Görüş

Ermenistan’da siyasi kriz sürüyor: Kiliseden sonra Taşnaksutyun hedefte

Yayınlanma

Ermenistan’da Başbakan Nikol Paşinyan yönetiminin Ermenistan Apostolik Kilisesi’nden (AAK) Bagrat Galstanyan ve destekçilerine yönelik operasyonları ile başlayan gerilim devam ediyor. 

Son olarak, güvenlik güçleri, ‘terör saldırısı hazırlığında’ oldukları gerekçesiyle 7 kişiyi gözaltına aldı. Gözaltına alınanlardan biri hakkında, Ermenistan Ceza Kanunu’nun 43. maddesinin 1. kısmı ile 308. maddesi uyarınca (terör saldırısı hazırlığı) cezai işlem başlatıldı. Bu madde, 10 yıla kadar hapis cezasını öngörüyor.

Gözaltına alınan kişilerin evlerinde yapılan aramalarda, elektrikli uzaktan kumandalı bir patlayıcı düzenek, bu düzeneğe ait bileşenler, bir el bombası, el bombası tapası, barut, telsiz iletişim araçları ve ‘soruşturma açısından önem arz eden başka çeşitli nesne ve maddeler’ bulunduğu açıklandı. 

Ancak gözaltılar kadar, aramalarda bulunanlar da tartışma konusu oldu. 

Aramalar, yalnızca terör saldırısı hazırlığına ilişkin değil, aynı zamanda ‘ateşli silahların, bunların ana parçalarının, mühimmatın ve diğer maddelerin, cihazların ve nesnelerin yasa dışı dolaşımıyla ilgili’ maddeler kapsamında da yürütüldü.

Gözaltı işlemleri ve aramalar konusunda yapılan itirazlarda, güvenlik güçleri tarafından el konulan tüm silahların yasaya uygun şekilde kayıtlı olduğu, hatta, aramalara ilişkin yayınlanan fotoğraflarda görülen objelerin silah değil, airsoft oyunu için kullanılan ekipmanlar olduğu ve söz konusu el bombasının oyun amaçlı plastik boncuklarla dolu olduğu iddia edildi.

Soruşturma Komitesi ise, iddialar üzerine yayınladığı yeni açıklamada, aramalar sırasında ele geçirilen F-1 tipi el bombası ile iki elektrikli fünye/detonatörün gerçek ve savaş amaçlı mühimmat olduğunu açıkladı.

Ermenistan resmi makamları, aynı AAK’ye yönelik operasyonlarında olduğu gibi, bu operasyonda da ‘terör saldırısı planını’ öne çıkardı. Ancak bu sefer hedef, Ermenistan’ın en eski siyasi güçlerinden, Ermeni Devrimci Federasyonu (ARF), yani Taşnaksutyun.

Hedefteki parti: Taşnaksutyun

Ermenistan güvenlik güçleri, 9 Temmuz sabahından itibaren, başkent Erivan’da muhalefetteki Taşnaksutyun partisine yönelik operasyonlara başladı. 

Partinin Erivan Şehir Komitesi üyesi Arsen Martoyan ile “Ermenistan” parlamento grubunun milletvekili Gegham Manukyan’ın oğlu Taron Manukyan gözaltına alındı.

Eş zamanlı olarak, Manukyan’ın yaşadığı evde, partinin Yüksek Organı İdari Birimi Başkanı Vahan Matinyan’ın evinde ve Egvard büyükşehir belediyesine bağlı meclis üyesi, aynı zamanda ARF Gençlik Birliği Merkez Konseyi Başkanı Gevorg Muradyan’ın evinde de aramalar yapıldı.

Gözaltına alınan muhaliflerin avukatları, müvekkilleriyle görüşmelerine izin verilmediğini ifade etti.

Parti Yüksek Organı temsilcisi İşhan Sagatelyan ise, baskınları Paşinyan’ın Türkiye ziyaretiyle eş zamanlı olarak nitelendirerek, ‘siyasi baskının yeni aşaması’ olarak değerlendirdi. 

ARF üyesi ve muhalefetteki ‘Ermenistan’ ittifakının milletvekili Lilit Galstyan da, baskınları “siyasi partiler yasasının açık bir ihlali” ve “Taşnaksutyun’un faaliyetlerini engellemeye yönelik kasıtlı bir saldırı” olarak değerlendirdi.

İnsan hakları savunucularından ‘24 Nisan 1915’ benzetmesi

Ermenistan’da resmi aramalar ve muhaliflere yönelik operasyonlarda olay yerlerinde bulunarak hukuki gözetim ve kamuoyu takibi yapan  ‘Beş İnsan Hakları Savunucusu’ inisiyatifi ise, güvenlik güçlerinin eylemlerini bir tür terör eylemi olarak nitelendirdi ve bunları, Osmanlı İmparatorluğu’nda 24 Nisan 1915’te Ermeni aydınlarının tutuklanmasına benzetti.

