Bizi Takip Edin

Rusya

Dört AB ülkesi daha Rus pasaportlarına kısıtlama getiriyor

Yayınlanma

Belçika, Lüksemburg, Hollanda ve İsveç, 1 Ekim 2026’dan itibaren Rusya’nın beş yıllık, biyometrik olmayan pasaportlarını tanımayacak. Yeni kısıtlamaların yürürlüğe girmesiyle bu pasaportları kabul etmeyen Avrupa ülkelerinin sayısı 15’e çıkacak. İsveç belirli vize ve oturum izni sahipleri için 31 Aralık 2026’ya kadar istisna uygulayacak.

Belçika, Lüksemburg, Hollanda ve İsveç, Avrupa Komisyonu’nun duyurusuna göre 1 Ekim 2026’dan itibaren Rusya’nın beş yıllık, biyometrik olmayan pasaportlarını tanımayı bırakacak.

İsveç ise istisna kapsamında, 1 Ekim’den önce Avrupa Birliği ve Schengen ülkelerinden vize veya oturum izni almış Rusya vatandaşlarının 31 Aralık 2026 dahil olmak üzere ülkeye girişine izin vermeyi sürdürecek. Belçika, Lüksemburg ve Hollanda herhangi bir geçiş istisnası öngörmüyor.

Rusya Tur Operatörleri Birliği (ATOR), “Yeni kısıtlamaların yürürlüğe girmesinin ardından biyometrik olmayan Rus pasaportları artık 15 Avrupa ülkesinde tanınmayacak” açıklamasını yaptı.

ATOR basın servisi RBK medya kuruluşuna yaptığı açıklamada, Rusya’nın biyometrik olmayan pasaportlarına yönelik kısıtlamaların sürekli genişlediğini bildirdi.

Birlik, “Bu, AB’nin dış sınırlarındaki giriş süreçlerinin dijitalleştirilmesine yönelik genel eğilimle bağlantılı” açıklamasını yaptı.

ATOR’un verilerine göre Danimarka, Çekya, Estonya, Fransa, İzlanda, Litvanya, Letonya, Almanya, Romanya, Polonya ve Finlandiya halihazırda Rusya vatandaşlarının biyometrik olmayan pasaportlarını kabul etmiyor.

Kısıtlamaların gerekçesinde belge güvenliği öne çıkıyor

Visantium vize acentesinin yöneticisi ve Rusya Seyahat Endüstrisi Birliği (RST) uzmanı Yegor Kayl’a göre kısıtlamalar öncelikle belgelerin güvenliğiyle bağlantılı.

Kayl, “Kısıtlamalar için resmen açıklanan başlıca gerekçe belge güvenliği: Elektronik çipin bulunmaması, pasaportun ve sahibinin kimliğinin gerçekliğinin otomatik olarak doğrulanmasını zorlaştırıyor ve sahtecilik ya da hukuka aykırı kullanım riskini artırıyor” dedi.

Kayl, beş yıllık pasaport sahiplerine önceden 10 yıllık biyometrik pasaport çıkarmalarını tavsiye etti. Kayl’a göre daha önce alınmış vize, satın alınmış biletler veya varış ve transit ülkelerinin kurallarında yapılabilecek değişiklikler nedeniyle sorun yaşanmaması için ilk pasaportun geçerlilik süresinin dolması beklenmeden ikinci bir pasaport çıkarılabilir.

Finlandiya, Letonya ve Litvanya da kısıtlama uyguluyor

Finlandiya, 1 Haziran’dan itibaren Rusya tarafından düzenlenen biyometrik olmayan pasaportları kabul etmeyi bıraktı. 18 yaşından küçük Rusya vatandaşları ile 1 Haziran’dan önce Finlandiya’da oturum izni alan ya da halihazırda böyle bir izne sahip olanlar için istisna öngörüldü. Ayrıca 31 Aralık 2026’ya kadar bir geçiş dönemi uygulanıyor.

Letonya, 15 Temmuz’dan itibaren biyometrik veri içermeyen Rus pasaportlarını kabul etmeyi bıraktı. Daha önce verilmiş uzun süreli vizeleri ve oturum izinleri bulunan Rusya vatandaşları Letonya’da kalmayı sürdürebilecek. Bu kişilere, pasaportlarını yenileriyle değiştirmeleri için 15 Ocak 2026’ya kadar altı aylık geçiş süresi tanınacak.

