Dünya Basını
Emekli diplomat Crooke: Batı hava bombardımanıyla zafer kazanılamayacağını anlamıyor
Eski İngiliz diplomat Alastair Crooke, ABD Başkanı Trump’ın İran’daki sivil altyapı tesislerini hedef alma tehditlerini “savaş suçu” ve “stratejik başarısızlık” olarak nitelendirdi. Yargıç Andrew Napolitano’ya konuşan Crooke, Batı’nın İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana her şeyi hava gücüne yatırdığını ancak asimetrik harp gerçeklerini ve İran’ın teknolojik hazırlığını kavrayamadığını vurguladı.
Uluslararası diplomasi çevrelerinin deneyimli ismi ve eski İngiliz diplomat Alastair Crooke, Yargıç Andrew Napolitano’nun “Judging Freedom” programında Ortadoğu’da tırmanan gerilime ilişkin kapsamlı ve çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
Crooke, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’daki sivil karayolları, köprüler ve elektrik santrallerini bombalama tehditlerini doğrudan “savaş suçu” olarak tanımlayarak, Batı’nın askeri stratejisinin büyük bir çöküş içinde olduğunu kaydetti.
“Sadece hukuk değil, insani standartlarda da büyük bir gerileme yaşanıyor”
Yargıç Napolitano’nun, Trump’ın sivil altyapıyı hedef alma niyetinin bir savaş suçu reklamı olup olmadığı yönündeki sorusunu yanıtlayan Crooke, “Kesinlikle öyle. Bunlar kuşkusuz hem Amerikan federal yasaları hem de uluslararası hukuk kapsamında kriminal eylemlerdir. Su kaynaklarına ve insanların yaşamını sürdürmesi için gerekli araçlara saldırmak açıkça bir savaş suçudur” dedi.
Amerika Birleşik Devletleri’nden gelen bu tür açıklamaların derin bir endişe kaynağı olduğunu belirten Crooke, yaşanan durumu şu sözlerle özetledi:
“Gördüğümüz şey aslında Amerika Birleşik Devletleri’nden çıkan beyanlarda yaşanan devasa bir gerilemedir. Bu durum herkes için çok endişe verici çünkü ortaya çıkan tablo sadece hukukta değil, doğrudan insani standartlarda ve dilde büyük bir gerilemeye işaret ediyor. Yasalar zamanı geldiğinde kendi yolunu bulacaktır ancak bu standart kaybı dehşet vericidir.”
“İranlılar ABD söylemini iğrenç ve çaresizce buluyor”
Trump’ın geçtiğimiz hafta sonu paylaştığı küfür içerikli ve sert tehditlerin İran’daki yansımasını değerlendiren Crooke, İran hükümeti ve halkının bu dili “iğrenç” bulduğunu ifade etti.
Crooke, “Bunu tek kelimeyle açıklayabilirim: İğrenme. Bu dili iğrenç buluyorlar. Bir devlet başkanından beklenen belirli bir nezaket, duruş ve ağırlık vardır. Bu tür ifadeler her şeyden önce bir çaresizliğin sinyalini veriyor. Ancak aynı zamanda insan hayatını yok etmekten alınan zevki göstermesi bakımından ahlaki yozlaşmaya daha yakın bir durum sergiliyor” diye konuştu.
“Hürmüz Boğazı’nın kontrolü İran’ın elinde perçinleniyor”
Hürmüz Boğazı üzerindeki stratejik dengeye değinen Crooke, İran’ın bu hayati su yolu üzerindeki kontrolünün zamanla daha da arttığını bildirdi.
Mevcut askeri kapasitelerle Hürmüz’ün ancak İran’ın hazır beklediği “büyük bir operasyonla” zorlanabileceğini, ancak böyle bir hamlenin İran için Amerikan kuvvetlerini karada kuşatıp yok etmek için mükemmel bir fırsat yaratacağını söyledi.
Crooke, ekonomik verilerin de İran’ın elini güçlendirdiğini belirterek şu rakamları paylaştı: “Savaşın ilk ayında boğazdan geçen tankerlerden elde edilen gelir iki katına çıktı. Sadece geçtiğimiz Pazar günü Hark Adası’nda yedi tanker yüklendi. Bu, yaklaşık 7,7 milyon varil petrole veya tek bir günde yaklaşık 850 milyon dolara denk geliyor. İran’ın geliri geçmiş yılların herhangi bir ayına kıyasla iki kat artmış durumda.”
“İsfahan’daki uranyum operasyonu tam bir felaketle sonuçlandı”
Hafta sonu İran’ın İsfahan kenti yakınlarında gerçekleşen askeri hareketliliğe dair ayrıntılar paylaşan Crooke, ABD’nin zenginleştirilmiş uranyumu ele geçirmek için düzenlediği özel kuvvetler operasyonunun “felaketle” sonuçlandığını aktardı.
Crooke’un verdiği bilgilere göre süreç, Perşembe gecesi bir Amerikan F-15 uçağının İsfahan yakınlarında düşürülmesiyle başladı.
