Diplomasi
Almanya, Hint işgücü göçünden istediği sonuçları alamadı
Almanya, işgücü talebini karşılamak için Hindistanlı vasıflı işçi ve bakım personeli istihdamında şu ana kadar karışık sonuçlar elde etti.
Bu durum, Berlin merkezli Alman Uluslararası ve Güvenlik İşleri Enstitüsü (SWP) tarafından yapılan bir araştırma da dahil olmak üzere, son analizlere göre ortaya çıkıyor.
German Foreign Policy’nin aktardığı çalışmaya göre Almanya, matematik, bilgi teknolojisi, doğa bilimleri ve teknoloji (MINT) ile hemşirelik gibi alanlarda işgücü ihtiyacını karşılamak için Hindistan gibi üçüncü ülkelere giderek daha fazla bağımlı hale geliyor.
Fakat bazı başarılar elde edilmesine rağmen, Almanya’da yüksek talep gören Hintli BT uzmanlarının oranı düşüyor. Ayrıca, Almanya çok sayıda Hintli öğrenciden başvuru alıyor olsa da, bunların neredeyse hiçbiri Hindistan’ın önde gelen üniversitelerinden değil.
Berlin, Yeni Delhi’nin “iktisadi açıdan istenmeyen” Hintli sığınmacıları geri almamasından da şikayetçi.
Berlin’in “nitelikli göçmen işgücü” sorunu
Federal İstihdam Ajansına (BA) göre, işgücü talebi 2035 yılına kadar yıllık 400.000 işçinin net göçü ile ancak karşılanabilecek durumda ve bunun sadece diğer AB ülkelerinden gelen göçle başarılması mümkün değil.
Yeni SWP çalışmasıyla da doğrulandığı üzere, Hindistan artık Federal Cumhuriyet’in özellikle matematik, bilgi teknolojisi, doğa bilimleri ve teknoloji (MINT) alanlarında en büyük vasıflı işçi ve eğitim göçmeni kaynağı haline gelmiş durumda.
Hindistan, acil olarak ihtiyaç duyulan hemşirelik personelinin de önemli bir kaynağı. Ülkenin artan jeostratejik önemi göz önüne alındığında, Hindistan’dan gelen göç, ikili ilişkileri güçlendirmek için uygun bir araç olarak da görülüyor.
Hindistanlı göçmenlerin sayısı, 2012 yılında AB Mavi Kartının uygulamaya girmesinden bu yana keskin bir artış gösterdi: 2005 yılında 40.000 olan Hindistan vatandaşlarının sayısı, 2025 yılında yaklaşık 280.000’e yükseldi ve bunların yaklaşık 152.000’i istihdam ediliyor.
Yüksek vasıflı işçilerin sayısına kıyasla Hindistanlı sığınmacıların sayısının az olması nedeniyle, Hindistan’dan Berlin’e göç bir başarı öyküsü, hatta bazıları tarafından bir “göç mucizesi” olarak lanse ediliyor.
‘Meslek Göçü Yasası’ Hindistan’dan göçü artırdı
Göç yoluyla işgücü ihtiyacını karşılamak için Federal Almanya Cumhuriyeti, 2020 yılında Meslek Göçü Yasasını kabul etti. Bu yasa, mesleki eğitimi tamamlamış üçüncü ülke vatandaşlarının iş aramak veya mesleki niteliklerinin tanınması için ülkeye giriş yapmasına izin veriyor.
2022 yılında Almanya, Hindistan’dan Almanya’ya “güvenli, düzenli ve yasal göç” koşullarını iyileştirmek için Hindistan ile özel bir Göç ve Hareketlilik Ortaklığı Anlaşması (MMPA) imzaladı.
Hint işçilerin işe alınması, diğer sanayileşmiş ülkelerin tam tersi bir yaklaşım benimsediği bir dönemde gerçekleşiyor. Örneğin, Hint öğrencilerin göçünün önemli bir rol oynadığı Avustralya, Hindistan için öğrenci vizesi sayısını Temmuz 2022 ile Haziran 2023 arasında 100.000’den Temmuz 2023 ile Haziran 2024 arasında 50.000’in biraz üzerine düşürdü.
Hint göçmenlerin diğer iki geleneksel varış noktası olan Kanada ve Birleşik Krallık da Hindistan’dan gelen göçü azaltmak için önlemler aldı.
Başkan Donald Trump yönetimindeki ABD, yasal ikamet statüsü olmayan Hintleri aktif olarak sınır dışı etmeye kadar gitti. Hint hükümeti, ABD ile ilişkilerini iyileştirme umuduyla yaklaşık 18.000 Hindistan kökenli göçmeni geri almayı kabul etti.
İngilizce konuşulan ülkelere Hint göçünün azalması, Almanya’nın doldurmaya çalıştığı bir boşluk yarattı.
