Amerika

Dimon, “Davos elitleri”ne çattı

Yayınlanma

JPMorgan CEO’su Jamie Dimon, “Davos elitleri” olarak adlandırdığı kesime yönelik bazı sert açıklamalarda bulundu.

Davos’ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu (WEF) toplantısında sahneye çıkan Dimon, özellikle Beyaz Saray’ın politikaları hakkında Davos seyircilerinin beklentilerini karşılayacak sözler sarf etmedi.

Amerika’daki CEO’lar arasında bir “korku ortamı” olup olmadığı konusunda sorgulanan Dimon şu cevabı verdi:

“Bunca yıldır Davos’a geliyorum ve sohbetleri ve benzeri şeyleri dinliyorum. Ve sizler dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek için pek de iyi bir iş çıkarmadınız. Bir araya gelip konuşmamızın harika olduğunu düşünüyorum.”

Dimon, röportaj boyunca Başkan Trump’ın politikalarının ekonomi ve jeopolitik iklim için iyi mi yoksa kötü mü olduğu sorusuna yönelik eleştirilere yanıt verdi. Wall Street’in deneyimli ismi, sonuçlar hakkında daha fazla bilgi netleşene kadar bu konuları iyi ya da kötü olarak ikili bir şekilde görmediğini söyledi.

69 yaşındaki CEO, Grönland gibi politik açıdan daha hassas konuları es geçerek görüşlerini şöyle özetledi:

“Daha güçlü bir NATO, daha güçlü bir Avrupa istediğimi açıkça belirttim. Trump’ın yaptığı bazı şeyler buna neden oluyor, bazıları ise olmuyor. Ben gümrük vergisi yanlısı değilim, fakat [bazı] durumlarda kullanırım. Bence göçmenlik konusundaki yaklaşımlarını değiştirmeliler. Bunu daha önce de söyledim. Başka ne söylememi istiyorsunuz?”

Dimon’un Trump hükümetine yönelttiği tek eleştiri, kredi kartı faiz oranlarına getirmek istediği zam. Trump’ın kredi kartı faiz oranlarına %10’luk bir sınır getirme planı hakkında Dimon, “Bu ekonomik bir felaket olur,” dedi.

Trump, aynı gün Davos toplantısında Kongre’den bir yıllık sınırlama getirilmesini talep etmeyi planladığını açıkladı. Dimon, bu önerinin yürürlüğe girmesi halinde ABD ekonomisinin genelinde yaygın bir sıkıntı yaşanacağını öngördü.

“Bu arada, biz [JPMorgan] bunu atlatabiliriz. [Fakat] bu, Amerikalıların %80’inin kredisini ortadan kaldıracaktır. Ve bu, onların yedek kredisidir.”

ABD’nin en büyük bankasının lideri, Trump’ın ikinci yönetiminin “eleştirel bir dostu” olarak görülüyor. Örneğin, Beyaz Saray’ın ABD ve ortakları arasındaki ticaret dengesizliklerini ele almasının doğru olduğunu söyleyerek bazı politikaları destekledi.

Mayıs ayında Fox’a verdiği röportajda, ilk başta gümrük vergisi söylemlerinin “çok büyük, çok abartılı ve çok agresif” olduğunu düşündüğünü söylemişti ve “Bu, insanları masaya oturtmak için hazırlanan büyük planın bir parçasıydı” diye eklemişti.

Geçen yıl ise yine Davos’ta, ulusal güvenliğin artması anlamına geliyorsa, insanlara gümrük vergilerini “kabullenmeleri” gerektiğini söyledi.

Trump’ın sınır güvenliğini artırma çabasını da benzer şekilde övdü fakat “liyakate dayalı göç”ün savunucusu olduğunu söyledi. Bu amaçla, Oval Ofis’in H-1B vizeleri için 100.000 dolarlık yeni bir ücret getirilmesini ilan etmesinden endişe duydu.

Uzman vizeleri, ABD’li işverenlerin genellikle teknoloji sektöründeki uzmanlık gerektiren işler için geçici olarak ABD dışından işçi çalıştırmasına olanak tanıyor ve Silikon Vadisinin en önemli isimlerinden bazıları bu vizelere sahip.

Eylül ayında JPMorgan’ın 10. yıllık Hindistan Yatırımcı Konferansında CNBC’ye verdiği demeçte, “Başkana yalvarırım. İyi bir göçmenlik politikası olmalı. H-1B vizelerine karşı bir tepki olacağını düşünüyorum,” demişti.

Dimon’un son gerilimler hakkındaki genel mesajı ise, önemli müttefiklerle birlik olmanın gerekliliği oldu. En önemlisi, geçen yıl hissedarlara yazdığı mektupta, “Ülkemizin hedefi, Avrupa ülkelerini daha güçlü hale getirmek ve onları yakın tutmak olmalıdır. Avrupa’nın ekonomik zayıflığı parçalanmaya yol açarsa, manzara İkinci Dünya Savaşı öncesindeki dünyaya çok benzeyecektir,” diye yazmıştı.

Dimon, “Ekonomi uzun zamandır birleştirici bir unsurdur ve Önce Amerika politikası, Amerika tek başına kalmadığı sürece sorun değildir,” diye eklemişti.

Dimon bu yılki Davos’ta ise basitçe, “Ben bir küreselciyim,” dedi.

Çok Okunanlar

Exit mobile version