Bizi Takip Edin

Asya

Avustralya hükümetinden denizaltı alımı için yeni bütçe teklifi

Yayınlanma

Avustralya hükümeti salı günü 2023 mali yılı için 42,9 milyar Avustralya doları (29 milyar dolar) savunma bütçesi önerdi. Bu bütçe ile toplam kamu harcamalarının yüzde 5,9’luk olan savunma payı yüzde 6,3’e çıkmış olacak.

Mart ayında Canberra, ABD, İngiltere ve Avustralya arasındaki üçlü güvenlik anlaşması olan AUKUS aracılığıyla nükleer denizaltı satın alacağını duyurmuştur. Toplam yatırımın önümüzdeki 30 yıl içinde 368 milyar Avustralya Doları olması bekleniyor.

En son bütçe, Avustralya’nın nükleer denizaltı kapasitesi edinimindeki ilk adımları desteklemek için önümüzdeki 10 yıl içinde 4,5 milyar Avustralya Doları tahsis etti.

Avustralya hükümeti, 2030’ların başında ABD’den Virginia sınıfı üç denizaltı tedarik etmeyi planlıyor. Hükümet, gerekirse iki ek gemi satın almayı da değerlendirecek. Denizaltıların tasarım veya imalat süreci henüz tamamlanmadığından, ilk tahsis, denizaltı programının toplam maliyetinin büyük bir kısmını içermiyor.

Canberra, Çin’in Asya-Pasifik bölgesinde artan etkisine yanıt olarak, nükleer denizaltılar ve uzun menzilli füzeler de dahil olmak üzere son teknoloji ekipmanlara daha fazla harcama yapmayı planlıyor. Ayrıca kuzey Avustralya’daki bir hava üssündeki pistleri iyileştirerek, savaş uçağı hangarlarını genişletecek ve yurt içinde uzun menzilli füze üretme kapasitesini artıracak. Şu anda, Avustralya füzelerinin menzili yalnızca yaklaşık 40 km’dir. Bu yaklaşık 500 km’ye uzatılacak.

Nisan ayındaki yayınlanan “Stratejik Savunma Raporu”nda hükümet, uzun menzilli füzeler getirerek savunma yeteneklerini güçlendirmeyi planladığını söyledi.

Ancak kamuoyu ekstra savunma harcamaları için gereken paranın nereden geleceği konusunda endişeli. Hükümet, nükleer denizaltılar satın almak için Avustralya’nın gayri safi yurtiçi hasılasının yüzde 0,15’ini harcamayı hedefliyor. Bir düşünce kuruluşu olan Avustralya Enstitüsü tarafından mart ayında yaklaşık 1.000 kişiyle yapılan bir ankette, yanıt verenlerin yaklaşık yüzde 60’ının nükleer denizaltılar için ödeme yapmak üzere vergilerin artırılmasına karşı çıktığı ortaya çıktı.

Savunma Bakanı Richard Marles, parlamentoda “hacim olarak ticaretimizin neredeyse yüzde 99’unun deniz yoluyla geçtiğini” açıklayarak bu endişeleri gidermek için çalıştı. Avustralya hükümeti, AUKUS’un önümüzdeki 30 yıl içinde yaklaşık 20.000 doğrudan istihdam yaratacağını iddia ediyor.

Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü’ne göre Avustralya, silahlarının yaklaşık yüzde 70’ini ABD’den satın alarak dünyanın en büyük dördüncü silah ithalatçısı. Avustralya’nın nükleer santrali yok ve çok az nükleer mühendisi var. Kapasite açığını doldurmak için, özellikle erken dönemde, yurt dışından uzmanlara güvenmek zorunda kalacak. Hükümet, ABD ve İngiltere’deki Avustralyalıları eğiterek bu sorunu çözmeyi planlıyor. 

Asya

Çin, ticari sırlarını ‘yabancı kuruluşlara’ karşı korumak için yeni kurallar hazırladı

Yayınlanma

Kamuoyunun görüşüne açılan düzenleme taslağı, Çin’in ticari sırlarını yabancı kuruluşlara karşı koruyarak ‘ulusal egemenliğini’ ve ‘kalkınma çıkarlarını’ güvence altına almayı hedefliyor.

