Asya
Çin’in HQ-17AE kısa menzilli hava savunma sistemi Pakistan’ın İHA savunmasını güçlendirecek

Analistlere göre Pakistan’ın sistemi diğer yabancı menşeli sistemlerle başarılı şekilde entegre etmesi, Çin’in ihracat açısından elini “önemli ölçüde” güçlendirecek
Pakistan, Çin’den yeni tedarik ettiği kısa menzilli hava savunma sistemini kamuoyuna tanıttı. Analistlere göre sistem, gelecekte yaşanabilecek bir çatışmada Pakistan’ın Hindistan’a ait insansız hava araçlarına ve alçak irtifa tehditlerine karşı koyma kapasitesini artırabilir.
Pakistan Hava Kuvvetleri’nin (PAF) pazar günü sosyal medyada yayımladığı bir video, Çin yapımı HQ-17AE kısa menzilli hava savunma (SHORAD) sisteminin Pakistan tarafından kullanıldığını ilk kez doğruladı.
HQ-17AE, Çin’in HQ-17A hava savunma sisteminin ihracat versiyonu. HQ-17A ise Rus Tor-M1 füze sisteminin tersine mühendislikle geliştirilmiş ilk HQ-17’nin tekerlekli varyantı.
HQ-17AE, 20 kilometreye kadar operasyonel menzile ve 10 kilometreye kadar irtifa kapasitesine sahip. Sistem; insansız hava araçları, helikopterler, seyir füzeleri, güdümlü mühimmatlar ve uçaklar gibi alçak irtifada ve kısa menzilde faaliyet gösteren tehditleri etkisiz hale getirmek üzere tasarlandı.
Sistemin daha önce Suudi Arabistan, Sırbistan ve Tacikistan’a ihraç edildiği biliniyor. Pakistan’ın yaptığı açıklamayla birlikte ülke, Çin yapımı sistemin dördüncü yabancı kullanıcısı oldu.
Pazar günü yayımlanan video, PAF’ın geçen yıl mayıs ayında Hindistan’la yaşanan sınır çatışmasında da sergilediği çok alanlı harekât kabiliyetlerini tanıtmayı amaçlıyordu.
Videoda HQ-17AE’nin yanı sıra yine Çin yapımı HQ-9P uzun menzilli karadan havaya füze sistemi ile Türkiye yapımı Korkut kundağı motorlu uçaksavar sistemi ve Şahin anti-İHA sistemi de sergilendi.
Bu sistemler, Pakistan’ın İHA sürüleri de dahil olmak üzere çeşitli modern hava tehditlerine karşı geliştirdiği yeni “katmanlı entegre hava savunma sisteminin” parçalarını oluşturuyor.
Katmanlı ağda HQ-9, uzun menzilli uçak ve füze savunması için; Çin yapımı HQ-16’nın ihracat versiyonu LY-80, orta menzilli tehditlere karşı; HQ-17AE ise kısa menzilde savunmayı aşan hedeflere karşı kullanılıyor. Bunları, İHA’ları ve alçaktan uçan tehditleri hedef alan Türk sistemleri tamamlıyor.
Institute for Security and Development Policy bünyesindeki Stockholm Centre for South Asian and Indo-Pacific Affairs’in Başkanı Jagannath Panda, Pakistan’ın HQ-17AE’yi esas olarak mobil bir muharebe sahası ve nokta savunma sistemi olarak değerlendirmesinin muhtemel olduğunu söyledi.
South China Morning Post’a konuşan Panda, “Daha da önemlisi, Pakistan katmanlı hava savunma mimarisinin alt kademesindeki bir zafiyeti gidermeye çalışıyor gibi görünüyor” dedi.
“Sistemin tedarik edilmesi aynı zamanda savaşın değişen doğasını da yansıtıyor. Pakistan, her İHA’ya veya dolanan mühimmata karşı pahalı uzun menzilli önleyicileri ekonomik olarak kullanamaz. HQ-17AE, giderek yoğunlaşan alçak irtifa hava tehditleriyle mücadele etmek için Pakistan’a yeni bir savunma katmanı sağlıyor” diye ekledi.
Panda, asıl önemli sorunun Pakistan ordusunun sensörleri, komuta sistemlerini ve angajman prosedürlerini tutarlı bir katmanlı mimari içerisinde birbirine bağlayıp bağlayamayacağı olduğunu da vurguladı.
