılmasının çok yavaş ilerlediğine dair endişelerini dile getiren Hıristiyan Demokratlardan (CDU/CSU) bazı koalisyon ortaklarının baskısıyla karşı karşıya kaldı.

Örneğin CSU parlamento savunma sözcüsü Thomas Erndl, savunma bakanını “hızlanmaya” çağırdı.

Berlin merkezli düşünce kuruluşu Edina’nın direktörü Christian Mölling ise belgede endüstriyel stratejiye ilişkin herhangi bir tartışmanın yer almadığını da ekledi.

Mölling, Ukrayna ve İran’daki çatışmaların uzun süreli bir çatışmayı destekleyebilecek bir endüstriyel tabanın önemini ortaya koyduğunu göz önünde bulundurarak, bu durumu “şaşırtıcı” olarak nitelendirdi.

Fakat Mölling, Almanya’nın Avrupa savunma ve güvenliğinde lider rol üstlenmeye yönelik tarihsel çekingenliği göz önüne alındığında, belgenin yine de önemli bir ilk adım olduğunu belirtti.

Çok Okunanlar

Exit mobile version