Rusya vatandaşları 1 Haziran’dan itibaren biyometrik bilgi içermeyen pasaportlarla Litvanya’ya seyahat edemiyor. Kural, Kaliningrad’dan Rusya topraklarına veya ters yönde Litvanya üzerinden demiryoluyla transit geçen Rusya vatandaşlarını kapsamıyor.

ATOR, Rus pasaportlarına yönelik kısıtlamaların bulunduğu ülkelere seyahat planlayan turistleri, belge koşullarını önceden kontrol etmeleri konusunda uyardı.

Rusya

Lüksemburg Mahkemesi, Rus varlıklarında AB tüzüğü yorumunu geçersiz saydı

Yayınlanma

Lüksemburg İdare Mahkemesi, AB yaptırım listesinde yer almayan Rus şirketine ait menkul kıymetlerin iadesini reddeden Maliye Bakanlığı kararını mevzuat yorumunu hatalı bularak iptal etti. Kararda, yaptırımlardan önceki sözleşmelere dayalı ödeme kavramının menkul kıymet devirlerini de kapsadığı ve ret tarihinde şirketin yaptırım altında olmadığı kaydedildi.

Lüksemburg İdare Mahkemesi, Avrupa Birliği (AB) yaptırım listesinde bulunmayan Rus şirketine ve müşterilerine ait menkul kıymetlerin blokajının kaldırılması talebini reddeden Lüksemburg Maliye Bakanlığının kararını iptal etti.

Mahkemenin 30 Ekim tarihli kararına göre, Lüksemburg Maliye Bakanlığının AB yaptırım mevzuatına getirdiği yorum hatalı bulundu.

İsmi açıklanmayan Rus şirketi, AB’nin Ulusal Takas Depozitosu’na (NRD) Haziran 2022’de uyguladığı yaptırımların ardından bloke edilen kendi varlıkları ile müşterilerinin varlıklarının iadesi için hukuk mücadelesi yürütüyordu.

Rus şirketi, Aralık 2022’de Lüksemburg Maliye Bakanlığına başvurarak varlıkların serbest bırakılması için izin talep etti ancak ret cevabı aldı.

Bakanlık, ret kararını Eylül 2023’te yeniden teyit etti.

Lüksemburg Maliye Bakanlığı ret gerekçesinde, 269/2014 sayılı AB Tüzüğü’nün 6. maddesinin yalnızca yaptırımlardan önce akdedilen sözleşmeler kapsamındaki ödemelere izin verdiğini, menkul kıymetlerin devrini kapsamadığını ileri sürdü.

Mahkeme, bakanlığın bu yorumunu geçersiz bularak AB tüzüğündeki ödeme kavramının yalnızca para transferleriyle sınırlı olmadığını, menkul kıymetlerin hak sahiplerine iadesini de kapsadığını karara bağladı.

İdare Mahkemesi ayrıca, Lüksemburg Maliye Bakanlığının ret kararı verdiği tarihte ne şirketin ne de müşterilerinin AB yaptırım listesinde yer almadığını tespit etti.

Mahkeme, bu gerekçelerle bakanlığın ret kararını hukuka aykırı bularak iptal etti.

2022 yılı başı itibarıyla Rusya’nın dondurulan egemen varlıklarının tutarı yaklaşık 300 milyar dolar olarak hesaplanıyordu.

Rusya’nın Avrupa’daki rezervlerinin büyük bölümü Belçika merkezli Euroclear depozitosunda tutuluyor.

Avrupa Birliği, Aralık 2025’te Rusya’ya ait 210 milyar euro tutarındaki varlığı süresiz olarak dondurdu.

Batılı ülkeler son aylarda dondurulan bu kaynakların Ukrayna’ya yardım amacıyla kullanılmasını yeniden tartışmaya açtı.

Moskova yönetimi ise yurt dışındaki varlıklarına yönelik her türlü adımı yasa dışı olarak nitelendiriyor ve hukuki sonuçlar doğuracağı uyarısını yapıyor.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, eylül ayı başında yaptığı açıklamada, Rus varlıklarını açıkça çaldıkları gerekçesiyle Batılı ülkelere duyulan güvenin tamamen kaybolduğunu belirtti.

