Rusya
Bulgaristan, yaptırıma tabi Lukoil’in rafinerisine çöktü
Bulgaristan parlamentosu, ABD yaptırımlarına tabi tutulan Rus enerji şirketi Lukoil’in Balkanlardaki en büyük rafinerisi olan Neftohim’in kontrolünü devralma kararı aldı. Sırbistan da Gazprom’un ülkedeki varlığını sonlandırmak için harekete geçti.
Bulgaristan parlamento komisyonunun, Rus enerji devi Lukoil’in 26 yıldır sahibi olduğu Balkanların en büyük rafinerisi Neftohim ile ilgili kararı alması yalnızca 26 saniye sürdü.
Milletvekilleri, hükümetin şirketin kontrolünü ele alması, hissedarın haklarını elinden alması ve yeni bir sahibe satışı için müzakere edecek bir kayyum ataması yönündeki kararını kabul etti.
Balkanlardaki enerji hakimiyeti sona mı eriyor?
Bloomberg haber kuruluşunun aktardığına göre, Donald Trump döneminde Lukoil ve Rosneft’e uygulanan yaptırımlar, Rusya’nın Balkanlardaki iktisadi gücüne on yıllardır en ağır darbeyi vurdu.
Sofya merkezli Demokrasi Araştırmaları Merkezi başekonomisti Ruslan Stefanov, yaptığı açıklamada, “Rusya’nın nüfuzunun temeli, petrol ve doğalgaz yoluyla kurduğu enerji hakimiyetine dayanıyor. Sovyetler Birliği döneminden kalma bu mirastan kurtulmak uzun yıllar mümkün olmadı. Şimdi ise bu etki büyük ölçüde ortadan kalktı. Son demlerini yaşıyor ve bu yüzden bu kadar çok endişeye neden oluyor” diye konuştu.
Avrupa ülkeleri, yaptırım altındaki Lukoil’in varlıklarını kapışmaya başladı
Sırbistan da Gazprom’u devreden çıkarmayı planlıyor
Bulgaristan’ın yanı sıra, uzun süre Rusya taraftarı bir tutum sergileyen ve son yıllarda Batı ile yakınlaşarak en azından dengeyi korumaya çalışan Sırbistan’da da Rusya’nın enerji nüfuzu azalıyor.
Sırbistan hükümeti, petrol ve doğalgaz şirketi Naftna Industrija Srbije’deki (NIS) Rus hissedarlar Gazprom Neft (yüzde 44,85) ve Gazprom Kapital yönetimindeki St. Petersburg merkezli Intelligence şirketinin (yüzde 11,3) paylarını satın alma konusunu değerlendiriyor.
Ülkenin tek rafinerisini yöneten NIS, Sırbistan’ın benzin ve dizel ihtiyacının yaklaşık yüzde 80’ini, uçak yakıtı ve akaryakıt ihtiyacının ise yüzde 90’ından fazlasını karşılıyor.
Şirket, geçen ay ABD yaptırımlarından muafiyet almayı başaramamıştı.
Belgrad yönetimi, NIS’in devletleştirilmesinden kaçınmak istiyor. Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandr Vucic, en kötü senaryoda hükümetin satın alma için kaynak bulacağını belirtti ancak Gazprom’dan bir alıcı bulmasını istedi.
Gazprom ise karşılığında ABD’den, alıcı arayışı süresince NIS’in faaliyet lisansını uzatmasını talep etti.
Bazı tedarikçiler halihazırda NIS ile çalışmayı durdurdu. Bloomberg‘e göre, aylardır kitlesel protestolarla karşı karşıya olan Vucic’in, Sırbistan ekonomisi için olumsuz sonuçlar doğurabilecek yaptırımlardan kaçınmak amacıyla Washington’ı Gazprom’dan kurtulma niyetine ikna etmesi gerekiyor.
ABD yaptırımları süreci hızlandırdı
Bulgaristan yönetimi ise bu konuda Washington’ı ikna etmeyi başardı. ABD Hazine Bakanlığı, 7 Kasım’da petrol tüccarı Gunvor’u “Kremlin’in maşası” olarak nitelendirerek Lukoil’in uluslararası varlıklarının bu şirkete satışını onaylamayı reddetmişti.
Bulgaristan, bu karardan yalnızca birkaç saat sonra Neftohim’in kontrolünü ele alacak yasayı geçirdi.
Bu tarihten 10 gün sonra şirketin yönetimi, eski vergi dairesi başkanı Rumen Spetsov’a devredildi. Bunun üzerine ABD, Neftohim’e Nisan 2026’ya kadar faaliyet göstermesi için lisans verdi.
🔥 Yaptırım altındaki Lukoil batacak mı çıkacak mı?
🔎 Harici tüm dosyayı masaya yatırdı…
🚨 Lukoil, ABD yaptırımlarının ardından yurt dışındaki tüm varlıklarını satacağını açıkladı
🔗https://t.co/t6Yqhz4ZPG⛔️ Fakat İsviçreli Gunvor’la yapılan anlaşma, Washington’ın vetosuna… pic.twitter.com/dqHEG7dnp3
— harici (@haricitr) November 15, 2025
Lukoil, çarşamba günü yaptığı açıklamada, rafineri ve 220 benzin istasyonundan oluşan ağı da dahil olmak üzere Bulgaristan’daki varlıklarını satmak için gerekli tüm adımları attığını duyurdu.
Veri analiz şirketi Verisk Maplecroft’un Avrupa kıdemli uzmanı Mario Bikarski, Rus petrol devlerinin Bulgaristan ve Sırbistan’dan tamamen çıkarılmasının ardından Putin’in Balkanlardaki nüfuzunun etkisiz hale getirileceğini düşünüyor.
Bikarski, “Bölge ülkelerinin siyasi ve iş dünyası elitleriyle lobi faaliyetleri ve diğer etkileşim biçimleri için imkanlar azalacak” değerlendirmesini yaptı.