Washington’daki Hudson Institute’un kıdemli araştırmacısı Liselotte Odgaard ise İHA savunmasının Pakistan’da HQ-17AE’nin temel görevlerinden biri olmasının muhtemel olduğunu, ancak sistemin görevinin bununla sınırlı kalmayacağını söyledi.
Odgaard, “Ancak çok küçük ticari İHA’lara karşı Korkut veya Şahin gibi sistemlere kıyasla muhtemelen daha az maliyet etkin” dedi ve Türk sistemlerinin insansız hava sistemlerine karşı koymak üzere “özel olarak optimize edildiğini” belirtti.
Çin, Pakistan’ın en büyük silah tedarikçisi olmayı sürdürüyor. Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü’ne (SIPRI) göre Çin, 2021-2025 döneminde Pakistan’ın toplam silah ithalatının yüzde 80’ini karşıladı.
Pakistan’ın HQ-17AE tedariki, Hindistan’la sınır gerilimlerinin devam ettiği bir dönemde, modern savaşlarda İHA’lar gibi düşük maliyetli ve alçaktan uçan tehditlerin giderek daha fazla kullanılmasını da yansıtıyor.
Çin tarafından tedarik edilen platformlar, Pakistan’ın geçen yıl Hindistan’la yaşadığı kısa süreli sınır çatışmasında önemli rol oynadı. Bu çatışmada bir J-10CE, Hindistan’a ait bir Rafale savaş uçağını düşürdü. Pakistan, 7-10 Mayıs tarihleri arasındaki savaşta Fransız yapımı 4,5 nesil Rafale savaş uçaklarından dördünü düşürdüğünü öne sürdü.
Bu olay, hem Çin yapımı savaş uçağının bildirilen ilk hava-hava muharebe zaferi hem de bir Rafale’in ilk kez düşürülmesi olarak kayıtlara geçti.
Odgaard, Pakistan’ın HQ-17AE’yi Türk sistemleriyle başarılı bir şekilde entegre etmesinin, Çin sistemlerinin farklı tedarikçilerden oluşan karma mimariler içinde çalışabildiğini kanıtlayarak Çin’in ihracat açısından elini “önemli ölçüde” güçlendireceğini söyledi.
Odgaard, “[Bu durum] Çin’in kısa menzilli hava savunma çözümlerini halihazırda NATO veya Türk ekipmanlarını kullanan ülkeler açısından daha cazip hale getiriyor” dedi.
Ancak Odgaard’a göre asıl sınav gerçek muharebe koşullarında verilecek:
“İhracat başarısı yalnızca teknik uyumluluğa değil, Pakistan’ın İHA’lara, seyir füzelerine ve doyurma saldırılarına karşı gerçek koşullarda etkili bir performans ortaya koyup koyamayacağına bağlı olacak. Muharebe sahasında kanıtlanmış güvenilirlik, herhangi bir hava savunma sistemi için en güçlü reklam olmaya devam ediyor.”
Panda ise HQ-17AE’nin gelecekte yaşanabilecek herhangi bir Hindistan-Pakistan çatışmasında “önem taşıyabileceğini” ve böyle bir çatışmanın “yalnızca insanlı savaş uçaklarının hakimiyetinde geçmesinin giderek daha düşük bir ihtimal olduğunu” söyledi.
Panda, “2025’teki çatışma; uzak mesafeden kullanılan silahların, İHA’ların, elektronik harbin ve katmanlı hava savunmasının önemini bir kez daha ortaya koydu. HQ-17AE tam da giderek daha yoğun hale gelen bu alçak irtifa muharebe sahası için tasarlandı” dedi.
Panda, HQ-17AE’nin Pakistan ordusuna başarılı şekilde entegre edilmesinin, “Hindistan’ın uzak mesafeden gerçekleştireceği ve alçak irtifadan düzenleyeceği saldırıların risk ve maliyetlerini artırmayı” amaçlayan daha yoğun bir katmanlı hava savunma ağına işaret ettiğini belirtti.
“Dolayısıyla daha önemli eğilim, belirli bir füze sisteminden ziyade Pakistan’ın Çin yapımı uzun ve kısa menzilli füzeler ile Türkiye yapımı anti-İHA ve namlulu hava savunma sistemlerini bir araya getiren, giderek daha entegre bir erişimi engelleme ve hava sahasını kullandırmama mimarisi kurma girişimidir” dedi.
Bu durum, Hindistan ile Pakistan arasındaki hava taarruzu-hava savunması rekabetini zaman içinde teknolojik açıdan daha yoğun hale getirebilir.