Crooke, operasyonun perde arkasını şöyle anlattı:
“İsfahan yakınlarında düşen F-15’in mürettebatını, ki aralarında albay rütbesinde çok kıdemli isimler vardı, kurtarma çabası bir pusuya dönüştü. Trump’ın her zaman istediği ‘hızlıca gir, al ve çık’ tarzı bir operasyonla İsfahan’daki tünellerde tutulan yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş uranyumu ele geçirme girişimi bir faciaya yol açtı. Aralarında C-130 Hercules uçakları, bir Airbus ve çok sayıda küçük helikopterin de bulunduğu bir dizi hava aracı imha edildi. İranlılar ABD’nin planını önceden gördü ve güçleri pusuya düşürdü. Bu operasyon artık tamamen bitmiştir ve Pentagon içindeki muhalefete rağmen yapıldığı için askeri kanatta büyük tepki topladı.”
“Ölen Amerikalıların sayısı gizleniyor”
Operasyonda ölen veya yaralanan Amerikalı askerlerin olup olmadığı sorusuna Crooke, “Neredeyse kesinlikle evet” yanıtını verdi.
Çölde bulunan enkaz görüntülerinin sert bir çakılmaya işaret ettiğini belirten Crooke, operasyonun başında belirlenen yaklaşık 100 kişilik özel kuvvet birliğinin akıbetine dair Pentagon’un sessiz kaldığını ifade etti.
Crooke, “Mürettebattan birinin durumu belli ancak diğeri nerede? Dağlarda üç gün geçirdiği söylenen, kırık bilekle ve bacakla beş mil yol yürüyen o albay gerçekten kurtarıldı mı? Pentagon bu konularda herhangi bir detay vermeyi reddediyor” dedi.
“İran maket ve ısı yayan sahte hedeflerle ABD’yi yanılttı”
İran’ın “entelektüel ve asimetrik harp” sahasındaki başarısına dikkat çeken Crooke, Batı dünyasının İran’ın kayıplarına dair yaptığı açıklamaların gerçeği yansıtmadığını savundu.
İran’ın Haziran ayındaki savaştan büyük dersler çıkardığını, hastaneleri ve kurumları hızla tahliye ettiğini belirten Crooke, asıl şaşırtıcı detayı paylaştı:
“İran savaştan önce Çin’den çok büyük miktarda şişme maket ve sahte hedef satın aldı. Bunlar o kadar gerçekçi ki, sadece görünüşleriyle değil, yaydıkları ısı ile radarları ve sensörleri de yanıltıyorlar. ABD’nin imha ettiğini iddia ettiği füze rampalarının ve hava savunma sistemlerinin çoğu aslında bu maketlerdi. İran’ın asıl füzeleri yerin çok derinlerinde ve hala sağlam.”
“Yeni rejim anlatısı Trump’ın en büyük yanılgısı”
Trump’ın “yeni bir rejimle ve yeni insanlarla karşı karşıyayız” şeklindeki ifadelerini değerlendiren Crooke, bunun İran’ın son on yıllarda geçirdiği dönüşümü anlamamaktan kaynaklandığını belirtti.
Crooke, “Trump, İran’ın on yıllardır hazırlandığı asimetrik harp stratejisini kavramakta başarısız oldu. İran’ın liderlik mekanizması dağıtık bir yapıdadır ve birileri öldüğünde sistem kendini otomatik olarak yeniler. Lider kadrosu, tıpkı Hizbullah gibi ‘kararmaya’ gitti. Akıllı telefonları bıraktılar ve yapay zeka tabanlı izleme sistemlerinden çıktılar. Trump isimlerini bilmiyor diye orada olmadıklarını sanıyor ama onlar yerindeler ve önceden hazırlanmış planlarını uyguluyorlar” ifadelerini kullandı.
Haberin son bölümünde Batı askeri doktrininin çöküşüne vurgu yapan Crooke, sivil hedeflere saldırı tehdidinin çaresizlikten kaynaklandığını belirtti.
Crooke, “Bu durum Batı’daki devasa bir stratejik başarısızlığın göstergesidir. İkinci Dünya Savaşı’ndan beri tüm varlığımızı hava gücüne yatırdık. Sivil nüfusun üzerine yeterince bomba atılırsa teslim olacakları yönündeki hatalı inanca saplanıp kaldık. Bu yöntem 1999’da Belgrad’da da başarısız oldu; 13 bin sorti yapıldı ama ne ordu yok edildi ne de hükümet devrildi” dedi.
İran’ın ekonomik olarak da teslim olmayacağını kaydeden Crooke, “İran Hürmüz’ü kontrol ettiği sürece yılda bir trilyon dolar kazanabilir ve savaşın sonunda ekonomisini hızla yeniden inşa edebilir. ABD’nin her şeyi hava bombardımanına yatıran, Vietnam’dan kalma ‘bombala, bombala, bombala’ mantığı günümüz savaşlarının gerçeğini ve insanların çözüm üretme kabiliyetini anlayamıyor” diyerek sözlerini tamamladı.