Ortadoğu

CIA: İran, ablukaya 120 güne kadar dayanabilir

Yayınlanma

The Washington Post’un aktardığına göre CIA, İran’ın ABD deniz ablukası altında 90 ila 120 gün, muhtemelen daha uzun süre dayanabileceğini değerlendiriyor. Gazeteye konuşan kaynaklar, Tahran’ın petrol stokları, demiryolu taşımacılığı ve füze kapasitesine ilişkin yeni değerlendirmelerin, İran ekonomisinin ve askeri altyapısının beklendiğinden daha dirençli göründüğünü ortaya koyduğunu belirtti.

ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı’nın (CIA), İran’ın ABD tarafından uygulanan deniz ablukasına 90 ila 120 gün boyunca, muhtemelen daha da uzun süre dayanabileceğini değerlendirdiği bildirildi.

The Washington Post’un (WP) dört kaynağa dayandırdığı habere göre değerlendirme, İran’ın daha ciddi ekonomik sorunlarla karşılaşmadan önce belirli bir süre boyunca mevcut baskıyı sürdürebileceği sonucuna ulaştı.

WP’nin görüştüğü ve adı açıklanmayan bir ABD’li yetkili ise CIA analizinin, Tahran’ın ekonomik dayanıklılığını olduğundan düşük hesaplamış olabileceğini belirtti.

Yetkili, İran’ın deniz taşımacılığı yerine demiryolu sevkiyatını devreye sokabilmesi halinde ekonomik açıdan ek güvenlik alanı yaratabileceğini ifade etti.

Gazetenin konuştuğu bir başka kaynak da Tahran’ın petrolünün bir bölümünü tankerlerde depoladığını ve ihracat üzerindeki baskıya rağmen üretim kapasitesini koruyabilmek için bazı petrol sahalarındaki üretimi azalttığını aktardı.

Aynı kaynak, “İran’daki durum bazı kişilerin anlattığı kadar vahim değil” ifadelerini kullandı.

CIA tarafından hazırlanan analiz, yoğun çatışmalara rağmen Tahran’ın önemli miktarda balistik füze kapasitesini koruduğunu da ortaya koydu.

Adı açıklanmayan bir yetkili, İran’ın savaş öncesi füze rampası stoklarının yaklaşık yüzde 75’ini ve savaş öncesi füze stoklarının yaklaşık yüzde 70’ini elinde tuttuğunu söyledi.

Yetkili ayrıca Tahran’ın yer altındaki depolama tesislerinin neredeyse tamamını yeniden işler hale getirmiş olabileceğini, hasar gören bazı füzeleri onardığını ve çatışma başlamadan hemen önce üretim aşamasına yaklaşmış yeni füzelerden bir bölümünü tamamladığını belirtti.

Aynı yetkili, İran’ın büyük miktarlarda balistik füze üretimini yeniden başlatabileceği süreye ilişkin tahminlerin de kısaldığını kaydetti.

WP’ye konuşan kaynaklar, Hürmüz Boğazı’ndaki hareketliliği denetlemek açısından füzelerden ziyade daha düşük maliyetli insansız hava araçlarının önem taşıdığını da ifade etti. Kaynaklara göre bu İHA’lar, küçük depolar dahil olmak üzere çok farklı alanlarda üretilebiliyor.

Gazete, ABD istihbarat topluluğunun nisan ayı başında yaptığı değerlendirmede İran’ın füze rampalarının yarısından fazlasının sağlam kaldığını ve Tahran’ın envanterinde binlerce İHA bulunduğunu bildirdiğini yazdı.

Beyaz Saray Sözcüsü Anna Kelly ise buna rağmen İran’ın Hürmüz Boğazı’nda uygulanan abluka nedeniyle günlük 500 milyon dolar kaybettiğini belirtti.

Kelly, “Destansı Öfke Operasyonu sırasında İran askeri açıdan ağır yenilgi aldı. Şimdi ise Amerikan ordusunun İran limanlarına yönelik başarılı ablukası sayesinde, Ekonomik Öfke Operasyonu’nun sonucu olarak ekonomik açıdan nefessiz kalıyor ve günde 500 milyon dolar kaybediyor. İran yönetimi mevcut durumun sürdürülebilir olmadığını çok iyi biliyor. Müzakereciler anlaşma üzerinde çalışırken Başkan Trump bütün kozları elinde tutuyor” dedi.

İsrail askeri istihbaratının İran masasının eski başkanı Dani Tsitrinovich de ABD ablukasının birkaç ay sürmesinin bile Tahran’ı Washington’a taviz vermeye zorlamayacağını söyledi.

Tsitrinovich, ABD ve İsrail’in elde ettiği askeri başarılara rağmen savaşın sonucunun hala stratejik başarısızlığa dönüşebileceğini ifade etti.

Tsitrinovich, “Rejimi devirmeyi ve İran’ın nükleer ile balistik füze kapasitesini ortadan kaldırmayı hedeflediği belirtilen savaş, bunun yerine İran yönetimini eskisinden daha güçlü hale getirebilir. Yaptırımların kaldırılmasıyla birlikte rejim güç kazanabilir. Aynı zamanda önemli füze kapasitesini koruyabilir, vekil unsurlarını desteklemeyi sürdürebilir ve büyük ihtimalle kendi topraklarında uranyum zenginleştirme faaliyetlerini muhafaza edebilir” ifadelerini kullandı.

İran’da savaşın başlamasının ardından, 28 Şubat’ta Tahran yönetimi Hürmüz Boğazı’nda abluka ilan etmişti. Gerilimin tırmanmasından önce boğazdan dünya petrolü, kondensat ve petrol ürünleri sevkiyatının yüzde 15 ila 20’si ile küresel LNG tedarikinin yüzde 30’dan fazlası geçiyordu.

ABD ile İran arasında 11 Nisan’da yapılan ve sonuçsuz kalan görüşmelerin ardından Başkan Donald Trump, İran limanlarına yönelik abluka kararı açıkladı. Abluka 13 Nisan’da yürürlüğe girdi.

Al Arabiya televizyonu ise 7 Mayıs’ta, ABD ile İran’ın Hürmüz Boğazı’nın kademeli biçimde yeniden açılması konusunda mutabakata vardığını bildirdi. Habere göre anlaşma, İran limanlarına uygulanan ablukanın koşullarının hafifletilmesi karşılığında sağlandı.

Çok Okunanlar

Exit mobile version