Bizi Takip Edin

Amerika

Caracas’ta patlama! Maduro ABD’ye karşı seferberlik ilan etti

Yayınlanma

Veneuzela’da, ABD hükümetine karşı toplu seferberlik ilan edildi. Başkan Maduro açıklamasıyla duyurulan seferberlik ilanı Caracas’taki patlamaların ardından geldi.

Devlet Başkanı Nicolás Maduro Bolivarcı Venezuela Cumhuriyeti Anayasası’nın hükümlerine bağlı kalarak, uygun zaman ve koşullarda tüm ulusal savunma planlarının uygulanmasını emretti. Maduro, “halkın haklarını, cumhuriyet kurumlarının tam işleyişini korumak ve derhâl silahlı mücadeleye geçmek amacıyla tüm ülkeyi bu emperyalist saldırıyı yenilgiye uğratmak için harekete geçmeye” çağırdı.

Açıklama, Venezuela’nın başkenti Caracas’ta patlama sesleri duyulmasının ardından geldi. Patlama seslerine alçaktan uçan uçak sesleri eşlik etti. Patlamaların, Washington’ın Maduro yönetimine karşı dört aydır süren baskısının ardından askeri hedeflerin ve havaalanlarının yakınında duyulduğu kaydedildi.

Görgü tanıklarına göre, başkentte yerel saatle 02.00 sıralarında en az 7 patlama sesi geldi.

Patlamaların ardından birçok mahallede halkın evlerinden çıkarak sokaklara yöneldiği, bazı bölgelerde patlama seslerinin uzaktan da net duyulduğu aktarıldı.

Reuters’ın haberine göre, başkentinin güneyinde, Fuerte Tiuna askeri üssünün yakınında elektrik kesintisi yaşandı.

Venezuela haber kaynaklarına göre, Caracas’ın kuzeyindeki La Guaira eyaletinde ve ülkenin kıyı şeridinde, ayrıca Miranda eyaletinin kıyı şeridindeki Higuerote şehrinde de patlamalar duyuldu.

El Pais gazetesine göre, La Carlota hava üssüne ve Hugo Chávez’in naaşının bulunduğu Cuartel de la Montaña gibi Caracas’taki diğer askeri tesislere, Maracay ve La Guaira’ya ve orta kıyı şeridindeki Higuerote havaalanına da saldırılar yapıldığı doğrulandı.

Bu arada Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, X hesabından Caracas’ın bombalandığını söyledi ve Amerikan Devletleri Örgütü (OAS) ve BM’den acil toplantı çağrısında bulundu. “Şu anda Caracas bombalanıyor. Herkesi uyarıyorum, Venezuela saldırıya uğradı. Füzelerle bombalanıyor” diye yazdı.

ABD HAVA KUVVETLERİ

Washington’dan resmi bir açıklama gelmedi, ancak Venezuela hükümeti ABD’yi sorumlu tuttu.

Sosyal medyada, CH-47/Chinook özel operasyon helikopterlerinin Caracas üzerinde uçtuğunu gösteren görüntüler paylaşıldı.

ABD hava kuvvetlerinin tüm transponderleri devre dışı bıraktığı ve FligthRadar24 platformunda görünür uçuşların olmadığı ortaya çıktı.

Sky News kanalı, Savunma Bakanı Vladimir Padrino’nun konutunun da saldırılara maruz kaldığını iddia etti.

ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela’da kara operasyonları düzenleyeceğine dair defalarca söz verdi. Reuters’ın haberine göre, Trump hedeflerini kamuoyuna açıklamadı, ancak Nicolas Maduro’ya özel olarak ülkeyi terk etmesi için baskı yaptı. Trump pazartesi günü de, Maduro’nun iktidarı bırakmasının “akıllıca” olacağını söylemişti.

Pentagon, Reuters’ın yorum talebine henüz yanıt vermedi.