Çin Ticaret Bakanlığı, pazartesi günü yaptığı açıklamada, ülkenin ticari sırlarını korumaya yönelik özel kurallar hazırladığını ve önerilen düzenlemeleri kamuoyunun görüşüne açtığını duyurdu.

South China Morning Post’un bakanlığın yayımladığı taslak metinden aktardığına göre düzenlemeler, “yabancı bir kuruluşun uluslararası ekonomi, ticaret ve bunlarla bağlantılı faaliyetler sırasında Çin’e ait ticari sırları ihlal eden eylemlerde bulunması” ve bu eylemlerin “Çin’in ulusal egemenliğini, güvenliğini ve kalkınma çıkarlarını tehlikeye atması veya bunlara yönelik gerçek bir tehdit oluşturması” durumlarında uygulanacak.

Taslağa göre Ticaret Bakanlığı, yasaklanmış faaliyetlerde bulunduğu tespit edilen yabancı kuruluşlara bir veya birden fazla yaptırım uygulayabilecek. Bu yaptırımlar arasında söz konusu kuruluşların Çin ile mal, teknoloji ve hizmet ticaretinin kısıtlanması veya yasaklanması ve Çin’de yeni yatırım yapmalarının sınırlandırılması da bulunuyor.

Öngörülen diğer tedbirler arasında, kuruluşların personelinin ve taşıtlarının Çin’e girişinin sınırlandırılması, ülkede bulunan personelin çalışma izinleri ve oturma haklarının iptal edilmesi veya kısıtlanması ve ihlalin ağırlığıyla orantılı para cezaları uygulanması yer alıyor.

Taslak düzenleme, Çin’in elektrikli araçlar, bataryalar ve nadir toprak elementlerinin işlenmesi gibi sektörlerde lider konuma yükseldiği bir dönemde hazırlandı. Bu sektörlerde teknolojik bilgi birikimi ve ticari sırlar, rekabet gücünün temel unsurları arasında yer alıyor.

Economist Intelligence Unit’in kıdemli ekonomistlerinden Xu Tianchen, “Çin’in ABD ve Avrupa Birliği ile rekabeti bağlamında ticari sırların korunması gerçekten daha önemli hale geldi” dedi.

South China Morning Post’a konuşan Xu, “Özellikle Çin’in uluslararası ziyaretçilere yönelik daha açık bir politika benimsemesiyle birlikte şirketler, olası ticari casusluk faaliyetlerine karşı dikkatlerini artırmak isteyeceklerdir” ifadelerini kullandı.

Ticaret Bakanlığının hazırladığı düzenleme, bu ayın başında Bilim ve Teknoloji Bakanlığı ile birlikte yayımladığı ayrı bir taslak planın ardından geldi. Söz konusu planda, yapay zekâdan biyoteknolojiye ve fotovoltaik güneş enerjisine kadar uzanan sektörlerde 14 teknolojiyi kapsayan ihracat yasakları önerilmişti.

Xu, teknoloji ihracat kataloğunda yapılması planlanan değişikliklerin hangi teknolojilerin korunması gerektiğini tanımladığını, yeni düzenlemelerin ise hükümetlerin ve şirketlerin bu tür durumlarda nasıl hareket etmesi gerektiğini belirleyeceğini söyledi.

Yeni kurallar, Ticaret Bakanlığına yabancı kuruluşların faaliyetlerinin Çin’in egemenliği, güvenliği veya kalkınma çıkarları açısından tehdit oluşturup oluşturmadığını soruşturma yetkisi de verecek.

Düzenlemeler, soruşturma altındaki yabancı kuruluşların yetkililerle işbirliği yapmasını ve ilgili bilgileri sağlamasını zorunlu kılarken, söz konusu kuruluşlara kendilerini savunma hakkı da tanıyor. Bununla birlikte, bir kuruluşun işbirliği yapmaması veya “soruşturmayı başka şekillerde engellemesi” durumunda Bakanlık, mevcut bulgulara dayanarak karar verebilecek.

Taslak metne göre şirketler ve bireyler de yabancı kuruluşların ticari sırları ihlal ettiğine ilişkin iddialarını Ticaret Bakanlığına bildirebilecek.

Bakanlığın açıklamasına göre taslak düzenleme şu anda kamuoyunun görüşüne açık bulunuyor. Görüş ve önerilerin 24 Kasım’a kadar iletilmesi gerekiyor.

