Asya

Çin enerji ablukası riskine karşı koruma sistemi kurdu

Yayınlanma

Çin, son yirmi yılda oluşturduğu enerji krizlerinden korunma sistemi sayesinde Ortadoğu’daki savaşın en ağır sonuçlarından korunmayı başardı. Financial Times’ın aktardığına göre Pekin, petrol ve doğalgaz ithalatına bağımlılığı azaltarak olası bir ABD deniz ablukasına karşı kırılganlığını düşürmeyi hedefliyor.

Çin, son yirmi yıllık süreçte hayata geçirdiği enerji krizlerine karşı savunma sistemiyle Ortadoğu’daki savaşın en ağır sonuçlarından korunmayı başardı.

Financial Times’ın (FT) haberine göre Pekin yönetimi, doğalgaz ve petrol ithalatına olan bağımlılığını azaltmaya ve bunun doğrudan bir sonucu olarak ABD ile gelecekte yaşanabilecek olası bir çatışma senaryosunda ortaya çıkacak deniz ablukası riskine karşı kırılganlığını en aza indirmeye odaklandı.

Çin bu hedef doğrultusunda yerli üretimi artırdı, enerji verimliliğini yükseltti, alternatif yakıtlara yöneldi; hidroelektrik, rüzgar ve güneş enerjisinin gelişimini hızlandırdı. Ülke aynı zamanda ulaşım sektörünü kapsamlı biçimde elektrikle çalışacak şekilde dönüştürdü.

FT’nin aktardığı verilere göre, elektrikli araçlar halihazırda günde yaklaşık 1 milyon varil benzin ve dizel yakıtın yerini alıyor.

Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) tahminine göre bu miktar 2035 yılına kadar günde 4 milyon varilin üzerine çıkacak. Çin hükümeti ise petrol tüketiminin mevcut on yılın sonundan önce zirveye ulaşmasını bekliyor.

Pekin yönetimi ithalat kaynaklarını ve güzergahlarını da çeşitlendirdi; Rusya ve Orta Asya’dan boru hatları üzerinden yapılan sevkiyatları artırırken Ortadoğu ülkeleri dahil olmak üzere tedarikçi ağını genişletti.

Stratejinin bir diğer ayağını ise büyük ölçekli petrol rezervlerinin oluşturulması teşkil etti. FT’nin değerlendirmesine göre Çin’in petrol stokları, ülkenin ithalat ihtiyacını 100 günden fazla süreyle tamamen ikame etmeye yetecek düzeyde, yani 1 milyar varilin üzerinde bulunuyor.

2026 yılının ilk altı ayında Çin’in petrol ithalatı günlük 1,3 milyon varilden fazla azalırken, ülke içi yakıt arzı genel olarak istikrarını korudu.

İran savaşı sürecinde yeşil enerji yatırımları arttı

ABD’nin İran ile yürüttüğü savaş nedeniyle petrole olan talebin düşmesi ve enerji fiyatlarının yükselmesi karşısında Çin, yeşil enerji yatırımlarını hızlandırdı.

Yılın ilk yarısında Çin’in “Kuşak ve Yol” girişimi kapsamındaki yeşil enerji projelerine sağlanan finansman rekor kırarak 20,1 milyar dolara ulaştı ve 2025 yılının tamamındaki toplam seviyeyi geride bıraktı.

Queensland Üniversitesi ile Şanghay Yeşil Finans ve Kalkınma Merkezi’nin ortak araştırmasında, söz konusu tutarın 11,8 milyar dolarını inşaat projelerinin, 8,3 milyar dolarını ise doğrudan yatırımların oluşturduğu kaydedildi.

Girişim çerçevesindeki toplam işlem hacmi bir önceki yıl kaydedilen 123,3 milyar dolara kıyasla 126,3 milyar dolar oldu.

Asya Toplumu Politika Enstitüsü Çin İklim Merkezi Direktörü Li Şuo, özel yatırımlardaki bu artışın Çin’in temiz teknolojiler alanındaki küresel rekabet gücünü ortaya koyduğunu belirtti.

Yatırımlardaki bu yükseliş; ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının petrol ve doğalgaz fiyatlarını artırdığı, yapay zekanın gelişimiyle birlikte küresel çapta elektrik ve veri merkezi altyapısı talebinin tırmandığı bir döneme denk geldi.

Bloomberg mayıs ayında yayımladığı verilerde, Çin’in güneş paneli ihracatının yüzde 80, lityum iyon batarya ihracatının ise yüzde 34 arttığını bildirmişti.

The Washington Post gazetesi ise Pekin’in İran’daki savaşı askeri, ekonomik, diplomatik ve diğer alanlarda ABD’ye karşı üstünlük elde etmek amacıyla kullandığını kaydetti.

Çok Okunanlar

Exit mobile version