Avrupa
Çekya’da sandıktan popülist lider Andrej Babis’in partisi ANO birinci çıktı

Çekya’da düzenlenen parlamento seçimlerini, popülist milyarder Andrej Babis’in liderliğindeki ANO Partisi yüzde 35,5 oyla kazandı. Mevcut Başbakan Petr Fiala’nın Spolu koalisyonu yüzde 22,5 oyla ikinci sırada kalırken, Babis’in yeniden başbakan adayı olduğu ve koalisyon görüşmelerine başlayacağı açıklandı.
Çekya’da düzenlenen parlamento seçimlerini, popülist siyasetçi ve milyarder Andrej Babis’in lideri olduğu ANO (EVET) Partisi kazandı.
Kamu yayıncısı Ceska Televize‘nin sandıkların yüzde 94’ünün açıldığı sırada paylaştığı verilere göre, ANO Partisi oyların yaklaşık yüzde 35,5’ini alarak yarışı açık farkla önde tamamladı.
İktidardaki Spolu koalisyonu ise yaklaşık yüzde 22,5 oy oranıyla ikinci sırada yer aldı. Başbakan Petr Fiala liderliğindeki Spolu, 2021’deki seçimlerde ANO’yu az bir farkla geride bırakarak hükümeti kurmuştu.
Seçimlerde Stan hareketi yüzde 11 civarında oyla üçüncü olurken, Korsanlar Partisi yaklaşık yüzde 8,5, SPD yüzde 8’in biraz altında ve Motorcular Partisi ise yüzde 7’ye yakın oy aldı.
Stacilo! hareketi yüzde 4,2, Yemin Partisi ise yüzde 1,1 oyda kalarak parlamentonun alt kanadına girmek için gerekli olan yüzde 5’lik seçim barajını aşamadı.
Koalisyon görüşmeleri başlıyor
Devlet Seçim Komisyonunun kesin sonuçları pazartesi günü tamamlayıp incelemesi bekleniyor. Sonuçların salı günü Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından, vatandaşların çarşamba gününden itibaren Yüksek İdare Mahkemesine itirazda bulunma hakkı olacak.
Seçimlerin ardından bir açıklama yapan ANO Genel Başkan Yardımcısı Karel Havlicek, partilerinin seçim sonrası süreçte Motorcular Partisi ile işbirliğini değerlendirebileceğini söyledi.
Havlicek ayrıca, Andrej Babis’in ANO Partisi’nin başbakan adayı olmaya devam ettiğini teyit etti.
Andrej Babis kimdir?
Andrej Babis, 2011 yılında kurduğu ANO Partisi ile siyasete girdi. Partisini, “yozlaşmış ve çıkarcı” olarak tanımladığı yerleşik siyasi partilere karşı bir alternatif olarak konumlandırdı.
Babis, sahibi olduğu MAFRA medya grubu ile ülkenin önde gelen gazeteleri Mlada fronta DNES ve Lidove noviny‘yi kendi partisi için kullandı.
ANO’nun 2013 seçimlerinde yüzde 18,7 oy almasının ardından Babis, Başbakan Bohuslav Sobotka hükümetinde maliye bakanı olarak görev yaptı.
Partisinin 2017 seçimlerinde yüzde 29,6 oyla birinci gelmesiyle başbakanlık koltuğuna oturan Babis, bu dönemde emekli ve kamu sektörü maaşlarının artırılması gibi popülist ekonomi politikalarına odaklandı.
Fakat Babis’in başbakanlık dönemi, hakkındaki yolsuzluk iddiaları nedeniyle Kadife Devrim’den bu yana ülkedeki en büyük protestolara sahne oldu.
Genellikle popülist veya merkezci olarak tanımlanan ANO Partisi, geleneksel siyasi elitlere, göçe ve Avrupa Birliği’ne karşı mesafeli duruşuyla biliniyor.
