Bizi Takip Edin

Avrupa

Avrupa da Trump’ı takip ederek Antifa’yı “terörist” ilan etmek istiyor

Yayınlanma

Donald Trump yönetimindeki ABD’de “sağa kayış”, Avrupa içindeki iki devlet ve çeşitli partilerde de destek bulmaya başladı.

Trump geçen perşembe günü gevşek bir koalisyon olarak bilinen “Antifa”yı “terör örgütü” olarak sınıflandırmak istediğini açıkladıktan sonra, Hollanda parlamentosu kendi hükümetinden de aynısını yapmasını istedi.

Cuma günü, Macaristan Başbakanı Viktor Orbán da ABD başkanının izinden gitme niyetini açıkladı. Aynı talepler, Belçika’nın iktidar partisi Reform Hareketi (MR) ve Almanya İçin Alternatif (AfD) liderleri tarafından da dile getirildi.

ABD’de dönüm noktası olarak Kirk suikasti

Trump yönetimi, 10 Eylül’de öldürülen muhafazakâr-sağcı yorumcu Charlie Kirk’e yönelik her türlü eleştiriyi bastırma doğrultusunda harekete geçmiş durumda.

Başkan, Kirk’ün cinayeti hakkında konuşan TV programcısı Jimmy Kimmel’ı kovdurarak, diğer “liberal” medya figürlerini medyadan uzaklaştırma tehdidini artırdı.

Trump, Wall Street Journal ve New York Times gibi etkili medya kuruluşları da dahil olmak üzere, eleştirel haberler yapan giderek artan sayıda medya kuruluşunu milyarlarca dolarlık tazminat talebiyle dava ediyor ve hükümetin onaylamadığı Pentagon ile ilgili her türlü araştırmanın yayınlanmasını yasaklamak istiyor.

Bu, ABD silahlı kuvvetleri hakkında eleştirel makalelerin yazılmasını imkansız hale getirecek.

Trump’ın Avrupa’daki dostları harekete geçti

Geçen hafta, ilk kez iki AB ülkesi Trump’ın girişimlerinden birini açıkça benimsedi ve bunu kendi mevzuatlarına dahil etme niyetlerini açıkladı.

Plan, antifaşist örgütleri, özellikle de “Antifa” hareketini terörist örgütler olarak sınıflandırmak.

Macaristan Başbakanı Viktor Orbán cuma günü, Trump’ın açıkladığı plandan “memnun” olduğunu söyledi ve “Macaristan’da da Antifa gibi örgütleri, Amerikan modelini takip ederek terörist gruplar olarak sınıflandırma zamanı geldi,” dedi.

Başkent Budapeşte’de antifaşist örgütler, Wehrmacht ve Waffen-SS’in Kızıl Ordu’ya karşı verdiği savaşı anmak için faşistler tarafından düzenlenen yıllık anma yürüyüşüne karşı gösteri düzenliyor.

Perşembe günü, sağcı politikacı Geert Wilders’in (PVV) talebi üzerine, Hollanda parlamentosu hükümetten Antifa’yı da “terör örgütü” olarak sınıflandırmasını istemişti.

Bu, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin üyesi olduğu iktidar partisi VVD’nin oylarıyla gerçekleştirildi.

Trump, “Antifa” hareketini “terörist” ilan edecek

AfD de Trump’ı taklit ediyor

Antifaşist örgütlerin yasaklanması veya en azından faaliyetlerinin engellenmesi çağrıları diğer AB ülkelerinde de duyuluyor.

Örneğin Avusturya’da FPÖ’nün “güvenlik sözcüsü” Gernot Darmann, Trump’ın girişimine atıfta bulunarak, “Bu solcu bataklık” –‘Antifa’– kurutulmalıdır,” dedi.

Belçika’da, iktidar partisi MR Başkanı Georges-Louis Bouchez, Trump’ın örneğini takip ederek “Antifa yapısının” resmi olarak feshedilmesini istedi.

