Asya

Çin alzheimer hastalığına karşı ulusal seferberlik başlattı

Yayınlanma

Çin hükümeti, 2050 yılına kadar nüfusun yüzde 10’unun sinir sistemi bozukluklarıyla karşı karşıya kalma riskine karşı özgün ilaçlar geliştirmek amacıyla ülke çapında kampanya başlattı. Pekin yönetimi, dünyada demans vakalarının en hızlı arttığı ülke konumunda bulunması nedeniyle önde gelen bilim kurumlarını ve biyoteknoloji şirketlerini bir araya getiriyor.

Çin Halk Cumhuriyeti makamları, alzheimer hastalığına karşı özgün ilaçlar geliştirmek amacıyla ülke çapında geniş kapsamlı bir kampanya başlattı.

South China Morning Post’un (SCMP) haberine göre, bilişsel yeteneklerin gerilemesine karşı yürütülen bu ilaç geliştirme süreci, 2050 yılına kadar Çin nüfusunun yüzde 10’unun sinir sistemi hasarıyla karşılaşma riski taşıması üzerine hayata geçirildi.

Yayınlanan verilere göre Çin, dünyada demans vakalarının en hızlı arttığı ülke konumunda bulunuyor. Son otuz yıl içerisinde teşhis edilen alzheimer vakalarının sayısı üç katına çıktı.

Bilim insanları, 2050 yılına gelindiğinde sinir sistemi bozukluklarından muzdarip olan kişi sayısının, ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 10’una tekabül eden 115 milyon hastaya ulaşabileceğini öngörüyor.

Pekin yönetimi, yaklaşan bu krize yanıt olarak yeni tedavi yöntemlerinin geliştirilmesini hızlandırmak amacıyla önde gelen bilimsel kurumları, büyük biyoteknoloji şirketlerini ve onlarca uzmanı seferber ediyor.

Bu kapsamda Mart ayı sonunda Pekin’de, “alzheimer tedavisi için yeni biyolojik ilaçların geliştirilmesi” başlıklı ulusal projenin resmi açılışı gerçekleştirildi.

Teknolojik Süreçler Enstitüsü’nde düzenlenen etkinliğe dört yenilikçi teknoloji şirketi, Çin Mühendislik Akademisi’nden üç akademisyen ve Çin Bilimler Akademisi’ne bağlı iki araştırma enstitüsünün yöneticileri katıldı.

Projenin temel hedefinin, nörodejeneratif hastalığın gelişimini yavaşlatabilecek veya durdurabilecek dört adet özgün ilaç üretmek olduğu belirtildi.

Çinli bilim insanları daha önce, göz damlası yoluyla vücuda ilaç ulaştırma teknolojisi geliştirmişti. Araştırmacılar, bu metodolojinin alzheimer tedavisinde de uygulanabileceğini ifade ediyor.

Terapötik moleküllerin doğal taşıyıcısı rolünü üstlenen eksozomların, invaziv prosedürlere gerek kalmadan kan-beyin bariyerini aşmaya olanak sağladığı kaydedildi.

Kronik bir nörodejeneratif bozukluk olan alzheimer hastalığı, zekanın tamamen çökmesine ve zihinsel faaliyetlerin yitirilmesine kadar varan, bilişsel yeteneklerdeki sürekli azalma ile karakterize ediliyor.

Hastalık en yaygın olarak yaşlı bireylerde teşhis edilse de nadir durumlarda erken evre formlarına da rastlanıyor.

Çok Okunanlar

Exit mobile version