Asya
Çin yapay zekada yetenek sunumundan üretim altyapısını açmaya geçiyor

Çinli yapay zeka girişimi DeepSeek, büyük dil modellerinde bilgi işlem maliyetlerini ve güç tüketimini düşürmek amacıyla geliştirdiği DeepInfer çıkarım altyapısını açık kaynak olarak kullanıma sundu. Sistem çatısı altındaki tek bir küme günde 155 trilyon belirteç işlerken, hem NVIDIA hem de Huawei donanımlarında çalışabiliyor.
Çinli yapay zeka girişimi DeepSeek, geniş ölçekli çıkarım süreçlerinde işlem gücü maliyetlerini ve enerji tüketimini azaltmak amacıyla geliştirdiği kurum içi çıkarım altyapısı DeepInfer’ı açık kaynak olarak paylaştı.
Salı günü WeChat hesabı üzerinden yapılan açıklamaya göre bu adım, yazılım geliştiricilerin ve işletmelerin yüksek hacimli yapay zeka operasyonlarında veri işleme hızını artırmalarını ve gecikme sürelerini düşürmelerini hedefliyor.
İsmi belirtilmeyen Çinli bir uzman, Global Times gazetesine verdiği demeçte, açık kaynaklı modellerden açık kaynaklı çıkarım altyapılarına geçişin önemli bir dönüşüme işaret ettiğini söyledi.
Uzmana göre Çinli teknoloji şirketleri “yetenekleri erişime açma” aşamasından “üretkenliği erişime açma” evresine geçiyor; bu da kurulum maliyetlerini düşürerek öncü modellerin sağlık, eğitim ve üretim gibi alanlarda pratik uygulamalara dönüşmesini kolaylaştırıyor.
DeepSeek, model eğitiminin yapay zekanın öğrenme süreci, çıkarımın ise bu bilginin insanlar için somut bir faydaya dönüştüğü aşama olduğunu belirtti.
Günümüzde geleneksel sınırları aşan devasa kullanıcı talepleri karşısında çıkarım altyapıları geniş bilgi işlem kümelerini koordine edip yönetirken, bu sistemlerin verimliliği doğrudan yapay zeka hizmetlerinin elektrik tüketimini ve işlem maliyetini belirliyor.
DeepInfer, yüksek performanslı çekirdekleri derinlemesine optimize edilmiş çıkarım motoruyla bir araya getiriyor.
Dağıtık çıkarım, tahmine dayalı kod çözme ve yapılandırılmış çıktı gibi özellikleri destekleyen sistem, hem NVIDIA hem de Huawei Ascend donanımları üzerinde çalışıyor.
Girişim, DeepInfer üzerinde inşa ettiği mimariyle DeepSeek V4.1 Flash modeli için yüksek işlem hacmine sahip ve düşük gecikmeli çıkarım hizmetlerini devreye aldı. Sistemdeki tek bir küme şu anda günde 155 trilyon belirteç (token) işliyor.
Şirket ayrıca ana akım büyük dil modeli arayüz protokolleri ile model belirteç dizileri arasında hızlı ve hatasız dönüşüm sağlayan üretim sınıfı deepseek-recipe bileşenini de açık kaynak haline getirdi.
Bu bileşenin işlem mantığı doğrudan resmi DeepSeek API mimarisiyle bütünüyle uyumlu çalışıyor ve üçüncü taraf kurulumların resmi sistemle tamamen aynı biçimde işlemesini sağlıyor.
DeepSeek mühendisi: “Gelecek ya komünizm olacak ya Cyberpunk”
Teknoloji ve Strateji Araştırma Enstitüsü Başkan Yardımcısı Chen Jing, Global Times gazetesine yaptığı açıklamada, DeepSeek’in modelleri geniş ölçekte sunma konusundaki mühendislik deneyimini paylaştığını ifade etti. Chen, bu adımın diğer geliştiricilerin yetenekleri daha düşük maliyet, daha yüksek hız ve istikrarlı bir deneyimle sunmalarına katkı verdiğini belirtti.
Daha önce büyük dil modellerini de açık kaynak olarak paylaşan şirketin attığı adımı değerlendiren Chen, “Daha önce paylaşılan ‘beyin’di; bu kez paylaşılan ise ‘montaj hattı, güç kaynağı ve kullanım kılavuzu’ oldu” dedi.