Bouchez, partisinin “hükümet ve parlamento düzeyinde” bu yönde çalışacağını açıkladı ve Antifa’yı açıkça “faşist yöntemler kullanan bir yapı” olmakla suçladı.

Almanya’da AfD’li politikacılar, antifaşist hareketin “terörist” olarak sınıflandırılmasını talep ediyor. AfD’nin Avrupa Parlamentosu üyeleri, yıllar önce parlamento faaliyetleri kapsamında bunu önermişlerdi.

Şimdi ise, örneğin, AfD’nin Federal Meclis üyesi Alexander Wolf sosyal medyada yaptığı açıklamada, “Donald Trump, Antifa’ya karşı harekete geçmek istiyor. … Çok iyi!” diye yazdı.

Wolf’un partiden arkadaşı Dario Seifert de sosyal medyada Trump’ın planının ”Almanya ve Avrupa için de bir model olması gerektiğini“ belirtti ve “Antifa’yı terörist grup olarak sınıflandırın!” dedi.

AfD anketlerde birinci parti

AfD, anketlerde rekor sonuçlar elde ettiği ve koalisyon görüşmelerinde giderek daha fazla gündeme geldiği bir döneme girmiş durumda.

17 Eylül’de yayınlanan YouGov anketinde ilk kez CDU/CSU’yu geçerek yüzde 27 ile birinci sırada yer aldı (CDU/CSU: yüzde 26).

20 Eylül’de yayınlanan bir INSA anketinde de AfD (yüzde 26) CDU ve CSU’nun (yüzde 25) önünde yer aldı. SPD ise yüzde 15 ile çok geride kaldı.

Saksonya-Anhalt eyaletinde AfD şu anda anketlerde yüzde 39’da ve eyaletteki parti lideri Ulrich Siegmund, gelecek yıl eylüldeki eyalet seçimlerinden sonra tek parti hükümeti kurmayı hedefliyor.

Nüfusu yoğun Batı Almanya eyaleti Kuzey Ren-Vestfalya’nın üç büyük şehrinde –Duisburg, Gelsenkirchen ve Hagen– bir hafta önce yapılan yerel seçimlerde AfD adayları, bu pazar günü yapılacak belediye başkanlığı seçimlerinin ikinci turuna kaldı.

CDU, AfD’ye karşı oluşturulan “güvenlik duvarı” tuğlalarını çekebilir

Aynı zamanda, AfD’nin muhtemelen federal düzeyde bile iktidar koalisyonuna dahil edilmesi konusundaki tartışmalar da yoğunlaşıyor.

Birlik partilerine yakın muhafazakâr Frankfurter Allgemeine Zeitung (faz) gazetesi, CDU ve CSU’da, “önde gelen” olanlar da dahil, uzun vadede AfD’nin en azından komite başkanlıklarının dağılımı gibi örgütsel konularda göz ardı edilemeyeceği görüşünü özel olarak dile getiren politikacılar olduğunu bildirdi.

İki hafta önce, CDU federal yürütme kurulu üyesi Carina Hermann, yürütme kurulu toplantısında, SPD’nin istenen sosyal kesintileri desteklememesi halinde, Bundestag’da “başka çoğunluklar”ın mümkün olabileceğini belirtti. 

Kuzey Ren-Vestfalya Sosyal İşler Bakanı ve federal başkan yardımcısı Karl-Josef Laumann, AfD’ye dayanan bir çoğunluğun Birlik partilerinde düşünülemez olduğu şeklindeki olağan soğukkanlı açıklamasıyla yanıt vermedi. Bunun yerine Laumann, bu senaryoyu dışlamadığını ima ederek, “Birçoğu [partiden] ayrılırdı, ben de öyle,” uyarısında bulundu.

Kanal’ın öte tarafında şiddete teşvik

Avrupa’daki “sağa kayış” yalnızca Avrupa’nın iç dinamiklerinden doğmuyor; Trump yönetimi ve siyasi çevresi de bunu aktif olarak teşvik ediyor. 