ABD, Karayipler’de konuşlanmış bir uçak gemisi, savaş gemileri ve gelişmiş savaş uçakları da dahil olmak üzere bölgede büyük bir askeri yığınak oluşturdu.

Trump, Venezuela petrolüne “abluka” uygulandığını duyurdu, yaptırımları genişletti ve ABD’nin Pasifik Okyanusu ve Karayip Denizi’nde uyuşturucu kaçakçılığına karıştığını iddia ettiği gemilere iki düzineden fazla saldırı düzenledi.

Geçen hafta Trump, ABD’nin Venezuela’da uyuşturucu yüklü teknelerin bulunduğu bir bölgeyi “vurduğunu” iddia etti. Bu, Washington’un baskı kampanyasının başlamasından bu yana Venezuela’da ilk kez kara operasyonu düzenlediği bilinen ilk olay oldu.

ÇİN HEYETİNİN ZİYARETİNDEN HEMEN SONRA

Öte yandan saldırılar, özel bir Çin heyetinin Venezuela’yı ziyaret ederek Başkan Nicolás Maduro ile buluşmasından kısa bir süre sonra gerçekleşti.

Maduro cuma günü, Miraflores Sarayı’nda, “iki ülke arasındaki diplomatik ilişkileri güçlendirmek ve yeni çok kutuplu dünya düzenini pekiştirmek” amacıyla ziyaret gerçekleştiren Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in özel elçisi Qiu Xiaoqi’yi ağarladı.

Ziyarete, Çin Dışişleri Bakanlığı üst düzey yöneticileri Lan Hu ve Wang Hao eşliğinde Çin’in Venezuela Büyükelçisi Lan Hu da katıldı.

Maduro, ziyaret için, “tek taraflı zorlayıcı önlemlere direnme ve Küresel Güney’de egemen kalkınmanın teşvik edilmesi bağlamında, Caracas ve Pekin arasındaki kardeşliğin sarsılmaz doğasını yansıtıyor” dedi.

Qiu, “Çin ve Venezuela sarsılmaz stratejik ortaklardır” dedi. Görüşmede, iki ülke stratejik ortaklıklarını güçlendirme vurgusu yaptı. İki ülke arasındaki güçlü ekonomik bağlar yeniden teyit edildi.

Çin’in desteği, Rusya’nın bölgedeki ABD eylemlerini kınamasının ardından geldi. Moskova, Karayipler’de deniz ablukasıyla karşı karşıya kalan Venezuela ile dayanışmasını yeniden teyit etmişti.

Amerika

Mahkemeden 110 milyar dolarlık Paramount ve Warner Bros. birleşmesine onay

Yayınlanma

ABD federal mahkemesi, Paramount’un Warner Bros.’u 110 milyar dolara devralmasına yönelik uzlaşmayı onaylayarak birleşmenin önünü açtı. Şirket, varılan mutabakat uyarınca beş yıl boyunca yılda en az 30 film vizyona sokacak ve yerli yapımlara yıllık 300 milyon dolar ek yatırım yapacak.

ABD’de federal mahkeme, medya şirketi Paramount’un Warner Bros. Discovery’yi 110 milyar dolara devralmasına onay verdi.

ABD Bölge Yargıcı Araceli Martinez-Olguin, tarihin en büyük medya birleşmelerinden birini engellemek amacıyla Kaliforniya öncülüğündeki 12 eyaletin açtığı davada tarafların 21 Eylül’de vardığı uzlaşmayı onayladı.

Eyaletler, birleşmenin sinema ve televizyon alanında nihai tüketiciler için fiyatları artırabilecek bir tekel yaratacağını savunuyordu.

Yargıç Martinez-Olguin ise uzlaşmayı “makul, fiili ve hukuki bir çözüm” olarak nitelendirdi.

Onaylanan uzlaşma şartlarına göre şirket, beş yıl boyunca ABD sinemalarında her yıl en az 30 film vizyona sokmak ve ülke içindeki yapımlara yılda 300 milyon dolar ek kaynak aktarmak zorunda kalacak.

