Avrupa

BSW lideri De Masi medyaya tepki gösterdi

Yayınlanma

Saksonya-Anhalt eyalet seçimlerinde AfD’nin ezici zaferinin ardından BSW’nin bu partiye “yardım ettiği” iddialarına BSW Eşbaşkanı Fabio De Masi tepki gösterdi.

Eyalet düzeyinde CDU içerisinde kaynayan kazana ve Hristiyan Demokratlardan AfD’ye geçişlerin yaşanması ihtimaline rağmen medyanın devamlı BSW’ye odaklanmasına karşı çıkan De Masi, bu izlenimin “CDU’yu korumak için” yaratıldığından emin olduğunu savundu.

Parti temsilcileri, eyalet parlamentosundaki beş BSW üyesinin başbakan adayı olarak ne AfD’den ne de CDU’dan bir adaya oy vereceklerini çeşitli vesilelerle teyit ettiler. 

Fakat birçok medya kuruluşu, BSW’nin, en azından üçüncü tur oylamada çekimser kalarak, AfD adayının göreve gelmesine yardımcı olmaya hazır olabileceği izlenimini veriyor.

X’ten açıklama yapan BSW lideri, “tamamen matematiksel bir bakış açısıyla”, BSW’nin çekimser kalacağı yönündeki iddiaların “saçmalık” olduğunu savundu.

Olası bir üçüncü turda AfD’nin 39, BSW dışı diğer partilerin de 39 vekile sahip olacağını hatırlatan De Masi, bu oylamada AfD’nin kazanmasının BSW’nin çekimser kalmasıyla değil, ancak CDU’dan AfD’ye geçişlerle mümkün olacağına işaret etti.

Alman hükümet gazeteciliğinin “en ucuz propaganda seviyesine ulaşmış durumda” olduğunu ve “editör odalarında maaşlara zam yapılmış gibi göründüğünü” savunan De Masi, medyanın “CDU’ya yaltaklanarak onların firarilerinden dikkati dağıtmaya” çalıştığını söyledi.

Koçbaşı olarak AfD

De Masi’ye göre medya, “firari” CDU milletvekilleri AfD adayı Ulrich Siegmund için oy verirse, BSW’nin “kendini geri çektiği” için suçlu etmek istiyor.

CDU’nun planının “basit” olduğunu söyleyen De Masi, “Gizli bir oylamada CDU’dan AfD’ye firar edenleri BSW’ye kakalamak istiyorlar,” dedi.

Bu hafta başında birbiriyle çelişen çeşitli açıklamalarda bulunan CDU, pazar günü “hükümet kurma yetkisi” almadığı görüşünü benimsedi.

junge Welt’e (jW) göre seçimlerden önce, anket sonuçlarının doğrulanması halinde “hükümet kurma yetkisi”nin AfD’ye geçeceğini belirtmiş olan Federal Meclis üyesi Sepp Müller, pazartesi akşamı görevdeki Eyalet Başbakanı Sven Schulze’nin yerine CDU eyalet başkanı olarak aday olmayı planladığını açıkladı.

Schulze ise “şu anda” bu göreve yeniden aday olmanın “planında” olmadığını söyledi.

Kasım veya Aralık ayında yeni eyalet yürütme kurulunu seçmek üzere özel bir parti kongresi düzenlenecek.

Yeni Eyalet Başbakanı seçilene kadar geçici olarak görevde kalmayı planlayan Schulze, “Hükümet kurma yetkisi almadık” diye vurguladı.

Komşu Thüringen eyaletine benzer şekilde, Saksonya-Anhalt eyalet anayasasında ilk tur oylamanın gerçekleştirilmesi için belirli bir son tarih belirtilmemiştir.

Müller’in adaylığını hızlı bir şekilde açıklaması, AfD ile olası bir işbirliği açısından önem kazanabilecek bir sağa kayma işareti.

Şu an için Schulze’nin yaklaşımıyla Müller’inki arasındaki en çarpıcı fark, Müller’in sadece AfD ile işbirliğini değil, aynı zamanda Sol Parti ile de herhangi bir işbirliğini kesin bir dille reddetmesi.

Seçimden önce bile Müller, CDU liderliğindeki bir hükümetin ancak Sol Parti’nin desteğiyle (ki parti bunu defalarca ve şiddetle teklif etmişti) kurulabilmesi durumunda hükümet kurmayı tercih etmeyeceğini açıkça belirtmişti.

Bu mesele, Sol Parti’nin oylarıyla bile çoğunluğun sağlanamayacağı anlaşıldığı için pazar günü çözüme kavuştu.

Görünüşe göre Müller, şu anda ilke olarak, AfD’ye karşı Sol Parti ile herhangi bir gayri resmi parlamento ittifakını reddetmeye odaklanmış durumda.

Müller’in adaylığı, CDU lideri Friedrich Merz’in parti içindeki otorite kaybına da ışık tutuyor. 

Müller, Merz’in Berlin’de gazetecilerin önünde kendisini alenen eleştirmesinin ardından, gösterişli bir şekilde adaylığını açıkladı.

Şansölye, Federal Meclis grup başkan yardımcısının, kendi baş adaylarını “sırtından bıçakladığını” söyledi.

Eleştirilerle ilgili sorulduğunda Müller, eyalet şubesi içindeki güç dengesine işaret etti ve “Federal başkanımızın açıklamasına katılmıyorum ve her şeyden önce, eyalet partimizin büyük çoğunluğu da bu görüşe katılmıyor,” dedi.

Salı günü Müller, RTL/N-TV’de meydan okurcasına, “aylarca ve yıllardır her zaman savunduğu” şeyin “Hıristiyan demokrasisinin temel ilkesi” olduğunu açıkladı.

Salı günü Müller, CDU milletvekili grubundan ayrılanların olmayacağına dair güvenini dile getirdi. Fakat RTL/N-TV’de bunun sorumlusu olarak Schulze’yi gösterdi.

Müller, Schulze’nin “sorduğunuz sorunun cevabının ‘hayır’ olduğu konusunda itibarını ortaya koyabileceğine” “kesinlikle inandığını” belirtti.

Ayrıca Müller, “partiden ayrılanlar” terimiyle açıkça sadece AfD’ye geçen milletvekillerini kastetmişti. Bunun, “gizli oylamada birine oy vermekten tamamen farklı bir sorun” olduğunu söyledi.

Çok Okunanlar

Exit mobile version