Örneğin, Trump’ın eski danışmanı Elon Musk, 13 Eylül’de Londra’da 150.000’e yakın aşırı sağcının katıldığı yürüyüşü, bir video konuşmasıyla destekledi.

Musk, bu konuşmada sadece Birleşik Krallık’ta parlamentonun feshedilmesini ve hükümetin değiştirilmesini talep etmekle kalmadı, aynı zamanda artan göçle birlikte “şiddetin kapıya dayandığını” da iddia etti.

Musk, “Şiddete başvurup başvurmamak size kalmış, ama şiddet kapınıza dayandı. Karşı koyarsınız ya da ölürsünüz, gerçek bu,” dedi.

Avrupa

MI5: Tehditlere karşı Soğuk Savaş’tan daha fazla kaynak ayırıyoruz

Yayınlanma

MI5 başkanı, servisinin devlet kaynaklı tehditlere karşı mücadeleye Soğuk Savaş döneminden daha fazla kaynak ayırdığını belirtti.

Ken McCallum, yabancı düşmanlardan gelen tehditlerin son on yılda dört katına çıktığını, Rusya’nın “bir numaralı saldırgan” olduğunu ve İran bağlantılı saldırıların Yahudi tesislerine ve askeri üslere yönelik olarak arttığını ileri sürdü.

Londra’da yaptığı yıllık konuşmada MI5 başkanı, yapay zekanın (AI) “saldırganlar ile savunmacılar arasındaki siber güvenlik mücadelesini hızlandırdığı” bir dönemde Rusya’nın hibrit savaş yürüttüğünü belirtti.

Ayrıca “aşırı sağcı terörizm” kaynaklı artan tehditlere karşı uyarıda bulunan McCallum, MI5’ın bu teknolojiyi insansız hava araçlarıyla entegre etmek de dahil olmak üzere “yapay zekayı istismar etmeye çalışan teröristleri yakaladığını” söyledi.

AI’ın kötüye kullanımından kaynaklanan en büyük tehdidin, bu teknolojiyi yeni ve mevcut biyolojik silahları kullanıma sokmak için kullanan “aşırıcı” gruplar olduğunu belirtti.

Bununla birlikte, terörle mücadele ve devlet tehditlerine karşı yürütülen çalışmaların artık “neredeyse eşit ölçekte” olduğunu kaydetti ve bunu son yıllarda yaşanan “büyük bir değişim” olarak nitelendirdi.

MI5 şefi, Rusya’nın NATO’ya karşı “geleneksel bir çatışmaya” girişmekten kaçındığını, bunun yerine Avrupa ülkelerini tedirgin etmeye çalıştığını, Ukrayna savaşındaki ilerlemesinin ise “asgari düzeyde ve korkunç derecede maliyetli” olduğunu belirtti.

McCallum, MI5’ın Rus casuslarını tespit edip Birleşik Krallık’tan sınır dışı etmedeki başarılarının, Kremlin’i saldırı girişimleri için vekillere para ödemek zorunda bıraktığını söyledi:

“İşgalden bu yana gerçekleştirilen yaklaşık 1.000 sınır dışı etme işlemiyle geleneksel gizli faaliyet ağı büyük ölçüde ortadan kaldırıldığından, Kremlin’in küresel araç seti zayıflamıştır. Bu yüzden, emirlerini yerine getirmeleri için suçlulara para ödemek için çabaladıklarını görüyoruz. Bunlar, stratejik üstünlüğe sahip bir süper gücün eylemleri değildir.”

Burnham: Brexit oylamasında Rus müdahalesi var

Konuşmanın ardından, Başbakan Andy Burnham’ın Rusya’nın Brexit referandumuna müdahale ettiği yönündeki son açıklamaları sorulduğunda McCallum, Moskova’dan girişimlerin olduğu yönündeki bilginin “yeni bir haber olmadığını” söyledi ama “müdahale girişimi” ile “elde edilen sonuç” arasında ayrım yaptı.

