Avrupa

Almanya, istihbarat teşkilatına geniş yetkiler vermeyi planlıyor

Yayınlanma

Almanya, ABD’nin askeri ve istihbarat şemsiyesinden ayrılma ihtimaline hazırlık olarak, dış istihbarat teşkilatını kapsamlı yeni yetkilerle güçlendirmeye hazırlanıyor.

Bu plan, Almanya ve diğer Avrupa liderlerinin, ABD Başkanı Donald Trump’ın Avrupa’nın büyük ölçüde bağlı olduğu Amerikan istihbarat paylaşımını durdurmaya veya bu bağımlılığı kendi lehine kullanmaya yönelebileceğinden giderek daha fazla endişe duymaya başlamasıyla ortaya çıktı.

Berlin’deki yetkililer, Avrupa ülkelerinin daha fazla özerklik kazanmak için ordularını radikal bir şekilde güçlendirmeleri gerektiği gibi, Almanya’nın istihbarat teşkilatının da çok daha yetenekli hale gelmesi gerektiğini savunuyor.

Almanya Federal Meclisi’nde (Bundestag) istihbarat servislerini denetleyen özel komite başkanı CDU’lu Marc Henrichmann, POLITICO’ya verdiği demeçte şunları söyledi:

“Amerikalılarla yakın işbirliğini sürdürmek istiyoruz.Ama gelecekte [ABD] başkanı, kim olursa olsun, Avrupalılar olmadan tek başına hareket etmeye karar verirse… o zaman kendi ayaklarımız üzerinde durabilmeliyiz.”

Alman liderler, bu ihtiyacın özellikle kendi ülkelerinde acil olduğunu düşünüyorlar, çünkü Almanya’da dış istihbarat servisi BND, diğer ülkelerdeki istihbarat kurumlarına göre yasal olarak çok daha fazla kısıtlamaya tabi.

Bu kısıtlamalar, Nazi casusluk aygıtının işlediği suistimallerin tekrarlanmasını önlemek için İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra kasıtlı olarak getirilen korumalardan kaynaklanıyor.

Ne var ki, bu kısıtlamaların yan etkisi, Almanya’nın istihbarat toplama konusunda özellikle ABD’ye bağımlı hale gelmesi oldu ve bu durum artık potansiyel bir tehlike olarak görülüyor.

Henrichmann, “İstihbarat işinde her zaman şu soru ortaya çıkar: Bana ne sunuyorsun, ben sana ne sunuyorum? Ve tabii ki, Almanya sadece alan taraf olursa, risk çok büyük olur,” diye konuştu.

Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, ülkesinin dış istihbarat servisini güçlendirmek ve kısıtlamalarını kaldırmak istiyor.

Buna göre, sabotaj eylemleri gerçekleştirmek, saldırgan siber operasyonlar yürütmek ve daha agresif bir şekilde casusluk yapmak için çok daha geniş yetkiler verilecek.

İstihbarat reformunu denetleyen şansölyelik yetkilisi Thorsten Frei, bu hafta planları, “Zeitenwende”ye, yani eski Şansölye Olaf Scholz’un Ukrayna savaşının başlamasından sonra ilan ettiği “dönüm noktası”na benzetti.

O zaman Scholz, uzun süredir ihmal edilen silahlı kuvvetlerini güçlendirmek için büyük yatırımlar yapacağını duyurmuştu.

Frei, benzer bir değişimin artık istihbarat servislerine de uygulanması gerektiğini söyledi.

BND, Gestapo ve SS’in işlediği suistimallerin tekrarlanmasını önlemek amacıyla yasal sınırlamalarla 1956 yılında kurulsa da o dönemde ajanlarının çoğu eski Nazilerdi.

BND’yi polisten kesin olarak ayırmak ve iç işlerine müdahaleyi önlemek için, kurum şansölyeliğin denetimi altına alındı ve sıkı bir parlamento kontrol mekanizmasına tabi tutuldu.

Yetkileri, istihbarat toplamak ve analiz etmekle sınırlıydı. Ajanlara, algılanan tehditleri önlemek için müdahale etme yasal yetkisi verilmedi.

Bu tür kısıtlamalar günümüzde de devam ediyor. Örneğin, Alman casuslar, gözetim yoluyla yaklaşan bir siber saldırının planlarından haberdar olabilirler, fakat bunu kendi başlarına durdurmak için neredeyse hiçbir şey yapamazlar.

Sıkı yasal denetim altında bir konuşmayı dinleyebilirler, fakat keşfedilen bir tehdidi ortadan kaldırmak için sabotaj eylemleri gerçekleştiremezler.