Şartların yerine getirilmemesi durumunda Paramount, Miramax film stüdyosunu satma yaptırımıyla karşılaşabilecek.

Anlaşma ayrıca kablolu yayın müzakerelerinin iki şirketin kanalları için ayrı ayrı yürütülmesini ve Paramount bünyesindeki CBS News ile Warner Bros.’a ait CNN’i denetleyecek bağımsız bir gazeteciler kurulu oluşturulmasını zorunlu kılıyor.

Kaliforniya Adalet Bakanlığı temsilcisi, varılan uzlaşmanın rekabet konusundaki endişeleri giderdiğini, tüketici tercihlerini güvenceye aldığını ve Kaliforniyalı çalışanların geleceğini gözettiğini açıkladı.

Şirketler ayrıca Amerika Yazarlar Birliği (WGA) ile yürütülen antitröst davasında da anlaşmaya vardı.

Bu kapsamda sendikanın sağlık fonuna 17,5 milyon dolar ödenecek ve CBS News bünyesindeki WGA istihdam seviyesi beş yıl boyunca korunacak.

Paramount, birleşmenin tamamlanmasıyla birlikte oyuncak üreticisi Mattel’in CEO’su Ynon Kreiz’in şirkette Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO David Ellison ile ortak CEO görevini üstleneceğini duyurdu. Satın alma sürecinin 6 Ekim Salı günü tamamlanması bekleniyor.

Yaklaşık 110 milyar dolarlık devralma işlemi, Paramount Pictures, CBS, Paramount+, HBO ve CNN gibi dev medya varlıklarını tek çatı altında toplayacak.

Süreç, Paramount’un Netflix ile girdiği rekabeti kazanmasının ardından şekillendi.

Warner Bros. daha önce stüdyo operasyonları, HBO ve HBO Max yayın platformu için Netflix ile 82,7 milyar dolarlık satış üzerinde anlaşmış, ancak Netflix’in teklif artırmaması üzerine Warner Bros. Discovery şubat ayında Paramount’un teklifini kabul etmişti.

Paramount ise süreçte rakibi Netflix’i “yakıp yıkma taktiği” izlemekle suçlamıştı.

Mahkemece onaylanan uzlaşmaya bazı eyalet başsavcıları tepki gösterdi. Süreçte özellikle Massachusetts, New York, Connecticut ve Minnesota eyaletlerinin savcıları uzlaşma şartlarına itiraz etti.

Connecticut Başsavcısı William Tong, ofisinin CNN ile CBS News birimlerinin tamamen elden çıkarılarak yapıdan ayrılmasını talep ettiğini, bağımsız bir denetim kurulu kurulmasının önemine rağmen tam ayrışmayı sağlayamadıklarını belirtti.

Söz konusu birleşme temmuz ayından bu yana federal mahkeme kararıyla askıya alınmış durumdaydı.

Paramount daha sonra yasal süreç tamamlanana veya birleşme anlaşmasının vadesi olan Haziran 2027’ye kadar devralmayı tamamlamamayı taahhüt etmişti.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD’den gizlenen nükleer testleri yakalamak için yer altında deney

Yayınlanma

ABD Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi, yer altında gizlenen düşük kapasiteli nükleer patlamaları tespit etmek amacıyla Nevada sahasında kimyasal patlayıcılarla deney gerçekleştirdi. Ölçümlerde sismometreler, sesötesi sensörler ve radyoaktif izleyiciler kullanılırken kurum yönetimi nükleer tespit kapasitesinde geride kalmayacaklarını açıkladı.

ABD Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi (NNSA), düşük kapasiteli nükleer patlamaların tespit edilmesine yönelik bir deneme gerçekleştirdiğini duyurdu.