Lavrov, “Gizlice çalıyorlar, bildiğiniz üzere açıkça da yağmalıyorlar. Batı şu anda hem varlıklar hem de sözde gölge filo konusunda açık bir yağma yürütüyor” ifadelerini kullandı.

Rusya Dış İstihbarat Servisi (SVR) Basın Bürosu ise AB’nin Rus kaynaklarını ele geçirme girişimlerinin Avrupa genelindeki kurumlara güveni sarsacağını duyurdu.

SVR’ye göre Avrupa ülkeleri, Rusya’nın varlıklarına el koymadan Ukrayna’yı süresiz finanse edemeyeceklerinden endişe duyuyor.

Okumaya Devam Et

Rusya

Ermenistan’da iş insanı Samvel Karapetyan ve yeğeninin evinde arama

Yayınlanma

Ermenistan Soruşturma Komitesi, Taşir Grubu Başkanı Samvel Karapetyan ve yeğeni milletvekili Narek Karapetyan’ın evlerinde arama başlattı. Soruşturma, Taşir Vakfı üzerinden aktarıldığı öne sürülen 4,4 milyon dolar ile 230 bin euroluk kaynak ve kara para aklama iddialarıyla bağlantı taşıyor.

Ermenistan Soruşturma Komitesi müfettişleri, Taşir Şirketler Grubu Başkanı ve Güçlü Ermenistan Partisi Genel Başkanı Samvel Karapetyan ile yeğeni milletvekili Narek Karapetyan’ın evlerinde arama başlattı.

Aramaların Karapetyan ailesiyle bağlantılı diğer adresleri de kapsadığı bildirildi.

Gelişmeyi Güçlü Ermenistan Partisi Sözcüsü Agavni Sukiasyan sosyal medya hesabından duyurdu.

İnterfaks ajansının aktardığına göre Sukiasyan, “Ermenistan Soruşturma Komitesi müfettişleri, sabah saatlerinden itibaren Güçlü Ermenistan Partisi Genel Başkanı Samvel Karapetyan ve Meclis Grubu Başkanı Narek Karapetyan’ın evlerinde arama yürütüyor. Aramalar Karapetyan ailesiyle bağlantılı diğer adreslerde de sürüyor.” açıklamasını yaptı.

Karapetyan hakkındaki kara para aklama suçlaması

Aynı zamanda Güçlü Ermenistan Partisi Meclis Grubu Başkanı olan Narek Karapetyan’ın evi, bir ceza soruşturması kapsamında 31 Temmuz 2026 tarihinde de kolluk kuvvetlerince aranmıştı.

Aramadan bir hafta önce Ermenistan Merkezi Seçim Komisyonu, Başsavcılığın Karapetyan’ın milletvekili dokunulmazlığının kaldırılması yönündeki talebini onaylamıştı.

Narek Karapetyan’a bu süreçte nitelikli kara para aklama suçlaması yöneltildi.

Sputnik Ermenistan’ın aktardığı bilgilere göre soruşturma, partinin destekçilerinden Aleksan Aleksanyan hakkındaki suçlamalarla bağlantı taşıyor.

Soruşturma makamları, Aleksanyan’ın Karapetyan’a ait Taşir Vakfından hediye ve kredi adı altında yaklaşık 4,4 milyon dolar ile 230 bin euro aldığını öne sürüyor.

Taşir Şirketler Grubunun sahibi olan iş insanı Samvel Karapetyan hakkında ise Haziran 2025’te Ermenistan’da yönetimi zorla ele geçirmeye yönelik kamuoyu önünde çağrıda bulunma suçlamasıyla dava açılmıştı.

Soruşturmanın sonraki aşamalarında Karapetyan’a ayrıca nitelikli vergi kaçırma ve kara para aklama suçlamaları yöneltildi.

İş insanı kendisine yöneltilen üç suçlamayı da reddetti. Güçlü Ermenistan Partisi, Şubat 2026’da Karapetyan’ı parlamento seçimleri için başbakan adayı olarak göstermişti.

