Diplomasi
Almanya, Hürmüz misyonuna katılmaya hazır
Alman Donanmasına ait ilk gemi, Hürmüz Boğazında olası bir görev için hazır bulunmak üzere Akdeniz’e doğru yola çıktı.
Mayın tarama gemisi Fulda, pazartesi günü Kiel’deki donanma limanından ayrıldı.
İran ile savaş kesin olarak sona ererse, İran tarafından döşenmiş olabilecek mayınları temizlemek üzere çok kısa sürede Basra Körfezinin girişindeki boğaza sevk edilebilir.
Bu, Fransa ve İngiltere liderliğindeki bir misyonun parçası olarak gerçekleşecek.
Hürmüz Boğazında askeri operasyon için mevcut planlar, mart ortasından bu yana Fransa ve Birleşik Krallık tarafından öncülük edilen bir misyon çerçevesinde haızrlanıyor.
Amaç, çatışmaların kalıcı ve güvenilir bir şekilde sona ermesinin ardından boğazdaki deniz trafiğini yeniden sağlamak.
Bu amaçla, İran tarafından deniz yolunun bir kısmına yerleştirildiği düşünülen mayınların temizlenmesi planlanıyor.
Ayrıca, savaş gemileri tankerleri ve konteyner gemilerini Hürmüz Boğazından geçirmek üzere eskort edecek.
Bu, bölgedeki güvenliği sağlamak, hem mürettebatın hem de gemi sahiplerinin güvenini artırmak ve deniz sigortacılarını primlerini düşürmeye teşvik etmek açısından yararlı görülüyor.
Hürmüz mücadelesi devam ediyor: İran, BAE petrol limanını vurdu
Almanya tavır değiştirdi
Başlangıçta planlardan açıkça uzak duran Almanya adına Şansölye Friedrich Merz, 17 Nisan’da olası bir misyona katılma sözü vermişti.
Merz, Berlin’in yalnızca ABD ile İran arasında “hızlı bir diplomatik uzlaşma yönündeki devam eden çabalarını” değil, ayrıca Hürmüz Boğazında seyrüsefer serbestisinin sağlanmasına “Alman katkısı yapmaya hazır” olduğunu belirtti.
Fakat bu, Fransız-İngiliz planlarında belirtildiği gibi, “çatışmaların sona ermesinden sonra” mümkün olacak.
Alman lider ayrıca bunun Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararı gibi “güvenli bir yasal dayanak” gerektireceğini vurguladı ve “uygulanabilir bir askeri konseptin” de gerekli olacağını savundu.
Özellikle Fransa’nın aksine, Şansölye, savaşan taraflardan biri olan ABD’nin misyona dahil olmasının “arzu edilir” olduğunu düşündüğünü vurguladı.
Merz, özellikle Alman Donanmasının “mayın temizleme” ve “deniz keşif” faaliyetlerine katılma olasılığını ortaya koydu.
Mayın temizleme, Alman Donanmasının uluslararası alanda da talep gören yeteneklere sahip olduğu operasyon alanlarından biridir.
İlk somut adımlar: Alman gemisi Akdeniz’e gidiyor
Federal Savunma Bakanlığı o zamandan beri ilk somut adımları attı. Dün (4 Mayıs) mayın tarama gemisi Fulda, Kiel’deki deniz limanından ayrıldı ve Akdeniz’e doğru yola çıktı.
Orada, savaşın kesin olarak sona ermesi durumunda Hürmüz Boğazına mümkün olduğunca çabuk ulaşabilmesi için, hâlâ Basra Körfezindeki savaş alanından güvenli bir mesafede beklemede tutulacak.
Fulda, mayınları tespit etmek ve etkisiz hale getirmek için özel teknolojiyle donatılmış. Bunlar arasında, Donanmaya göre “su altı hedeflerini tespit etmek ve tanımlamak için son teknoloji sonar ekipmanıyla donatılmış” SeaCat su altı insansız aracı da bulunuyor.
Fulda ile Akdeniz’e yelken açan 40 deniz piyadesi arasında, her an görevlendirilebilecek birkaç uzman mayın dalgıcı da bulunuyor.
Savunma Bakanlığına göre, şu anda NATO’nun mülteci durdurma çabalarının bir parçası olarak Ege Denizinde görev yapan Mosel gemisi, birkaç gün içinde bu görevden çekilecek ve gerekirse Fulda’nın eskort gemisi olarak Hürmüz Boğazına yelken açmak için hazırda bekleyecek.
Mosel, erzak, yakıt veya mühimmat sağlamak üzere bir ikmal gemisi olarak görevlendirilebilir.
Denizcilik sektörü Trump’ın misyonuna mesafeli
Mayın tarama gemisi Fulda dün Akdeniz’e doğru yol almak için Kiel’den ayrılırken, Trump yönetiminin askeri yöntemlerle Hürmüz Boğazını ticari gemilere açma girişimi, beklendiği gibi Basra Körfezinde gerginliğin yeniden tırmanmasına yol açtı.
ABD Başkanı Donald Trump, ABD’nin pazartesi gününden itibaren Hürmüz Boğazı’ndan geçen ticari gemilere “eşlik etmeye” başlayacağını iddia etmişti.
Ayrıntılar büyük ölçüde belirsizliğini korudu. İran, Tahran ile koordinasyon sağlanmamış gemilerin geçişini engelleyeceğini duyurdu.
Denizcilik sektöründen gelen ezici çoğunluktaki tepki, mürettebatın hayatını tehlikeye atmaya hazır olmadıkları ve bu nedenle Trump’ın girişimine katılmayacakları yönündeydi.
Örneğin, Hapag-Lloyd nakliye şirketi, Hürmüz Boğazının gemileri için “kapalı” kalacağını belirtti.
Uluslararası Denizcilik Odası sözcüsü, uygulanabilir planların “koordineli ve şeffaf bir şekilde” hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti; ABD’nin önlemi ise bu şartları karşılamıyordu.
Baltık ve Uluslararası Denizcilik Konseyi, güvenli geçişin ancak İran ile anlaşmaya varılması halinde mümkün olacağını açıkladı.
Yalnızca Danimarkalı nakliye şirketi Maersk, ABD bayrağı taşıyan gemilerinden birinin boğazdan eskortlu geçişine izin vermeye hazır olduğunu belirtti.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron Pazartesi günü yaptığı açıklamada, ileriye dönük tek yolun Trump yönetiminin İran limanlarına uyguladığı ablukayı sona erdirmesi ve Hürmüz Boğazının hızla yeniden açılması konusunda Tahran ile koordinasyon kurması olduğunu belirtti.
Macron, “İran ve ABD arasında koordineli bir yeniden açılma umuyoruz,” dedi.