Diplomasi
CIA Direktörü Ratcliffe’ten Trump’a İran uyarısı
Axios’un haberine göre, ABD CIA Direktörü John Ratcliffe, Başkan Donald Trump ve yönetimine İran’ın nükleer programında taviz vermeye hazır olduğuna dair şüphelerini iletti. İstihbarat raporlarına dayanan bu uyarıya rağmen, yönetim içinde İsviçre’de imzalanması planlanan mutabakat zaptı konusunda görüş ayrılıkları yaşanıyor.
Axios haber sitesinin bilgi sahibi üç kaynağa dayandırdığı haberine göre, CIA Direktörü John Ratcliffe, ABD Başkanı Donald Trump ve yönetimindeki yetkililere, İran’ın barış anlaşması kapsamında nükleer programında taviz vermeye hazır olup olmadığı konusunda şüpheleri olduğunu bildirdi.
Kaynaklar, bu şüphelerin temelinde istihbarat verilerinin yattığını belirtti. Söz konusu veriler, İranlı yetkililerin kendi aralarında anlaşmaya ilişkin farklı konuşurken, arabuluculara ve ABD’ye ise başka şeyler söylediklerini ortaya koyuyor.
Ratcliffe’in sunduğu bilgiler, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile Savaş Bakanı Pete Hegseth’i Tahran’ın samimiyetsizliği konusunda ikna etti.
Diğer taraftan, Trump’ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner, buna rağmen İran ile bir mutabakat zaptı imzalanmasını savunmaya devam etti.
Beyaz Saray yetkilileri Axios’a yaptıkları açıklamada, Trump’ın “her konuda tüm görüşleri dinlediğini ancak nihai kararı kendisinin verdiğini herkesin bildiğini” ifade etti.
Yetkililer ayrıca, Başkan’ın Tahran ile yalnızca “iyi” bir nihai anlaşmayı onaylayacağını vurguladı.
ABD ile İran, mutabakat zaptının metni üzerinde 15 Haziran gecesi uzlaştı. Belgenin resmi imza töreninin 19 Haziran’da İsviçre’de yapılması planlanıyor.
Metnin tamamı henüz kamuoyuyla paylaşılmadı; ancak İran merkezli Mehr ajansının daha önce aktardığı bilgilere göre, anlaşma askeri faaliyetlerin tamamen durdurulmasını, İran’a yönelik deniz ablukasının kaldırılmasını ve Hürmüz Boğazı’nda deniz taşımacılığının yeniden başlamasını öngörüyor.
Bununla birlikte Tahran, barış anlaşması kapsamında ABD’nin petrol yaptırımlarını kaldırmasını, dondurulmuş 24 milyar dolarlık varlığının serbest bırakılmasını ve ülkenin yeniden inşası için en az 300 milyar dolarlık bir plan sunulmasını talep etti.
İran ise buna karşılık Hürmüz Boğazı’nı 30 gün içinde yeniden faaliyete açmayı, nükleer silah üretmeme taahhüdünde bulunmayı ve ABD ile BM Güvenlik Konseyi yaptırımlarının tamamen kaldırılması amacıyla nükleer konularda müzakereler yürütmeyi taahhüt ediyor.
Nihai anlaşmanın BM Güvenlik Konseyi kararıyla onaylanması öngörülürken, son müzakerelerin başlaması için ABD’nin İran’ın dondurulmuş fonlarının yarısını serbest bırakması ve deniz ablukasını kaldırması şart koşuluyor.
Öte yandan taraflar, İran’ın füze programını ve Tahran’ın Direniş Ekseni bünyesindeki müttefiklerine verdiği desteği müzakere kapsamına almayacak.