Avrupa
Almanya ekonomisi ilkbaharda beklenenden daha fazla daraldı
Almanya ekonomisi yine küçüldü ve gayri safi yurtiçi hasılası (GSYİH) beklenenden daha fazla daraldı. Bu durumun başlıca nedeni zayıf sanayi üretimi oldu.
Federal İstatistik Ofisi bugün (22 Ağustos) yaptığı açıklamada, nisan-haziran döneminde gayri safi yurtiçi hasılanın bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,3 azaldığını belirtti.
İlk tahminlerde ise sadece yüzde 0,1’lik bir düşüş öngörülmüştü.
Düzeltme, “Özellikle sanayi üretimi, başlangıçta tahmin edilenden daha kötü gelişti” gerekçesiyle açıklandı.
Yılın ilk üç ayında büyüme yüzde 0,3’e ulaşmıştı.
Bu arada, Alman hükümetinin mali durumu iyileşti: Federal İstatistik Ofisinin ön verilerine göre, hazine bu yılın ilk altı ayında gelirlerinden 28,9 milyar avro daha fazla harcama yaptı.
Fakat sosyal güvenlik katkı payları ve vergi gelirleri hükümet harcamalarından daha hızlı arttığı için, hükümet açığı bir önceki yıla göre önemli ölçüde azalarak 19,4 milyar avroya geriledi.
Toplam ekonomik çıktıya göre, federal hükümet, eyaletler, belediyeler ve sosyal güvenlik fonlarının açığı 2025’in ilk yarısında yüzde 1,3 oldu.
Bundesbank, bu yaz çeyreğinde de büyüme beklemiyor. Avrupa’nın en büyük ekonomisi, son aylık raporuna göre durgunluk yaşayacak.
Raporda, “Küresel ticaretin kasvetli görünümü, hâlâ zayıf sipariş durumu ve düşük kapasite kullanımı, şirket yatırımlarını olumsuz etkilemeye devam edecek,” denildi. İnşaat sektöründen ekonomiye güçlü bir ivme beklenmiyor.
Handelsblatt’ın aktardığına göre IMK Enstitüsü direktörü Sebastian Dullien daha iyimser Dullien, “Şirket anketleri, inşaat izinleri ve gelen siparişler gibi erken göstergeler, yılın ikinci yarısında ekonomik büyümenin hızlanacağını gösteriyor. Açıklanan kamu yatırımları ve iyileşen amortisman koşulları özel yatırımları canlandırmalı ve artan ücretler ile düşük enflasyonun da özel tüketimde toparlanmaya yol açması bekleniyor,” dedi.
Buna ek olarak, işgücü piyasasındaki zayıf beklentiler ve ücret artışlarının yavaşlaması özel tüketimi olumsuz etkiledi. Hizmet sağlayıcılar da genel olarak durgun seyretti.
Öte yandan finansal hizmetler sağlayıcısı S&P Global’in şirketler arasında yaptığı ankete göre, sanayi ve hizmetler dahil özel sektör satın alma yöneticileri endeksi ağustos ayında beklenmedik bir şekilde 0,3 puan artarak 50,9 puana yükseldi. Bu, mart ayından bu yana en iyi rakam.
Böylece barometre, büyümeyi işaret eden 50 puanın üzerinde üçüncü ayda da kaldı.
Hamburg Commercial Bank (HCOB) Baş Ekonomisti Cyrus de la Rubia, bu gelişmeyle ilgili olarak, “Burada sadece ılımlı bir büyümeden bahsediyoruz, ancak bu gelişmeyi bir direnç işareti olarak görüyoruz. Sonuçta, ABD gümrük vergileri, jeopolitik belirsizlik ve nispeten yüksek uzun vadeli faiz oranları gibi olumsuz koşullar eksik değil,” yorumunda bulundu.
Federal İstatistik Ofisinin revize edilmiş hesaplamalarına göre, 2023 ve 2024 yıllarında Alman ekonomik üretimi, ilk belirlenen rakamlardan daha da önemli ölçüde daraldı: İstatistikler, 2023 için yüzde 0,9’luk (önceki: yüzde 0,3) bir düşüş gösterirken, 2024 yılında gayri safi yurtiçi hasıla yüzde 0,5 (0,2) azaldı.
Federal İstatistik Ofisinin son hesaplamalarına göre, geçen yıl hükümet açığı 115,6 milyar avroya yükseldi. Toplam ekonomik üretime göre, son rakamlara göre düşüş yüzde 2,7 olurken, 2023’te bu oran yüzde 2,5 idi.
Avrupa İstikrar ve Büyüme Paktı, AB ülkelerine yüzde 3’ü geçmeyen bütçe açığı ve nominal gayri safi yurtiçi hasılanın yüzde 60’ını geçmeyen toplam borçlanma hakkı tanıyor. Almanya’da 2024 yılında brüt borç, GSYİH’nin yüzde 62,5’ine ulaştı.
Haziran ayında imalat sanayinde (sanayi, inşaat ve enerji üretimi) üretim %1,9 oranında düştü.
Üretim endeksi, pandeminin patlak vermesinden ve ardından gelen karantina önlemlerinden kısa bir süre sonra, Mayıs 2020’den bu yana en düşük seviyesine geriledi.
Ayrıca, mevcut siparişler de bu zayıf dönemin yakında sona ereceğine dair umut vermiyor.
Bundesbank’a göre, pazar payı kaybının dörtte üçünden fazlası, Alman ihracatçıların rekabet gücünün belirgin şekilde kötüleşmesinden kaynaklanıyor.
Birkaç gün önce Ifo Enstitüsü de bu görüşü doğruladı: Alman sanayi şirketlerinin dörtte biri, AB dışındaki ülkelerdeki şirketlere karşı rekabet güçlerinin azaldığını bildiriyor.
AB’deki rakiplerine kıyasla, her sekiz şirketten biri rekabet gücünün azaldığını düşünüyor.
Ifo Enstitüsü, Alman sanayisinin yapısal dezavantajlarla mücadele ettiğini belirtiyor. Sonuç: Birçok şirket pazar payı kaybediyor.