Rus medyasında ve “sözde internet trolleriyle bot çiftliklerinde” Brexit tartışmasını etkilemeye yönelik haberler yer aldığının kamuoyunca bilindiğini savunan MI5 şefi, aynı zamanda 2016 referandumunun sonucunun “tartışmaya açık olmadığını” vurguladı.

McCallum, Rusya’nın müdahalesi konusunda süregelen tartışmalardan “endişe duyduğunu” da ekledi:

“Bu trolleri 10ft boyunda göstererek rakiplerimizin ekmeğine yağ sürmememiz konusunda biraz endişeliyim.”

Öte yandan istihbarat şefi, İran’ın da Birleşik Krallık’ta bir hibrit kampanya yürüttüğünü ve bunu genişlettiğini belirtti.

İstihbarat şefi, geçen yıl İran ile bağlantılı faaliyetler nedeniyle 50 kişinin gözaltına alındığını söyledi.

McCallum, İran’ın bu “saldırganlıklarının” büyük bir kısmının Yahudi topluluklarını hedef aldığını, ayrıca “askeri tesisler gibi daha zorlu hedefleri” de hedeflediğini ekledi.

MI5 şefi, konuşması sırasında RAF Fairford’daki gözaltılardan doğrudan bahsetmedi ama daha sonra gazetecilere bu olayın “tekil bir durum olmadığını” söyledi.

McCallum, “Birleşik Krallık’ta RAF Fairford’un ötesinde de İran’ın ilgisini gördük,” diye ekledi.

İngiltere’de hava kuvvetleri üssüne bombalı saldırı soruşturması

Gloucestershire’daki hava üssünde, yakınlarda park etmiş üç şüpheli minibüsün görüldüğü olayda, yedi kişi terörle mücadele polisi tarafından gözaltına alındı ve kefaletle serbest bırakıldı.

Burnham, olayın “neredeyse kesin olarak İran İslam Devrim Muhafızları tarafından yönlendirildiğini” söyledi.

MI5 başkanı konuşmasında şunları söyledi:

“Şunu söyleyebilirim ki, İngiliz sokaklarında kargaşa çıkarmaya çalışanlar –ister buradaki kiralık haydutlar olsun, ister yurtdışındaki paralarını ödeyenler– kararlı bir tepkiyle karşılaşacaklar.”

McCallum, yabancı güçler adına Birleşik Krallık’ın çıkarlarına aykırı faaliyetlerde bulunan kişileri hedeflemek üzere tasarlanan 2023 tarihli Ulusal Güvenlik Yasası’nın yoğun bir şekilde kullanıldığını ve bu yasanın İran ve Rusya’nın yanı sıra Çin’den gelen tehditlerle mücadele etmek için de uygulandığını ekledi.

Yapay zekanın (AI) oluşturduğu yeni tehdit konusunda MI5 şefi şunları söyledi:

“Yapay zeka, bireye özel propaganda ve radikalleştirici materyaller üretebilir. Keşif ve saldırı yöntemlerini geliştirmek için yapay zekayı kullanmaya çalışan teröristleri yakaladık; yapay zeka destekli insansız hava araçları ise bu duruma yeni bir boyut katıyor.“

McCallum, yapay zekanın oluşturduğu biyolojik silah tehdidinin ”henüz gerçekleşmediğini“ belirtti ama bu teknolojinin ”oyunun kurallarını değiştirme potansiyeli” olduğunu vurguladı:

“Bu riskler gerçektir. Birleşik Krallık İstihbarat Topluluğu –MI5, GCHQ, MI6– bu risklerle mücadele etmek için dünya çapında saygın bir kurum olan Birleşik Krallık Yapay Zeka Güvenlik Enstitüsü ile yakın işbirliği içinde çalışıyor.”