Geçen hafta ABD Dışişleri Bakanlığı, Amerikan şirketlerine ait ticari sırları çaldıklarından şüphelenilen beş Çinli kuruluşa, Amerikan Fikri Mülkiyetini Koruma Yasası kapsamında kapsamlı yaptırımlar uygulayacağını duyurmuştu.

Yaptırım uygulanan kuruluşlar arasında, eski Google yazılım mühendisi Ding Linwei tarafından kurulan Shanghai Zhisuan Technology, risk sermayesi şirketi MiraclePlus ve bunlarla bağlantılı üç kuruluş yer alıyor.

Çin Ticaret Bakanlığı ise buna karşılık yaptığı açıklamada, söz konusu adıma “kesinlikle karşı çıktığını” belirtti. Bakanlık, yaptırımların “Çinli şirketleri damgaladığını” ve bu şirketlerin hak ve çıkarlarına ciddi zarar verdiğini savundu.

Bakanlık ayrıca Çinli yapay zekâ şirketlerinin hızlı gelişiminin, temel araştırma alanında yıllardır sürdürülen çalışmaların ve inovasyona yapılan kesintisiz yatırımların sonucu olduğunu, ticari sırların çalınmasıyla hiçbir ilgisi bulunmadığını vurguladı.

Okumaya Devam Et

Asya

Pentagon Şefi Hegseth, ASEAN kapsamında ABD müttefikleriyle görüşmek üzere Filipinler’e gidecek

Yayınlanma

Pentagon, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’in bölgedeki müttefiklerle görüşmek üzere bu hafta Filipinler’e gideceğini duyurdu. 

Filipinler’e ziyaret, Washington’ın Hint-Pasifik bölgesindeki güvenlik ilişkilerini güçlendirme çabalarını yoğunlaştırdığı bir dönemde gerçekleşecek.

Eski Fox News sunucusu Hegseth, İran’a karşı yürütülen savaşı yönetme biçimi nedeniyle Demokratların ve bazı Cumhuriyetçilerin eleştirilerinin hedefinde. Ayrıca savaşın ABD’nin dikkatini Hint-Pasifik bölgesinden uzaklaştırabileceğine ilişkin endişeler de dile getiriliyor.

Filipinler, Güneydoğu Asya Uluslar Birliği’nin (ASEAN) yıllık zirvesine gelecek ay başkent Manila’da ev sahipliği yapacak. ASEAN ülkelerinin savunma bakanları ise bu ayın sonunda Cebu kentinde ABD’nin de aralarında bulunduğu bölgesel ortaklarla bir araya gelecek.

ASEAN’ın yıllık rotasyon sistemi kapsamında dönem başkanlığını üstlenen Manila yönetimi, bu görevi daha geniş kapsamlı bölgesel işbirliğini teşvik etmek ve ABD’nin bölgedeki ilişkilerini güçlendirmesine yardım etmek için kullanmayı hedefliyor.

Pentagon, Hegseth’in savunma bakanları toplantısına katılacağını ve “Amerika’nın Pasifik’te güç yoluyla barışa bağlılığını yeniden teyit etmek” amacıyla çeşitli ikili ve çok taraflı görüşmeler gerçekleştireceğini açıkladı.

Pentagon ayrıca toplantıların “caydırıcılığı güçlendirmeyi, temel ittifakları ve ortaklıkları ilerletmeyi ve bölge genelinde yük paylaşımını genişletmeyi” amaçladığını belirtti.

South China Morning Post (SCMP), geçen hafta yayımladığı özel haberinde, ABD’nin müttefiklerinin Filipinler’in başkenti Manila’da düzenlenecek ASEAN zirvesi kapsamında bir araya gelmeyi planladığını bildirmişti.

Hegseth’in ziyareti, Trump’ın Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) zirvesi için Çin’in Shenzhen kentine yapması beklenen ziyaretten önce gerçekleşecek. Trump’ın burada Çinli mevkidaşı Xi Jinping ile bu yıl üçüncü kez görüşmesi bekleniyor.

Ziyaret, Manila ile Pekin arasında Güney Çin Denizi’ndeki egemenlik iddiaları nedeniyle gerilimin sürdüğü bir döneme de denk geliyor. Filipinler Devlet Başkanı Ferdinand Marcos Jr., bu konuda daha agresif ve iddialı bir tutum izliyor.

