Diplomasi

Almanya, Hindistan ile ilişkileri derinleştirme arayışında

Yayınlanma

Almanya, Hindistan ile ilişkilerini yoğunlaştırmak istiyor ve bunu yapmak için Hindistan ile ABD arasında şu anda var olan anlaşmazlıktan yararlanıyor.

German Foreign Policy’deki analize göre Alman Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, geçen hafta göreve geldikten sonra Hindistan’a yaptığı ilk ziyaretini tamamladı.

Yeni Delhi’deki görüşmelerinde, iki ülke arasındaki ticaret hacminin iki katına çıkarılması ve Hindistan’dan vasıflı işçi alımının artırılması planları yapıldı. AB ile Hindistan arasında serbest ticaret anlaşması müzakereleri de hızlandırılacak.

Ziyaret, Hindistan’dan yapılan ithalata uygulanan yüksek ABD gümrük vergileri nedeniyle Hindistan ile ABD arasındaki ilişkilerin krizde olduğu bir dönemde gerçekleşti. Trump yönetimi, Yeni Delhi’yi Rus petrolü satın alarak Ukrayna’daki savaşını desteklemekle suçluyor.

Hindistan baskıya boyun eğmeyi reddediyor ve Çin ile ilişkilerini de iyileştiriyor. Alman hükümeti, Hindistan ve ABD arasındaki anlaşmazlığın yarattığı boşluğu doldurmaya çalışıyor. Ayrıca Hindistan’da ABD iş dünyasına alternatifler arıyor.

Dışişleri Bakanı Wadephul Hindistan’da

Wadephul, göreve geldikten sonra geçen hafta Hindistan’a ilk ziyaretini gerçekleştirdi.

Gezi, “Hindistan’ın Silikon Vadisi” olarak da bilinen Bengaluru’da başladı ve burada Mercedes Benz ve SAP gibi Alman şirketlerinin Hindistan şubelerini ziyaret etti.

Ayrıca Hindistan Uzay Araştırma Örgütü (ISRO) ve Hindistan Bilim Enstitüsü (IISc) gibi teknoloji kurumlarının temsilcileriyle bir araya geldi ve yerel Goethe Enstitüsü’nde Almanca öğrenen Hintli öğrencileri ziyaret etti.

Daha sonra Yeni Delhi’ye geçerek Hindistanlı mevkidaşı Subrahmanyam Jaishankar ve Hindistan Ticaret ve Sanayi Bakanı Piyush Goyal ile bir araya gelen Alman bakan, Başbakan Narendra Modi ile telefon görüşmesi yaptı.

Her iki taraf da, 2007 yılında başlayan ve uzun gecikmelerle karakterize edilen AB ile Hindistan arasındaki serbest ticaret anlaşması müzakerelerini sonuçlandırma niyetlerini dile getirdi.

AB, otomobillerin ithalat vergilerinin düşürülmesini ve Hindistan’ın tarım ve süt ürünleri pazarlarına erişimini talep ederken, Hindistan ise çiftçilerini daha iyi korumak istiyor ve iklim ve çalışma standartları konusunda katı taahhütlerden kaçınmak istiyor. 

Fakat Trump’ın AB’den yapılan ithalata uyguladığı gümrük vergileri ve Hindistan’dan yapılan ithalata uygulanan özellikle yüksek gümrük vergileri, her iki tarafa da ABD’deki iş dünyası kayıplarını telafi etmek için ticaretlerini mümkün olduğunca çabuk genişletme teşviki veriyor.

Berlin-Yeni Delhi ticaret hacmi hâlâ çok düşük

Wadephul, ayrılmadan önce Hindistan’ın Federal Cumhuriyet için büyük önem taşıdığını vurguladı ve ülkenin “Hint-Pasifik bölgesinde Almanya için stratejik bir ortak” olduğunu, hatta “küresel ortaklık sisteminde belirleyici bir rol” oynadığını açıkladı.

Stratejik ortaklıklarının 25. yılını kutlayan her iki ülke de, şu anda yaklaşık 31 milyar avro olan ticaret hacmini ikiye katlamayı hedefliyor. Bu rakam, İrlanda veya Danimarka ile yapılan ticaret hacminin altında.

