Amerika
CIA şefi Ratcliffe Küba’ya gitti
CIA direktörü John Ratcliffe, Küba yönetiminden “temel değişiklikler” talep etmek üzere nadir görülen bir üst düzey görevle Havana’ya gitti.
Perşembe günü gerçekleşen görüşme, ABD’nin son dört ayda adaya gelen petrolün neredeyse tamamını engellemesi nedeniyle, Havana hükümetinin elektrik üretimi için hayati önem taşıyan dizel ve kalorifer yakıtı stoklarının tükendiğini açıklamasının ardından gerçekleşti.
Ratcliffe, son dönemde ABD ile yapılan görüşmelerde Havana’nın muhatabı olan Raúl Rodríguez Castro’nun yanı sıra İçişleri Bakanı Lázaro Álvarez Casas ve ülkenin istihbarat şefi de dahil olmak üzere yetkililerle bir araya geldi.
Bir CIA yetkilisi, Ratcliffe’in yetkililerle, “ABD’nin iktisadi ve güvenlik konularında ciddi bir şekilde angaje olmaya hazır olduğu, fakat bunun için Küba’nın köklü değişiklikler yapması gerektiği yönündeki Başkan Trump’ın mesajını şahsen iletmek üzere” görüştüğünü söyledi.
ABD’li yetkililer, müzakereye hazır olduklarını ama sonsuza kadar beklemeyeceklerini ve askeri güç kullanımını da göz ardı etmediklerini vurguladılar.
CIA yetkilisi, Ratcliffe’in ayrıca istihbarat işbirliği, iktisadi istikrar ve güvenlik konularını da görüştüğünü fakat ABD’nin, “Küba’nın artık batı yarımküredeki düşmanlar için güvenli bir sığınak olamayacağını” vurguladığını aktardı.
Küba ise “ABD için ulusal güvenlik tehdidi oluşturmadığını kesin olarak kanıtlayan” deliller sunduğunu belirtti.
Küba’dan gelen açıklamada, ülkenin “terör veya aşırılık yanlısı örgütlere ev sahipliği yapmadığı, bu yapıları desteklemediği ya da finanse etmediği ve faaliyet göstermelerine izin vermediğinin” ortaya konduğu vurgulandı.
Ülkede herhangi bir yabancı askeri veya istihbarat üssü bulunmadığının altını çizen Küba, ABD’ye karşı hiçbir zaman düşmanca faaliyetleri desteklemediğini, topraklarının başka bir ülkeye karşı kullanılmasına da asla izin vermediğini kaydetti.
Toplantı, şubat ayından bu yana süren görüşmelerde ilerleme belirtisi görülmemesi üzerine Washington’un son haftalarda Küba üzerindeki baskısını artırmasının ardından gerçekleşti.
Geçen hafta ABD, Küba ekonomisinde merkezi bir rol oynayan ordu bağlantılı şirket Gaesa’ya yeni yaptırımlar uyguladı.
Trump, bir başkanlık kararnamesi yoluyla, Küba ile iş yapan yabancı şirketlere de yaptırım uygulanmasına izin verdi.
Müzakerelerde öncü rol oynayan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, salı günü yaptığı açıklamada, Küba’nın “bozuk, işlevsiz bir ekonomiye sahip olduğunu ve bunu değiştirmenin imkansız olduğunu” ileri sürdü.
Rubio, “Benim kişisel görüşüm, şu anda iktidarda olanlar görevde kaldığı sürece Küba’nın iktisadi gidişatını değiştiremeyeceğiniz [yönünde],” diye ekledi.
Öte yandan ABD, iktisadi ve siyasi reformlar için baskı yaparken, herhangi bir anlaşmanın parçası olarak demokrasiye geçiş çağrısında bulunmaktan kaçındı.
Küba, demokrasi, insan hakları, iş dünyası ve göç ile uyuşturucu kaçakçılığı konusunda ABD ile işbirliği yapmaya açık olduğunu belirtmiş fakat siyasi, hukuki, sosyal ve iktisadi sistemlerinin müzakere konusu olmadığını vurguladı.
Küba, Washington’un Havana’nın bunu reddettiği yönündeki ilk açıklamalarının ardından perşembe günü 100 milyon dolarlık ABD insani yardımını kabul etmeye hazır göründü.
Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel X’te, “Eğer ABD hükümeti gerçekten açıkladığı miktarda yardım sağlamaya istekliyse… Küba’dan herhangi bir engel ya da nankörlükle karşılaşmayacaklar. Öncelikler açık: yakıt, gıda ve ilaç,” diye yazdı.