Avrupa

Avrupa Trump sonrası döneme hazırlanıyor: Ukrayna ile yeni savunma ittifakı gündemde

Yayınlanma

Donald Trump’ın dış politika hamleleri karşısında ABD’nin güvenilirliğini sorgulayan Avrupalı liderler, Ukrayna’nın da dahil olduğu yeni bir askeri ittifak kurmayı tartışıyor. Politico’nun ulaştığı bilgilere göre, “Washington Grubu” olarak adlandırılan kilit aktörler, savunma stratejilerini Washington’dan bağımsız ve koordineli bir şekilde yeniden yapılandırmak için gizli görüşmeler yürütüyor.

Avrupa’nın önde gelen ülkelerinin liderleri, yaklaşık altı aydır Donald Trump’ın hamlelerini dar bir çerçevede değerlendiriyor.

Bu gizli görüşmelere Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy de katılıyor. Görüşmeler sonucunda Avrupa’nın güvenliğini ABD olmadan inşa etmesi gerektiği konusunda ortak bir anlayış oluştu.

Politico’nun aktardığına göre, yeni askeri ittifak bir “gönüllüler koalisyonu” temelinde şekillenebilir.

Üst düzey Avrupalı yetkililer, Trump yönetimindeki Amerika’nın artık ne ticarette ne de güvenlikte güvenilir bir ortak olmadığını belirtti.

Avrupalı bir hükümet temsilcisi, Amerika’nın politikasında kalıcı bir değişim yaşandığını ifade ederek, “Olayların yatışmasını beklemek bir seçenek değil. Yeni gerçekliğe düzenli ve koordineli bir geçiş organize edilmeli” dedi.

Ukrayna ordusu yeni ittifakın merkezinde yer alacak

Planlanan yeni format, ABD’nin NATO’ya ve Avrupa güvenliğine desteğini çektiği bir dönemde askeri ittifakın temelini oluşturabilir.

Bu yapı ABD ile iş birliğini tamamen dışlamasa da Washington’un desteği artık “mutlak bir veri” olarak kabul edilmiyor.

Avrupa’nın en savaşçı ordusuna sahip olan Ukrayna’nın; Fransa, Almanya, Polonya ve İngiltere gibi ülkelerle bir araya gelmesi, hem nükleer hem de nükleer olmayan güçleri barındıran devasa bir askeri kapasite anlamına geliyor.

Trump’ın başkanlığının ilk yarısında Avrupa ülkeleri, transatlantik ilişkilerin son 80 yılına yön veren eski ilkeler üzerinden anlaşmaya çalışmıştı.

Ancak son aylarda birçok ülke, Ukrayna’ya destek vermek isteyen 35 ülkeden oluşan bir grup içinde ABD olmadan hareket etmeye başladı.

Diplomatik kaynaklar, bu koalisyonun içinde yer alan ve geçen ağustos ayında Zelenskiy ile birlikte Washington’a giden liderlerin oluşturduğu “Washington Grubu”nun, kilit aktörler arasında çok sıkı bağlar kurduğunu belirtti.

Liderler arasında özel iletişim ağı kuruldu

“Washington Grubu” içerisinde İngiltere Başbakanı Keir Starmer, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen yer alıyor.

Liderlerin, Trump’ın sıra dışı çıkışlarına karşı ortak bir duruş sergilemek ve acil meseleleri hızla karara bağlamak için kapalı bir sohbet kanalı kullandığı ifade ediliyor.

Zelenskiy’nin de bu iletişim ağının bir parçası olduğu aktarıldı. Ukrayna için NATO yolu şu an kapalı görünse de ABD’nin askeri destek garantilerinin belirsizleştiği bu dönemde, ittifak üyeliğinin önemi de azalıyor.

Ukrayna’nın Avrupa merkezli bir koalisyonun parçası olması durumunda, savunma faaliyetlerini Avrupalı ortaklarıyla koordine edebileceği ve onlardan doğrudan yardım alabileceği belirtiliyor.

Avrupa ordusu ve Güvenlik Konseyi önerisi

Avrupa’da ABD’nin katılımı olmadan savunma kapasitesini güçlendirmeye yönelik çeşitli fikirler şimdiden tartışılmaya başlandı.

Avrupa Savunma Komiseri Andrius Kubilius, 100 bin kişilik güçlü ve kalıcı bir “Avrupa silahlı kuvvetleri” ile İngiltere’nin de dahil olduğu bir Avrupa Güvenlik Konseyi kurulmasını önerdi.

Kubilius, “27 ulusal ordunun toplamı olarak değil, Avrupa olarak savaşabilmemiz için savunmaya yatırım yapmalıyız” diye konuştu.

Fransa cephesinde ise parlamentoya ülkenin NATO’dan ayrılmasına yönelik bir karar tasarısı sunuldu.

Sol partiden milletvekili Clémence Guetté, bu girişimi ABD’nin Avrupa Birliği’ni bir “vasal” (bağımlı devlet) konumuna indiren “üstü kapalı emperyalist politikasına” dönmesiyle gerekçelendirdi.

Trump’ın Grönland konusundaki agresif tutumuna tepki olarak Avrupalı siyasiler, Avrupa’daki ABD askeri varlığına verilen desteğin kesilmesi ve Amerikan üslerinin kontrolünün geri alınması gibi önlemleri de özel görüşmelerde dile getirmeye başladı.

Çok Okunanlar

Exit mobile version