Almanya, vasıflı Hint işgücü peşinde

Bir diğer önemli konu ise Hindistan’dan vasıflı işçi alımıydı.

Wadephul, Hintli profesyonellerin Alman ekonomisinin “önemli bir dayanağı” olduğunu söyledi.

Diğer Batı ülkeleri Hint vatandaşlarının girişini kısıtlarken, Almanya işçi arayışında daha liberal bir politika izliyor. 2015 yılından bu yana Almanya’daki Hintlilerin sayısı 86.000’den 280.000’e yükseldi.

Hintli işçilere bağımlılık, esas olarak Almanya’nın yaşlanan ve azalan nüfusundan kaynaklanıyor. Bu nüfusun işgücü ihtiyacı, 2035 yılına kadar yıllık 400.000 işçinin net göçüyle karşılanabilir.

Berlin ve Yeni Delhi, iki ülke arasındaki öğrenci değişimini ve eğitim ilişkilerini teşvik etmek için yakın zamanda vize muafiyeti konusunda anlaştı.

Savunma ilişkileri son zamanlarda yoğunlaştı

Buna ek olarak, iki ülke arasındaki savunma ilişkileri de son zamanlarda yoğunlaştı.

Bu yılın başlarında, Rheinmetall ve Hindistan’ın Reliance şirketi, hassas güdümlü Vulcano 155 mm mühimmatın ortak üretimi ve orta ve büyük kalibreli mühimmat için patlayıcı ve itici yakıtların imalatı planlarını açıklamıştı.

Geçen yıl, Savunma Bakanı Boris Pistorius’un Hindistan ziyaretinde, iki taraf altı adet modern dizel-elektrikli gizli denizaltının inşası olasılığını öngören bir anlaşma imzaladı.

Almanya, Trump’ın Modi’ye “cezasını” fırsat biliyor

Wadephul, ABD ile Hindistan arasında son zamanlarda ortaya çıkan anlaşmazlığı, Almanya’yı Hindistan için daha güvenilir bir ortak olarak sunmak için kullanmaya çalıştı.

Alman dışişleri bakanı, iki ülke arasındaki ilişkileri “karşılıklı güven ve güvenilirliğe dayalı” olarak nitelendirdi.

Hindistan ile iktisadi işbirliği, Almanya ve AB’nin ABD’deki ticaretin gümrük vergileriyle ilgili düşüşlerini telafi etmesini de sağlıyor.

Trump’ın ikinci döneminin başlangıcından bu yana, AB içinde Brüksel’den “alternatif jeopolitik ilişkiler” kurmasını isteyen sesler giderek artıyor ve Hindistan bu alternatiflerden biri olarak öne çıkıyor. 

Bu bağlamda, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve çok sayıda diğer AB komiseri, geçen şubat ayında Yeni Delhi’ye gitti ve her iki taraf da planlanan serbest ticaret anlaşmasını yıl sonuna kadar imzalamayı kararlaştırdı.

Ayrıca, AB’nin Japonya ve Güney Kore ile imzaladığı anlaşmalara benzer bir “güvenlik ve savunma ortaklığı” anlaşması imzalanması olasılığını da araştırdılar.

Şimdiye kadar, AB’nin Hindistan’a yönelik tutumu, Hindistan’ı Çin’e karşı konumlandırma ve Yeni Delhi ile Moskova arasına “nifak sokma” niyetiyle de karakterize ediliyordu.

Örneğin, 2024 yılında Alman hükümeti “Hindistan’a Odaklanma” başlıklı bir belge kabul etti ve bu belgede “Hindistan’ı Alman silah şirketleriyle daha yakın bir ilişkiye sokma” ve “Rusya’ya yönelik silah yönelimini azaltma” niyetini açıkladı.

Ne var ki Wadephul, son ziyaretinde daha temkinli bir üslup kullandı ve Hindistan’ın Rusya ve Çin ile işbirliğini sert bir şekilde eleştirmedi.

Çok Okunanlar

Exit mobile version