Berlin’in “iktisadi olarak yararlanamayacağı’ işçiler hedefte
Tüm ilerlemelere rağmen, Hindistan’dan gelen göç, Almanya’yı tam olarak tatmin edecek şekilde ilerlemiyor. Berlin, Hindistan’ın en nitelikli öğrencilerini ülkeye çekmeye çalışıyor.
Fakat analizler, Hindistan’ın önde gelen üniversitelerinden neredeyse hiçbir öğrencinin Almanya’da okumak için başvuruda bulunmadığını gösteriyor.
Ayrıca, Alman hükümetine göre, MMPA’yı imzaladıktan sonra bile Hindistan, Federal Cumhuriyet’in “iktisadi olarak yararlanamayacağı” Hintlileri geri almakta yetersiz kalıyor.
Gerçekten geri dönüşlerin sayısı azalmış durumda. Berlin, Hindistan’ı güvenli bir menşe ülke ilan ederek Hint sığınmacıların sınır dışı edilmesini hızlandırmaya çalışıyor.
Ek bir zorluk da, Almanya’da yüksek talep gören Hint BT uzmanlarının oranının artmak yerine azalması. SWP araştırması bunu Almanya’nın zayıf iktisadi gelişimine bağlıyor.
Kerala’dan “Hıristiyan değerlere bağlı” hemşire göçü
Almanya, her zaman İngilizce konuşulan ülkeleri tercih eden Hint işçiler için geleneksel göç destinasyonlarından biri değil. Berlin, yıllardır STEM alanlarından vasıflı işçi almaya çalışsa da, Federal Cumhuriyet’in Hindistan’a yönelmesi, öncelikle ciddi bir hemşirelik personeli eksikliği nedeniyle gerçekleşmişti.
Federal İstatistik Ofisine göre, Almanya’da 250.000 ila 690.000 arasında hemşire açığı bulunuyor. Berlin, bu tür personeli işe alırken uzun süredir İspanya, Yunanistan ve İtalya gibi güney Avrupa ülkelerini tercih etse de, artık hemşire açığını kapatmak için Hindistan’a daha fazla yöneldi.
Bu durum ilk kez 1960’larda, güney Hindistan’ın Kerala eyaletinin Federal Cumhuriyet’in ilgisini çekmesiyle ortaya çıkmıştı. Kerala’dan gelen Hristiyan hemşirelik personeli, “nazik tavırları” ve “Hristiyan değerleri” nedeniyle çok uygun görülmüştü.
O dönemde, Kerala ve Federal Almanya Cumhuriyeti’nden kilise temsilcileri, hemşirelik personelinin “kitlesel üretimi”ni başlatmak için güçlerini birleştirmişti.
Kerala, gerçekten de hemşirelik personelini birkaç Avrupa ülkesine ihraç etmeye başladı. Son yıllarda Almanya’daki personel krizi kötüleştikçe, Alman Federal İstihdam Ajansı 2021’de Kerala ile hemşirelik personeli işe almak için resmi bir anlaşma imzaladı. Bu, her iki ülkedeki hemşirelik personeli eğitim programlarının yüksek derecede benzerliği sayesinde kolaylaştırıldı.
Sağlık personeli göçü Hindistan’ı zor durumda bırakıyor
Öte yandan hemşirelik personelinin kitlesel göçü Hindistan için ciddi sonuçlar doğuruyor.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 1.000 kişi başına en az dört hemşire ve ebe olmasını öneriyor fakat yakın zamanda yapılan bir araştırmaya göre, Hindistan’da 1.000 kişi başına sadece 0,6 hemşire ve ebe düşüyor ve yaklaşık 4,3 milyon hemşire personel açığı bulunuyor.
Bunun nedeni, Hindistan’da eğitilen toplam 3,26 milyon hemşire personelinden sadece 1,4 milyonunun mesleğinde çalışması.
Hindistan’da hemşirelik eğitimi oldukça pahalı ve tüm eğitim programı ortalama 7.000 ila 9.300 avroya mal oluyor. Bu maliyetler, Hindistan’da kazançlı bir iş bulmakla karşılanamıyor.
2017 yılında Kerala eyaletinde bir hemşirenin asgari ücreti aylık yaklaşık 195 avro idi. Fakat raporlara göre, hemşireler aylık sadece 58 avro maaş alıyor ve sert çalışma koşullarına maruz kalıyor.
Düşük maaşlar ve kötü çalışma koşulları, nitelikli hemşirelerin çoğunun mesleğini icra etmek istememesine veya Avrupa ülkelerine göç etmesine neden oluyor.
Avrupa’da da hemşireler, güvencesiz çalışma koşullarına ve uzun vardiyalara maruz kalıyor. Birçoğu, Avrupa’ya gitmek için iş bulma kurumlarına yüksek borçlara girmek zorunda kalırken, bu da uzun süre bu kurumlara bağlı kalmaları anlamına geliyor.