Anlaşmazlık, ihtilaflı bölgeler yakınlarında Filipin ve Çin gemileri arasında bir dizi karşı karşıya gelmeye yol açtı. Bu gelişmeler üzerine Manila, ABD ve diğer müttefikleriyle ilişkilerini güçlendirmeye yöneldi.

Filipinler’in Washington Büyükelçisi Jose Manuel Romualdez, kısa süre önce SCMP’ye yaptığı açıklamada, ABD, Filipinler, Avustralya ve Japonya’dan oluşan gayriresmî “Squad” grubunun Filipinler’de düzenlenecek ASEAN etkinlikleri kapsamında toplantılar gerçekleştirmesinin muhtemel olduğunu söyledi.

Romualdez, bu toplantılara söz konusu ülkelerin savunma bakanlarının da katılabileceğini belirterek, “Böyle bir fırsat doğarsa bunu mutlaka değerlendireceklerinden eminim” dedi.

Öte yandan Washington, Filipinler’in yer almadığı, Hindistan’ın ise üyesi olduğu dört ülkeli Quad grubunun da ASEAN zirvesi kapsamında bir araya geleceğini doğruladı.

Hegseth, bu hafta Cebu’da ASEAN savunma bakanları ile ABD, Çin, Japonya, Avustralya, Güney Kore, Rusya ve Yeni Zelanda’nın da aralarında bulunduğu sekiz diyalog ortağını bir araya getirecek toplantıya katılacak.

Çin ve Filipinler, son iki toplantıya katılan Çin Savunma Bakanı Dong Jun’un bu toplantıda hazır bulunup bulunmayacağını henüz doğrulamadı.

Okumaya Devam Et

Asya

Singapur, 2027’den itibaren Suudi petrolünü yeraltı mağaralarında depolayacak

Yayınlanma

Singapur, gelecek yılın ikinci yarısından itibaren Suudi Arabistan petrolünü mağaralarda depolayacak.

Bu, krallığın ABD-İran savaşından kaynaklanabilecek aksaklıklarla başa çıkma planının bir parçası.

Şehir devletinin enerji, ticaret ve sanayi bakanı Tan See Leng, bugün (26 Ekim) düzenlenen Singapur Uluslararası Enerji Haftası konferansında yaptığı konuşmada, ham petrolün Singapur’un güneyindeki bir petrokimya ve rafineri kompleksinde bulunan Jurong Kaya Mağaraları’nda depolanacağını söyledi:

“Bu düzenleme, Güneydoğu Asya’daki Suudi ham petrol tedarik zincirinin dayanıklılığını artırmanın yanı sıra, tedarik kesintileri durumunda Singapur’un enerji güvenliğine ve dayanıklılığına da katkıda bulunuyor.”

Devlet petrol şirketi Saudi Aramco’nun CEO’su Amin Nasser, bu ayın başlarında yaptığı açıklamada, Riyad’ın Saudi Aramco’ya depolama alanı sağlamak için yabancı hükümetlerle görüşmelerde olduğunu belirtmişti.

Bu adım, krallığın ham petrol ihracatının ana geçitleri olan Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz’de yaşanan kesintilerin yanı sıra, önemli bir Suudi boru hattına ve diğer enerji altyapısına yönelik saldırıların ardından geldi.

Tesisin sahibi olan Singapur devlet kurumu JTC’nin web sitesine göre, Jurong’daki yeraltı mağaraları, ham petrol ve kondensatlar dahil olmak üzere 1,47 milyon metreküp sıvı hidrokarbon depolayabilir. Bu miktar, yaklaşık 9 milyon varil petrole eşdeğer.

Bakan Tan, Aramco’nun bugün ilerleyen saatlerde Singapur Enerji Piyasası Kurumu ve JTC ile bir mutabakat zaptı imzalayacağını ve birkaç ay içinde müzakereleri sonuçlandırmayı hedeflediklerini belirtti.

Suudi Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Salman, Singapur’daki konferansta gösterilen önceden kaydedilmiş bir videoda, “Arzı önemli Asya pazarına yaklaştırmak, tedarik ağımızın esnekliğini artıracak ve Singapur’un arz güvenliği ile hazırlık durumunu destekleyecek. Bu işbirliğinin daha da büyüme potansiyeli olduğunu görüyoruz,” dedi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English