Amerika
Chevron yöneticisi artan fiyatlara karşı araç kullanımını azaltma çağrısı yaptı
Chevron yöneticisi Andy Walz, İran’daki savaş sırasında yükselen enerji fiyatlarına karşı bireylerin daha az araç kullanması ve enerji tüketimini kısması gerektiğini söyledi. İran savaşı Hürmüz Boğazı’nda sevkiyatı aksatırken petrol ve akaryakıt fiyatlarını yukarı taşıdı.
Chevron yöneticisi Andy Walz, İran’daki savaş sırasında yükselen enerji fiyatlarını dengelemek için bireylerin araç kullanımını azaltması gerektiğini söyledi.
Walz, CBS News’e yaptığı açıklamada, “İnsanlar daha az araç kullanmalı. Enerji tasarrufuna yönelmeli” dedi.
Walz aynı açıklamada, “Bunu her zaman yapmalıyız. Enerji insanların hayatı için vazgeçilmez, ancak tasarruf etmeliyiz” ifadelerini kullandı.
Savaş, küresel enerji fiyatlarını belirgin şekilde yukarı taşıdı. Tahran yönetimi, 28 Şubat’ta başlayan saldırganlık sonrasında ABD hedeflerine ve Körfez bölgesindeki enerji altyapısına misilleme saldırıları düzenledi. Bu saldırılar, önemli petrol taşımacılığı koridorlarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda gemi trafiğini fiilen durma noktasına getirdi.
Bu gelişmelerin ardından uluslararası referans petrol türü Brent’in varil fiyatı mart sonunda 118 dolara kadar yükseldi. Aynı dönemde ABD’de ortalama akaryakıt fiyatı da galon başına 4 doların üzerine çıktı.
ABD, İsrail ve İran arasında ilan edilen geçici ateşkes, enerji piyasalarında kısmi bir sakinleşme sağladı. Buna rağmen İran yönetimi, kritik su yolundaki hakimiyetini sürdürmek amacıyla petrol taşıyan gemilere yüksek geçiş ücretleri uygulamaya devam etti.
Başkan Donald Trump, hafta içinde boğazdan geçen tüm gemilere yönelik deniz ablukası ilan etti.
Çarşamba sabahı itibarıyla Brent petrolün varili 95 dolar seviyesinde işlem görürken, ABD üretimi Batı Teksas türü ham petrolün varil fiyatı 99 doların hemen altında kaldı. ABD genelinde ortalama akaryakıt fiyatı galon başına 4,11 dolar olarak ölçüldü.
Uzun vadede fiyatları düşürecek “tek bir çözüm” bulunmadığını ifade eden Walz, “Ham petrol küresel bir piyasa. Burada bize daha yakın kaynaklarımız var, bunları işliyor ve kullanıyoruz. Bu, Amerikalıların fiyat baskısını bir ölçüde dengelemesine yardımcı oluyor” dedi.
Walz, “Bu durum uzun süre devam ederse koşullar daha da zorlaşabilir” değerlendirmesinde bulundu.
Chevron yöneticisi, ABD’nin petrol rezervleri konusunda görece güçlü konumda olduğunu dile getirdi. Bununla birlikte küresel ölçekte arz daralmasının tedarik zincirlerinde aksamalara yol açabileceği uyarısında bulundu.
Walz, “Amerika yerel üretime daha fazla dayanıyor. Ancak Asya’daki ve dünyanın diğer bölgelerindeki birçok ülke Orta Doğu petrolüne büyük ölçüde bağımlı. Bu kaynaklara erişemiyorlar, rafine edemiyorlar” dedi.
Walz sözlerini şöyle sürdürdü:
“İnsanların ihtiyaç duyduğu ürünleri üretemiyorlar ve stokları tükenmeye başlıyor. Bu ciddi bir sorun. Biz burada fiyatları konuşuyoruz. Başka ülkelerde ise ürün yok. Bu benim için büyük endişe kaynağı.”
Enerji fiyatlarındaki artış, ara seçimlere yaklaşılırken seçmenlerin yaşam maliyeti kaygılarını da derinleştiriyor. Pew Research Center’ın son anketine göre Amerikalıların yüzde 70’i yükselen akaryakıt fiyatlarından endişe duyuyor.
Trump yönetimi, artan enerji maliyetlerinin etkisiyle yükselen enflasyon karşısında seçim vaatlerini savunma baskısı altında bulunuyor. Çalışma Bakanlığı, geçen ay enflasyonda yaklaşık dört yılın en yüksek artışının kaydedildiğini bildirdi; artışın başlıca nedeni enerji fiyatları olarak öne çıktı.
Beyaz Saray ise İran savaşı bağlamında ABD ekonomisine yönelik endişeleri büyük ölçüde geri çevirdi. Yönetim, fiyat artışlarını “kısa vadeli aksaklıklar” olarak niteledi.
Beyaz Saray Sözcüsü Kush Desai, NewsNation’a yaptığı açıklamada, “Yönetim Hürmüz Boğazı’ndan enerji akışının serbestliğini güvence altına alırken, vergi indirimleri, düzenlemelerin azaltılması ve enerji arzını artıran güçlü arz yönlü gündem sayesinde Amerikan ekonomisi sağlam seyrini koruyor” dedi.