Diplomasi

Çinli ekonomistler: ABD ve Çin ekonomik dayanıklılıklarını test ediyor

Yayınlanma

Önde gelen Çinli ekonomistlere göre, Donald Trump’ın daha önce eşi benzeri görülmemiş gümrük vergileriyle alevlenen ABD-Çin ticaret savaşı, ekonomik ve endüstriyel sistemlerin uzun vadeli dayanıklılığını test eden bir maratona dönüşebilir.

South China Morning Post’a göre, ekonomistler ayrıca iç talebi canlandırmak için daha güçlü bir devlet teşviki dozunun artırılmasını önererek, bunun Çin’in bu çalkantılı dönemden çıkmasında büyük önem taşıyacağını belirttiler.

Hong Kong Çin Üniversitesi Shenzhen kampüsü (CUHK-Shenzhen) Kamu Politikası Okulu dekanı Zheng Yongnian, “Çin ve ABD’nin şu anda rekabet ettiği şey ekonomik dayanıklılıktır. ABD ve Çin ekonomik dayanıklılıklarını test ediyor” dedi.

Zheng, “Amacımız güçlü ekonomik dayanıklılığa sahip bir endüstriyel sistem inşa etmek olmalı; ancak bu şekilde ABD ile uzun vadeli rekabette baskın bir konum elde edebiliriz” ifadelerini kullandı.

Bir dizi karşılıklı gümrük vergisi salvolarının ardından, şu anki haliyle Washington Çin’den ithal edilen mallara yüzde 125 gümrük vergisi uygularken, Pekin’in ABD mallarına uyguladığı yeni vergi yüzde 84’e yükseldi.

ABD Başkanı Donald Trump, Çin’e karşılık verirken, çarşamba günü yürürlüğe giren diğer birçok ülkeye yönelik “karşılıklı gümrük vergileri”nin tamamına 90 günlük bir ara verdiğini duyurdu.

Trump, tarife darbesini 90 günlüğüne erteledi

Hollandalı yatırım bankası ING’nin Büyük Çin Baş Ekonomisti Lynn Song son notunda, “Trump ticaret savaşı odağını Çin’e daralttıkça bir dayanıklılık testi yapılıyor,” diye yazdı.

Song, “Şimdilik, politika yapıcılar acıyı kimin hissedeceğini görmek için ekonomik teoriyi test etmeye istekli görünüyorlar – görüşmeler yeniden başladığında kimin avantajlı olduğunu görmek için” dedi.

Zheng devam eden anlaşmazlıkların, geçen yıl 688,3 milyar ABD doları tutarında ticaret yapan dünyanın en büyük iki ekonomisi arasında tam bir ayrışmaya yol açma tehdidi taşıdığını söyledi.

Zheng, “Tarifeler yüzde 60 ila 70’e ulaştığında, yüzde 500’lük bir tarifeden hiçbir farkı kalmayacaktır – iş yapmak imkansız hale gelecek ve iki ekonomi arasındaki ayrışma kaçınılmaz olacaktır” diye ekledi.

Pekin Üniversitesi’nde ekonomi profesörü olan Yao Yang da bu endişeyi yineledi ve Çin ekonomisi üzerindeki acil etkiler konusunda uyarıda bulundu.

Çarşamba günü çevrimiçi bir seminerde “Ticaret savaşı bu yılki [yüzde 5 civarındaki] büyüme hedefimize ulaşmamızda ciddi zorluklar yaratıyor” uyarısında bulunan Yang, işgücü piyasası üzerindeki ilave baskıya ve işsizliğin artması riskine dikkat çekti.

Bu arada, birçok ihracat endüstrisinin ürünlerini iç pazara yönlendirmek zorunda kalabileceğini, bunun da rekabeti şiddetlendirebileceğini ve deflasyonist baskılara yol açabileceğini belirtti.

Ancak Yao, Çin hükümetinin durumu yönetmek için elinde yeterli araç olduğuna inandığını söyledi. “Trump’ın eylemlerinden korkmamıza gerek yok” diyen Yao, merkezi yetkilileri borç batağındaki yerel yönetimlere yardım etmek ve emlak piyasasını desteklemek için daha fazlasını yapmaya çağırdı.

“Merkezi hükümetin yönlendirmesi doğru, ancak yoğunluk artırılabilir” dedi.

ABD tarafında ise CUHK-Shenzhen’den Zheng, ABD’nin özellikle dolar hegemonyası sayesinde hizmet sektörlerinde ve finansal hakimiyette üstün olduğunu, ancak şimdi bu statüsünü kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğunu belirtti.

Zheng, “ABD her şeyi yurt içinde üretiyorsa, diğer ülkeler neden dolara ihtiyaç duysun ki?” diye sordu.

Ayrıca Washington’un Çin’i küresel tedarik zincirlerinden izole edebileceği fikrini de reddetti.

Çok Okunanlar

Exit mobile version