Kurumun basın servisinden yapılan açıklamaya göre çalışma, Nevada Ulusal Güvenlik Sahası’ndaki P Tüneli’nde kimyasal patlayıcılar ve radyoaktif izleyiciler kullanılarak yapıldı.

Denemeden elde edilen verilerin, ABD’nin nükleer patlamaları tespit etme kapasitesini güçlendirme çalışmaları kapsamında bilimsel modellerin sınanması ve algoritmaların hassaslaştırılması amacıyla kullanılacağı kaydedildi.

NNSA, deneyin özellikle sismik etkisi zayıflatılmış patlamaların tespit edilmesine odaklandığını bildirdi.

Klasik yer altı nükleer denemelerinde patlayıcı düzenek kayayla doğrudan temas edecek biçimde derin kuyulara yerleştiriliyor ve patlama dalgası çevreye tam olarak ulaşıyor.

Öte yandan sismik etkisi azaltılmış yöntemde düzenek geniş bir yer altı odasında patlatılıyor; bu uygulama patlamanın yarattığı sismik izi önemli ölçüde düşürüyor.

Deney sırasındaki ölçümler ivmeölçerler, sismometreler, elektromanyetik ve sesötesi sensörler, radyoaktif izleyici örnekleyicileri ile meteoroloji aygıtlarını kapsayan gelişmiş algılayıcı sistemleriyle yürütüldü.

NNSA Başkanı Brandon Williams, nükleer faaliyetlerin saptanmasının nükleer uzmanlık gerektirdiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Bu tür deneyler Amerika’nın tespit kabiliyetinde rakipsiz kalmasını sağlıyor. Başkan Donald Trump yönetimi, Birleşik Devletler’in güç konumundan hareket edeceğini açıkça ortaya koydu. Amerikan inovasyonundan kaçış yok. Bu deneyle net bir mesaj veriyoruz: Bu yönetim döneminde Amerika’nın geride kalmasına asla izin verilmeyecektir.”

Nevada’daki deneme planını mayıs ayı ortasında duyuran Williams, yabancı ülkelerdeki nükleer testleri tespit edecek sensörlerin bu sonbaharda test edileceğini belirtmişti.

Williams o dönemde, hasım ülkelerin Kapsamlı Nükleer Testlerin Yasaklanması Antlaşması’nı (CTBT) arkadan dolanarak yürüttüğü nükleer denemeleri saptamak ve sismik sensörlerin verimini artırmak amacıyla merkezi olmayan testler uyguladıklarını dile getirmişti.

ABD’de nükleer test tartışması, Donald Trump’ın geçen yıl nükleer silah denemelerine “eşit şartlarda” yeniden başlayacaklarını açıklamasının ardından hareketlendi.

ABD’nin deneme yapmayan tek ülke olarak kalmasını istemediğini savunan Trump, Rusya, Çin, Kuzey Kore ve Pakistan’ın nükleer testler gerçekleştirdiğini öne sürdü.

Washington yönetimi şubat ayında da Rusya ve Çin ile eşit şartlar temelinde nükleer denemelere dönmeye hazır olduğunu bildirdi.

Birleşmiş Milletler ise mayıs ayı başında yaptığı değerlendirmede, Rusya ve ABD’nin nükleer testlere yeniden başlamasının dünya genelindeki diğer ülkeleri de aynı yönde adım atmaya sevk edeceği uyarısında bulundu.

Okumaya Devam Et

Amerika

Pentagon’dan Boeing’e 20 milyar dolarlık yeni nesil savaş uçağı sözleşmesi

Yayınlanma

ABD Donanması, uçak gemisi filosunun yeni nesil muharip uçağı F/A-XX için Boeing ile 20 milyar doları aşan bir geliştirme sözleşmesi imzaladı. 2030’lu yıllarda envantere girmesi hedeflenen sistem, Super Hornet uçaklarının yerini alacak ve insansız hava araçlarıyla koordineli görev yapacak.

