Dünya Basını

Dış İlişkiler Konseyi Başkanı Froman: Küresel ticaret sistemi çöktü, yerine yeni kurallar konmalı

Yayınlanma

ABD’nin önde gelen düşünce kuruluşlarından Dış İlişkiler Konseyi Başkanı Michael B. G. Froman, küresel ticaret sisteminin artık işlemez hale geldiğini belirtti. Froman, “Nostalji strateji değildir; umut da değildir,” diyerek eski düzene dönüşün mümkün olmadığını, yeni koalisyonlar üzerinden kurallar örgüsü inşa edilmesi gerektiğini vurguladı.

Eski ABD Ticaret Temsilcisi ve Dış İlişkiler Konseyi Başkanı Michael B. G. Froman, Foreign Affairs dergisinde yayımlanan makalesinde, kurallara dayalı dünya ticaret sisteminin artık mevcut olmadığını belirtti.

Froman, “Dünya ticaret sistemi artık yok. Dünya Ticaret Örgütü, üyelerinin taahhütlerini ne müzakere edebiliyor ne denetleyebiliyor ne de uygulayabiliyor,” ifadelerini kullanarak, mevcut yapının işlevsiz hale geldiğini vurguladı.

Eski düzenin bazı parçaları varlığını sürdürse de hasarın kalıcı olduğunu belirten Froman, makalesinde, “Geri dönüş yok,” diye yazdı.

Froman’a göre, Washington’un onlarca ülkeye yüzde 10 ila yüzde 50 arasında değişen gümrük vergileri uygulamasıyla “en çok kayrılan ülke” gibi temel ilkeler çöpe atıldı.

Hem ABD’nin “Önce Amerika” ticaret stratejisinin hem de Çin’in politikalarının, kurallara dayalı sistemin reddedildiğini ve yerine güce dayalı bir düzenin geldiğini gösterdiğini ifade etti.

ABD ve Çin ticaret ateşkesine devam kararı aldı

“Eski sisteme sarılmak beyhude”

Mevcut durumu eleştirenlerin, yıkımın maliyetlerini ve doğuracağı sonuçları düşünmesi gerektiğini belirten Froman, ABD ve dünya ekonomisi için daha kötü senaryoları önlemek amacıyla bazı unsurların yeniden inşa edilmesinin önemine dikkat çekti.

Froman, “Ama eski sisteme sarılmak da, onun yeniden dirileceğini ummak da beyhudedir. Nostalji strateji değildir; umut da öyle,” diyerek, geçmişe yönelik beklentilerin gerçekçi olmadığını kaydetti.

Washington’un tek taraflılık ve günübirlik pazarlıkçılık çizgisini, Pekin’in de devlet destekli kapasite fazlası ve yırtıcı ihracat politikalarını sürdürmesi halinde sonucun “kasvetli” olacağını belirtti. Froman, dünyanın en büyük iki ekonomisi kuralların dışında hareket ederse diğer ülkelerin de aynı yolu izleyeceği, belirsizliğin artacağı ve küresel büyümenin yavaşlayacağı uyarısında bulundu.

“Sistem, Çin’i hesaba katamadı”

Froman, bugünkü ticaret kuşkuculuğunu körükleyen temel unsurun, sistemin Çin’i öngörememesi olduğunu savundu. Çin’in 2001’de DTÖ’ye katıldığında serbestleşeceği yönündeki beklentinin, önce Hu Cintao döneminde duraksadığını, Xi Jinping döneminde ise kısmen geri alındığını belirtti.

DTÖ kurallarının Çin’in devlet sübvansiyonları, kamu işletmeleri ve fikri mülkiyet ihlalleri karşısında yetersiz kaldığını vurgulayan Froman, “Çin’in geçen yıl 1 trilyon dolara yaklaşan imalat fazlası, geçmişin devleri Almanya ve Japonya’yı kat kat aşıyor,” dedi.

ABD ve Çin, gümrük vergisi ateşkesini 90 gün uzattı

Yıkımın sorumlusu yalnızca ticaret değil”

Makalesinde, küreselleşmeyi asıl hızlandıran unsurların ticaret anlaşmalarından çok teknoloji olduğuna dikkat çeken Froman, özellikle konteyner taşımacılığı ve geniş bant internetin küresel tedarik zincirlerini cazip hale getirdiğini belirtti.

ABD’deki imalat sanayisindeki istihdam düşüşünün büyük ölçüde teknolojik değişimden kaynaklandığını ifade eden Froman, Ball State Üniversitesi araştırmacılarına atıfta bulunarak, 2000-2010 yılları arasındaki imalat iş kayıplarının yüzde 88’inin verimlilik artışından, sadece yüzde 13,4’ünün ise ticaretten kaynaklandığını aktardı.

Bununla birlikte, “Çin şoku”nun bazı bölgelerde yıkıcı olduğunu ve 1999-2011 arasında Çin’den yapılan ithalatın yaklaşık 2 milyon iş kaybına yol açtığını da ekledi.

Sistemin kazanımları göz ardı edildi”

Froman, ticaret sisteminin başarısızlıklarının yanı sıra sağladığı faydaların da unutulmaması gerektiğini belirtti. Dünya Bankası verilerine göre sistemin yaklaşık 1 milyar insanı yoksulluktan çıkardığını ve kalkınma için güçlü bir itici güç olduğunu yazdı.

ABD açısından en bariz faydanın tüketicilerin daha fazla ürüne daha düşük fiyatla erişmesi olduğunu kaydeden Froman, Peterson Enstitüsü ekonomistlerinin hesabına göre, savaş sonrası dönemdeki ticaret kazanımları olmasaydı 2022’de ABD ekonomisinin 2,6 trilyon dolar daha küçük olacağını, bunun da hane başına ortalama 19 bin 500 dolarlık kayıp anlamına geldiğini bildirdi.

Yeni öneri: Gönüllüler koalisyonları

Froman, ne tam bir kaosun ne de eski düzenin mümkün olduğu bu ortamda çözümün, yeni kurallar örgüsü kurmaktan geçtiğini savundu. Bunun yolunun “açık plürilateralizm” olduğunu belirten Froman, şu öneride bulundu:

“Mesele, eski kurallara dayalı sistemin dışında yeni kurallar örgüsü yaratmak. En mantıklı yol, ‘benzer düşünenler koalisyonları’ kurmak: Birbirine gevşek biçimde bağlanan, çok taraflı sistemden daha küçük ve esnek, açık plürilateral ilişkiler ağı.”

Bu koalisyonların kimisinin pazar entegrasyonuna, kimisinin tedarik zincirlerini güvenceye almaya, kimisinin de ulusal güvenlik gerekçesiyle ticareti sınırlandırmaya odaklanabileceğini belirten Froman, bu sistemin siyasal açıdan daha sürdürülebilir olabileceğini ve tek taraflılığın kontrolden çıkmasını engelleyebileceğini ifade etti.

Froman, makalesinin sonunda yapay zekânın istihdam üzerindeki etkisinin yakın gelecekte küreselleşmenin etkisini gölgede bırakabileceği uyarısında bulunarak, değişen ekonomiye karşı Amerikan işçilerini ve yerleşim yerlerini hazırlayacak güçlü iç politika paketlerinin aciliyet kazandığını belirtti.

Çok Okunanlar

Exit mobile version