Ermenistan’da düzenlenen bu operasyonlar, dosyalara göre değişen detaylara sahip olsa da, ‘terör eylemi’, ‘darbe planı’ gibi ana başlıklar altında toplanıyor. 

Bu ayın başında, Milletvekili Artur Sargsyan, meclis konuşmasında Paşinyan’ı Ermenistan’ı ‘her şeyin önceden hazırlandığı bir diktatörlük kalesi’ haline getirmekle suçladı. Paşinyan’ın görevden alınmasını talep eden Sargsyan’ın vekilliği düşürüldü, dokunulmazlığı kaldırıldı ve kendisi dahil 15 kişiye karşı ‘darbe ve terör’ iddiaları yöneltildi.

Sargsyan’dan kısa süre sonra, Ermenistan ittifakın önde gelen isimlerinden Seyran Ohanyan ve Artsvik Minasyan, yolsuzlukla bağlantılı suçlamalarla resmen itham edildi. Üçüncü isim olan milletvekili Artur Sargsyan hakkında ise darbe girişimine katılmak suçlamasıyla dava açılması için parlamentodan izin alındı. Hepsinin dokunulmazlıkları düşürüldü, yargılanmaları bekleniyor.

‘Paşinyan’dan Aliyev’e soykırım taahhüdü’ iddiası

Taşnaksutyun ile Paşinyan arasındaki gerilimi artıran bir diğer mesele, Paşinyan’ın Fransa’daki Ermeni toplumu ile yaptığı görüşmede ‘Taşnaksutyun ideolojisine’ yönelik yaptığı açıklamalar oldu. 

“Üçüncü Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana Ermenistan’da aslında yalnızca bir ideoloji vardı – Taşnaksutyun’un ideolojisi” diyen ve yeni bir ideolojik dönüşümü savunan Paşinyan’a en sert tepki yine Sagatelyan’dan gelmişti. Sagatelyan, Paşinyan’ın ‘yeni tavizler için zemin hazırladığını’ ve Azerbaycan lideri İlham Aliyev’e Ermeni Soykırımı ile Dağlık Karabağ meselesini gündemde tutan siyasi çevrelerin faaliyetlerini kısıtlamayı taahhüt ettiğini iddia etti. 

Sagatelyan ayrıca, Paşinyan’la ilgili şunları söyledi:

“Tarihten ders çıkarılması gerektiğini söylüyor ama eğer gerçekten ders çıkarılsaydı, onun gibi ulusal değerlere aykırı figürler iktidarda olmazdı, Karabağ işgal edilmezdi ve düşman askerleri Ermenistan topraklarında bulunmazdı. Egemenlikten bahsedecek en son kişi Paşinyan’dır. Son 6 yılda ülkeyi tümüyle dışa bağımlı hale getirdi.”

Farklı argümanlar, benzer tartışmalar

Ermenistan’daki siyasi hareketlilik, farklı argümanlarla devam etse de yöntem bakımından ülkemizdeki tartışmalara çok benziyor. Türkiye’nin bütün siyasi bileşenlerinin, ideolojik olarak ‘Kemalizmi’ ve onunla eşleştirilen ‘vesayet rejiminin’ kalıntılarını içerdiğini iddia eden liberal ve muhafazakar çevrelerin argümanları, ülkenin ‘yeni rota’ arayışında ‘eskiye’ dair hesaplaşılan köklü kurumlar, hareketler… 

Ermenistan’da ise her şey 2018’deki Kadife Devrim’le değişti. Batı yanlısı reformcu bir imajla iktidara gelen Nikol Paşinyan, başlangıçta otoriterliğe ve yolsuzluğa karşı bir alternatif olarak öne çıksa da, geçen yıllar onu bambaşka bir rotaya sürükledi. Bugün geldiği noktada, karşısında yalnızca bir muhalefet bloğu değil; milliyetçilerden kiliseye, Rusya’ya yakın çevrelerden Karabağcı diasporaya kadar uzanan geniş bir ‘tarihle hesaplaşma cephesi’ bulunuyor.

‘Vatan için Tavuş’ 

Ermenistan’ın ‘eski’ ve ‘yeni’ arasındaki hesaplaşmasında, bardağı taşıran son damla ise ülkenin kuzeydoğusundaki Tavuş bölgesinde yaşananlar oldu. 

Azerbaycan sınırına yakın bu stratejik bölge, Paşinyan yönetiminin sınır belirleme süreci çerçevesinde dört köyü Azerbaycan’a devretme girişimiyle tartışmaların merkezine oturdu.