Kendisini “Trumpçı” bir siyasetçi olarak tanımlayan Babis’in, “Önce Çekya” sloganıyla hareket ederek ülkeyi Macaristan ve Slovakya eksenine yaklaştırması bekleniyor.
Zaferinin ardından basın mensuplarına konuşan Babis, “Bu, siyasi kariyerimin zirvesi!” dedi ve Çekya’yı “Avrupa Birliği’nin yaşanacak en iyi ülkesi haline getirmek için çalışacağını” söyledi.
Yaklaşık 8 milyon seçmenin bulunduğu ülkede oy verme işlemi cuma ve cumartesi günleri gerçekleştirildi. Seçimlere, 2021’e göre dört fazla olmak üzere 26 parti ve oluşum katıldı.
Çekya’da komünizme hapis cezası: Yeni düzenlemede neler var?
Avrupa
Hindistan, Avrupa’ya mühimmat ihracatını yüzde 1600’den fazla artırdı

Hindistan, 2022’den bu yana Avrupa ülkelerine en az 872 milyon dolarlık mühimmat göndererek önceki dört yıla göre yüzde 1600’ün üzerinde artış kaydetti. Top mermisi ve patlayıcıları kapsayan sevkiyatların yaklaşık dörtte üçü 13 Orta ve Doğu Avrupa ülkesine yapıldı.
Hindistan, 2022 yılından bu yana Avrupa ülkelerine en az 872 milyon dolarlık mühimmat sevk etti. Bu miktar, önceki dört yıllık döneme kıyasla yüzde 1600’den fazla bir artışa işaret ediyor.
Bloomberg‘ün Hindistan Ticaret ve Sanayi Bakanlığı verilerine dayanan Trade Data Monitor kayıtlarından aktardığı bilgilere göre, sevkiyatlarda top mermileri, havan mermileri, sevk barutları ve patlayıcı maddeler yer aldı.
İhracatın yaklaşık dörtte üçü Orta ve Doğu Avrupa’daki 13 ülkeye yapıldı. Bu sevkiyatlar sayesinde Hindistan, söz konusu ülkelere mühimmat sağlayan tedarikçiler arasında 28’inci sıradan ikinciliğe yükselerek Güney Kore’nin hemen arkasına yerleşti.
Haberde, ABD ve diğer önde gelen ihracatçılarla karşılaştırıldığında bu toplam tutarın halen mütevazı bir seviyede kaldığı kaydedildi.
Teslimatlardaki tırmanış, Avrupa’daki talep artışı kadar Hindistan Başbakanı Narendra Modi’nin yerli savunma üretimini güçlendirme ve ordunun ithalata bağımlılığını azaltma politikasıyla da doğrudan bağlantılı görülüyor.
Hindistan makamları nisan ayında yaptıkları açıklamada, mali yıl genelindeki silah ihracatının yüzde 63 artış göstererek 4 milyar dolara ulaştığını duyurdu. Bu rakam hem fiilen tamamlanan teslimatları hem de sözleşmesi imzalanmış siparişleri kapsıyor.
Hindistan hükümeti ihraç edilen ürünlerin tam listesini ve nihai alıcıların isimlerini kamuoyuyla paylaşmıyor. Satış anlaşmaları Savunma Bakanlığının onayından geçiyor ve alıcılarla yapılan sözleşmeler mühimmatın üçüncü taraflara devrini ya da farklı amaçlarla kullanımını kısıtlayan hükümler içeriyor.
Hint yetkililer, mühimmatın plan dışı çatışma bölgelerine ulaşmasının yerel şirketlere yaptırım getirebileceğini ve ülkeye yönelik uluslararası baskıyı artırabileceğini belirtiyor.
Avrupa savunma harcamalarını artırırken ortak tedarik tartışılıyor
Avrupa Birliği Güvenlik Araştırmaları Enstitüsünün haziran ayı raporu, kıtanın askeri yeteneklerini geliştirmesi ve güvenlik alanında ABD’ye olan bağımlılığını azaltması gerektiğini ortaya koyuyor.