Almanya’nın sıkı veri koruma yasaları BND’yi daha da kısıtlıyor. Örneğin, kurum, belgeleri diğer istihbarat servislerine iletmeden önce kişisel bilgileri sansürlemek zorunda.

Alman yetkililer, özellikle Rusya’dan geldiği iddia edilen “sabotaj” tehdidinin artması ışığında, bu tür kısıtlamaların artık haklı olmadığını söylüyorlar.

BND reformundan sorumlu şansölyelik yetkilisi Frei şunları söyledi:

“Almanya’ya saldırılar olursa, bence sadece izlemek yeterli değil, kendimizi savunabilmeliyiz. Dünyada benzer büyüklükte benzer hizmetlere sahip diğer tüm ülkeler bunu yapıyor.”

Almanya’nın istihbarat zayıflığının bir sonucu olarak, ülke planlanan saldırıları durdurmak için büyük ölçüde ABD’nin gizli faaliyetlerine güveniyor. Örneğin ABD, Rheinmetall CEO’suna suikast planlayan bir Rus komplosu ve Berlin’deki İsrail büyükelçiliğine saldırı planlayan bir Çeçen hakkında uyarılar vermişti.

Gizli bir kurum belgesine atıfta bulunan Alman Bild gazetesindeki bir habere göre, “terör tehdidi” uyarılarının sadece yaklaşık yüzde 2’si BND’den geliyor.

ABD’ye bu kadar fazla bağımlı olmak, bazı Alman liderlerin, Washington ile ittifakın mümkün olduğunca korunması gerektiği konusunda uyarıda bulunmasına neden oldu.

Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, bu hafta bir radyo röportajında, “ABD’nin istihbarat paylaşımı olmadan savunmasız kalırız. Bu, kimseyi esirgemediğim saf gerçeklik,” dedi.

Alman yetkililer, geçen yıl mart ayında Washington’un Ukrayna ile istihbarat paylaşımını geçici olarak durdurarak Rusya ile barış müzakereleri sırasında Kiev’e baskı yapması ve bu hamlenin savaşın ortasında Ukrayna ordusunu fiilen körleştirmesiyle sarsıldı.

Bu olay, Trump yönetiminin istihbarat toplama konusunda ABD’nin hakimiyetini müttefikleri üzerinde baskı kurmak için kullanmaya istekli olduğunu gösterdi.

Birkaç ay sonra Merz, BND’nin yeteneklerini önemli ölçüde artıracağına söz verdi.

Şansölye, kurum yetkililerine yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“Eski kesinlikler değerini yitirdi, denenmiş ve test edilmiş kurallar artık geçerli değil. Boyutumuz ve iktisadi gücümüz göz önüne alındığında Avrupa’da üstlendiğimiz sorumluluk nedeniyle, BND’nin istihbarat açısından en üst düzeyde faaliyet göstermesini arzuluyoruz.”

Merz hükümeti, BND’nin bütçesini bu yıl yaklaşık yüzde 26 artırarak 1,51 milyar avroya çıkardı. Şansölye ayrıca, BND’nin tabi olduğu veri koruma düzenlemelerini gevşeterek yapay zeka ve yüz tanıma teknolojisinin kullanımına izin vermeyi planlıyor.

Şansölyelik, önerilen reformların tam paketini sonbahara kadar parlamentoda oylamaya sunmayı umuyor.

Yine de, BND üzerindeki önemli kısıtlamalar muhtemelen devam edecek. Alman medya kuruluşları, şansölyeliğin öneri taslağını kaynak göstererek, kurumun genişletilmiş yetkilerinin, şansölyeliğin ulusal güvenlik konseyinin “özel istihbarat durumu” ilan etmesine bağlı olacağını ve bunun da BND’yi denetleyen parlamento komitesindeki milletvekillerinin üçte ikisinin onayına tabi olacağını bildirdi.

Fakat Almanya’nın koalisyon hükümetine mensup birçok milletvekili, önerilen değişikliklerin ülkeyi kendini savunmak için çok daha iyi bir konuma getireceğine inanıyor.

Parlamento komitesinin başkanı Henrichmann, “Bize karşı çalışanlar, Rus devlet aktörleri, Rus siber [saldırı] fabrikaları, Nazi istihbarat servislerinin o zamanlar yaptığı gibi çalışıyor. Kuralları olmayan bir oyunda, kenara çekilip kendimize yapay kısıtlamalar getiremeyiz,” dedi.

Çok Okunanlar

Exit mobile version