Amerika

Büyük Amerikan bankaları piyasa değerlerine 600 milyar dolar ekledi

Yayınlanma

En büyük altı Amerikanı bankası, Trump yönetiminin sektörü deregüle etme çabaları ve yatırım bankacılığındaki canlanma sayesinde 2025 yılında 600 milyar dolarlık piyasa değeri artışına imza attı.

S&P Global’in verilerine göre, varlık bakımından ABD’nin en büyük altı bankası olan JPMorgan Chase, Bank of America, Citigroup, Wells Fargo, Goldman Sachs ve Morgan Stanley’in toplam piyasa değeri, geçen yılın sonunda 1,77 trilyon dolardan salı günü kapanışta 2,37 trilyon dolara yükseldi.

En değerli altı Avrupa bankasının toplam piyasa değeri ise sadece 1 trilyon dolar, bu da finansal krizden bu yana ABD bankaları ile Avrupalı rakipleri arasında açılan uçurumu ortaya koyuyor. 

ABD bankaları, üst üste ikinci yıl S&P 500 endeksini geride bırakma yolunda ilerliyor. 2008 finansal krizinin ardından, ABD’nin en büyük bankaları, yatırımcıları sektöre karşı ilgisiz kılan düzenlemelerle boğuşmak zorunda kaldı.

Fakat Trump yönetimi birçok düzenlemeyi geri almaya başladığı için bu bankalar şimdi bundan faydalanıyor. RBC bankacılık analisti Gerard Cassidy, “Bu düzenleme değişikliğinin hisse senedi fiyatları için ne kadar önemli olduğunu küçümsemeyin. Finansal kriz nedeniyle sektörün karlılığı ciddi şekilde azaldı, çünkü bankalar haklı olarak çok daha fazla sermaye getirmek zorunda kaldı,” dedi.

Bu yılın başından beri, ABD düzenleyicileri ülkenin en büyük bankalarında daha yüksek kaldıraç oranlarına izin vermeyi önerdi, sermaye gereksinimlerini belirlemek için kullanılan yıllık bankacılık stres testlerini revize etti ve daha riskli krediler için kredi verme kılavuzunu iptal etti.

Bankalar ayrıca, “Basel III Endgame” olarak adlandırılan küresel sermaye kurallarının nihai uygulamasının, 2023 yılında Joe Biden yönetimi tarafından sunulan ilk tekliften çok daha az külfetli olacağını öngörüyor.

Cassidy, “Hepsi fazla sermayeye sahip çünkü diğer teklife göre zaten bu sermayeyi biriktirmişler,” dedi.

Sermaye, potansiyel kayıpları absorbe etmek için mevcut fakat aynı zamanda iş faaliyetlerini finanse etmek ve hisse geri alımları ve temettüler gibi hissedar ödemeleri için de kullanılabilir.  

Demokrat Senatör Elizabeth Warren gibi daha hafif düzenlemelere karşı çıkan bazı kişiler, finansal deregülasyonun ölçeği konusunda endişelerini dile getirdiler. Fakat yatırımcılar şu ana kadar bankaların risk alma eğilimindeki artış konusunda pek endişeli görünmüyorlar.

HSBC’nin ABD finansal hisse senedi araştırma başkanı Saul Martinez, “Bu, ileride ortaya çıkabilecek bir risk. Fakat bankaların bilançolarının ne kadar az büyüdüğü göz önüne alındığında, daha fazla risk alma imkanı olduğu hissi var,” dedi.

Citi’nin hisseleri, altı büyük ABD bankası arasında en iyi performansı gösterenler oldu ve bankayı basitleştirmek ve maliyetleri düşürmek için yıllardır süren çabaların meyvesini vermesi ile 2025 yılında yaklaşık %70 değer kazandı. Bu ay, banka 2018’den bu yana ilk kez parçalarının toplam değerinin üzerinde işlem gördü.

Goldman’ın hisseleri de 2025 yılında neredeyse yüzde 60 oranında artış göstererek, bankacıların 2026 yılında daha da hızlanmasını beklediği ana faaliyet alanı olan yatırım bankacılığındaki toparlanma ve ticaret alanındaki uzun süreli patlama sayesinde rekor seviyelere ulaştı.

Sektör izleme kuruluşu Crisil Coalition Greenwich, bankaların hem hisse senedi hem de sabit getirili menkul kıymet alım satımından elde ettiği sektör genelindeki gelirlerin de bu yıl önceki zirveleri aşacağını ve hisse senedi alım satımından 92 milyar dolar, sabit getirili menkul kıymet alım satımından ise 163 milyar dolar gelir elde edileceğini tahmin ediyor.

Martinez, “Şu anda bu durum neredeyse gerçek olamayacak kadar iyi görünüyor. Temel koşullar iyi. Bence asıl soru, bunun ne kadarının fiyatlara yansıtıldığı,” dedi.

Amerikan bankaları geçen ekim ayında da büyük kârlar açıklamıştı.

Çok Okunanlar

Exit mobile version