Asya
Çin savaş gemileri Japonya’nın güneybatısı açıklarından ‘uyarı’ niteliğinde geçişler yaptı
Eski bir Çin Halk Kurtuluş Ordusu eğitmeni, “Bu nadir geçiş, kıyı boyunca uzanan Japonya’nın askeri üslerine doğrudan bir caydırıcılık mesajıdır” dedi.
Çin Halk Kurtuluş Ordusu’na (PLA) ait savaş gemileri bu hafta Japonya’nın güneybatısı açıklarındaki hassas uluslararası su yollarından iki kez geçti. Nadir görülen bu hamle, Tokyo’ya Tayvan’la ilgili son adımları nedeniyle açık bir uyarı olarak değerlendiriliyor.
Bu geçişler, batı Pasifik’te yapılan tatbikatları izledi; filo pazar günü Yokoate Kanalı üzerinden bölgeye çıktı ve çarşamba günü Yonaguni-Iriomote Su Yolu üzerinden geri döndü.
Halk Kurtuluş Ordusu Doğu Cephe Komutanlığı çarşamba günü yaptığı açıklamada, “133. Filoyu batı Pasifik’te eğitim tatbikatlarını tamamlamak üzere organize ettik; birliklerin uzun menzilli harekât kabiliyetlerini etkin biçimde test ederek Yonaguni-Iriomote Su Yolu üzerinden geri döndü” ifadelerini kullandı.
Söz konusu su şeridi, Iriomote Adası ile Japonya’nın en batıdaki adası olan ve Tayvan’a yalnızca 110 kilometre uzaklıkta bulunan Yonaguni arasında yer alıyor.
Bu, PLA savaş gemilerinin bu su yolunda faaliyet gösterdiğinin kamuoyuna açık biçimde kayda geçen ilk örneği.
South China Morning Post‘a konuşan askerî analist ve eski PLA eğitmeni Song Zhongping, PLA’nın bu geçişlerini “Japonya’ya yönelik bir uyarı” olarak görüyor.
Song, “Yonaguni-Iriomote su yolu, Japonya’nın Tayvan’daki durumu potansiyel olarak etkileyebileceği kilit bir güzergâhtır. PLA’nın bu su yolundan geçmesi, Tayvan meselesine ilişkin son açıklamaları ve eylemleri nedeniyle Japonya’ya yönelik bir uyarı olabilir” dedi.
Askeri uzman, “Yonaguni ve Iriomote adalarının her ikisinde de Japon askerî üsleri bulunuyor ve bu su yolu, PLA’nın sıkça kullandığı Miyako Boğazı’ndan daha dardır. Bence bu kanaldan yapılan bu nadir geçiş, kıyı boyunca uzanan askerî üslere doğrudan bir caydırıcılık mesajıdır ve Tokyo üzerinde beklenmedik bir şok etkisi yaratacaktır” değerlendirmesini yaptı.
ABD ve Japonya dahil çoğu ülke Tayvan’ı bağımsız bir devlet olarak tanımıyor; ancak her ikisi de adanın Çin’le birleşmesine karşı çıkıyor ve Washington, Tayvan’a silah sağlamaya devam ediyor.
PLA’nın bu deniz seyrüseferleri, Japon destroyeri Ikazuchi’nin Pekin açısından tarihsel bir günde Tayvan Boğazı’ndan geçmesinden üç gün sonra gerçekleşti.
Çin, 17 Nisan’daki bu geçişi “kasıtlı bir provokasyon” olarak nitelendirdi ve Japonya’ya sert bir protesto iletti.
17 Nisan, Japonya’nın Çin ve Kore’ye karşı yürüttüğü saldırı savaşını sona erdiren 1895 tarihli Şimonoseki Antlaşması’nın yıldönümüne denk geliyor.
Söz konusu antlaşma, Pekin’in Tayvan’ı, Penghu Adaları’nı ve diğer deniz unsurlarını Japonya’ya bırakmasını öngörüyordu; Japonya da Kore Yarımadası üzerinde fiilî kontrol elde etti. Pekin bu olayı, kendi ifadesiyle baskı ve aşağılanma tarihinin küçük düşürücü bölümlerinden biri olarak görüyor.
Tokyo, Ikazuchi’nin geçen hafta Tayvan Boğazı’ndan geçişinin uluslararası hukuka uygun olduğunu savunuyor; destroyer, ABD ve Filipinler öncülüğündeki “Balikatan” askerî tatbikatlarına giderken bu rotayı izlemişti.
Bu yıl, Japonya’nın ABD’li müttefikiyle birlikte söz konusu tatbikatların muharebe odaklı aşamasına ilk kez katıldığı yıl oldu.
Uzmanlar, bunun Tokyo’nun Tayvan ve Güney Çin Denizi konularındaki niyetini, özellikle de Tayvan’da bir kriz yaşanması hâlinde Pekin’i caydırmaya dönük önceliklerini açıkça ortaya koyduğunu söyledi.
PLA filosunun batı Pasifik’e geçerken kullandığı Yokoate Kanalı, Yokodang Adası ile Japonya’nın önemli askerî üslerinin bulunduğu Amami Oshima arasında yer alıyor. Bu kanal, PLA’nın Pasifik’e açılmak için daha sık kullandığı Miyako Boğazı’na kıyasla Japon ana karasına daha yakın.
Song, PLA’nın Japon askerî üslerine yakın bu dar kanalı seçmesinin, Japonya’ya yönelik harekât mantığını ortaya koyduğunu söyledi: Algılanan tehditlere ya da provokasyonlara yakın faaliyet göstermek.
Japonya, Ryukyu Adaları yakınlarında Çin savaş gemilerini sık sık tespit etse de, bu, PLA gemilerinin Yokoate Kanalı’ndan geçtiğinin kamuoyuna açık biçimde kayda geçen ilk örneği.
Çinli askerî uzman Song Xiaojun da pazar günü devlet yayıncısı CCTV’ye, PLA’nın Pasifik’e, “birinci ada zincirinin” ötesine uzanan görevlerde bu güzergâhı düzenli olarak kullandığını söyledi.
Ryukyu Adaları, ABD savunma politikasındaki birinci ada zincirinin kritik bir halkasını oluşturuyor; Doğu Asya açıklarında uzanan, ABD ortaklarının kontrol ettiği ve askerî nüfuz yansıtmak için kullanılan doğal bir yay niteliği taşıyor. Çin ise buna direnmeye çalışıyor.
PLA’nın Doğu Cephe Komutanlığı, Tayvan Boğazı, Doğu Çin Denizi ve batı Pasifik’e odaklanıyor. CCTV’ye göre, bu operasyon için oluşturulan 133. deniz görev gücünün sancak gemisi, borda numarası 133 olan Type 052DL geliştirilmiş güdümlü füze destroyeri Baotou’ydu.
Pekin ile Tokyo arasındaki gerilim, Japonya Başbakanı Sanae Takaichi’nin geçen kasım ayında Tayvan Boğazı’ndaki bir çatışmanın, Japon askerî seferberliğini de beraberinde getirebileceğini söylemesinden bu yana yüksek seyrediyor.
Japonya salı günü ölümcül silahların ihracatına yönelik kısıtlamaları kaldırdı; bu da onlarca yıllık “Üç İlke” pasifist politikasından büyük bir sapma anlamına geliyor.
Pekin bu adımdan dolayı “ciddi endişe” duyduğunu ifade etti; Çin Dışişleri Bakanlığı, Japonya’nın “yeni tarz militarizme yönelen pervasız hamlelerine kararlılıkla direnmek için daha yüksek teyakkuz gerektiği” uyarısında bulundu.