Diplomasi
Britanya, Doğu Kudüs’teki konsolosluğunu “misyon” olarak değiştirdi
Dışişleri Bakanı Ed Miliband, Doğu Kudüs’teki konsolosluğun bundan sonra “Birleşik Krallık misyonu” olarak anılacağını açıkladı.
İsrail, Batı Şeria’daki İsrail yerleşim yerlerine yaptırım uygulama planları nedeniyle konsolosluğun perşembe gününe kadar kapatılmasını emretmişti.
İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa’ar bugün (8 Ekim) yaptığı açıklamada, İsrail’in Birleşik Krallık’a yedi diplomatla sınırlı bir kapsamda binada faaliyetlerine devam etme izni verdiğini belirtti.
Sa’ar, İngiliz başkonsolos da dahil olmak üzere 20 diplomatın görev sürelerinin sona erdiğini ve İsrail’den ayrılacaklarını söyledi.
Perşembe günü erken saatlerde, Reuters haber ajansından gazeteciler, işçilerin binadan “İngiliz Başkonsolosluğu” yazan bir tabelayı ve konsolosluk bölümüyle ilgili başka bir tabelayı kaldırdığını gördü.
Binanın üzerinde Birleşik Krallık bayrağı hâlâ dalgalanıyordu.
Miliband, ülkesinin İsrail’in konsolosluğu kapatma konusunda yasal hakkı olduğunu kabul etmediğini söyledi.
Konsolosluk, İsrail’in 1967 savaşında ele geçirdiği ve o zamandan beri işgal altında tuttuğu Kudüs’ün bir bölümünde bulunuyor.
Miliband yaptığı açıklamada, İsrail ile yapılan görüşmelerin ardından, “Başkonsolosluk binamız kapanmayacak ve bugünden itibaren ‘Birleşik Krallık Kudüs Temsilciliği’ olarak anılacaktır,” dedi.
Miliband, temsilciliğin “hayati hizmetleri sunmaya ve Filistin halkıyla olan çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğini” belirtti.
Perşembe günü, İsrail’in konsolosluğun kapatılmasını emretmesinin üzerinden 30 gün geçti.
Bu adım, Birleşik Krallık’ın İsrail yerleşim yerlerine uyguladığı yaptırımlara, özellikle de bu yerleşim yerlerinde üretilen malların ithalatının yasaklanmasına yanıt olarak atıldı.
Sa’ar, X’te paylaştığı bir gönderide, “Net bir ilke belirledik: İsrail uygun misilleme önlemleri almadan İsrail aleyhine hiçbir eylemde bulunulamaz,” diye yazdı.
Bakan söz konusu önlemlerin, 8 Eylül’deki açıklamasının ardından “bu ruhla” uygulandığını belirtti.
Birleşmiş Milletler ve çoğu ülke, uluslararası hukuk kapsamında yerleşim yerlerini yasadışı kabul ediyor. İsrail ise bu görüşe itiraz ediyor.
Miliband, son haftalarda bir dizi personeli ve ailelerini geri çekmiş olan Birleşik Krallık’ın artık varlığını güçlendirmeye çalışacağını söyledi.
Birleşik Krallık’ın birkaç İsrailli diplomatı sınır dışı edebileceğine dair spekülasyonların ardından Miliband, iki taraf görüşmelerini sürdürdüğü sürece Birleşik Krallık’ın İsrail’e karşı herhangi bir misilleme önlemi almayacağını belirtti.
İsrail, konsolosluğun kapanacağı konusunda ısrarcı davranırken, Birleşik Krallık ise konsolosluğu açık tutmaya çalıştı.
Londra bu çabaların bir parçası olarak geçen hafta ülkenin en üst düzey ulusal güvenlik danışmanı Jonathan Powell’u görüşmeler için İsrail’e gönderdi.
New York Times’a konuşan üç yetkili, Powell’ın özel bir toplantıda üst düzey İsrailli yetkililere, İngiliz diplomatik temsilcesinin kapatılmasını önlemenin bir yolunu bulmaları için çağrıda bulunduğunu belirtti.
Üç yetkiliden ikisinin aktardığına göre, Powell ayrıca konsolosluğun kapatılması halinde ülkesinin, Londra’daki İsrail Büyükelçiliğinden bir dizi diplomatı sınır dışı ederek misilleme yapabileceği uyarısında bulundu.
Geçen hafta Ramallah’ta düzenlenen ayrı bir toplantıda Powell, Filistin Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas’a, İsrail’in konsolosluğu kapatma kararını uygulamaya koyması halinde İngiltere’nin bir şekilde misilleme yapacağını söylediğini, diğer iki yetkili aktardı.
Kaynaklar, İsraillilerin Powell’ın önerilerine olumlu yanıt vermediklerini ve kendisinin bir anlaşma sağlayamadan İsrail’den ayrıldığını belirtti.
Ürdün hükümetine göre, Powell daha sonra Kral II. Abdullah ile bir görüşme yapmak üzere Ürdün’e gitti.
Son iki yıl içinde, Norveç ve Avustralya’dan diplomatlar, İsrail politikalarını eleştirip Filistin devletine destek verdikten sonra Filistinlilere yönelik misyonlarını Ürdün’e taşımak zorunda kalmışlardı.
İsrail hükümetinin düşünce yapısını yakından bilen ve hassas bir konuyu tartışmak üzere isminin açıklanmamasını isteyen bir kaynak, POLITICO’ya bu temsilciliğin vize veremeyen, pasaportları yenileyemeyen ve Filistin Yönetimi ile irtibat kuramayan “temelde boş bir kabuk” olduğunu söyledi.
İngiltere, konsolosluklarda genellikle vize veya pasaport düzenlemez.
Kaynak, “Oradaki yedi diplomatın görevi, temelde binanın bakımını yapmak ve Union Jack bayrağını yerinde tutmak,” dedi.
Buna rağmen bir İngiliz yetkili, anlaşmayı “iyi bir sonuç” olarak nitelendirdi. Üç hafta süren zorlu müzakerelerin ardından, korkulan karşılıklı sınır dışı etme sarmalından kaçınılmış oldu.
Kapatma kararı, İsrail hükümetiyle diplomatik ilişkileri yürüten Tel Aviv’deki Birleşik Krallık büyükelçiliğini etkilemiyor.
İşgal altındaki Doğu Kudüs’ün Şeyh Cerrah mahallesindeki konsolosluk, Birleşik Krallık’ın Kudüs, işgal altındaki Batı Şeria ve Gazze’deki Filistinlilerle olan ilişkilerini yürütüyor.
Temsilcilik ayrıca Filistinlilere konsolosluk hizmetleri de sunuyor.
Mevcut gerginliklere rağmen, Birleşik Krallık ve İsrail, ekonomi, güvenlik ve istihbarat alanlarında yakın ortaklar.