Paşinyan’ın operasyon başlattığı kilise ve Başpiskopos Bagrat Galstanyan, ‘Vatan için Tavuş’ hareketini kurdu. İsmi kısa sürede ‘Kutsal Hareket’e dönüşen bu siyasi hareket, kitlesel halk muhalefetine dönüştü, Erivan’a yürüdü. 

Ve yine aynı şekilde, Paşinyan yönetiminin operasyon düzenlediği Taşnaksutyun da, bu muhalif hareketin en aktif parçalarından biri oldu. 

AAK, Ermenistan’ın resmi ve en büyük kilisesi, aynı zamanda dünyanın en eski kiliselerinden biri. Taşnaksutyun ise, Ermenistan’ın en köklü partilerinden, sağcı bir siyasi parti. Paşinyan bu iki büyük güce de savaş açmış durumda. Olayların merkezinde ise, Karabağ’ın ‘kaybı’ yatıyor. 

Paşinyan’ın Karabağ’ın kaybında gördüğü fırsat

2020’de Azerbaycan karşısında yaşanan hezimetle birlikte Dağlık Karabağ üzerindeki fiilî Ermeni kontrolü sona erdi. Bu kayıp, halkın büyük bir kesimi için bir travmayken, Paşinyan yönetimi için ise, geçmişle bağları koparmak adına bir fırsat yarattı.

Zira Karabağ, ülkedeki Batı yanlısı siyasi güçler tarafından uzun süredir bir ‘tarihsel dava’ değil, Erivan’ın Rusya’ya bağımlılığını sürdüren bir ‘tarihsel yük’ olarak tanımlanıyor. Paşinyan yönetiminin iç ve dış politikadaki temel yönelimini bu tanımlama belirliyor. 

Paşinyan’ın bu doğrultuda öne çıkardığı söylem ise ‘gerçek Ermenistan’. Paşinyan’a göre Ermenistan, geçmişin efsanelerinden, ‘tarihsel Ermenistan’ hayalinden, Karabağ gibi yüklerinden kurtulmalı. Bu ‘gerekliliğin’ siyaset alanındaki en büyük sonucu ise, Rusya’dan uzaklaşmak. Operasyonlar düzenlenen siyasi çevrelere sıkça ‘Rus yanlısı’ denmesinin bir sebebi de bu. Paşinyan, bu operasyonlar eliyle, neredeyse bütün diğer eski Sovyet ülkesinde tekrarlanan ‘Rus parmağı’ söylemini yaygınlaştırmaya çalışıyor. Paşinyan’ın ülkenin Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü (KGAÖ) üyeliğinin dondurulduğunu açıklaması, ülkenin Rusya lideri Vladimir Putin için yakalama kararı çıkaran Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) üyeliğini onaylaması gibi adımlar da bu rotanın doğal sonucu.

Kritik seçimler seneye

Bütün bu gelişmelerin gölgesinde, 7 Haziran 2026’da yapılması beklenen parlamento seçimleri büyük önem taşıyor. Paşinyan ve partisi bugün devlet gücünü elinde tutsa da, kamuoyu desteği yüzde 15’leri geçmiyor. Öte yandan muhalefet, geniş ve çeşitli olsa da hala birleşik bir yapı sunamıyor.

Bu koşullarda, Paşinyan’ın önderlik ettiği operasyonlar yalnızca muhalefeti bastırmak için değil, aynı zamanda kendisini ‘yeni Ermenistan’ın kurucusu’ olarak konumlandırmak için de yapılıyor.

Kaynaklar:

https://apnews.com/article/armenia-opposition-crackdown-nikol-pashinyan-coup-2f848b41ab562c5893d0af5557233974

https://www.reuters.com/world/armenia-charges-top-opposition-politician-readies-indictments-against-two-others-2025-07-08/ 

https://am.sputniknews.ru/20250211/pashinyan-gotovit-pochvu-dlya-obosnovaniya-novykh-ustupok-sagatelyan-ob-obvineniyakh-v-adres-arfd-85680557.html 

https://eadaily.com/ru/news/2024/06/14/v-ofisah-stareyshey-armyanskoy-partii-idut-obyski-chlen-arfd 

https://am.sputniknews.ru/20250620/sagatelyan-nezakonnye-zaderzhaniya-prokhodyat-v-regionalnykh-ofisakh-arf-dashnaktsutyun—-90420552.html 

https://www.indyturk.com/node/760889/haber/ermenistanda-din-ve-devlet-işleri-birbirine-girdi-paşinyan-kilise-savaşı-ne-anlama 

Çok Okunanlar

Exit mobile version