ABD Donanması, uçak gemisi filosunda görev yapacak altıncı nesil F/A-XX savaş uçağının kapsamlı geliştirme süreci için havacılık şirketi Boeing ile 20 milyar doları aşan bir sözleşme imzaladı.

29 Eylül’de duyurulan anlaşma uyarınca üretici firma, donanmanın gelecek nesil hava muharebe filosunu şekillendirecek.

Pentagon yetkilileri, geliştirilecek uçağın çekişmeli hava sahalarında üstünlük sağlama ve uçak gemisi görev gruplarının operasyon menzilini artırma hedefi taşıdığını bildirdi.

Pentagon’un tedarik ve idame işlerinden sorumlu müsteşarı Michael P. Duffey, askeri personelin caydırıcılık, güç gösterisi ve hava hakimiyeti için yüksek ateş gücüne sahip ağ bağlantılı sistemlerle donatılacağını belirtti.

Duffey, programı ABD’nin ulusal güvenliği ve hava muharebe kabiliyeti açısından vazgeçilmez bir yatırım olarak tanımladı.

Donanma Bakan Vekili Hung Cao ise işbirliğinden duyulan memnuniyeti dile getirerek hedeflerinin hava sahasındaki hakimiyeti sürdürmek olduğunu kaydetti.

Yeni Nesil Hava Üstünlüğü programı çerçevesinde imzalanan sözleşme; yer testleri, uçuşa elverişlilik denetimleri ile silah ve sistem entegrasyonunda kullanılacak birden fazla test platformunu kapsıyor.

F/A-XX modelinin 2030’lu yıllardan başlayarak hizmetteki F/A-18E/F Super Hornet ve EA-18G Growler filolarını desteklemesi, sonraki aşamada ise bu uçakların yerini alması öngörülüyor.

Uçak, mevcut F-35C filolarıyla ortak görev icra edecek; insanlı ve insansız hava araçlarının birlikte kullanıldığı müşterek harekâtlarda görev üstlenecek.

Bu anlaşma, Boeing’in üstlendiği ikinci altıncı nesil muharip uçak projesi oldu. ABD Hava Kuvvetleri, 2025 yılındaki F-47 projesi için de aynı üreticiyi tercih etmişti.

Şirket, ulusal güvenlik ve ihracat mevzuatı gerekçesiyle F/A-XX’in teknik verilerinin gizli tutulduğunu açıkladı.

Gelişmenin ardından şirketin New York borsasındaki hisseleri yaklaşık yüzde 2 değer kazandı.

Boeing, aynı süreçte İsrail ordusunun hava unsurlarına yönelik tedarik faaliyetlerini de sürdürüyor.

İsrail Savunma Bakanlığı, 3 Mayıs’ta Boeing yapımı F-15IA modellerinden oluşan ikinci bir filonun yanı sıra Lockheed Martin üretimi F-35’lerden oluşan dördüncü filonun alımına onay verdi.

Toplam 119 milyar dolarlık savunma planı kapsamında konuşan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, adımın hava sahasındaki operasyonel üstünlüğü pekiştireceğini ifade etti.

Ekim 2023’ten bu yana İsrail ordusu Gazze Şeridi, Lübnan, Suriye ve İran’da geniş kapsamlı hava saldırıları düzenliyor.

Gazze’de büyük bir yıkıma ve çoğunluğunu kadın ile çocukların oluşturduğu on binlerce sivilin ölümüne yol açan saldırılarda ABD menşeli savaş uçaklarının yanı sıra Boeing üretimi güdümlü mühimmatın okul binaları ve çadır kampları hedef alan operasyonlarda kullanıldığı kaydedildi.

Washington yönetimi, çatışma sürecinde İsrail’e aralarında F-15 uçakları ve hassas güdümlü bombaların da yer aldığı milyarlarca dolarlık askeri sevkiyat anlaşmalarını onaylamayı sürdürdü.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English