Ortadoğu
Ben-Gvir, ‘Asrın Celladı’ ilan edildi
İsrail Meclisi, 7 Ekim eylemlerine katıldığı öne sürülen Filistinlilere idam cezası verilmesinin önünü açacak yeni yasa tasarısını gündemine aldı. İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in desteklediği girişim, uluslararası insan hakları kuruluşu Red Ribbons Campaign tarafından “geri döndürülemez cezaları kurumsallaştırma riski taşıyan tehlikeli bir hamle” şeklinde değerlendirildi.
İsrail yönetimi, Hamas’ın 7 Ekim’de düzenlediği Aksa Tufanı operasyonuna katıldığı öne sürülen Filistinlilerin yargılanması için özel bir yasal çerçeve hazırlıyor.
Jerusalem Post’un aktardığına göre hükümet, mevcut hukuki engelleri aşarak söz konusu kişilere idam cezası uygulanabilmesinin önünü açacak yeni yasa tasarısını İsrail Meclisi’nin gündemine taşıdı.
İsrail Meclisi daha önce Filistinli esirlere idam cezası verilmesini öngören düzenlemeyi kabul etmişti. Ancak İsrail hukukunda yasaların geriye dönük işletilememesi nedeniyle mevcut düzenlemenin 7 Ekim olaylarıyla suçlanan kişiler için uygulanamayacağı değerlendirmesi yapılıyordu. Yeni tasarı, bu hukuki engeli aşmak amacıyla hazırlandı.
Tasarı yargılama usullerini değiştirmeyi hedefliyor
İlk oylamadan geçen tasarı, diğer ceza davalarından farklı bir yargılama modeli öngörüyor. Düzenleme, mahkemelere mevcut delil toplama yöntemleri ve yargılama usullerinde kapsamlı değişiklik yapma yetkisi tanıyor.
Tasarı kapsamında, duruşmaların kritik bölümlerinin kayıt altına alınması ve bu görüntülerin oluşturulacak özel bir internet sitesi üzerinden kamuoyuyla paylaşılması da planlanıyor.
Times of Israel’in aktardığına göre, 7 Ekim olaylarına karıştığı iddiasıyla alıkonulan yaklaşık 300 Filistinli halen İsrail’deki çeşitli gözaltı merkezlerinde tutuluyor.
İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in öncülük ettiği ve idam cezasının kapsamını genişleten girişim, uluslararası insan hakları çevrelerinden tepki aldı.
Çatışma bölgelerindeki hukuk dışı infazları ve ayrımcı yargılamaları izleyen uluslararası sivil toplum kuruluşu Red Ribbons Campaign, Ben-Gvir’i 2026 yılı için “Asrın Celladı” ilan etti.
Kuruluşun açıklamasında şu ifadeler yer aldı:
“Filistinlilere yönelik apartheid ve ırkçılığı körükleyen faaliyetlerinin yanı sıra Filistinli mahkumların idam edilmesi ve her yolla katledilmesi yönündeki söylemleri, Ben-Gvir’e 2026 yılında ‘Asrın Celladı’ şeklindeki karanlık unvanı kazandırmıştır.”
Açıklamada ayrıca Ben-Gvir’in infazlara yönelik girişiminin, “halihazırda derin eşitsizliklerle malul bir sistem içinde geri döndürülemez cezaları kurumsallaştırma riski taşıyan tehlikeli bir tırmanış” olarak görüldüğü belirtildi.
Kuruluş, “Açıkça ifade ediyoruz: Bu koşullar altında infazı mümkün kılacak politikaları ısrarla destekleyen bir kişi, en üst düzeyde denetime ve hesap verebilirliğe tabi tutulmalı” ifadelerini kullandı.
Red Ribbons Campaign açıklamasında, düzenlemenin doğurabileceği dört temel kaygıyı da sıraladı.
Kuruluş, idam cezasının kapsamının genişletilmesinin eşit koruma ve adil yargılanma ilkeleri üzerinde ciddi soru işaretleri doğurduğunu belirtti.
Açıklamada ayrıca, adalet arayışının yerini telafisi mümkün olmayan sonuçlara bırakabileceği uyarısı yapıldı.
Kuruluş, düzenlemenin dünyada idam cezasının kaldırılması yönündeki küresel insan hakları eğilimleriyle çeliştiğini kaydetti.
Metinde son olarak, bu tür uygulamaların çatışmaları çözmek yerine bölgesel tansiyonu artırabileceği değerlendirmesine yer verildi.
Red Ribbons Campaign, uluslararası topluma idam cezasının kapsamının genişletilmesine karşı çıkılması ve ağır insan hakları ihlali riski taşıyan politikaların sorumlularından hesap sorulması çağrısında bulundu.
İsrail Yüksek Mahkemesi yasaya ilişkin tedbir kararı vermişti
İsrail Meclisi, mart ayında “İsrail’in varlığını inkâr etme amacıyla bir İsrailliyi öldürmek” suçuna idam cezası getiren yasa tasarısını kabul etmişti.
Ancak insan hakları örgütü Adalah’ın başvurusu üzerine İsrail Yüksek Mahkemesi, düzenleme hakkında 24 Mayıs’a kadar ihtiyati tedbir kararı verdi.