Raporda yer alan uzman değerlendirmeleri, savunmanın güçlendirilmesi için askeri bütçelerin artırılmasını, silah ve mühimmat üretiminin genişletilmesini, ortak alımlara ağırlık verilmesini ve Avrupa savunma sanayisinin geliştirilmesini öneriyor.
Uzmanlar ayrıca AB ülkelerinin orduları arasındaki koordinasyonun iyileştirilmesini, siber saldırılar ile melez tehditlere karşı kritik altyapı güvenliğinin artırılmasını tavsiye ediyor.
Avrupa’nın yeniden silahlanma programı müttefikler arasında farklı yaklaşımları da beraberinde getiriyor.
Financial Times gazetesi, nisan ayındaki haberinde Avrupa Birliği ile NATO arasında kıtanın silahlanma programı konusunda görüş ayrılıkları yaşandığını aktarmıştı.
Brüksel alımların Avrupalı üreticilerden yapılmasını savunurken, NATO savunmada transatlantik bağların korunması gerektiğini vurguluyor.
Avrupa
İrlanda’da kamu spotu: Toruna sarılmadan önce izin alma çağrısı yapıldı

İrlanda’da hükümet destekli We-Consent kampanyası, büyükanne ve büyükbabalara torunlarına sarılmadan önce izin almaları tavsiyesinde bulundu. Dublin Şiddet Mağdurlarına Yardım Merkezinin yürüttüğü çalışmaya zemin oluşturan araştırma, ülke nüfusunun yüzde 70’inin rıza kavramının anlaşılmasında sorun gördüğünü gösteriyor.
İrlanda’da hükümet destekli bir sosyal farkındalık kampanyası kapsamında büyükanne ve büyükbabalara, sarılmadan önce torunlarından izin almaları tavsiye edildi.
New York Post gazetesinin haberine göre We-Consent adlı kuruluşun hazırladığı 25 saniyelik videoda, yakın akrabaları dahi olsa her çocuğun sarılmak istemeyebileceği belirtiliyor.
Klipte iki farklı duruma yer veriliyor: İlk sahnede bir çocuk büyükanne ve büyükbabasına neşeyle sarılırken, diğerinde akrabaları kendisini kucaklamaya çalıştığında rahatsızlık hissediyor.
Kampanya yerel siyasetçileri ikiye böldü
Dublin Belediye Meclisi Üyesi Gavin Pepper çalışmaya tepki göstererek hükümetin ve sivil toplum kuruluşlarının “ölçüyü kaçırdığını” savundu.
Çocuklara kişisel sınırlara saygı duymanın ve fiziksel temas reddini kabul etmenin öğretilmesi gerektiğini belirten Pepper, yakın akrabaların sarılmasının “şüpheli bir durum gibi” sunulmaması gerektiğini ifade etti.
Bir diğer belediye meclisi üyesi Lorraine Hall ise kampanyaya destek verdi.
Eleştirenlerin videoyu fazlasıyla gerçek anlamıyla algıladığını ve dikkat çekmek amacıyla yaratıcı yöntemler kullanan sosyal reklamların yapısını hesaba katmadığını kaydeden Hall, videonun yarattığı tartışmanın hedefe ulaşıldığını gösterdiğini dile getirdi.
Ulusal çaptaki We-Consent kampanyası İrlanda’da Mart 2023 döneminde hayata geçirildi. Girişim, Adalet Bakanlığı ve Community Foundation Ireland desteğiyle Dublin Şiddet Mağdurlarına Yardım Merkezi tarafından yürütülüyor.
Program rıza, kişisel sınırlar ve ilişkiler konusunda farkındalık yaratmayı hedefliyor.
Merkezin kampanya öncesinde yaptığı araştırma, İrlanda halkının yüzde 70’inin ülkede rıza kavramının anlaşılması konusunda bir sorun olduğunu düşündüğünü ortaya koydu.
