Avrupa

ECB yetkilisi: Petrol şoku faizleri yükseltebilir

Yayınlanma

Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) üst düzey yetkililerinden birine göre, banka son petrol şokunun daha geniş çaplı bir enflasyon sarmalına dönüşmesini önlemek için faiz artırımına doğru adım atıyor.

Pazartesi günü POLITICO’ya verdiği röportajda, faiz politikalarında “güvercin” olarak bilinen Malta Merkez Bankası Başkanı Alexander Demarco, son günlerde sabırlı olunması gerektiğini vurgulayan ve sıkılaştırıcı politika gerekip gerekmediğine karar vermeden önce daha fazla veri bekleme çağrısında bulunan diğer benzer eğilimli banka yöneticilerinden ayrıldı.

ECB’nin “verilere bağlı ve toplantı bazında” hareket etmesi gerektiği konusunda hemfikir olmakla birlikte, verilerin nereye doğru gittiği konusunda pek iyimser olmadığını belirtti.

Demarco, “Çatışmanın uzaması ve petrol fiyatlarının daha uzun süre yüksek kalma ihtimali göz önüne alındığında, bu şoku atlatma ihtimali şu anda azalıyor gibi görünüyor,” dedi.

Ona göre ECB’nin 11 Haziran toplantısından önce savaşın sona ermesi bile, politika yapıcıların mevcut duruşlarını korumaları için enerji fiyatlarını yeterince düşürmeyebilir.

Başkan, “Altyapıya verilen hasar, enerji fiyatlarını çatışmadan önceki seviyeden daha yüksek bir seviyede tutacak gibi görünüyor,” dedi.

Örneğin, Hürmüz Boğazından geçişin riskli kalması durumunda, kalıcı bir ateşkesin de tedarik yollarını mutlaka düzeltmeyeceğini belirtti ve “Tedarik kısıtlamaları muhtemelen devam edecek,” dedi.

ECB, nisan toplantısında, manşet enflasyonun yüzde 3’e sıçramasına rağmen, orta vadeli tahminlerin fiyat baskılarının hedefe doğru azaldığını gösterdiğini öne sürerek, temel mevduat faiz oranını yüzde 2’de sabit tuttu.

Ne var ki haziran ayında bir faiz artışı olabileceğinin sinyalini verdi.

2022’deki hataları tekrarlamamaya kararlı olan Demarco, politika yapıcıların yüksek enerji maliyetlerinin daha geniş enflasyona ve orta vadeli beklentilere yansımamasını sağlamaları gerektiğini söyledi.

Enflasyon beklentilerinde henüz bir artış belirtisi olmasa da, bunun için henüz erken olduğunu belirtti ve “Bu tür şeyler bir gecede olmaz,” dedi.

Demarco, ne kadar faiz artışı gerekebileceği konusunda yorum yapmaktan kaçındı:

“Enflasyonun orta vadede yüzde 2’de istikrar kazanmasını sağlamak için para politikasını belirlemeye kararlıyız. Bu, bir faiz artışı gerektirebilir. Daha fazlasını gerektirebilir.”

Piyasalar şu anda bu yıl üç ECB faiz artışı fiyatlarken, çoğu iktisatçı daha ılımlı bir sıkılaştırma döngüsü bekliyor.

POLITICO’ya göre ECB’nin ikilemi, arz şokunda faizleri artırmanın, zaten zayıf olan ekonomiye ikinci bir darbe vurma riski taşıması.

Sonuç olarak, Luis de Guindos, François Villeroy de Galhau ve Yannis Stournaras dahil olmak üzere birçok “güvercin” yönetici, faizler konusunda harekete geçilip geçilmeyeceğini değerlendirmeden önce mutedil davranılması ve daha fazla verinin toplanması çağrısında bulunmaya devam ediyor.

Berenberg baş ekonomisti Holger Schmieding ve EFG Bank baş ekonomisti Stefan Gerlach dahil olmak üzere birçok önde gelen iktisatçı, ECB’nin sabırlı kalması gerektiğini savunuyor.

Schmieding, pazartesi günü bir köşe yazısında şunları ileri sürdü:

“İran savaşı ve bunun etkileri ekonomiye ağır darbe vuruyor. Büyümenin zayıf ve işsizliğin artmasıyla, işçilerin aşırı ücret taleplerini kabul ettirmeleri pek olası değil. Şirketler de tüm ek maliyetleri müşterilere yansıtmakta zorlanacak.”

Demarco, resesyonun önleneceğine işaret eden ECB tahminlerini destekliyor ama krizin yakıt kısıtlamasına yol açacak kadar derinleşmesi halinde ortaya çıkacak risklerin farkında.

Yetkili, “Eğer o noktaya gelirsek, elbette resesyon riski gerçek olur, ancak şu anda o noktada değiliz,” dedi.

Daha genel olarak Demarco, Avrupa’nın uzun vadeli büyümeyi artırmak için gerekli reformları hayata geçirememesi konusunda ECB Yönetim Kurulu içindeki artan hayal kırıklığını dile getirdi.

Brüksel, sermaye piyasaları birliğini derinleştirme çabalarını yeniden canlandırsa da, ilerleme yavaş ve siyasi açıdan tartışmalı olmaya devam ediyor; özellikle de “mali açıdan muhafazakâr” ülkelerin direnişiyle karşı karşıya olan ortak devlet tahvili ihracı konusunda.

“Özellikle ortak tahviller konusunda, bu yönde pek bir ilerleme görmüyorum. Avrupa’da işler yavaş ilerliyor,” diyen Demarco, hükümetleri AB karar alma sürecini sadeleştirmeye ve belirli politika alanlarında oybirliği şartını terk etmeye çağırdı.

Çok Okunanlar

Exit mobile version