Uzman, açık kaynaklı modellerin küresel çapta yeniden üretim ve araştırma yapma eşiğini düşürdüğünü, açık kaynaklı çıkarım altyapısının ise kurulum maliyetlerini, enerji kullanımını ve gecikmeyi azaltarak süreci bir adım ileri taşıdığını kaydetti.
Çin’in geliştirdiği açık kaynaklı modeller, küresel yapay zeka inovasyon ekosisteminde belirleyici bir yer ediniyor.
Hugging Face raporuna göre Çin merkezli Moonshot AI’ın Kimi, Zhipu’nun GLM ve Alibaba’nın Qwen serisi modelleri, zeka endeksinde dünya genelinde ilk yedi arasına girerken ABD’deki kapalı kaynaklı öncü sistemlerle aradaki farkı istikrarlı biçimde kapatıyor.
Raporda, Çin’de aylık olarak yayımlanan modellerin parametre tavanının 754 milyar ile 2,78 trilyon arasında değiştiği belirtiliyor.
Kimi K3, sahip olduğu 2,78 trilyon parametreyle dünyanın en büyük açık kaynaklı modeli haline gelirken hem zeka hem de kodlama endeksinde küresel düzeyde ilk sırada yer alıyor.
Çin yönetimi, teknolojik liderlik yarışının ötesinde, yapay zekanın sunduğu kalkınma kazanımlarını paylaşmayı ve teknolojinin daha geniş kitleler ile işletmeler tarafından yaşam standartlarını yükseltmek amacıyla kullanılmasını hedeflediğini vurguluyor.
DeepSeek de yayımladığı metnin sonunda hedeflerini özetlerken, “Tamamen açık kaynaklı modeller, operatör kütüphaneleri ve çıkarım altyapılarıyla, yakın gelecekte dünya çapındaki yapay zeka hizmetlerinin kapsam ve kalitesinde eşi görülmemiş bir genişleme görmeyi; bu hizmetlerin daha adil, şeffaf ve güvenilir hale gelmesini bekliyoruz” değerlendirmesini yaptı.
Yatırımcılar DeepSeek payı için yüksek komisyonları göze alıyor
Asya
Japonya konut spekülasyonunu önlemek için kısa vadeli satışları kısıtlayacak

Japonya’da iktidardaki Liberal Demokrat Parti, büyük kentlerde artan konut fiyatlarını dizginlemek amacıyla mülklerin kısa vadeli alım satımına yönelik sınırlamaları gündemine aldı. Tokyo’da ortalama daire fiyatı yıllık yüzde 18,5 artışla 137,84 milyon yene çıkarken yıllık ortalama geliri 6,78 milyon yende kalan kent sakinleri için mülk edinmek zorlaştı.
Japonya’da iktidardaki Liberal Demokrat Parti (LDP), Tokyo başta olmak üzere büyük kentlerde hızla yükselen konut fiyatlarını dizginlemek için mülklerin kısa vadeli alım satımına sınırlama getirmeyi planlıyor.
Başbakan Sanae Takaichi liderliğindeki parti, önümüzdeki yılın nisan ayında yapılacak yerel seçimler öncesinde çalışan kesime yönelik desteği temel gündem maddesi yapmayı hedefliyor.
LDP’nin konut ve arsa politikaları araştırma komisyonu, konuyu ele almak üzere çarşamba günü toplandı.
Nikkei Asia gazetesinin haberine göre Komisyon Başkanı ve LDP Milletvekili Midori Matsushima, toplantının açılışında “Tokyo’nun 23 bölgesinde yeni inşa edilen dairelerin fiyatları son on yılda ikiye katlandı. Bu konutlarda oturmak isteyen insanların ev alabilmesini sağlayacak önlemler üzerinde çalışmalıyız” dedi.
Başkentte ev sahibi olmak geniş kesimler için neredeyse imkansız hale geldi. Gayrimenkul İktisat Enstitüsü verilerine göre, Tokyo’nun 23 bölgesinde yeni bir dairenin ortalama satış fiyatı 2025 mali yılında bir önceki yıla kıyasla yüzde 18,5 artarak 137,84 milyon yene (yaklaşık 872 bin dolar) ulaştı.
Çalışma Bakanlığı istatistikleri ise başkentte tam zamanlı çalışan bir kişinin ortalama yıllık gelirinin 2025 mali yılında 6,78 milyon yen seviyesinde kaldığını gösteriyor. Gelir ile konut fiyatları arasındaki bu uçurum, siyasetin önceliklerini de doğrudan etkiliyor.