Araştırmaya göre her üç kişiden biri cinsel ilişkiler hakkında konuşurken rahatsızlık duyuyor.
Avrupa
Axel Springer, Avrupa’daki TikTok hisselerine talip oldu

Medya grubu Axel Springer, TikTok’un Avrupa biriminden hisse satın alma önerisinde bulundu. Şirket “Avrupa merkezli bir çözüm” arayışını teyit ederken platformun ana sahibi ByteDance resmi bir görüşme yapılmadığını açıkladı.
Alman medya grubu Axel Springer, video paylaşım platformu TikTok’un Avrupa operasyonlarından hisse almak için teklif verdi. Financial Times gazetesinin haberine göre Politico ve The Telegraph gibi yayınların sahibi olan grubun bu girişimi, sosyal medyadaki antisemitizm tartışmalarının ardından gündeme geldi.
Axel Springer CEO’su Mathias Döpfner, hisse alma fikrini ocak ayında şirketin Berlin’deki genel merkezinde düzenlenen bir toplantıda dile getirdi.
Sosyal ağlardaki antisemitizm sorununa ayrılan toplantının katılımcıları arasında ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner’ın babası olan, ABD’nin Fransa Büyükelçisi Charles Kushner da yer aldı.
Girişim daha sonra Avrupa Komisyonu temsilcilerine iletildi ancak süreç ilerleme kaydetmedi.
TikTok’un ana şirketi ByteDance ise hisse satışına dair resmi bir müzakere yürütülmediğini açıkladı.
Öte yandan Axel Springer, TikTok konusunda “Avrupa merkezli bir çözüm” arayışına ilgi duyduklarını doğruladı.
Forbes dergisinin verilerine göre Axel Springer’ın eş sahibi ve CEO Döpfner’in serveti 22 Ekim 2026 itibarıyla 2,7 milyar dolar seviyesindeydi.
ABD pazarında zorunlu satış ortaklıkla sonuçlanmıştı
TikTok’un mülkiyet yapısına ilişkin tartışmalar daha önce ABD’de de yürütülmüştü.
Washington yönetimi, ulusal güvenlik kaygıları ve kullanıcı verilerinin korunması gerekçesiyle 2024 yılında Çin merkezli ByteDance şirketini uygulamanın ABD kolunu satmaya zorlayan bir yasayı kabul etmişti.
Yasa, satışın gerçekleşmemesi halinde platformun ülkede yasaklanmasını öngörüyordu.
Çinli şirket, Ocak 2026’da ABD pazarındaki faaliyetleri yürütmek üzere ortak bir girişim kurdu.
Yapılan anlaşmayla kurulan yeni şirketin hisselerinin yarısı Oracle ile yatırım şirketleri Silver Lake ve MGX’e devredildi.
Kalan hisseler ise ByteDance ile mevcut yatırımcılarında kaldı.
Dünya Basını2 hafta önceEski CIA analisti Johnson: Trump İran’a girerse Çanakkale’deki Churchill gibi yenilir
Asya2 hafta önceGüney Kore, Kiev Büyükelçisini geri çağırdı
Amerika2 hafta önceBrezilya’da ikinci tur süreci nasıl işleyecek?
Asya2 hafta önceEndonezya’nın yeni iş yasası işçileri memnun etti, iş dünyasını endişelendirdi
Amerika3 gün önceSenatör Sanders: Silikon Vadisi zenginleri “korkunç bir plan” üzerinde çalışıyor
Dünya Basını2 hafta önceNükleer bilimci Hughes: Bölgesel nükleer savaş bile dünya genelinde üç milyar insanı aç bırakır
Dünya Basını1 hafta önceİngiliz diplomat Crooke: Suudi Arabistan’da asıl çöküş içeriden gelecek
Dünya Basını2 hafta önceBrezilya’da Bolsonaro rüzgarı ve Lulismonun sınırları