McCallum, yapay zekanın bilinmeyen tehditler oluşturduğunu belirterek Thames House’a şunları söyledi:

“En basit şekilde ifade etmek gerekirse, insanlık tarihi bize kendimizden daha zeki bir aktörle karşı karşıya kalma deneyimi sunmamıştır.”

MI5’in bir Yapay Zeka Tehdit Değerlendirme Merkezi kurduğunu duyuran McCallum, bu merkezin kaynakları değerlendireceğini ve “abartılı iddiaları gerçeklerden ayıracağını” belirtti.

Nisan ayında, Birleşik Krallık’taki terör tehdidi seviyesi beş yıl sonra ilk kez “ciddi” seviyesine yükseltildi; bu, bir saldırı olasılığının oldukça yüksek olduğu anlamına geliyor.

MI5 şefi, El Kaide ve IŞİD gibi grupların saldırıları yönlendirmeye ve teşvik etmeye devam ettiğini ama artan riskin “önemli ölçüde aşırı sağcı terörizmden” kaynaklandığını belirtti.

McCallum sözlerine şöyle devam etti:

“Geçtiğimiz yıl boyunca en belirgin eğilim, göçmenlik karşıtlığı ve Müslüman karşıtlığı gibi aşırı görüşlerin terörist niyete dönüşmesi vakalarındaki artış oldu.”

McCallum, “aşırı sağcı terör”ün internetin etkisiyle “gençlere yönelme” eğiliminde olduğunu belirtti ve MI5’ın son aylarda “Birleşik Krallık’ta radikalleşmiş 13 yaşındaki bir aşırı sağcı” hakkında soruşturma yürüttüğünü ekledi.

İngiliz istihbarat şefi, “Bu soruşturma, uluslararası ortaklarımızdan birinin kendi topraklarında gerçekleşecek ölümcül bir saldırıyı önlemesini sağlayan önemli bilgiler sağladı,” dedi.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Avrupa’da doğalgaz fiyatları 2022’den bu yana en yüksek seviyeye çıktı

Yayınlanma

Avrupa’da vadeli doğalgaz fiyatları Hürmüz Boğazı’nın kapanması ve daralan LNG arzının etkisiyle megavatsaat başına 86,79 euroya kadar yükselerek Aralık 2022’den bu yana en yüksek seviyeyi gördü. Yeraltı depolama tesislerindeki doluluk oranı 12 Ekim itibarıyla yüzde 73,75’te kaldı.

Avrupa’da vadeli doğalgaz fiyatları, sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) arzındaki düşüş ve yeraltı depolama tesislerindeki düşük doluluk oranlarının piyasada uzun süreli açık endişesini artırmasıyla 2022’den bu yana görülen en yüksek düzeye çıktı.

Hollanda merkezli sanal ticaret noktası TTF’de işlem gören kasım vadeli doğalgaz kontratlarının fiyatı yüzde 2,89 artışla megavatsaat başına 86,79 euroya ulaştı.

Uluslararası piyasalardaki döviz kuru hesaba katıldığında bu tutar bin metreküp başına 1019,83 dolara karşılık geliyor. Avrupa pazarında doğalgaz, söz konusu seviyelerde en son 22 Aralık 2022’de işlem görmüştü.

Günün ilerleyen saatlerinde artış hızı yüzde 2,1’e geriledi; Türkiye saatiyle 13.11 itibarıyla gaz fiyatı megavatsaat başına 86,125 eurodan (bin metreküp için 1011,47 dolar) alıcı buldu.

Avrupa’da doğalgaz fiyatı eylül ayında da Aralık 2022’den bu yana ilk kez 1000 dolar barajını aşmış, ardından 870 dolara çekilmişti.

Fiyat artışının ekim ayında da sürmesinde, ABD ve İsrail’in İran’a açtığı savaşın tetiklediği küresel arz açığı endişeleri belirleyici rol oynuyor. Doğalgaz krizi, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinin sekiz aydan uzun süredir kapalı kalmasından kaynaklanıyor.