Okumaya Devam Et

Rusya

Lukoil’in 22 milyar dolarlık yabancı varlığı için takas planı

Yayınlanma

Amerikalı milyarder Todd Boehly öncülüğündeki konsorsiyum, Rus enerji şirketi Lukoil’in yurt dışındaki milyarlarca dolarlık varlıklarını nakitsiz bir hisse takası yöntemiyle devralmaya hazırlanıyor. Bir banka aracılığıyla Batılı fonların elindeki dondurulmuş menkul kıymetleri toplayan konsorsiyum, Avrupa, Ortadoğu ve Afrika’daki rafineri ile akaryakıt tesislerini portföyüne katmayı amaçlıyor.

Amerikalı milyarder Todd Boehly liderliğindeki konsorsiyum, Rus petrol devi Lukoil’in yurt dışı varlıklarını devralmak amacıyla nakit içermeyen bir hisse takası planlıyor.

Reuters haber ajansının müzakerelere yakın dört kaynağa dayandırdığı habere göre, taraflar arasındaki anlaşmanın birkaç hafta içinde tamamlanması bekleniyor.

Ajansa konuşan kaynaklardan üçü, konsorsiyum adına hareket eden bir bankanın, Rus şirketinin yurt dışındaki varlıklarıyla takas etmek üzere Batılı yatırım fonlarının elindeki milyarlarca dolarlık dondurulmuş Lukoil menkul kıymetini satın aldığını belirtti.

Söz konusu hisselerin yaklaşık on Amerikan ve İngiliz yatırım fonunun yanı sıra bireysel yatırımcılar adına saklama hizmeti veren ABD mevduat bankalarından, her bir dolar değerine karşılık 30 sent ödenerek toplandığı kaydedildi.

Süreç olumlu sonuçlanırsa, Lukoil’in yurt dışı varlıkları için bir yılı aşkın süredir devam eden satış trafiği noktalanacak.

İlk aşamada 22 milyar dolar değer biçilen portföy; Avrupa, Ortadoğu ve Afrika’daki petrol sahalarını, rafinerileri ve akaryakıt istasyonlarını kapsıyor.

Ancak Reuters’a konuşan iki kaynak, bazı tesislerin faaliyetlerini durdurması nedeniyle portföyün toplam piyasa değerinin gerilediğine dikkat çekti.

Forbes verilerine göre 9,2 milyar dolarlık serveti olan Todd Boehly, yatırım şirketi Eldridge Industries’in kurucu ortaklığı, yönetim kurulu başkanlığı ve icra kurulu başkanlığı görevlerini yürütüyor.

Los Angeles Dodgers ve Los Angeles Lakers spor kulüplerinde hisseleri olan Boehly’nin liderlik ettiği konsorsiyum, 2022 yılında Rus milyarder Roman Abramoviç’in elindeki Chelsea futbol kulübünü satın almıştı.

Konsorsiyumda Boehly’nin yanı sıra Birleşik Arap Emirlikleri merkezli International Holding Company (IHC) ve Al Hail Holding yer alıyor.

Girişime Suriye ve Katar kökenli Al-Khayyat kardeşler ile ABD Uluslararası Kalkınma Finansmanı Kurumu (DFC) da destek sağlıyor.

Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, Rusya ile ABD arasında Lukoil’in yurt dışı varlıklarına dair temasların yürütüldüğünü doğrulamıştı.

ABD yönetimi, 22 Ekim 2025 tarihinde Lukoil ve bağlı ortaklıklarına yaptırım uygulama kararı aldı.

Şirket, Ocak 2026’da Kazakistan’daki projeler hariç tutulmak kaydıyla yurt dışı varlıklarının Carlyle grubuna satışı konusunda anlaşmaya vardı.

ABD Hazine Bakanlığı dahil düzenleyici kurumların onayına bağlanan süreçte şirket, diğer potansiyel alıcılarla temaslarını sürdürdü.

Financial Times gazetesi eylül ayında yayımladığı haberde, Carlyle ile yürütülen yaklaşık 20 milyar dolarlık satış sürecinin ABD’deki kurumlar arası onay aşamasında tıkandığını yazdı.

Habere göre Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC) anlaşmayı onaylasa da dönemin ABD Başkanı Donald Trump yönetiminden nihai onay çıkmadı ve sözleşme temmuz ayı sonunda yürürlükten kalktı.

Gazete, Boehly’nin Lukoil varlıklarını devralmak için hem ABD hükümetinin hem de Körfez’deki etkin yatırımcıların onayını aldığını kaydetti.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English