Diplomasi

Arap ve Müslüman liderler, Gazze için Trump ile bir araya gelecek

Yayınlanma

Arap ve Müslüman liderler, Fransa, İngiltere, Kanada ve Avustralya’nın Filistin’i devlet olarak tanımasının ardından, Gazze’de BM tarafından yetkilendirilmiş uluslararası istikrar gücü planını görüşmek üzere New York’ta Donald Trump ile bir araya gelecek.

İsrail, müttefiklerinin Filistin’i tanımasının Hamas için bir zafer olduğu yönündeki iddialarını gerekçe göstererek, buna Batı Şeria’yı ilhak ederek yanıt verebileceği tehdidinde bulundu.

Fransa ise istikrar gücü planının Hamas’ı silahsızlandırarak ve iktidardan uzaklaştırarak “marjinalleştireceğini” savundu.

Pazartesi günü Filistin devleti konulu BM konferansında onaylanması beklenen öneri, Gazze’de güvenliği sağlamak, Hamas’ın silahsızlandırılmasını denetlemek ve Filistin Yönetimi polis gücünün eğitimine yardımcı olmak için BM tarafından yetkilendirilmiş bir gücü içeriyor.

Arap Birliği temmuz ayında, Hamas’ın artık yönetimde rol oynamaması gerektiğini ve Gazze, Batı Şeria ve Doğu Kudüs’ü yönetmek için yeni seçilen Filistin Yönetimi’ne yetki devredilmesi gerektiğini açıklamıştı. Bu kapsamda Hamas’ın silahlarını otoriteye teslim etmesi gerekecek.

Başkanın BM Genel Kurulu’ndaki konuşmasının ardından planlanan toplantı, Trump’ın ikinci kez başkan seçilmesinden bu yana Beyaz Saray ile Arap ülkeleri arasında Gazze’ye yönelik ateşkes sonrası planlar konusunda yapılan en doğrudan görüşme olacak.

Trump’ın Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır, Katar ve Suudi Arabistan liderleriyle görüşmesi bekleniyor. Öte yandan Başkan, şimdiye kadar yaptığı açıklamalarda, Filistin Yönetimi’nin Hamas’a alternatif olabileceği veya barış için bir ortak olarak görülmesi gerektiği yönündeki Körfez devletlerinin görüşünü paylaşmadığını gösteriyor.

Trump, Filistin Yönetimi yetkililerine yaptırımlar uyguladı ve 89 yaşındaki lideri Mahmud Abbas’ın BM’de konuşma yapmak için New York’a gelmesini engelledi.

Arap liderler, bu toplantıyı Trump’ın Gazze’nin geleceği için Arap Birliği’nin önerilerini, hatta eski Birleşik Krallık Başbakanı Tony Blair ve başkanın damadı Jared Kushner’ın liderliğindeki bir çalışma grubu tarafından kendisine sunulan bir versiyonu destekleyip desteklemediğini belirlemek için bir fırsat olarak görüyorlar.

Her iki yeniden inşa planı da, Trump’ın zaman zaman desteklediği görünen Filistinlilerin toplu olarak tehcir edilmesini önermiyor. Blair’in planı ise, Filistin Yönetimi’ni Gazze’nin uzun vadeli yöneticisi olarak açıkça desteklemiyor.

Arap devletleri, reformdan geçen Filistin Yönetimi’ne gelecekte bir rol verilmedikçe herhangi bir uluslararası güce katılmayacaklarını ısrarla vurgulayacaklar.

Ayrıca, İsrail’in yeni yerleşim yerleri kurmasını veya Batı Şeria’yı ilhak etmesini engelleyen, “iki devletli bir geleceğe” yönelik bir yol haritası istiyorlar.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail’in Arap liderliğindeki sivil yönetimle birlikte genel güvenlik kontrolünü elinde tutması gerektiğini ısrarla savunuyor.

Fakat Tel Aviv’deki sağcı koalisyonunun diğer üyeleri Gazze’yi ilhak etmek istiyor. İsrail, aylık gelir transferlerini durdurarak Filistin Yönetimi’ni iflasın eşiğine getirdi.

BAE Dışişleri Bakanlığı bakanlarından Lana Nuseybe, ilhakın BAE için kırmızı çizgi olacağını, çünkü “İbrahim anlaşmalarının ulaşmaya çalıştığı hedefin kalbine darbe vuracağını” söyledi.

BAE, İsrail’in Batı Şeria’yı ilhak etmemesi karşılığında, 2020 yılında Trump’ın aracılık ettiği ve İsrail ile Arap devletleri arasındaki ilişkileri normalleştirmek için yapılan anlaşmaları imzalamıştı.

BAE liderleri henüz anlaşmadan çekilme kararı almış değil ama daha fazla bölgesel entegrasyon planlarının kağıt üzerinde kalacağını söylediler.

Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Yvette Cooper ise, İsrail’in Filistin devletini tanıma girişimlerine, Batı Şeria’nın bazı bölgelerini ilhak ederek yanıt vermemesi çağrısında bulundu.

Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barrot, Filistin devletinin tanınmasının Hamas’ı reddetmek anlamına geldiğini, çünkü planın Hamas’ın Gazze’nin yönetiminde gelecekte herhangi bir rol oynamamasını öngördüğünü savundu.

Barrot, genel kurulun bu ay iki devletli çözüme yönelik “somut, zaman sınırlı ve geri dönüşü olmayan adımları” özetleyen yedi sayfalık bir bildiriyi onayladığını, aynı zamanda Hamas’ı kınadığını ve teslim olup silahlarını bırakmasını istediğini belirtti.

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul ise “İşgal altındaki toprakların yasadışı ilhakına yönelik her türlü adım, çatışmayı sürdürülebilir bir şekilde çözme şansını da zayıflatır. Şu anda ne kadar uzak görünse de, müzakere yoluyla varılacak iki devletli bir çözüm, hem İsraillilerin hem de Filistinlilerin barış, güvenlik ve haysiyet içinde yaşayabilmelerini sağlayacak yoldur,” dedi.

Fakat bakan, hükümetinin Filistin devletinin tanınmasını “sürecin sonunda atılacak bir adım olarak” gördüğünü, böyle bir sürecin “şimdi başlaması gerektiğini” söyledi.

Çok Okunanlar

Exit mobile version