Savaşın başlamasıyla boğazın neredeyse tamamen ulaşıma kapatılması, dünya pazarına sunulan LNG hacminin yaklaşık yüzde 20 daralmasına yol açtı.

Ortadoğu kaynaklı sevkiyatın sekteye uğraması, mevcut LNG hacimleri üzerindeki uluslararası rekabeti hızlandırdı. Bu tablo, tüketim dalgalanmalarını ve ani tedarik kesintilerini dengeleyen Avrupa’daki yeraltı depolama tesislerinin yaz aylarında yeterince doldurulamamasına neden oldu.

Avrupa’daki depolama tesislerinin doluluk oranı 12 Ekim itibarıyla yüzde 73,75 düzeyinde kaldı. Tesislerin doluluk oranı geçen yılın aynı döneminde yüzde 83,03, Ekim 2024’te ise yüzde 94,89 seviyesindeydi.

ING analistleri piyasadaki görünüme ilişkin değerlendirmelerinde, “Piyasa, kışın büyük bölümünü Basra Körfezi’nden neredeyse hiç LNG almadan geçireceği gerçeğini kavramaya çalışıyor” ifadesine yer verdi.

Depolardaki yetersizlik ve stokları tamamlama zorunluluğu fiyatları yukarı taşırken, Asyalı alıcılarla rekabetin kış aylarında yeni bir fiyat sıçramasına yol açabileceği uyarısı yapılıyor.

Avrupa doğalgazda 2022 krizine geri dönebilir

Kış öncesinde stoklar beş yıllık ortalamanın gerisinde

Öte yandan Reuters’ın görüş aldığı sektör uzmanları ve analistler, enjeksiyon sezonunun resmi sonu kabul edilen 1 Kasım itibarıyla Avrupa’daki doğalgaz depolarının doluluk oranının yüzde 75 ila yüzde 78 arasında kalacağını öngörüyor.

Bu oran, son beş yılın ortalamasının yaklaşık 10 yüzde puan altına denk geliyor.

Avrupa Birliği’nin kış dönemi tüketiminin yüzde 25 ila 30’unu yeraltı depoları karşılıyor; bu durum bölgeyi özellikle Norveç ve ABD’den sağlanan boru hattı ve LNG teslimatlarına bağımlı kılıyor.

ABN Amro enerji uzmanı Mutaz Altaghlibi, tedarikte yaşanacak olası bir aksamanın Avrupa’da fiyatları daha da yukarı çekebileceğini, Asyalı alıcıların LNG talebinin de fiyat baskısını yüksek tutacağını belirtti.

Banka, sert geçebilecek bir kış mevsiminde Avrupa depolarındaki gaz rezervinin yüzde 10 ila 15 seviyesine kadar eriyebileceğini duyurdu.

Altaghlibi, söz konusu düşüşün bir sonraki dolum sezonu açısından oldukça kritik ve zorlu koşullar yaratacağını vurguladı.

Mevcut piyasa koşulları, fiyatların megavatsaat başına 350 euronun üzerine çıktığı 2021-2022 enerji krizini andırıyor.

Enerji analistlerinin büyük bölümü fiyatların yeniden o zirvelere tırmanmasını beklemiyor; ancak megavatsaat başına 100 euronun aşılarak yüzde 25’lik ek bir artış yaşanmasının muhtemel olduğunu kaydediyor.

AB kış aylarında 14 milyar metreküplük doğalgaz açığı riskiyle karşı karşıya

Okumaya Devam Et

Avrupa

Fransa’da market soğutucuları hacklendi: Milyonlarca euroluk gıda çöpe gitti

Yayınlanma

Fransa’daki büyük süpermarket zincirlerinin soğutma sistemlerini hedef alan siber saldırıda yüzlerce mağazanın dolapları 50 dereceye kadar ısıtıldı. Saatlerce süren ısınma nedeniyle taze ve dondurulmuş ürünler bozulurken, sektördeki zararın milyonlarca euroya ulaştığı hesaplanıyor.