LDP, şubat ayındaki Temsilciler Meclisi seçim kampanyasında Tokyo metropolü ve diğer bölgelerdeki spekülatif işlemleri dizginleme taahhüdü vermişti. Parti bünyesinde yabancılara yönelik politikalar üzerine çalışan bir proje ekibi de bu ayın başlarında hükümete konut fiyatlarındaki artışa karşı acil vergi düzenlemeleri getirilmesi çağrısı yapan bir tavsiye metni sundu.
Mevcut mevzuatta, satın alındıktan sonra beş yıl içinde elden çıkarılan konutlardan elde edilen kazançlar “kısa vadeli sermaye kazancı” sayılıyor. Bu gelirler, gelir vergisi ve yerel ikamet vergisi dahil olmak üzere yüzde 40’a yakın oranda vergilendiriliyor.
Beş yıldan uzun süre elde tutulan gayrimenkullere uygulanan yaklaşık yüzde 20’lik “uzun vadeli sermaye kazancı” vergisinin iki katı olan bu oran, bazı parti üyelerine göre spekülasyonu engellemeye yetmiyor. Düzenlemenin sertleştirilmesi talepleri, LDP’nin koalisyon ortağı Japonya İnovasyon Partisi ile aralık ayında hazırlayacağı yıllık vergi reformu çerçevesinde ele alınabilir.
İktidar kanadı, yerel meclis üyelerinin görev süresinin dolacağı Tokyo’nun 22 bölgesi dahil birçok kent merkezinde nisan ayında sandık başına gidecek seçmenlerin karşısına somut bir konut vaadiyle çıkmak istiyor.
Üst düzey bir LDP yetkilisi, “Genellikle ev alma aşamasına gelmiş çocuklu aileleri desteklememiz gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.
Muhalefet partileri de yalnızca ev almayı planlayanları değil, artan konut fiyatları nedeniyle kiralık evlere yönelen ve kiraların tırmanmasından etkilenen kesimleri hedefleyen alternatif öneriler hazırlıyor.
Yabancı alıcı sınırlamaları yerine vergi adımları öne çıkıyor
Konut krizine çözüm arayan birçok ülke yabancı alıcılara doğrudan kısıtlamalar getirdi. Güney Kore’de Devlet Başkanı Lee Jae Myung’un gerileyen kamuoyu desteğinde gayrimenkul politikaları önemli rol oynadı.
Seul yönetimi, Ağustos 2025’te yabancıların başkent ve çevresinden konut almasını izne bağladı; ayrıca alıcılara bu evlerde en az iki yıl ikamet etme zorunluluğu getirdi.
Kanada ve Avustralya yabancıların konut alımına geçici yasaklar koyarken, Singapur yabancı alıcılardan yüzde 60 oranında ek damga vergisi tahsil ediyor.
Japonya’da da yabancı yatırımcıların gayrimenkul piyasasındaki rolü şubat seçimlerinde tartışma konusu oldu. Doğrudan yabancıları hedef alan kısıtlamaların uluslararası ticaret ve hizmet anlaşmalarıyla çelişebileceği değerlendiriliyor.
Hükümet bu nedenle alıcıların uyruğuna göre kısıtlama getirmek yerine, kısa vadeli el değiştirmeler gibi spekülatif gayrimenkul işlemlerine yönelik vergi tedbirlerini tartışıyor.
Sert piyasa tedbirlerinin bölgesel bankaları sarsmasından endişe ediliyor
Fiyatları aşağı çekmeye yönelik sert adımların ülke ekonomisine zarar verebileceğine dair kaygılar da dile getiriliyor.
LDP’nin kıdemli bir vergi yetkilisi, arsa fiyatlarındaki sert bir düşüşün yerel finans kuruluşlarını zayıflatabileceğini belirterek “Bölgesel bankalar üzerindeki etkileri değerlendirmeliyiz” uyarısı yaptı.
Gayrimenkul sektörü, Japon bankalarının toplam kredi hacminin yaklaşık yüzde 18’ini oluşturuyor. Bu oran, Japonya’nın 1980’lerin ortasından sonuna kadar yaşadığı balon ekonomisi dönemindeki yüzde 10’luk seviyenin oldukça üzerinde seyrediyor.
Bazı bölgesel bankaların toplam kredi dağıtımında gayrimenkulün payı neredeyse yarıya yaklaşıyor.
