Amerika
Enerji krizi Alaska’daki petrol aramalarını hızlandırdı
ExxonMobil, Shell, Repsol ve diğer büyük petrol şirketleri, Donald Trump yönetiminin sondaj politikaları ve Ortadoğu’daki enerji krizi nedeniyle Alaska’da yeniden petrol arama faaliyetlerine yöneldi. Financial Times’ın aktardığına göre şirketler, Alaska Ulusal Petrol Rezervi’nde rekor düzeyde arazi kiralama teklifleri sundu ve eyaletteki yatırımlar 2025’te son on yılın en yüksek seviyesine çıktı.
ExxonMobil, Shell, Repsol ve diğer büyük petrol şirketleri, bölgede yeni fırsatlar gördükleri gerekçesiyle Alaska’da yeniden petrol ve gaz arama faaliyetlerine yöneldi.
Financial Times’ın Wood Mackenzie analistlerine dayandırdığı haberine göre şirketler, Donald Trump’ın ABD’de petrol sondajını genişletmeye yönelik politikalarından yararlanmayı hedefliyor.
Gazete, ExxonMobil, Shell ve Repsol’un Alaska Ulusal Petrol Rezervi’ndeki arazi kiralamaları için toplam 163 milyon dolarlık rekor teklif veren şirketler arasında yer aldığını yazdı.
ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu, bölgede 8,8 milyar varile kadar petrol bulunabileceğini tahmin ediyor. ConocoPhillips ile Avustralyalı Santos da ulaşımı zor ancak yüksek rezerv potansiyeline sahip Alaska Kuzey Yamacı’nda 1 milyon akreden fazla alanın geliştirilmesi için başvuruda bulundu.
Financial Times, ExxonMobil ve Shell’in yaklaşık on yıllık aranın ardından Alaska’daki arama faaliyetlerine dönmesinde çevresel kısıtlamaların gevşetilmesi ve lisans imkanlarının genişletilmesinin etkili olduğunu belirtti.
Wood Mackenzie verilerine göre eyalette petrol şirketlerinin yatırımları 2025 yılında son on yılın en yüksek seviyesine çıkarak 5 milyar dolara ulaştı. Bu rakam bir önceki yıl 4,1 milyar dolar seviyesindeydi.
Repsol’un arama ve üretim birimi yöneticisi Francisco Gea, “Alaska fantastik bir fırsat. Alaska eyaletindeki petrol üretimindeki düşüş eğiliminin tersine dönmesi, kritik bir dönemde Pasifik bölgesine petrol arzını artırmaya yardımcı olacak” dedi.
Öte yandan Financial Times, Shell ve ExxonMobil’in Alaska’ya dönüşünün sektör açısından beklenmedik olduğunu yazdı.
Shell, 2015 yılında 7 milyar dolarlık başarısız bir kampanyanın ve çevre örgütlerinin yıllar süren baskısının ardından bölgedeki faaliyetlerini durdurmuştu.
Shell CEO’su Wael Sawan, şimdi gündemde olan projelerin “tamamen farklı bir Alaska bölgesi” olduğunu söyledi.
Sawan, bunun daha önce sorun yaşadıkları karmaşık açık deniz projeleri değil, “iyi araştırılmış bir havzada yürütülen kara üretimi” olduğunu ifade etti.
Financial Times’a göre bağımsız jeolog Bill Armstrong’un Alaska’da gerçekleştirdiği büyük keşifler ile ConocoPhillips ve Santos/Repsol ortaklığının yeni projeleri de petrol şirketlerinin ilgisini artırdı.
Armstrong, Kuzey Yamacı’ndaki arama faaliyetlerinin başarı oranının yüzde 94’e ulaştığını söyledi. Armstrong ayrıca Alaska’nın “dünyadaki en umut verici yatırım” olduğunu ve rezervler açısından “Guyana’yı yakalayıp geçebileceğini” belirtti.
Güney Amerika ülkesi Guyana’da geçen on yılda başlayan petrol üretimi, 2026 başı itibarıyla günlük 600 bin varili aştı. Ülkenin rezervlerinin 11 milyar varilden fazla olduğu tahmin ediliyor.
Üretimin büyük bölümü ExxonMobil’in faaliyet yürüttüğü derin deniz Stabroek bloğundan geliyor.
Financial Times, enerji krizi ve Ortadoğu’daki istikrarsızlığın Alaska’ya alternatif tedarik kaynağı olarak ilgiyi artırdığını yazdı.
Santos CEO’su Kevin Gallagher, bölgenin Asya’ya yönelik petrol sevkiyatları açısından “son derece stratejik öneme” sahip olduğunu söyledi.
Wood Mackenzie’nin tahminine göre Alaska’daki petrol üretimi 2030 yılına kadar günlük yaklaşık 750 bin varile yükselecek. Bu rakam 2024 yılında günlük 475 bin varil düzeyindeydi. Ancak çevre örgütleri, yeni petrol yatırımlarının Alaska ekosistemi için tehdit oluşturduğu uyarısında bulunuyor.
Donald Trump, Alaska’nın koruma altındaki bölgelerinde petrol üretimine izin verilmesini ilk başkanlık döneminde, Eylül 2019’da gündeme getirmişti.
Trump’ın önerisinden önce Arctic National Wildlife Refuge’un kıyı ovası petrol ve gaz arama faaliyetlerine kapalıydı. Eski ABD Başkanı Joe Biden ise 2023 yılında, vahşi yaşamın korunmasını gerekçe göstererek Trump dönemindeki izni iptal etmişti.
Trump ikinci başkanlık dönemine döndükten sonra ABD enerji sektöründe olağanüstü hal ilan etti, petrol ve gaz üretimini destekleyen bir dizi kararname imzaladı ve enerji üretiminin iki katına çıkarılması gerektiğini söyledi. Trump yeni enerji politikasını “Drill, baby, drill!” sloganıyla özetliyor.
Ortadoğu’daki çatışma ve bunun tetiklediği enerji krizi de petrol şirketlerini yeni sahalar geliştirmeye yöneltti.
The Wall Street Journal nisanda yayımladığı haberinde Exxon Mobil, Chevron ve diğer büyük enerji şirketlerinin İran’la bağlantılı savaş risklerinden uzak bölgelerde yeni petrol ve gaz sahaları arayışını hızlandırdığını yazmıştı.
Şirketler son dönemde Afrika, Güney Amerika ve Doğu Akdeniz’de arama faaliyetlerini yoğunlaştırdı.