Fransa genelindeki büyük süpermarket zincirleri, soğutma ve dondurucu sistemlerini hedef alan kapsamlı bir siber saldırıya uğradı.

Bilgisayar korsanlarının uzaktan erişim sağlayarak soğutuculardaki sıcaklığı 50 dereceye kadar yükseltmesi sonucu yüzlerce mağazadaki taze ve dondurulmuş gıdalar bozuldu.

BBC ve Fransız haber kanalı BFMTV’nin aktardığı verilere göre perakendecilerin toplam zararı milyonlarca euroyu bulabilir.

Saldırının, Danimarka merkezli mühendislik şirketi Danfoss tarafından üretilen ve soğutma ekipmanlarının uzaktan idaresini sağlayan yazılımdaki bir güvenlik açığından kaynaklandığı bildirildi.

Normal şartlarda gece saatlerinde buz çözme işlemi için kısa süreliğine ısıtılan üniteler, korsanların müdahalesiyle saatlerce yüksek sıcaklıkta tutuldu.

Bazı noktalarda ekipmanın aşırı ısınması nedeniyle yangın çıktığı aktarıldı.

Fransa genelinde yüzlerce süpermarket etkilendi

Perakende zincirlerinden Coopérative U Genel Direktörü Dominique Schelcher, olayı “son derece ciddi ve benzeri görülmemiş” bir saldırı olarak nitelendirdi.

Zincir bünyesindeki 100’ü aşkın mağazanın etkilendiği açıklandı. Intermarché ve Netto markalarını bünyesinde barındıran Les Mousquetaires Grubu, 180 mağazanın hedef alındığını, yeni olayları önlemek amacıyla yaklaşık 100 satış noktasının internet bağlantısının acilen kesildiğini bildirdi.

Reuters ajansının haberine göre Intermarché bünyesindeki bazı soğutucularda sıcaklık altı saat boyunca 50 derecede kaldı.

Carrefour, ülke genelindeki 6 bin mağazasından 80’inde soğutuculara yetkisiz erişim sağlandığını duyurdu.

Monoprix zinciri ise 400’ü aşkın şubesinin yüzde 5’inin saldırıya maruz kaldığını kaydetti.

Leclerc mağazalarının da etkilendiği bildirilirken, Les Mousquetaires Grubu 12 Ekim öğle saatlerinde bazı reyonların devre dışı kalmayı sürdürdüğünü paylaştı.

Soruşturma başlatıldı, gözler eski yazılımlara çevrildi

Fransa Başbakanı Sébastien Lecornu, olayın aydınlatılması için Ulusal Siber Güvenlik Ajansını (ANSSI) görevlendirdi.

Paris savcılığı da soğutma sistemlerine yönelik siber saldırı hakkında adli soruşturma başlattı.

Danfoss şirketi, saldırıların güvenlik güncellemesi yapılamayan eski yazılımlara sahip üniteleri etkilediğini savundu.

Şirket, müşterilerine sistem yazılımlarını güncel tutmaları ya da yeni cihazlara geçmeleri yönünde uzun süredir tavsiyede bulunduğunu açıkladı.

Öte yandan Hollanda merkezli perakende grubu Ahold Delhaize de bünyesindeki Albert Heijn zincirinde bir siber güvenlik sorunu yaşandığını bildirdi.

Şirketin mobil uygulamasından yapılan duyuruda teslimatların durdurulduğu, fiziki mağazaların ise açık kaldığı belirtildi. Hollanda’daki aksaklığın Fransa’daki saldırıyla bağlantılı olup olmadığı henüz netlik kazanmadı.

Danimarka Savunma Bakanlığı İstihbarat Dairesi, geçtiğimiz ay yayımladığı değerlendirmede Rusya’nın Batı ülkelerine yönelik hibrit saldırılarını önümüzdeki aylarda artırmasının muhtemel olduğu uyarısını yapmıştı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English