Avrupa

Almanya, Hürmüz misyonuna katılacak

Yayınlanma

Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, bugün Paris’e giderek Macron-Starmer Hürmüz Boğazı misyonu toplantısına katılacak.

Alman hükümeti, başlangıçta Fransızların Hürmüz Boğazı’nda bir deniz misyonu düzenleme planlarını reddetmişti.

Nisan ayı başlarında Berlin, Paris’in aksine Tahran ile müzakere etmediğini belirtmişti. CDU dış politika uzmanı Norbert Röttgen, Macron’un girişiminin “İran’ın hakimiyetini –askeri, hukuki ve dolayısıyla siyasi olarak– kabul ettiğini”öne sürmüş ve bu nedenle, özellikle de İran savaşında “Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolün … zafer ya da yenilgi açısından stratejik olarak belirleyici” olması nedeniyle, Federal Cumhuriyet için söz konusu olamayacağını söylemişti.

Hatta Federal Şansölye Friedrich Merz’in dış politika danışmanı Günter Sautter’i Paris’e değil, Washington’a gönderdiği bildirilmişti.

Kısa süre sonra Berlin, belirli bir rota değişikliğine gitti. 9 Nisan’da Merz, Almanya’nın artık Tahran ile görüşmelere yeniden başlayacağını belirtti; ayrıca, bir barış anlaşması olması durumunda, Federal Cumhuriyet “Hürmüz Boğazı’nda serbest deniz taşımacılığının sağlanmasına” katkıda bulunacaktı ama elbette “bunun için bir yetki ve uygulanabilir bir konsept olması” şartıyla.

Öte yandan Merz, bunu öncelikle ABD Başkanı Donald Trump ile görüştüğünü kaydetti.

Dün yayınlanan çeşitli haberlerde de teyit edildiği üzere, Merz bugün (17 Nisan) Paris’teki toplantıya bizzat katılmayı planlıyor.

İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin de toplantıda hazır bulunması beklenirken, çok sayıda başka ülkenin temsilcileri de video konferans yoluyla katılacak.

Buna göre Merz, mayın tarama gemileri ve bir deniz keşif uçağının konuşlandırılmasını ve ayrıca Cibuti’deki Alman Silahlı Kuvvetleri (Bundeswehr) lojistik üssünün kullanılma olasılığını teklif etmeyi planlıyor.

POLITICO‘nun aktardığı bir Alman hükümet yetkilisine göre, federal hükümet “deniz seyrüsefer özgürlüğünün sağlanmasına Almanya’nın katkıda bulunmaya hazır” ve bu, “mayın temizleme veya deniz keşif faaliyetlerini” içerebilir.

Merz, perşembe günü Berlin’de İrlanda Başbakanı Micheál Martin ile görüştükten sonra hükümetinin tutumunu yineledi.

Şansölye, Almanya’nın deniz ticaret yollarının güvenliğini sağlamaya “temel olarak hazır” olduğunu, fakat bunun yalnızca katı koşullar altında mümkün olacağını vurguladı.

Bu koşullar arasında istikrarlı bir ateşkes, kolektif güvenlik sistemi kapsamında ve “tercihen” Birleşmiş Milletler’den bir yetki ve hem federal hükümet hem de Federal Meclis’in resmi onayı yer alıyor.

Merz, Berlin’in böyle bir karardan “çok uzak” olduğunu vurguladı.

Fakat Paris’in aksine Berlin, ABD’nin katılımını destekliyor. ABD’nin “komuta işlevi üstlenmeyeceği” söylense de, yine de “orada bulunmalı ve sürece dahil olmalı” diye bastırıyor.

German Foreign Policy’ye göre bu talep, Almanya’nın dış politikasındaki uzun süredir devam eden bir eğilimin bir parçası. Bu eğilim, genel olarak Fransa’nın AB içinde güç kazanmasını engellemek amacıyla Fransa’nın öncülüğündeki girişimleri sistematik olarak bozmayı amaçlıyor.

Bunu yaparken, Alman hükümeti, Avrupa’ya daha fazla özerklik kazandıracak, fakat aynı zamanda Fransa’ya önemli avantajlar sağlayacak alternatif önlemler yerine, ABD ile işbirliğini defalarca tercih etmişti.

En son örneklerden biri: Fransız-Alman FCAS avcı uçağının geliştirilmesini hızlandırmak yerine, çeşitli ABD F-35 avcı uçaklarının satın alınması.

Emmanuel Macron’un başlattığı ve Britanya Başbakanı Keir Starmer’ın da dahil olduğu Hürmüz misyonunun üç hedefi olduğu söyleniyor. 

İlk aşamada, Basra Körfezi’nde mahsur kalan ticaret gemilerinin Hürmüz Boğazı’ndan güvenli bir şekilde geçmesi için önlemler alınacak.

İkinci aşamada ise İran’ın Hürmüz Boğazı’na yerleştirmiş olabileceği deniz mayınlarının temizlenmesi planlanıyor.

Üçüncü adımda ise ticaret gemileri, fırkateynler ve muhripler tarafından düzenli olarak eskort edilecek. Bunun temel amacının, gemi mürettebatı, gemi sahipleri ve sigortacıların güvenini yeniden tesis etmek ve düzenli trafiği sağlamak olduğu belirtiliyor.

Paris, savaşan tarafların, özellikle de ABD’nin bu operasyona dahil olmasını temel olarak reddettiğini açıkça belirtiyor.

Fakat deniz operasyonu, İran ile istişare içinde gerçekleştirilecek. Bu, gemilerin güvenli geçişini sağlamak için gerekli görülüyor.

Öte yandan misyon, ancak savaş tamamen sona erdikten sonra faaliyetlerine başlayabilecek.

Çok Okunanlar

Exit mobile version