Finansal Hizmetler Kurumunun Mart 2025 verilerine göre, bölgesel bankaların gayrimenkul sektörüne verdiği kredilerin yaklaşık dörtte biri doğrudan Tokyo’nun beş merkez bölgesinde toplanmış durumda.
Takaichi hükümetinin yüksek kamuoyu desteğinde, borsa endekslerindeki artışın da katkısıyla yükselen varlık değerleri etkili oldu. Piyasayı soğutacak gayrimenkul adımlarının hisse senedi fiyatlarını gerileterek hükümetin desteğini zedeleyebileceği öne sürülüyor.
LDP araştırma komisyonunun kıdemli bir yetkilisi, fiyat artışlarını kontrol altına almaya dönük adımların kapsamı ve zamanlaması konusunda karar vericilerin dikkatli davranması gerektiğini vurguladı.
Asya
“Öldü” demişlerdi: Kore lideri Kim Jong-un, ailesiyle sergide görüntülendi

Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, komaya girdiği ve Çin’de tedavi gördüğü yönündeki iddiaların ardından eşi ve kızıyla bir sergide görüntülendi. Devlet medyası fotoğrafları paylaşırken, Pyongyang yönetimi Seul’ün tıbbi yardım teklifini siyasi provokasyon olarak nitelendirerek geri çevirdi.
Kuzey Kore devlet medyası, ülke lideri Kim Jong-un’un sağlık sorunları yaşadığı yönündeki haberlerin ardından yeni fotoğraflarını yayımladı.
Kore Merkezi Haber Ajansı’nın aktardığına göre Kim Jong-un, 19 Ekim’de hafif sanayi işletmelerinin düzenlediği giyim ve ayakkabı sergisini gezdi.
Yayımlanan fotoğraflarda Kuzey Kore lideri, sergilenen ürünleri eşi Ri Sol-ju ve kızı Kim Ju-ae ile birlikte inceliyor.

İngiliz basını koma ve tedavi iddialarını gündeme getirdi
Fotoğrafların paylaşılması öncesinde, yalan haberleriyle malul İngiliz tabloid gazetesi The Sun, doğrulanmamış bilgilere dayandırarak Kim Jong-un’un beyin kanaması geçirdiğini öne sürdü.
Gazete, liderin komaya girdiğini ve tedavi amacıyla Çin’e götürüldüğünü yazdı.
Haberde ayrıca Kim Jong-un’un ölümü halinde iktidarın, 13 yaşındaki kızı Kim Ju-ae ülkeyi yönetecek yaşa gelene kadar geçici olarak kız kardeşi Kim Yo-jong’a geçebileceği savunuldu.

Füze denemeleri ve insani yardım gerilimi sürüyor
Fotoğrafların paylaşıldığı dönemde Pyongyang yönetiminin askeri faaliyetleri de devam ediyor. Kuzey Kore, 14 Ekim’de Japon Denizi sularında denizaltıdan fırlatılan iki tip stratejik seyir füzesini test etti.
Diğer yandan Kore İşçi Partisi Merkez Komitesi Daire Başkanı Kim Yo-jong, Seul yönetiminin insani yardım kapsamında göndermeyi planladığı tıbbi malzemeleri kabul etmeyeceklerini açıkladı.
Kim Yo-jong, Seul’ün insani yardım planlarını siyasi provokasyon ve egemenlik ihlali olarak nitelendirdi.
Dünya Basını2 hafta önceEski CIA analisti Johnson: Trump İran’a girerse Çanakkale’deki Churchill gibi yenilir
Görüş2 hafta önceOrtadoğu’da Koridor İttifakları Devri
Asya2 hafta önceGüney Kore, Kiev Büyükelçisini geri çağırdı
Amerika2 hafta önceBrezilya’da ikinci tur süreci nasıl işleyecek?
Asya2 hafta önceEndonezya’nın yeni iş yasası işçileri memnun etti, iş dünyasını endişelendirdi
Diplomasi2 hafta önceİtalyan gazeteci ve yazar Thomas Fazi: Avrupa, II. Dünya Savaşı’ndan beri ABD işgali altında
Dünya Basını2 hafta önceNükleer bilimci Hughes: Bölgesel nükleer savaş bile dünya genelinde üç milyar insanı aç bırakır
Dünya Basını1 hafta önceİngiliz diplomat Crooke: Suudi Arabistan’da asıl çöküş içeriden gelecek









