Avrupa
Burnham: Kuzey Denizi’ndeki doğal kaynakları göz ardı edemem
Andy Burnham, İngiltere’nin Kuzey Denizi’ndeki petrol ve doğalgaz kaynaklarını “göz ardı edemeyeceğini” söyledi.
İngiltere’nin yeni başbakanı, ABD başkanıyla yaptığı ilk görüşmede enerji sektörüne yönelik “pragmatik bir yaklaşım”dan bahsettiğini söyledi.
Burnham, görüşmeyle ilgili olarak şunları söyledi:
“Telefon görüşmesinde, geçen pazartesi günü Kuzey Denizi konusunda pragmatik bir yaklaşım benimsemeyi planladığımı belirttim ve bundan sonra da niyetim bu. Orada bir kaynak var; insanlar zor durumda iken bunu görmezden gelemeyiz. Bu nedenle bunu başkana belirttim.”
İşçi Partisi, 2024 seçim manifestosunda yeni petrol ve doğalgaz sondaj ruhsatları vermeyeceğini fakat mevcut ruhsatları geçerli sayacağını belirtmişti.
Ne var ki Birleşik Krallık hükümeti, artan enerji maliyetleri nedeniyle bu politikadan vazgeçmesi için Muhafazakârlar ve Reform UK gibi siyasi muhaliflerin baskısı altında bulunuyor.
Trump, Keir Starmer ile Kuzey Denizi’nin geleceğini defalarca gündeme getirerek eski başbakanı kararından vazgeçmeye çağırmıştı.
Çarşamba günü Oval Ofis’te soruları yanıtlayan Trump, Burnham’ın ilk telefon görüşmelerinde kendisine “Kuzey Denizi’ni açacağını” söylediğini ileri sürdü:
“Kuzey Denizi’ni kullanırsanız, Birleşik Krallık gerçekten zengin bir ülke olacak. Bu konuyu ona anlatamıyorum. Yeni başbakanla konuştuğumda, Kuzey Denizi’ni açacağını söyledi.”
Burnham daha önce, Kuzey Denizi’nde daha fazla sondaj yapılması olasılığı konusunda “açık fikirli” olduğunu belirtmişti fakat henüz yaklaşımında herhangi bir değişiklik açıklamadı.
Halihazırda lisansları bulunan iki büyük petrol ve gaz sahası olan Rosebank ve Jackdaw, sondaj için çevre izni ve saha geliştirme planlarının onaylanmasını bekliyor.
Burnham hükümeti bu konuda yeşil ışık yakarsa, bu tartışmalı bir adım olur ama hükümetin seçim bildirgesindeki taahhütlerini doğrudan ihlal etmez.
Petrol ve gaz endüstrisi ayrıca Hazine Bakanlığı’nı vergi yükünü hafifletmesi için baskı yapıyor.
“Beklenmedik Kazanç Vergisi” olarak adlandırılan Enerji Kâr Vergisi, Starmer hükümeti tarafından hem süresi uzatıldı hem de artırıldı. Bu sayede 2030 yılına kadar petrol ve gaz üreticilerine fiilen yüzde 78’lik bir vergi oranı uygulanacak.