Diplomasi
Boris Johnson’dan Trump’ın kritik mineral anlaşmasına destek
ABD Başkanı Donald Trump’ın Ukrayna ile yapmak istediği tartışmalı nadir mineraller anlaşması pazartesi günü eski Birleşik Krallık Başbakanı Boris Johnson’dan destek gördü.
Ukrayna savaşının başladığı sırasında görevde olan ve o zamandan beri Kiev’in sadık bir destekçisi haline gelen Johnson, tekliflerin son taslağını gördüğünü söyledi ve ilk taslağa kıyasla Ukrayna için daha elverişli olduğunda ısrar etti.
Trump yönetimi bu erişimi, Ukrayna’nın Rusya’ya karşı verdiği mücadelede daha önce sağladığı yardımın karşılığı olarak talep etmiş ve karşılığında Kiev’e net güvenlik garantileri ya da gelecekteki yardım beklentileri sunmayı açıkça reddetmişti.
Fakat Johnson’a göre bu anlaşmayı imzalamak ilerlemenin tek yolu. Johnson’ın yorumları Ukrayna’nın ABD ile bir anlaşmaya yaklaştığına dair işaretlerin geldiği bir ortamda geldi.
Viktor Pinchuk Vakfı tarafından her yıl düzenlenen Yalta Avrupa Stratejisi konferansında konuşan Johnson, “Bu belgeye bakıyorum ve Ukrayna için olumlu şeyler görüyorum. Bence içinde umut ve ilerleme tohumları barındırıyor,” iddiasında bulundu.
Johnson, önerilen anlaşma ile İkinci Dünya Savaşı döneminde ABD’nin müttefiklerine uzun vadeli krediler de dahil olmak üzere ikmal sağlamayı amaçlayan Lend-Lease (Ödünç Verme-Kiralama) programı arasında paralellikler kurdu.
Eski İngiliz başbakan, “Evet, bir açıdan bakıldığında fahiş bir fiyat ama 1941’de Lend-Lease de öyleydi, değil mi? Amerikalılar bize kesinlikle kazık attılar. Bizi kazıkladılar,” diye konuştu.
“Bu anlaşmanın ülkeniz için açgözlü olabileceğini düşünmenin ne kadar rahatsız edici olduğunu anlıyorum,” diyen Johnson, yine de bu aşamadan geçmek ve bu anlaşmanın gerçekte ne olduğunu anlamak gerektiğini savundu.
Johnson, “Bu, Donald Trump’ın kendi sağ kanadına, Cumhuriyetçi Ukrayna şüphecilerine, güvence altına aldığını söyleyebileceği bir şey ve bence bu ilerleme ihtimalini de beraberinde getiriyor,” diye konuştu.
Johnson, teklifin mevcut taslağının ABD’yi “özgür, egemen ve güvenli” bir Ukrayna’ya bağladığını ileri sürdü.
POLITICO’ya kısa bir yorumda bulunan Johnson, Zelenskiy’in pazar günü erken saatlerde iddia ettiği, ABD’ye 500 milyar dolarlık tazminat talebinin de artık anlaşmanın son taslağında yer almadığı iddiasını destekledi. Johnson konferans kürsüsünden yaptığı açıklamada “Ukraynalıların oldukça iyi müzakere ettiklerini” söyledi.
Bu açıklama, üst düzey bir Ukraynalı yetkilinin Pazartesi günü yaptığı açıklamada anlaşmanın ana hatlarının artık ortaya çıkmaya başladığını söylemesinin ardından geldi.
Ukrayna Başbakan Yardımcısı ve Adalet Bakanı Olga Stefanişina, X’te yaptığı bir paylaşımda, “Ukrayna ve ABD ekipleri mineral anlaşmasına ilişkin müzakerelerin son aşamasındalar. Müzakereler çok yapıcı geçti ve neredeyse tüm önemli ayrıntılar tamamlandı. İmza aşamasına geçebilmek için bu süreci hızla tamamlamaya kararlıyız,” dedi.
Öte yandan Londra’da ise İngiliz hükümeti, artık seçilmiş bir siyasetçi olmayan Johnson’ın anlaşma hakkında böyle yorumlar yapma kapasitesine ilişkin sorularla karşı karşıya kaldı.
Mevcut İşçi Partili Başbakan Keir Starmer’ın resmi sözcüsü gazetecilere sadece “Johnson’ın temaslarına ilişkin herhangi bir ayrıntıya” sahip olmadıklarını söyledi ve Birleşik Krallık’ın Ukrayna’yı desteklemek için yapabileceği her şeye odaklandığını vurguladı.
Johnson görevden ayrıldığından bu yana Trump’a ve diğer ABD’li Cumhuriyetçilere, ABD’nin Ukrayna’ya desteğini sürdürmesi için lobi faaliyetlerinde bulundu.
Son zamanlarda Johnson, Trump’ın savaşı sona erdirme çabasına karşılık olarak Avrupa başkentleri arasındaki “başsız tavuk olma haline” saldırdı ve ABD Başkanının çatışmayla ilgili açıklamalarını, “Avrupa’yı harekete geçirmek için şok etmek” üzere tasarlanmış olarak nitelendirdi.